Anahtar kelimeler: İzolasyon Müstenidatı Amiri Mesnet Formlarını İşlere Arkasına Koyduğunu Fiilden Sayıda

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜASIL DAVADA
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ------ müvekkil şirkete izolasyon işleri yapmakta iken yapılmayan işleri yapılmış gibi göstermek suretiyle gerçekte olmayan işler için dahi fatura düzenlediğini, faturaların arkasına yapılan işlerin fotoğraflarının konulmasının talep edilmesi üzerine yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilen işler için tanzim edilen faturalara yaptığı az sayıda işi yapmadığı işlere mesnet olarak göstermek suretiyle fotoğraf koyduğunu, müvekkili şirket bünyesinde idari işler amiri olarak görev yapan ve bu işlerin yapılıp yapılmadığını denetlemekle görevli ----- fatura Müstenidatı formlarını imzalayarak faturada belirtilen işleri yapılmış gibi göstermesi nedeniyle davacı tarafından kurulmuş olan kumpasın müvekkil şirket tarafından uzun süre fark edilemediğini, şirket içinde yapılan denetimde aynı kişinin çok sayıda fatura tanzim etmesinden hareketle yapılan inceleme sonucunda durumun ortaya çıktığını, müvekkili şirket tarafından davalı ile iş birliği içerisinde olduğu belirtilen ----- iş akdinin feshedildiğini ve davalı ile birlikte hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------- numaralı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, davalının müvekkili şirkete yaklaşık 455 fatura kestiğini, bu faturaları düzenlerken yaptığı hileli işlemleri kamufle etmek amacıyla aynı işlem için birden fazla fatura düzenlediğini, düzenlenen faturaların seri numaralarının birbirini takip ettiğini, davalının sözlü olarak başka gerçek ya da tüzel kişiye fatura kesmediğini ikrar ettiğini, bu suretle davacıyı dolandırarak organize şekilde haksız kazanç elde ettiğini, davalının ağırlıklı olarak ------ kiracı olarak kullandığı ------ olarak adlandırılan depoda işlem yapmış göründüğünü, kiracı ile yapılan görüşmelerde kiracı tarafından talep edilmeden depoda herhangi bir izolasyon işleminin yapılıp yapılamayacağının, sınırlı sayıda birkaç izolasyon işi yapılmış olmakla birlikte bunun dikkate değer bir sayı ve yoğunlukta olmadığının belirtildiğini, davalının bu yolla yüksek miktarda haksız kazanç elde ettiğini, davalının yaptığı işlerin ne kadarının gerçek ne kadarının gerçek dışı olduğunun ve elde edilen haksız kazancın miktarının faturalar ile yapıldığı iddia edilen işler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat davası olduğunu, gerçek zararın yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirleneceği gerekçesiyle belirsiz alacak davası açıldığını açıklayarak şimdilik 100.000 TL'nin ödeme günlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat davası açıldığını, dava dilekçesinin ve tensip zaptının 19.09.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının iddialarının gerçekle örtüşmediğini ve kurgudan ibaret olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkilinin 2020 yılından beri davacının işlerini yaptığını, yalnızca ----- 9 deposunda değil -----depolarında da çalışmalar yaptığını, müvekkilininin yapılmayan bir işi yapmış gibi göstermesinin söz konusu olmadığını, yapılan her işe karşılık fatura kesildiğini ve her seferinde yetkili kişi tarafından kontrol edilerek işin teslim alındığını, ------ ile herhangi bir iş birliği içerisinde olunmadığını, davacının genel ifadelerle suç isnadında bulunduğunu, hangi fatura içeriğinin yapılmadığının açıkça belirtilmediğini, fatura içeriklerine yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu ve bu alacak için -----. İcra Müdürlüğü'nün---- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı ve dava dışı ----. tarafından yoğun iş talep edilmesi nedeniyle müvekkilinin başka firmalara daha az fatura , ----- davacı firmada son bir veya bir buçuk yıldır çalıştığını, bu dönemden önce ve sonra da müvekkilin yapmadığı bir iş için fatura kesmediğini belirterek, bu nedenlerle davanın reddinin talep etmiştir.BİRLEŞEN---ATM'NİN ---- ESAS SAYILI DOSYASINDA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Damla ------- - ... isimli işyerini işlettiğini ve izolasyon işlerini yaptığını, müvekkilinin davalı şirkete ait depolarda çalışmalar yaptığını ve davalı tarafa vermiş olduğu hizmet karşılığında 254.754,69TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın bir takım faturalar için iade faturaları kestiğini ve müvekkilinin de iade faturalarını ihtarname ile davalı tarafa iade ettiğini, müvekkilinin alacağının ödenmemesi üzerine ----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun anlaşılacağını, bu nedenlerle, davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine, davalının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirkette izolasyon işlerini yapmakta iken yapılmayan işleri de yapılmış gibi gösterdiğini ve aslında yapılmayan işler için fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin içerisinde idari işler amiri olarak çalıştığı iddia edilen ve dava konusu işler gibi işleri denetleyen dava dışı ------ düzenlenen fatura formlarını imzalayarak faturada belirtilen işleri yapılmış gibi göstermesi nedeni ile davacı tarafından kurulmuş olduğu iddia edilen kumpasın müvekkilince uzun bir süre fark edilmediğini, müvekkili ile davacı şirket iş birliği ile dava dışı ------- iş akdinin fesih edildiğini ve davacı ile birlikte mezkur kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı tarafın müvekkiline yaklaşık olarak 455 fatura kestiğini ancak kesin faturaların hileli işlemleri kamufle etmek amacı ile düzenlendiğini, müvekkilinin davacı şirketin haksız kazanç elde ettiğini ve haksız kazancı geri alabilmek için ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, bu nedenle dosyanın ---- Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası, birleşen dava ise açık hesaba dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; asıl davada ve birleşen davada uyuşmazlığın davalı ...'in davacı şirkete düzenlediği bir kısım faturalara konu işleri yapmadığı halde yapılmış gibi göstererek davacıdan para alıp almadığı, bu kapsamda sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, sebepsiz zenginleşme varsa miktarı, sebepsiz zenginleşme yok ise davalı ... ---- açık hesaptan kaynaklı davacıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarı ile birleşen dosyada davacı ... ----- tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan -----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Asıl davada davalı ... ---- davacı ---- ait izolasyon işlerini yapması konusunda taraflar arasında ticari ilişki bulunmaktadır.Asıl davada davacı vekili müvekkili şirket bünyesinde idari işler amiri olarak görev yapan ve bu işlerin yapılıp yapılmadığını denetlemekle görevli ------- davalı şirket ile iş birliği içinde olduğunu, fatura Müstenidatı formlarını imzalayarak faturada belirtilen işleri yapılmış gibi gösterdiklerini iddia etmekte, davalı ise bu iddiaları kabul etmemektedir. Davacı şirket vekili dava dışı ----- hakkında savcılığa şikayette bulunduklarını bildirdiğinden ---- CBS'nin ------. nolu dosyası dosya arasına getirtilerek incelenmiş olup, incelenmesinde, şikayetçi şirket vekili tarafından █████/2023 ve █████/2023 havale tarihli şikayet dilekçelerinde müvekkili şirketin ----- deposunda █████/2021-█████/2023 tarihleri arasında idari işler amiri olarak görev yapan ---- isimli şirket yetkilisi ------- iştirak halinde hareket ederek yapılmamış işleri yapılmış gibi göstererek şirketi zarara uğrattıklarını, şüpheliler hakkında şikayetçi olduklarını beyan ettiği, şüphelilerin alınan ifadesinde suçlamaları kabul etmedikleri, şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair haklarında kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından KYOK kararı verildiği ve kesinleştiği anlaşılmıştır.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde davalı tarafından müvekkile şirkete 455 fatura kesildiğini bu faturalara konu işlerin bazılarının yapılmadığını, yapılmış gibi gösterildiğini ağırlıklı olarak -------kiracı olarak kullandığı ---- olarak adlandırılan depoda işlem göründüğünü, kiracı ile yapılan görüşmelerde kiracı tarafından talep edilmeden depoda herhangi bir izolasyon işleminin yapılıp yapılamayacağının, sınırlı sayıda birkaç izolasyon işi yapılmış olmakla birlikte bunun dikkate değer bir sayı ve yoğunlukta olmadığının belirtildiğini bildirmiş ancak dava dilekçesinde hangi faturalara konu hangi işlemlerin yapılmadığının tam olarak belirtilmediği görülmüş bu nedenle davacı vekiline ilk celse hangi faturalara konu hangi işlerin davalı tarafından yapılmamış olduğu halde yapılmış gösterildiği hususunun ayrıntılı bir şekilde tek tek açıklamak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde yalnızca dava dilekçesinde bildirilen ------- ait depodaki bir kısım işlerin yapılmadığı iddiası üzerinden yargılamaya devam olunacağı ihtar edilmiş, davacı vekili ek süre talep etmiş mahkememizce talebi kabul edilerek bir sonraki celseye kadar sunabileceği bildirilmiş bu kez asıl davada davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile; ''Sayın mahkeme tarafından verilen 1. No.lu ara kararı uyarınca -------) depodaki iş ve işlemler ayrık tutularak tespit edilebilen şaibeli işlemler aşağıdadır.------- depoda yapıldığı iddia edilen 10.10.2022 Tarih -------05.11.2022 Tarih -------05.10.2022 Tarih 00249-07.12.2022 Tarih ------07.12.2022 Tarih ------20.11.2022 Tarih 00308-20.11.2022 tarih -----no.lu fatura muhtevası işler.----- depoda yapıldığı iddia edilen 28.03.2023 Tarih ----- no.lu fatura muhtevası işle---- Depoda yapıldığı iddia edilen 20.10.2022 Tarih -----09.11.2022 Tarih ------ no.lu fatura muhtevası işler.Şaibeli olma ihtimali bunlarla sınırlı olmayıp sayın mahkemece ikinci defa ek süre verilmiş olması karşısında yukarıda belirtilen işlerin tespiti yapılabilmiştir. Davalı tarafında hukukunu gözeterek fotoğraflar üzerinde kıyaslama yaparak bildirim yapmak gerektiğinden faturaların tamamı üzerinde inceleme yapılamamıştır. Sayın mahkemece yargılamayı sürüncemede bırakmayacak uygun bir süre verilmesi halinde faturaların tamamına ilişkin beyanda bulunacağız.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava dilekçesi açık olmadığı gibi yukarıda bahsedilen dilekçe içeriğinden de anlaşılacağı üzere asıl davada davacı tarafından işlerin yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterildiğinin şaibeli olduğu bildirilmiştir. Yani davacı davasını açarken yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilen işlerin hangi işler olduğundan kendisi de emin değildir. Mahkeme ancak davacı tarafından tespiti mümkün olmayan hallerde tespit yaparak karar vermekle görevlidir. Ancak eldeki dosyada davacı dava açmadan hangi işlerin yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterildiğini tespit edip ne kadar fazla ödeme yaptığını hesaplayabilecek durumdadır. Ancak bu işler ve yapılan fazla ödemeler yönünden dava açmakta hukuki yararı vardır. Bu dosyada olduğu gibi; fazla ödemenin olup olmadığı hususu şaibelidir, bunlardan gerçekten yapılmayan var mı mahkeme tespit etsin ve varsa davalı tarafımıza ödesin şeklinde mahkemeden talepte bulunulması mümkün değildir. Davacı öncelikle davasından kendisi emin olmalıdır. Davalı tarafından düzenlenen 455 adet tüm fatura içeriklerindeki işler yapılmış mı diye mahkememizce hepsinin denetlenmesi mümkün değildir. Zira mahkeme denetleme makamı da değildir. Davacı dava açarken açıkça hangi işlerin yapılmadığını yapılmış gibi gösterildiğini ve bu kapsamda kendisi tarafından hangi işler için fazla ödeme yapıldığını netleştirerek davasını açmalıdır. Bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dava yönünden ise taraf ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş olup, alınan bilirkişi raporları ile; Takip tarihi itibarıyla ...------ 224.707,94 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiş, rapor usul ve yasaya uygun denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak Birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalının ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 224.704,94 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki dosyada alacak sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan ve açık hesaptan kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 224.704,94-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl davanın REDDİNE,2-Birleşen davanın kısmen kabulü ile,a-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 224.704,94 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,b-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 224.704,94-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1-Asıl Dava Yönünden;a-Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile arta kalan 975,75-TL harcın dosya kesinleştiğinde davacının talebi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,ç-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,2-Birleşen Dava Yönünden;a-Alınması gerekli karar harcı 15.349,59-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.076,81-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 1.273,77 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.999,01-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,b-Davacı tarafça yatırılan 3.076,81-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 1.273,77 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 335,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.643,25 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.206,06-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,d-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.751,97-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 368,03-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,e-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,f-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.049,75-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,g-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.