Anahtar kelimeler: Davaitirazın Mutabık Kalındığını Vadesi Görülerek Cari Temizlik Hesaba Geçmesine İhtilaf

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ile davalı borçlu şirket arasında temizlik hizmeti verilmesi hususunda sözleşme imzalanmış olup, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmakta iken, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete verilen hizmet karşılığında faturalar düzenlendiğini ve faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, fatura alacakları konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, faturaların cari hesaba işlendiğini ve her iki tarafça kabul görülerek mutabık kalındığını, ancak faturaların vadesi geçmesine rağmen bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ....icra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından █████/2024 tarihinde, ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından da █████/2024 tarihinde takip başlatıldığını, ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından gönderilen tebligatın e-tebligat yolu ile borçluya tebliğ edilmesi üzerine borçlu vekilinin █████/2024 tarihinde borcun tamamına itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, diğer ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından gönderilen tebligatın borçlu şirkete e-tebligat yolu ile tebliğ edilmesinden sonra da borçlu vekilinin █████/2024 tarihinde borcun tamamına itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davalı aleyhine itirazın iptali davası açmadan önce zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurduklarını ancak, toplantı tarihini beklerken davalı şirketin davacı müvekkili şirket ile dosya dışı iletişime geçerek aralarında cari hesap mutabakatı sonucunda davalı borçlunun borcu kabul ederek asıl alacağın tamamını ve hatta 110.615,66 TL vade farkı faturasını da kabul ederek müvekkili şirkete 1.147.395,00 TL ödemede bulunduğunu, bu ödemeleri █████/2025 tarihli 297.395,00 TL bedelli ve █████/2025 vadeli 850.000,00 TL bedelli müşteri çekleri ile ödediğini, ancak davalının icra masrafları ve vekalet ücreti gibi fer'i borçlarına ödemediğini, ayrıca arabuluculuk görüşmelerinde de süreci uzatmak maksadı ile fer'i borçları kabul etmediğini, davalının asıl alacak borcunu haricen ödeyip, aleyhinde takip yapılmasından kaynaklanan fer'i borçları ödememek suretiyle kötü niyetli davrandığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, benzer bir konuda daha önce verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin ████████ E.-████████ K.sayılı kararından dilekçesine alıntı yaparak, söz konusu yargı kararının da bu yöndeki iddialarını desteklediğini, açıklanan nedenlerden dolayı borçlunun itirazını iptali ile alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, ayrıca borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının davalı müvekkili şirket aleyhinde İstanbul...İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas ve ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu takip dosyalarındaki alacak taleplerini süresi içerisinde itiraz etmiş olmaları üzerine takiplerin durdurulmuş olduğunu, takiplerin durdurulmasından sonra davacı ve davalı şirket yetkililerinin görüşmeleri sonucunda cari hesapta mutabık kalındığını, itirazların mutabakattan önce olduğunu, davacının alacaklarının çekle yapıldığını, davacının çekleri ihtirazı kayıt koymadan kabul ettiğini, tarafların anlaştıkları tutarlar üzerinden borcun tamamının ödendiğini, alacaklının vekalet ücreti gibi yan alacakları varsa, bunun alacaklı ile vekili arasındaki bir borç ilişkisi olabileceğini, bu iç ilişkisinden kaynaklanan borcun sorumlusunun müvekkilinin olamayacağını, taraflar şirket yetkililerinin karşılıklı anlaşması sonucu alacak-borç ilişkisinin sona erdiğini, davalı müvekkilinin cari hesap mutabakatı sonucu belirlenen asıl borcun tamamı ile vade farkı faturası dahil müvekkili şirket tarafından davacı şirkete 1.147.395,00 TL ödemede bulunulduğunu, ödemelerin █████/2025 vadeli 850.000,00 TL bedelli ve █████/2025 vadeli 297.395,57 TL bedelli iki adet müşteki çekinin teslimi suretiyle gerçekleştiğini, böylece asıl borcun tamamı ile vade farkı faturasında belirtilen tutarın haricen ödendiğini, asıl borcun ödenmiş olması nedeniyle, davacının takipteki fer'i alacaklar bakımında davacının davalı müvekkili aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının reddinin gerektiğini, davacının çekleri teslim alırken ve tahsilatı gerçekleştirirken faiz, masraf ve vekalet ücretine ilişkin fer'i alacaklara ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt koymadığını, davacının söz konusu alacak kalemleri yönünden herhangi bir talepte bulunmadığını, ödeme sırasında taraflarca bu hususların müzakere edilmediğini, davacı şirket yetkilisinin çekleri teslim aldıktan sonra avukatlık ücretlerinin kaldığını ileri sürerek müvekkili şirket yetkilisini vekillerine yönlendirdiğini, davacı şirketin ödeme aşamasına kadar müvekkil şirket yetkilisini avukatlarına yönlendirmemesi ve fer'i alacaklara yönelik herhangi bir talepte bulunmayıp, söz konusu taleplerini sonradan ileri sürmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacının borcun ödenmesi sonrasında fer’i alacakları talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının ödemeyi ihtirazı kayıt koymadan kabul etiğini, TBK'nun genel ilkelerine göre, bu alacaklar konusunda alacaklının sessiz kalmasının o haktan feragat ettiğine karine oluşturacağını, bununla birlikte alacağın haricen tahsil edilmiş olmasına rağmen, alacaklının icra dosyasına herhangi bir harici tahsil bildiriminde bulunmadığını, icra dosyalarında harici tahsilatların görünmediğini, alacak haricen ödendiği için, avukatın vekalet ücretini müvekkili şirketten talep etmesi gerektiğini, dilekçesine bir kısmını alıntı yaptığı Yargıtay içtihadının da bu yönde olduğunu, fer'i alacaklar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini iddia ederek icra inkar tazminatı dahil davacının itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce █████/2026 tarihinde İcra alanında hesaplama uzmanı bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
:
Dava, davacı alacaklının davalıya karşı başlattığı takiplerde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun █████/2020 tarih, ███████-2076 E. ve ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Davacı iki farklı takip dosyası için itirazın iptali talebinde bulunarak işbu davayı açmıştır. İki farklı talep sebebiyle işbu dava davaların yığılması niteliğindedir. Dava konusu .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas ve .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyalarının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Mahkememizce davacıya talebini açıklaması için verilen süre sonucu davacı vekili █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davalının asıl alacağı ödediğini, işbu davayı takibin fer’ileri için açtıklarını ve .... İcra Dairesi’nin 2024/... E. sayılı dosyasına ilişkin vekalet ücreti:146.525,62 TL, harç ve masraf:559,20 TL, tahsil harcı:43.720,83 TL; .... İcra Dairesi’nin 2024/... E. sayılı dosyasına ilişkin vekalet ücreti:22.383,70 TL, masraf:559, 20 TL ve tahsil harcı:6.365,36 TL olmak üzere toplam 220.113,91 TL üzerinden itirazın iptali talebinde bulunduklarını açıklamıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalının, takiplerden sonra çek ile 1.147.395 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Yapılan ödeme hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, ödemeleri asıl alacak kaleminden düştüğünü ve fer’i alacak kalemlerine ilişkin işbu davayı açtığını beyan etmiş, davalı ise borcunun kalmadığını savunmuştur. Taraflar her ne kadar asıl alacağın ödendiğini beyan etmişse de takipten sonra yapılan ödemelerde TBK md. 100’ün gözetilmesi gerekir. TBK md. 100 hükmü “Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.” şeklinde olup, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle fer’ilerden düşüleceği, aksine anlaşma yapılamayacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla tarafların asıl alacağın ödendiği beyanları yerinde değildir. Bu doğrultuda mahkememizce alanında uzman bilirkişiden dava tarihi itibariyle hesaplama yapılması için rapor alınmıştır. Sunulan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davalının davacıya .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyasında asıl alacaktan 94.070,80 TL, işlemiş faiz, icra masrafları, icra vekalet ücreti ile icra tahsil harcı gibi fer'i alacaklardan 5.965,76 TL olmak üzere toplam 100.036,56 TL bakiye borcunun; .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyasında asıl alacak, işlemiş faiz, icra masrafları, icra tahsil harcı ile icra vekalet ücretinden kaynaklanan 192.350,39 TL toplam borcunun bulunduğu hesaplanmıştır. Yapılan hesabın takip tarihi, dava tarihi ve ödeme tarihleri gözetilerek usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla, raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Davacı, işbu itirazın iptali davalarında asıl alacağı dava konusu etmemiş, sadece fer’i alacak kalemlerini belirtmiştir. Her ne kadar davacı, asıl alacağın ödendiğini beyan etmişse de, TBK md. 100 karşısında, tarafların aksine bir anlaşma yapamayacağı da gözetilerek mahkememizce asıl alacağın ödendiği beyanı dikkate alınmamıştır. TBK md. 100 uyarınca yapılan hesap sonucu fer’i alacak kalemleri hesaplanarak hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, takipten sonra yapılan ödemelerin TBK md. 100 uyarınca hesabı sonucu davalının davacıya borcunun devam ettiği, davalının savunmasının yerinde olmadığı ve davacının sadece fer’i alacaklara ilişkin talepte bulunduğu gözetilerek taleple bağlılık ilkesi uyarınca .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyasının 5.965,76 TL fer’i alacak ve .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyasının 29.186,66 TL fer’i alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Alacağın likit olması ve davalı tarafından yapılan ödemeler gözetilerek %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
A-.... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyası yönünden:
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
2-Davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın vekalet ücreti, masraf ve tahsil harcı için olmak üzere toplam 5.965,76 TL fer’i alacak yönünden iptali ile takibin vekalet ücreti, masraf ve tahsil harcı için olmak üzere toplam 5.965,76 TL üzerinden takipteki şartlara göre devamına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-1.193,16 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-.... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyası yönünden:
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
2-Davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın vekalet ücreti, masraf ve tahsil harcı için olmak üzere toplam 29.186,66 TL fer’i alacak yönünden iptali ile takibin 22.383,70 TL vekalet ücreti, 437,60 TL masraf ve 6.365,36 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 29.186,66 TL üzerinden takipteki şartlara göre devamına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-5.837,34 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.401,26-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.460,14-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
6-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 2.401,26 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 105,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.105,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.613,78-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 35.152,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.025,08 TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 574,92 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davalı için miktar itibariyle KESİN, davacı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!