Anahtar kelimeler: Çocuksuz Murise Dul Murisle Yapının Parseldeki Muhafazasını Vefat Murisin Hakimliğinin
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisle yaptığı sözlü anlaşma gereği murise ait parseldeki yapının muhafazasını ve kullanımını gerçekleştirdiğini, murisin dul ve çocuksuz vefat etmesi gerekçe gösterilerek İstanbul 3. Sulh Hukuk Hakimliğinin 05.06.1995 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı mirasçılık belgesi ile işbu parselin mülkiyetinin Hazineye devredildiğini, oysa murisin yurt dışında yaşayan kuzenleri olduğunu aralarındaki sözlü anlaşmaya kuzenlerinin gelecekte itiraz etmeyeceğini, ancak murisin vefatından sonra işbu yurt dışında yaşayan kuzenler araştırılmaksızın mirasçılık belgesi düzenlendiğini, eksik araştırma yapıldığını, üst soyun araştırılmadığını ileri sürerek İstanbul 3. Sulh Hukuk Hakimliğinin 05.06.1995 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacının somut bir delile dayanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu olayda, davacının Lusinyak Bardisbanyan'ın yasal mirasçısı olmadığı, böyle bir iddiada bulunmadığı mirasçılık belgesinin iptalini ancak murisin mirasçılarının talep edebileceği gözetildiğinde davacının mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasını açmaya hakkının bulunmadığı ayrıca davacıya Mahkemelerce yetki de verilmediğinden davacının taraf sıfatı taşımadığı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığı" gerekçesiyle açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının, murisin mirasçısı olmayıp mirasçı olduğunu da iddia etmediği, mahkemece davada davacının murisin mirasçısı olmadığı ve dava açarken bir mahkeme tarafından verilen yetkiye de dayanmadığı, bu nedenle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak,
2. Mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, murisin üst soyunun araştırılmadığını,
3. Murisin mal varlığı ile davacının ilgilendiğini, dava açma ehliyetini bulunduğunu, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!