Anahtar kelimeler: Kapandığını Devreye Serviste Servisten Kaçağı Servise Amortisörlerdeki Amortisörleri Yağ İlerlemesi

T.C.
İSTANBUL21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde açıklanan şekli ile davacının maliki olduğu ... plakalı araç 2023 yılı Haziran ayı içerisinde ön amortisörlerdeki yağ kaçağı nedeniyle davalıya ait serviste garanti kapsamında değişimi yapıldığını, 20.06.2023 tarihinde araç servisten alındığını, 23.07.2023 tarihinde herhangi bir darbe olmaksızın aracın değişen amortisörleri tamamen kapandığını, aracın tekrar kullanılamaz hale geldiğini, aracın servise teslimini müteakip sürecin hızlı ilerlemesi adına davalı şirket çalışanlarınca davacı aracının sigorta şirketinin devreye sokulması gerektiğinin belirtilmesi üzerine sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından yürütülen tahkikat neticesinde araçta herhangi bir darbe olmadığının tespit edildiğini, 19.12.2023 tarihi itibarıyla aracın tamamlandığı ve aracın teslim alınabilmesi için 314.351,83 TLnin ödenmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine zararın daha fazla büyümemesi adına ödeme davalının ... hesabına yapıldığını, fakat talep edilen ve ihtirazi kayıtlı olarak yapılan ödemenin daha önce amortisörlerin değiştirilmesi esnasında sunulan hizmetteki ayıptan meydana geldiği gerekçesi ile davacı ödenmiş olan 19.12.2023, 20.12.2023 ve 23.12.2023 tarihli faturalara ilişkin borçsuz olduğunun tespiti ile ödenen bedelin faiziyle birlikte aynen iadesi, işbu faiz ile karşılanmayan munzam zararın belirsiz alacak davası ile tahsili ve araçtan mahrum kalınan dönem için tahakkuk eden ikame araç bedelini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu aracın üreticisi, satıcısı ve ithalatçısı olmadığını, davanın müvekkili şirket yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, öncelikle müvekkili şirket aleyhine ikame edilen davanın husumetten reddine karar verilmesin, davalı taraf olarak ... ve Tic. A.Ş taraf olarak gösterilmiş ise de, müvekkili şirket, Porsche markasının distribütörü olmadığı gibi dava konusu aracın da satıcısı, üreticisi ve ithalatçısı olmadığından huzurdaki dava ile tarafımıza husumet yöneltilmesi de mümkün olmadığını, dosyada müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının iddia ettiği durumu derhal bildirmek yerine, bir süre boyunca aracı kullandığını, derhal ayıp ihbarında bulunmayarak, huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu itibarla davacı, derhal ihbar şartını yerine getirmemiş olduğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plakalı ... araç servisimize giriş yaptığı andan itibaren müvekkil şirket tarafından her araçta gösterilen hassasiyet gösterilerek yüksek müşteri memnuniyeti hedefi doğrultusunda araca hizmet sağlandığını, bu doğrultuda aracın mevcut şikayete ilişkin ilk servis girişi olan 11.05.2023 tarihinde arıza tespiti mümkün olan en kısa sürede tamamlandığını ve parça siparişi verildiğini, araç sahibi servise aracın ön kısmının çökme şikayeti ile giriş yaptığını, yapılan incelemelerde iki amortisörünün arızalı olduğu görüldüğünü, garanti kapsamında araç sahibine ücret yansıtılmadan değişim yapıldığını, garanti süreçlerindeki teknik yorumlamalarda, aynı işlevi gören birden fazla parçanın, aynı anda arızalanması beklenmedik bir durum olduğunu, aynı anda arızalanmalarda yapılan tespitlerde çok yüksek oranda arızanın parça kaynaklı değil, dış etken sebebiyle sorunun meydana geldiğinin görüldüğünü, bu araçta da her iki ön amortisör, dışardan alınan darbe sebepli (çukura düşme veya bankete vurma) olsa da müşteri memnuniyeti kapsamında değerlendirilerek onarım garanti kapsamında olmasa da davacıya ücret yansıtılmadığını, ek olarak, bu aracın garanti uzatım ve amortisör değişim sürecinde yapılan rot kontrollerinde de aracın ön rot düzen ayarının limit dışında olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen onarım sürecinin uzunluğu ve bu süreç boyunca uğranıldığı iddia edilen hak mahrumiyetinin hukuki herhangi bir dayanağı bulunmadığını, araç için yapılan tüm onarım süreçleri yasal sınırlar içerisinde gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:-Makine mühendisi ... tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı tarafından verilen ayıplı hizmet nedeniyle davacının ödemiş olduğu hizmet bedelinin iadesi, hizmet sebebiyle uğramış olduğu munzam zarar ve ikame araç bedeli talebine ilişkindir.Davacının iddiası, aracın 2023 Haziran ayında ön amortisörlerdeki yağ kaçağı nedeniyle davalıya ait serviste garanti kapsamında değişim yapıldığı, █████/2023 tarihinde herhangi bir darbe olmaksızın aracın değişen amortisörleri tamamen kapanmış, araç tekrar kullanılamaz hale gelmiş olduğu yönündedir. Davacı aracının █████/2023 tarihinde servise giriş yaptığı, arıza tespitinin ardından parça sipariş verilmiş olduğu, yapılan incelemelerde iki amortisörünün arızalı olduğunun görüldüğü ve değişim yapıldığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce re'sen görevlendirilen Makine mühendisi ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...davalı tarafından yapılmış olan hizmetin ayıplı olmadığı, dava dosyasına iş emirleri sunulmuş olan lastik değişimi, ön iki amortisör değişimi ve elektrik sistemi onarımı hizmetlerinin faturalarının tutarının 314.351,83 TL olduğu, aracın serviste kalma süresi ve davacıya tahsis edildiği anlaşılan ikame aracın süreleri net olarak sunulmamış olduğundan eksik ikame araç bedelinin hesaplanamayacağı,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, davalı tarafından verilen hizmetin faturalarla uyumlu olduğu, ancak davacı aracında meydana gelen arızanın davalı hizmetine bağlı olmadığı, aksini gösterir bir delilinde davacı tarafça sunulmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davanın REDDİNE,2-)Alınması gerekli 732,00TL karar harcının peşin alınan 5.371,76TL harcın mahsubu ile artan 4.639,76TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 50.328,29TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,6-)Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...E-imzalıdırHakim ...E-imzalıdır