Anahtar kelimeler: Kurşunlu Cümle Rejiminin Mükerrirlere Adalet Özgü Görüşü Muhalefet Başvuran Suçlar
10. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇLAR
: 1. 2313 sayılı Kanun'a muhalefet
2. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR
: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında 2313 sayılı Kanun'a muhalefet ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından, 2313 sayılı Kanun'un 23/5-2. cümle uyarınca 1 yıl hapis cezasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezasına ve sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf talebinin süre yönünden reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin █████/2020 tarihli ve ████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında yer alan, "Bozma öncesindeki hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi karşısında, bozma sonrası verilen kararda sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeyerek fazla cezaya hükmolunması suretiyle, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması" şeklindeki açıklamalar ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, bozma öncesi tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde netice cezaların 10 ay hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları olarak belirlenmesi gerekirken, 1 yıl hapis ve 2 yıl hapis cezaları olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 23.08.2017 tarihli eylemi nedeniyle "2313 sayılı Kanun'a muhalefet" ve "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçlarından yapılan soruşturma sonunda, Kurşunlu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2017 tarihli ve ████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, iddianame içeriğinde; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2018 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a muhalefet ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından, 2313 sayılı Kanun'un 23/5. ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.02.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozulduğu,
C. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda; Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a muhalefet ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından, 2313 sayılı Kanun'un 23/5-2. cümle uyarınca 1 yıl hapis cezasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezasına ve sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf talebinin süre yönünden reddi üzerine kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre,
1. 5271 sayılı CMK'nın "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlıklı 283. maddesinde yer alan, "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.02.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı bozma kararı öncesi tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde netice cezaların 10 ay hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları olarak belirlenmesi gerekirken, 1 yıl hapis ve 2 yıl 2 ay hapis cezaları olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Tekerrüre esas alınan Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2016 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmının, anılan Mahkemenin 12.06.2025 tarihli ek kararı ile " sanık ... hakkında C. Başsavcılığınca verilen 12.07.20 15... /18853 (28) soruşturma sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak verilmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği belirtildiğinden bu hususta bir karar verilmesinin talep edildiği, TCK'nun 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan düzenleme gereği, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu, Anayasa'nın 40/2, CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, ancak dosyamız dayanağı 12.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında CMK'nın 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin işlemeyeceği ve dolayısı ile kesinleşmeden önce gerçekleşen denetime uymama şeklindeki eylemin TCK'nın 191/4. maddesinin ihlali olarak değerlendirilemeyeceği nazara alındığında, sanık hakkında her ne kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kamu davası açılmış ise de, dava açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak verilmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden infazın durdurulmasına karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile infazının durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle bu ilâmın akıbetinin araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
3. Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı infazın durdurulmasına dair ek karar gerekçesi de göz önüne alınarak, incelemeye konu eylem yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği doğrudan kamu davası açma koşulu bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için,
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!