Anahtar kelimeler: Validesultan Telafisi İsteyerek Uğratıldığını Güç Şubesi Bilerek Haczedilemez İkame Onayı

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ███████DAVA
: İstirdat-Maddi TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan istirdat ve maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı bankanın Validesultan Şubesi tarafından 5393 sayılı Belediye Kanunu Madde 15'e ve 5779 sayılı Kanun hükümlerine bilerek ve isteyerek aykırı davranılarak davacı kamu kurumu olan belediyenin olağanüstü telafisi güç ve imkansız zarara uğratıldığını, bu çerçevede söz konusu davanın ikame edildiğini, davacı kamu kurumu olan belediyenin haczedilemez nitelikte olan hesaplarına belediyenin onayı ve izni alınmaksızın bloke ve haciz işlemi uygulandığını, davacının söz konusu olayda telafisi güç olağanüstü zararlara uğratıldığını beyanla, davalı tarafça ... 20. İcra Müdürlüğünün ... esas, ... 22. İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyalarına belediyenin talimat ve onayı olmadan 5779 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun gereği haczi kabil olmayan yabancı para ve TL hesaplarından cari hesaba virman/havale edilen ve bu şekilde haczedilebilir hale getirilerek icra dosyalarına gönderilen tüm bedellerin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL'sinin davalıdan tahsilini, █████/2020 tarihinden itibaren kamu bankalarınca mevduatlara uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesini; ayrıca ... metro projesinde hak ediş ödemelerinden kaynaklı olan 1.610.941,00-TL kur zararının, ...metro projesinde yapılan bir kısım hak ediş ödemelerinden kaynaklanan 7.772.353,00-TL ve ...metro projesi hesabında bulunması gereken ancak haciz sebebiyle bulunmayan Euro mevduatından kaynaklanan 212.714.119,00-TL kur zararının,...metro projesinde hak ediş ödemesi yapılmamış olduğunu, hesapta bulunması gereken ancak haciz sebebiyle bulunmayan Euro mevduatından kaynaklanan 77.350,00-TL kur zararının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL'sinin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı kurumun borçlu sıfatıyla tarafı bulunduğu ... 20. İcra Müdürlüğünün ... esas, .... 22. İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarından müvekkili bankaya tebliğ edilen ve içerikleri aynı olan her bir dosyanın █████/2020, █████/2020 ve █████/2020 tarihli 89/1 haciz ihbarnameleri ile, borçlu kurumun kamuya tahsis edilmiş olsa bile müvekkili banka nezdinde mevcut tüm hak ve alacaklarına haciz konulmasının istendiğini, müvekkili banka tarafından icra müdürlüğünün talimatı gereğince davacı kurumun hesaplarına haciz işlendikten sonra ilgili icra dosyalarına █████/2020 tarihinde ayrı ayrı verilen cevaplarda, haczedilen hesapların nitelikleri belirtilerek, borçlu kurumun hacizli hesaplarının Belediye Kanunu'nun 15. maddesi gereğince kanunen haczinin caiz olmadığı yönünde itirazlarının bulunduğunun ifade edildiğini, bu durumda hacizlerin devam edip etmeyeceği hususunda bilgi istendiğini, her bir icra müdürlüğü tarafından aynı gün █████/2020 tarihinde ayrı ayrı verilen cevaplarda, haczedilmezlik iddiasının borçlu tarafından icra mahkemesi nezdinde ileri sürülmesi ve bu hususun dava yoluyla çözülmesi gerektiği, hacizlerin devam ettiğinin belirtildiğini ve haczedilerek bloke altına alınan tutarların dosyalarına gönderilmesinin istendiğini, icra müdürlüklerinin bu açık talimatları karşısında müvekkili banka tarafından haczedilen tutarların ilgili icra dosyalarına █████/2020 tarihinde gönderildiğini, anılan icra dosyalarından daha sonra bakiye borçlar için de borçlunun hesaplarına haciz konulduğunu ve talep edilen tutarların ilgili dosyalara ödendiğini, bu anlamda haciz kararını verenin müvekkili banka değil, icra müdürlükleri olduğunu, somut olayda da alacaklı yanın talebi üzerine icra müdürlüğü tarafından, borçlunun müvekkili banka nezdindeki varlıklarının herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın haczedilmesine karar verildiğini, müvekkili bankanın takip dosyasında taraf olmadığını, hacizde üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, aktif husumet/dava ehliyeti bulunmadığını ve haczedilmezlik iddiasında/şikayetinde bulunmasının mümkün olmadığını, haczedilmezlik şikayetinin ancak icra takibinin borçlusu tarafından yapılabileceğini, paranın davacı borçlunun cari hesabına aktarılması suretiyle haczedilebilir hale getirildiği yönündeki iddianın gerçeğe zıt, hukuki mesnetten yoksun bir iddia olduğunu, çünkü icra müdürlükleri tarafından yalnızca TL hesaplarına değil, döviz hesaplarına da haciz konulduğunu, ancak icra dairelerine yapılacak tüm ödemelerin Türk Lirası üzerinden yapılması gerektiğini, zira icra müdürlüklerinin yabancı para cinsinden hesaplarının bulunmadığını, bu durumun, İİK'nın 58/2 maddesindeki takip talebinde alacağın Türk parasıyla tutarının gösterilmesi zorunluluğunun; diğer bir ifade ile yabancı para borcunun ülke parasına çevrilmesi zorunluluğunun bir sonucu olduğunu ve doğal olduğunu, davacı hesaplarındaki tutarların cari hesaba aktarılması nedeniyle haczedilebilir olmadığını, aksine bu tutarların, henüz davacının haczedilemez nitelikte olduğu iddiasında bulunduğu döviz hesaplarındayken icra dairelerince haczedildiğini, müvekkili banka tarafından yapılan işlemin ise bu hacizli tutarları icra dairelerinin TL cinsinden hesaplarına aktarılması için gereken işlemi yapmaktan ibaret olduğunu, hacizli paraların gönderilmesinin cebri icra prosedürü çerçevesinde gerçekleşmiş olduğunu, bunun için davacının talimat veya muvafakatinin istenilmesinin mümkün bulunmadığını, devletin bu gücünü kullanan icra dairelerinin, borçlunun rızası hilafına olsa dahi borçlunun veya üçüncü kişilerin ellerindeki borçluya ait varlıkları zorla almakta olduğunu, gereken durumlarda bu işlemleri gerçekleştirmek üzere kolluk kuvvetlerinden de destek aldığını, müvekkili bankanın özen yükümlülüğünün fazlasıyla yerine getirildiğini, icra daireleri tarafından hesaplarına haciz konulduğu hususunun hiç vakit geçirilmeden aynı gün davacı kuruma haber verildiğini, haczedilen tutarların icra dairelerine hemen gönderilmediğini, verilen cevaplarda hem haczedilen varlıkların mahiyetlerinin belirtildiğini ve hemde davacı borçlunun haczedilen varlıklarla ilgili haczedilmezlik iddialarının icra dairelerine bildirildiğini, haczedilen paraların haczedilmezlik iddialarına rağmen gönderilip gönderilmeyeceği ile ilgili olarak icra dairelerinden ayrıca açık talimat istenildiğini, ayrıca haczedilen yabancı para mevduatının Türk Lirasına çevrilmesi için kullanılan kurda mevzuata aykırı bir yön bulunmamakta olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.Dava, davalı bankanın ... Şubesi tarafından, davacı belediye başkanlığının hesabında yer alan yabancı para ve Türk Lirası hesaplarından cari hesaba virman/havale edilerek haczedilebilir hale getirilmek suretiyle icra dosyalarına gönderilen bedellerin istirdatı ile, söz konusu yabancı para kur zararlarının tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır.Eldeki dava dosyası öncelikle 170,78-TL peşin harç yatırılmak suretiyle 10.000,00-TL harca esas değer üzerinden ikame edilmiş ve ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi olmuş, mahkemenin █████/2022 tarihli ve ...karar sayılı kararıyla; "6102 sayılı TTKnun 4.maddesinde hangi davaların ticari dava ve çekişmesiz yargı işleri olduğu sayılmış olup, buna göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTKnun da TMKnun 962 ile 969.maddelerinde; 6098 sayılı TBKnun 202-203, 444-447, 487-501, 515-519, 532-545, 547-554, 555-560, 561-580 maddeleri, Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta borsa, sergi ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve son olarak da bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava olarak sayılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık dikkate alındığında, davacı belediyenin tacir olmadığı gibi, uyuşmazlığın da davacının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, yine davanın niteliği itibariyle TTK 4.maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan da bulunmadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine ve dosyanın, görevli İstanbul nöbetçi asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarihli,... esas ve... karar sayılı kararıyla; "Dava; Bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir.Yasanın 4/1-f. maddesine göre; Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3. fıkrasında; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.Eldeki dosyada; Davacı ile davalı arasında mevduat sözleşmesi bulunduğu, davacıya ait mevduata davalı bankanın haciz uygulamasının mevzuata aykırı olduğunun ileri sürdüğü gözetildiğinde ihtilaf TTK m 4/1-f kapsamında bankacılık mevzuatından kaynaklanan ticari davadır." gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine dosya, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edilmiş, bu kez mahkemenin █████/2024 tarihli ve ... karar sayılı kararıyla, dava dosyasının konusu itibariyle İstanbul 6., 7., 8., ve 9. Asliye Ticaret Finans İhtisas Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş olup, mahkememize tevzi edilen dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydedilerek mahkememiz tekli hakimi tarafından görülmeye başlanmış, mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde; "Davacı vekiline, dava dilekçesinde 2 kalem alacak talebinde bulunduğu ve bu kalemlerde kısmi olarak talep edilen miktarın toplam 20.000,00-TL olduğu, ancak 10.000,00-TL üzerinden harç tamamlaması yapıldığı anlaşılmakla;20.000,00 TL üzerinden alınması gereken 427,60 TL harç parasından peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 256,82 TL harç parasının ikmali noktasında davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde dosyanın Harçlar Kanununun ilgili maddeleri ve HMK'nun 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırılacağının ihtarına" karar verilmesi üzerine davacı tarafça █████/2024 tarihi itibariyle 256,82-TL tamamlama harcının ikmal edildiği, mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde; "Davacı vekiline, talep artırım veya ıslah talebinde bulunup bulunmayacaklarını bildirmesi, bulunacaklarsa ıslah veya talep artırım dilekçesini sunmaları, sundukları değer üzerinden harcı tamamlamaları bakımından 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde harçlandırılan değer üzerinden değerlendirme yapılarak karar verileceğinin ihtarına" karar verilmiş, davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda 20.000,00-TL olan taleplerini, 2.442.436,43-TL arttırılarak 2.462.436,43-TL'ye arttırdıkları bildirilmiş ve aynı tarihte 41.710,71-TL ıslah harcı ikmal edilmesi üzerine mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile harçlandırılan dava değeri dikkate alınarak dosyanın heyete alınmasına karar verilmesi üzerine yargılamaya mahkememiz heyetince devam olunmuştur.Mahkememizce taraflarca sunulan ve celp edilen tüm deliller, icra dosyaları ile diğer dava dosyaları ve arabuluculuk son tutanağı vs. hep birlikte değerlendirilmiş, bankacılık işlemleri uzmanı ile icra-iflas hukuku öğretim üyesinden oluşan bilirkişiden rapor temin edilmiştir.Bankacılık işlemleri uzmanı ... ve ...Üniversitesi icra-iflas hukuku öğretim üyesi ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan █████/2025 havale tarihli rapor ile; İcra müdürlüğünden İİK'nın 89. maddesi hükmü doğrultusunda kendisine gelen haciz ihbarnamesine yine bu hüküm doğrultusunda ve doğru şekilde cevap vererek, neticede icra müdürlüğünün kanuna uygun talimatının gereğini yine Kanun hükmü(İİK m. 89) çerçevesinde yerine getiren davalı bankanın bu davranışının sözleşmeye yahut kanuna aykırı bir. davranış olarak nitelendirilemeyeceği ve bu sebeple kendisine bundan dolayı herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği, vâki haciz ihbarnamelerinden davacıyı haberdar etmenin davalı için bir yan edim yükümü olarak nitelendirilmesi durumunda, davacı tarafın ilgili icra takiplerinin süreçlerini(örneğin UYAP üzerinden) düzenli ve özenli şekilde takip etseydi, söz konusu haciz ihbarnamelerinden haberdar olabileceğinin gözetilmesi gerektiği, her durumda sorumluluk için ortada bir zararın bulunması gerektiği, kendisine ait parayla yine kendisine ait borcu ödenmiş olan davacının bu anlamda bir zararından söz edilemeyeceği; aksi halde borcu ödenerek bu miktar bir pasiften kurtulan davacının, aynı miktarda bir parayı davalıdan tahsiline imkan verilerek onun bu miktarda sebepsiz olarak zenginleşmesine yol açılacağı, davacının yabancı para cinsinden olan hesaplarının Türk Lirasına çevrilirken kullanılan kur sebebiyle bir zarara uğradığı iddiasının ise mahkememiz takdirinde olduğu, bu iddianın kabul edilmesi halinde zararın 2.462.436,43-TL(526.668.466,76-TL-524.206.030,33-TL) olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre dava, davalı bankanın ... Şubesi tarafından, davacı belediye başkanlığının hesabında yer alan yabancı para ve Türk Lirası hesaplarından cari hesaba virman/havale edilerek haczedilebilir hale getirilmek suretiyle icra dosyalarına gönderilen bedellerin istirdatı ile, söz konusu yabancı para kur zararlarının tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır. Davacı taraf, 89/1 haciz ihbarına binaen davalı bankanın, ... 20. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına 161.015.544,91-TL, ... 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına 179.566.090,76-TL ve ...37. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına 223.695.046,09-TL olmak üzere toplam 564.276.681,76-TL'nin izin ve onayları olmaksızın hukuka aykırı olarak aktardığını ileri sürmektedir. Dosya içeriğinde bulunan TL ve yabancı para cinsi hesap ekstreleri, banka ile ilgili icra daireleri arasındaki yazışmalar, bilirkişi raporları ve diğer vesaire belgeler incelendiğinde, davalı bankanın ... Şubesi'nce 29.06.2020, 30.06.2020 ve 01.07.2020 tarihlerinde fiilen haciz uygulanan mevduat hesaplarının ... numaralı cari hesapta toplanıp ilgili icra dairelerine gönderilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bahse konu haciz ihbarları uyarınca haciz konulan hesaplar ve nitelikleri tetkik edildiğinde, davacının ... IBAN numaralı otopark hesabından 03.07.2020 tarihinde 5.750.792.21-TL; ... IBAN numaralı gelir hesabından 03.07.2020 tarihinde 5.403.543.85-TL; ... IBAN numaralı ücretsiz seyahat hesabıından 03.07.2020 tarihinde 4.798.578,78-TL; ... IBAN numaralı dünya bankası dış borç hesabından 03.07.2020 tarihinde 4.055.000,00-TL; ....IBAN numaralı kreş şart bağış hesabından 03.07.2020 tarihinde 3.830.000,00-TL; ... IBAN numaralı emanet - teminat hesabından 03.07.2020 tarihinde 2.397.968,66-TL; ... IBAN numaralı vergi-resim-harç(kredi kartı) hesabından 03.07.2020 tarihinde 1.350.757,47-TL; ... IBAN numaralı cari çek hesabından 03.07.2020 tarihinde 1.196.975,80-TL; ... IBAN numaralı toplu ulaşım-kredi kartı tahsilatı hesabından 03.07.2020 tarihinde 1.124 505,43-TL; ... IBAN numaralı vergi-resim-harç hesabından 03.07.2020 tarihinde 893.489,60-TL; ... IBAN numaralı 6303 sayılı kanun tahsisli gelir hesabından 03.07.2020 tarihinde 890.359,66-TL; ...IBAN numaralı ihale geçici teminat hesabından 03.07.2020 tarihinde 675.183,90-TL; ... IBAN numaralı yapı denetim emanet hesabından 03.07.2020 tarihinde 650.010,62-TL; ... IBAN numaralı aykome taksi ödeme hesabından 03.07.2020 tarihinde 628.824,34-TL; ...IBAN numaralı vergi-resim-harç hesabından 03.07.2020 tarihinde 399.059,48-TL; ... IBAN numaralı vergi-resim-harç hesabından 03.07.2020 tarihinde 317.816,35-TL; ... IBAN numaralı vergi-resim-harç hesabından 03.07.2020 tarihinde 233.022,59-TL; ... IBAN numaralı ali paşa hanı rest.(kültür var) hesabından 03.07.2020 tarihinde 187.238,87-TL; ... IBAN numaralı mesken emanet-teminat hesabından 03.07.2020 tarihinde 160.136,95-TL; .... IBAN numaralı İBB gelir(tıbbi aylık) hesabından 03.07.2020 tarihinde 155.994,01-TL; ... IBAN numaralı süleymaniye yenileme hesabından 03.07.2020 tarihinde 136.134,55-TL; ...IBAN numaralı vergi-resim-harç(Mezarlık) hesabından 03.07.2020 tarihinde 528.553,87-TL; .... IBAN numaralı ... hesabından 03.07.2020 tarihinde 344 .649.939,59-TL; ... IBAN numaralı ... hesabından 03.07.2020 tarihinde 76.850.000,00-TL; ... IBAN numaralı ümraniye-göztepe-ataşehir metro hesabından 03.07.2020 tarihinde 102.706.090,74-TL olmak üzere toplam 559.969.977,32-TL meblağın... IBAN numaralı cari hesapta toplandığı, akabinde .... 20. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına 161.015.544,91-TL; ... 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına 179.566.090,76-TL; ... 37. İcra Müdürlüğünün ....lı dosyasına ise 223.695.046,09 ve 105.300,58-TL olacak şekilde toplam 564.381.982,34-TL'nin gönderildiği anlaşılmıştır. Davacı hesaplarından ... IBAN numaralı dünya bankası dış borç; ... IBAN numaralı kreş şart bağış;...IBAN numaralı emanet - teminat; ... IBAN numaralı vergi-resim-harç(kredi kartı); ... IBAN numaralı vergi-resim-harç; ... IBAN numaralı 6303 sayılı kanun tahsisli gelir; ... IBAN numaralı ihale geçici teminat; ... IBAN numaralı yapı denetim emanet; ... IBAN numaralı aykome taksi ödeme; ... IBAN numaralı vergi-resim-harç hesabından 03.07.2020 tarihinde 399.059,48-TL; ... IBAN numaralı vergi-resim-harç; ...IBAN numaralı vergi-resim-harç; .... IBAN numaralı ali paşa hanı rest.(kültür var); .... IBAN numaralı mesken emanet-teminat; ... IBAN numaralı İBB gelir(tıbbi aylık); ... IBAN numaralı süleymaniye yenileme; .... IBAN numaralı vergi-resim-harç(Mezarlık) hesaplarının 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/9. maddesi uyarınca haczedilemez nitelikte olduğu ve bu hesapların açılış amaçlarına uygun olarak kullanıldıkları, havuz hesabı olarak kullanılmadıkları anlaşılmıştır. Yabancı para cinsi hesaplar incelendiğinde ise, davacının ... IBAN numaralı ...projesi hesabında 13.364.488,06-EUR; ... IBAN numaralı ... metro projesi hesabında 44.847.096,89-EUR; ... IBAN numaralı ... projesi hesabında 10.000.000,00-EUR bulunduğu, bu hesaplarda bulunan paraların proje finansmanı için yapılan yurtdışı borçlanmalardan geldiği, bu hesapların proje gerçekleştirme finansmanlarında ödemelerinde kullanıldığı ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/9. maddesi gereğince haczedilemez olduğu anlaşılmaktadır. Zira, anılan hesaplar 30.06.2020 ve 01.07.2020 tarihleri itibariyle haczedilemez nitelikte oldukları, ancak, bu hesaplarda bulunan ve proje finansmanı için yurtdışından borçlanılan EUR cinsinden tutarların, ilgili icra dairelerinin verdiği talimatlara atfen █████/2020 tarihinde ... kuru uygulanmak suretiyle ... IBAN numaralı ... metro projesi hesabındaki 13.364.488,06-EUR karşılığı 102.706.090,74-TL; ... IBAN numaralı ...metro projesi hesabında 44.847.096,89-EUR karşılığı 344.649.939359-TL; ... IBAN numaralı ... metro projesi hesabında 10.000.000,00-EUR karşılığı 76.850.000,00-TL olacak şekilde toplam 524.206.030,33-TL'nin banka tarafından davalı bankanın ... Şubesi nezdindeki... numaralı TL cinsinin havuz hesabı olan cari hesaba aktarılmış olduğu, dosya içeriğine göre davalı bankanın kendi belirlediği kur bültenlerine göre EUR cinsi hesapların TL'ye dönüştürülmüş olduğu anlaşılmaktadır. 5393 sayılı Kanunun 15. maddesi gereğince belediyelerin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez. Keza 5779 sayılı İl Özel İdarelerine Ve Belediyelere Genel Bütçe Ve Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkındaki Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrası gereğince, bu kanunda il özel idareleri ve belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda bu idarelere verilmesi öngörülen paylar vergi hükmündedir. Söz konusu bu hükümlerin İİK m. 82/1-1 düzenlemesi anlamında “mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar” hükmüne karşılık geldiği ve onu tamamladığı açıktır. Söz konusu bu hükümlerin eldeki uyuşmazlık bakımından uygulanması durumunda ortaya çıkan sonuç, ...'nin davalı banka nezdindeki yukarıda da vurgulanan TL ve yabancı para cinsinden olan hesaplarındaki paraların haczedilemez olduğudur. Ancak, bu noktada üzerinde durulması gereken husus, söz konusu hesaplarda bulunan paraların haczedilmezliğinin icra dairesince re'sen gözetilip gözetilemeyeceği, davalı bankanın 2004 sayılı İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerine karşı haczedilmezliği ileri sürerek icra dairesine ödemede bulunmaktan kaçınabilip kaçınamayacağı meselesidir. Bu kapsamda Belediyeler açısından haczedilmezliği söz konusu olan gelirlerin bu vasfının icra dairesi tarafından resen gözetilemeyeceği, bunun belediye tarafından, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içerisinde şikâyet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülebileceği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir(Yargıtay 8. HD, 9.2.2015, E...., K. ...). Belediyeye ait söz konusu paraların haczedilmezlik vasfının icra müdürü tarafından re'sen gözetilememesi gibi, bu vasfın davalı banka tarafından gözetilmek suretiyle, söz konusu paraların icra dairesi tarafından İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde icra dairesi hesabına ödenmesi istendiğinde, bankanın ilgili paraların haczedilmezlik vasfını ileri sürerek bundan kaçınması düşünülemez. Bilakis banka, icra dairesi tarafından kendisine gönderilen haciz ihbarnamesi üzerine borçlunun banka nezdinde bir alacağı bulunup bulunmadığını gerçeğe uygun olarak bildirmek zorundadır. İcra dairesine tanınmayan haczedilmezliği gözetme yetkisinin, ilgili takip açısından üçüncü kişi konumundaki bankaya tanınmış olabileceği düşünülemez. Bu noktada düşünülebilecek olan, bankanın müşterisi olan davacı belediyeyi haberdar etmesinin gerekip gerekmediğidir. Bunun bir yan edim yükümü olarak TMK'nın 2. maddesinden kaynaklı olarak davalı bankaya terettüp ettiği ileri sürülebilir. Somut olayda ise davalı bankaya yüklenebilecek yegane yükümlülük, olsa olsa bankanın söz konusu haciz ihbarnamesinden davacı borçlu belediyeyi haberdar etmesi ve böylece onun İİK'nın 89. maddesi çerçevesinde işletilen haciz sürecinden haberdar edilerek haczedilmezlik şikayetini icra mahkemesi nezdinde ileri sürebilme imkanına kavuşmuş olması ihtimalidir. Ne var ki, aleyhine yürütülmekte olan icra takibinden ödeme emri ile haberdar edilmiş ve neticede kesinleşmiş bir takibin borçlusu haline gelmiş olan davacı tarafın, söz konusu icra takibinde icra dairesince hangi işlemlerin yapıldığını en azından belli periyodik aralıklarla UYAP üzerinden takip etmesi pekala mümkün ve kendisinden beklenebilecek bir sorumluluktur. Davacı taraf bunu yapmış olsaydı, söz konusu haciz ihbarnamelerinden yine de haberdar olabilir ve haczedilmezlik şikayetini ileri sürebilme imkanını yakalayabilirdi. Kaldı ki, dosya kapsamına davalı banka tarafından sunulan email yazışmaları dikkate alındığında, icra müdürlüğünce davalı tarafa haciz ihbarnameleri gönderilmesi sonrasında, davalı bankanın haciz ihbarnamelerini davacı belediye başkanlığına ilettiği ve durumdan haberdar ettiği anlaşılmaktadır. Bu anlamda davalı bankanın, kendi üzerine düşen yükümlülükleri fazlasıyla yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan bir an için davalı tarafa, bankacılık mevzuatı ve hizmetlerinin niteliğinden yola çıkılarak, TMK'nın 2. maddesi hükmünden istihsal edilen bir yan edim yükümüne aykırılık isnat edildiğinde dahi, davalı bankanın bundan herhangi bir sorumluluğundan söz edilebilmesi için, onun bu davranışı neticesinde davacı tarafın bir zararının bulunması ve bunun davacı tarafça ispat edilmiş olması icap eder. Somut durumda davacı tarafın banka nezdinde bulunan parasıyla netice itibariyle davacı tarafın borcu ödenmiş olduğundan, diğer bir ifadeyle davacı taraf borcundan kurtulmuş olduğundan, bu çerçevede kendisinin bir zararından söz edilemeyecektir. Yine davacı belediyenin, döviz hesaplarında bulunan paraların da haczine karar verilmiş bulunmaktadır. Söz konusu döviz hesaplarının da haczedilemez nitelikte hesaplar oldukları dosya kasamından anlaşılmaktadır. Ancak, bu hesapların haczine karar verilmiş olması nedeniyle, davalı bankanın, bu hesaplarda bulunan yabancı para cinsinden paraları TL'ye çevirip icra müdürlüğüne göndermesi gerekmektedir. Zira, 2004 Sayılı İİK'nun 58/2 maddesi gereğince, takip talebinde alacağın Türk parasıyla tutarının gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup, icra müdürlüğüne yapılacak ödemelerin TL üzerinden yapılması gerekmektedir. İcra müdürlüklerinin ayrıca bir döviz hesapları bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı belediyenin döviz hesaplarında bulunan paraların, TL'ye çevrilerek, icra müdürlüğü hesabına gönderilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Bu anlamda, davacı tarafın, haczedilemez nitelikte bulunan döviz hesaplarındaki paraların, TL'ye çevrilip, haczedilebilir hale getirildiği yönündeki iddiası yerinde bulunmamaktadır. Ayrıca davacı tarafça, döviz hesaplarında bulunan paranın, TCMB döviz kurları üzerinden değil, davalı bankanın kendi uyguladığı kurlar üzerinden TL'ye çevrilerek zarara sebebiyet verildiği ileri sürülmektedir. Bilindiği gibi TCMB döviz kuru, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın belirlemiş olduğu kurlardır. Bu kurlar, daha çok bankanın kendi işlemlerinde kullanmış olduğu kurlar niteliğinde olup, diğer banka veya kurumları doğrudan bağlayıcı bir niteliği bulunmamaktadır. Ancak taraflar, aralarındaki sözleşmelerde, yapılacak işlem ve ödemelerde TCMB döviz kurunun esas alınacağını kabul edebilirler. Bu durumda, yapılacak işlemlerde, TCMB döviz kurunun esas alınması gerekliliği söz konusu olabilir. Somut olayda, davacı belediye ile banka arasında düzenlenen Ticari Ürün ve Hizmet Paket Sözleşmesinin "Döviz Tevdiat Hesapları" başlıklı 4.3.1 maddesi ile, yapılacak ödemelerin bankaca belirlenen kur üzerinden yapılacağı kararlaştırılmış bulunmaktadır. Davacı tarafça, bu durumun aksine bir delil, yani ödemelerde TCMB kurlarının dikkate alınması gerektiğine ilişkin bir sözleşme veya yasal mevzuat sunulamamıştır. Bu itibarla, davalı bankanın, davacı belediyenin döviz hesaplarındaki parayı, kendi uyguladığı kur üzerinden TL'ye çevirip icra müdürlüğüne göndermesinde yasaya ve hukuka bir aykırılık bulunmamaktadır. Bu anlamda, davacı tarafın, bu yöndeki iddiasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Tüm bu nedenlerle, davacı tarafça açılan davanın haksız olduğu sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça yatırılan 170,78-TL peşin harç ve 41.710,71-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 41.881,49-TL'den mahsubu ile Hazineye gelir kaydedilerek, fazladan yatan 41.149,49-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'ya mevcut tarife gereğince yapılan 1.320,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 362.116,74-TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafça yapılan 300,00-TL'den ibaret yargılama giderinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır