Anahtar kelimeler: Torunu Ölünceye Mirasbırakanın Devrettiğini Mirasbırakanı Hisselerini Noterliğinin Bursa Yevmiye Bakım

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mirasbırakanı ... ile mirasbırakanın torunu olan davalı arasında .... Noterliğinin 05.08.20 20... yevmiye numaralı ölünceye kadar bakım sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme ile mirasbırakanın 4 25... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan tüm hak ve hisselerini davalıya devrettiğini, dava konusu sözleşmenin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin muvazaalı olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapıyı davacı ...'ın yaptırdığını, edimler arası orantısızlık bulunduğunu, mirasbırakanın sözleşme tarihinde bakıcı tutabilecek durumda olduğunu, mirasbırakanın sağlığının yerinde olmadığını, işitme sorununun olduğunu ileri sürerek ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptalini olmadığı takdirde davalının miras payını aşan kısmının tenkisini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mirasbırakanın dava konusu sözleşmeyi kendi hür iradesi ile düzenlediğini, müvekkilinin bütün bakım yükümlülüklerini yerine getirdiğini, mirasbırakanın sağlığında davacılara kırgın olduğunu, mirasbırakanın sözleşme tarihinde fiil ehliyetini etkileyecek bir hastalığının bulunmadığını, sözleşmeye konu taşımazın yüksek bir maddi değerinin bulunmadığını, edimler arasında orantısızlık bulunmadığını, sözleşme tarihinde mirasbırakanın bakıcı tutacak maddi imkânının bulunmadığını, mirasbırakanın zaten 1/2 oranında olan tek taşınmaz hissesini kısmen temlik etmesinin mümkün olmadığını, ölünceye kadar bakma, gözetme, tüm ihtiyaç ve masraflarını karşılama edimine karşılık müvekkiline ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmasının makul sınırlar dahilinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi 02.12.2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında özetle; davacı tarafın, akdin feshi için gereken iddialarını somut delillerle ispat edemediği, dinlenen tanık beyanlarından davalının mirasbırakana bakıp gözettiği, bakım borcunu yerine getirdiği, dava konusu sözleşmenin iptali talebinin yerinde olmadığı, her iki tarafa da edim ve borç yükleyen dava konusu sözleşme gereğince davalının üzerine düşen bakım edimini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararı ile; istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 17.03.2025 tarihli kararla; mirasbırakanın ağır hastalığının bulunduğu, tek başına yaşadığı ve bakıma ihtiyacının bulunduğu, davalının annesi ile birlikte mirasbırakan ile aynı binada altlı üstlü oturduğu ve bakımının onlar tarafından sağlandığının sabit olduğu, bu bakımdan davalının sözleşmedeki edimini yerine getirdiği, mirasbırakanın iradesinin bakım amacına yönelik olduğunun anlaşıldığı, mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı, bu bakımdan mirasbırakanın taşınmazda bulunan 1/2 payının ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu edilmesi ve tek malvarlığı oluşu, tek başına işlemin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını göstermeyeceği, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, bakım karşılığı devredilen malvarlığı arasında açık bir nispetsizlik bulunmadığı, taşınmazın, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin karşılığı olduğunun hayatın olağan deneyimleriyle anlaşılabildiği, salt mal varlığının tamamının devrinin muvazaa olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozma kararı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararda; davacıların, taraflar arasındaki işlemin muris muvazaasına ilişkin olduğu hususunu kanıtlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde;a. Murisin sahibi olduğu iki daireden bir tanesini verme imkanı varken, tüm malvarlığını oluşturan iki daireyi de sözleşme karşılığı davalıya vermesi hususunun mirasçılardan mal kaçırma iradesini ortaya koyduğunu, tüm malvarlığının devri ile makul sınırın aşıldığını,b. Murisin bakım ihtiyacının bulunmadığı ve kendi ihtiyaçlarını giderebildiğinin tanık beyanları ile sabit olduğunu,c. Mahkemece terditli talepleri dikkate alınmadan ve taşınmazın değeri konusunda araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali olmazsa tenkis istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.