Anahtar kelimeler: Kalfa Isınma Öğün Fasılalı Amerikan Barınma Doları Projelerinde Aydınlatma Yemek
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenliğin yurt dışı projelerinde, fasılalı şekilde ve 2002-2016 yılları arasında, kalfa olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini, en son aylık ücretinin net 2.500,00 Amerikan doları (USD) olduğunu, ilave olarak yol ve üç öğün yemek, barınma, ısınma, aydınlatma gibi giderlerin işveren tarafından karşılandığını, davalı işyerinde 07.00-20.00 saatleri arasında çalışma olduğunu, haftalık izinlerin iki haftada bir gün kullandırıldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini ancak bu çalışmaları karşılığı hak ettiği ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının, müvekkili Şirket nezdinde fasılalı olarak 11.02.2006-27.01.2009, 08.05.2009-09.04.2011, 24.06.2011-2.03.2013, 04.09.2013-17.11.2013, 10.01.2014-14.12.2014, 30.05.2015-16.10.2015 tarihleri arasında çalıştığını, çalışma dönemlerinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu, ücret konusundaki iddianının gerçeği yansıtmadığını ve kayıtlardan da anlaşılacağı net 1.350,00 TL ücret karşılığı çalışmış olduğunu, müvekkili Şirkete fazla çalışma uygulamasının ve kayıt dışı ödemenin söz konusu olmadığını, davacının hafta tatillerini eksiksiz şekilde kullandığını, işyerinde hem Türkiye'nin hem de ...'nın millî bayramlarında izin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne yönelik ilk kararın kaldırılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereğince yargılamaya devam olunarak eksik hususların ikmal olunduğu ve yeniden bilirkişi raporu alındığı, davacının davalı işveren nezdinde 10... ay 8 gün çalıştığının anlaşıldığı, son ücretinin 2.500,00 USD olduğu, dosya kapsamı ve davacının yeminli beyanından anlaşıldığı üzere davacının iş bitimi nedeniyle Türkiye'ye gönderildiği ve geçerli istifa iradesinin bulunmadığı, davalı işverenin iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispatlayamadığı, davalı tarafın iddiasını destekleyen tanık beyanı ve benzeri somut veri bulunmadığı anlaşılmakla davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dosya kapsamında işyeri kayıtları bulunmadığından tanık beyanlarına göre bilirkişi raporunda hesaplanan alacakların uygun indirim ile hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yurt dışı giriş-çıkış kayıtları ve tanık beyanlarına göre davacının 21.10.2002-19.10.2015 tarihleri arasındaki toplam hizmet süresinin 10... ay 8 gün olduğu, davacı iddiası, tanık beyanları, davacının yaptığı işin niteliği birlikte değerlendirildiğinde aylık ücretinin 2.500,00 USD olduğunun kabulü gerektiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının çalıştığı süre boyunca fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığının anlaşıldığı, dosya kapsamına göre ve davacının yeminli beyanı da dikkate alındığında davalı tarafça iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Yabancı para birimi üzerinden hesaplanan alacakların Türk lirasına çevrilmesi esnasında kur tarihinin hatalı olarak dava tarihi üzerinden alındığını, oysa feshe bağlı alacakların hesabında fesih tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiğini,
2. Davacının ... iradesiyle verdiği istifa dilekçesi dikkate alınmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, zira dava dilekçesindeki beyanın aksine taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacının işyerini eylemli olarak terk etmesi suretiyle sonlandığını,
3. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, bilirkişi raporlarının ücret konusunda çelişkili olmasına rağmen bu çelişki giderilmeden hatalı karar verildiğini, davacının ücretinin işyeri kayıtlarında yazılı tutar kadar olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davacının aylık ücret miktarı ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, dönemsel alacakların hesaplanması hususlarındadır.
1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda; fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları; fesih tarihindeki kur üzerinden Türk lirası olarak belirlenen son aylık ücret, asgari ücrete oranlanmak suretiyle bulunan dönem ücretlerine göre Türk lirası olarak hesaplanmış, bu şekilde bulunan toplam alacak miktarları, fesih tarihindeki kur karşılığı üzerinden USD'ye çevrilmiştir. Ne var ki bu hesaplama yöntemi, dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ise ve sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Dolayısıyla, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklıya tanınan seçimlik bir hak söz konusu olup yenilik doğurucu nitelikteki talep hakkını kullanan alacaklının artık bu tercihinden dönmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta davaya konu fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları döviz cinsinden (USD) talep edilmiştir. Sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadığından, borcun ödeme gününde ödenmemesi nedeniyle davacının seçimlik hakkı bulunmaktadır. Bu hâlde sözü edilen alacakların, muaccel oldukları tarihteki döviz cinsinden kararlaştırılan aylık ücrete göre hesaplanması ve hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan miktar bakımından usuli kazanılmış hak da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!