Anahtar kelimeler: Denetmeni Talepli Geçirmesi Şahsın Sgk Tespitler Kazası Raporda Menfi İsimli
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın davacı ... iş yerinde hiçbir çalışması olmamasına rağmen tamamen hatalı ve dahi eksik tespitler kapsamında bu şahsın davacı müvekkili yanında çalışması ve iş kazası geçirmesi iddiasına yönelik olarak SGK Denetmeni tarafından düzenlenen raporda iş kazası tespitinin hukuka aykırı olduğunu, menfi tespit talepli işbu davanın açıldığını, davacının ... ... Halinde No: 22'de faaliyet gösteren ve halde toptan sebze alım ve satım faaliyeti ile iştigal etmekte olan bir esnaf olduğunu, davacının iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak ..., ... ..., ... ..., ... ve ... isimli kişilerin çalıştıklarını, ... isimli şahıs davacının yanında ve dükkanında hizmet akdine istinaden çalışma yapmazken 11.12.2019 tarihinde davacının bilmediği bir olay nedeni ile ve dahi işçisi olmamasına rağmen iş kazası davacının dükkanında oldu şeklinde Kurumca hatalı tespit yapıldığını, Kurumca prim borcu çıkarıldığını ve cezalar kesildiğini, olaydan sonra davacının kendi araştırmaları kapsamında ve duyduğu kadarı ile olayın “... isimli şahıs halin dış kapısına olay günü bisiklet ile gece 01.00 gibi gelmiş ve orada bulunan ... isimli şahsa “beni bir hastaneye götür demiş, ... de ... Hastanesine götürmüş, ... hastaneye yürüyerek girmiş ve hastanede vefat etmiş” şeklinde olduğunu, ... ile ölen ... isimli şahıs çok yakın arkadaşlar olup ... isimli şahsın bir takım yanlış ve hukuka aykırı beyanları ile de tahkikat yapıldığını, olayla ilgili hastanede iş kazası beyanı olmadığı gibi Savcılık nezdinde tutulmuş bir ifade ve sorgu dosyası bulunmadığını, davalı Kurumun ... ....'in davacı müvekkil yanında sigortalı işçi olduğuna ilişkin tespiti ile söz konusu olayı iş kazası olarak kabul eden Kurum işlemlerinin iptalini, bu kapsamda ... ...'in davacının yanında çalışmadığı ve işçisi olmadığının tespiti ile dava konusu ölüm olayının da davacı müvekkil açısından iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Müteveffanın eşi, davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; murisi olan kazazede ...'in davacıya ait "... Komisyon Evi" isimli iş yerinde kasacı olarak çalışmaya başladığını, işe başladıktan yaklaşık 3 ay kadar sonra ise davaya konu iş kazası sonucunda vefat ettiğini, söz konusu iş kazası sonrasında SGK müfettişleri tarafından başlatılan tahkikat sonucunda davacıya ait iş yerinin bulunduğu ... ... Sebze halinde çalışan pek çok kişinin tanık sıfatı ile dinlendiğini, delillerin toplandığını, neticede ... kazazede işçinin davacıya ait iş yerinde çalışan olduğunun ve olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, özelikle kazazedeyi hastaneye götüren ... ile hal çalışanları ..., ...kazazedenin davacıya ait iş yerinde çalıştığına ilişkin kesin ve net bir şekilde beyanda bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun bir kamu kurumu olup mevzuata göre işlem yaptığını, bu anlamda müvekkili Kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde "Dosya kapsamında beyanına başvurulan tanık anlatımlarında davacının pazar yeri esnaflarından olduğu, davalılar murisi müteveffanın pazarda depo bölümünde çalıştığı, davacıya ait pazarın arka kısmında bulunan depolarda yerlerinin bulunduğu, depo olarak adlandırılan yerlere pazar esnafının kasalarını bıraktığı, depocu olarak çalışan kişilerin bu kasaların tamir ve yükleme işlerini yaptıkları, depocu yada kasacı olarak adlandırılan kişilerin mesailerinin sabah saat 5 sıralarında başladığı, müteveffanın kaza tarihinden bir süre evvel iş yerinde fiili çalışmasının başladığı, kaza gecesi saat 5 sıralarında davacıya ait iş yerinde çalışması devam ederken aynı yerde çalışması bulunan tanık ... adlı kişinin yanına gelerek kendisini hastaneye götürmesini söylediği, akabinde tanığın müteveffayı ... Hastanesine götürdüğü ve sonrasında kalp krizi sebebiyle vefat ettiği ifade olunmuş; ... İdare Mahkemesinin 2021/1 68... /966 Karar sayılı kararın gerekçesinde "davacı iş yerinde sigortasız olarak çalışan ...'nün 11.12.2019 tarihinde meydana gelen ölüm olayının (kalp krizi vakasının) iş kazası kapsamında değerlendirilmesi ve iş kazası bildiriminin süresi içerisinde yapılmadığından bahisle tesis edilen idari para cezası işlemine yapılan itirazın reddine ilişkin Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı," gerekçesi ile idari para cezasına yönelik itirazın reddine karar verildiği görülmüş; Kurum denetmen raporunda da ifade olunduğu üzere depoların bulunduğu bölümde çalışan ve depocu olarak nitelendirilen kişilerin serbest hamal olarak değerlendirilemeyeceği, müteveffanın kaza tarihindeki çalışmasının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi uyarınca sigortalı çalışma ve kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi 1. fıkra (a ve b) bendi uyarınca iş kazası olarak nitelendirildiği ve sübut bulmayan davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Dosyada dinlenen tanık beyanlarının, ölen şahsın kasacı olarak tabir edilen ve günlük olarak Haldeki tüm esnaflardan gündelik iş aldığını ve hizmet akdi ile çalışmasının bulunmadığını ortaya koyduğunu,
2.Olayla ilgili hastanede iş kazası bildirimi olmadığı gibi Savcılık nezdinde tutulmuş bir ifade ve sorgu dosyası bulunmadığını,
3.İş yerinde çalışan bordro tanıklarının beyanlarında, ölen ... isimli şahsın davacı yanında çalışmadığı ve anılan şahıs ile davacı arasında hizmet akdine ilişkin bağ olmadığı ortaya konmuş iken ve dahi hal kayıtları, Belediye kayıtları ve tüm resmi kurum kayıtlarına böyle bir durum yansımamışken SGK denetmeninin eksik bir tespit ile bu şekilde bir işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu,
4.Kurumca yapılan haksız işlemler sonucunda ... İş Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında, bağlanan peşin değerli gelir ve sair tedavi giderleri istenmiş olup, davanın derdest olduğunu,
5.Dava dosyasında her iki davalı için ayrı ayrı olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... murisi müteveffanın kaza tarihinde davacıya ait iş yerinde hizmet akdi kapsamında fiili bir çalışması bulunup bulunmadığına ve kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceğine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davanın reddi nedeniyle kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine karar verilmişse de ortak bir sebebe dayalı olarak davanın reddedildiği anlaşılan davada 1136 sayılı Kanun'un 169. maddesi uyarınca bağlayıcı olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı olarak kendisini vekille temsil ettiren her bir davalı lehine olmak üzere iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında "Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin ayrı ayrı davacıdan alınarak davalılara verilmesine" cümlesinde "ayrı ayrı" kelimelerinin silinmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!