Anahtar kelimeler: Servisler Bayileri Çapında Yedek Parça Servis Tamir Satışlarını Satışı Yurt

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Yeniden esas hakkında hüküm kurulmasıİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 9. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten veTetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... marka araçların Türkiye satışı ile aynı marka yedek parça ve servis hizmetlerini verdiğini, araç satışlarını yurt çapında sözleşmeli yetkili servis bayileri aracılığıyla, yedek parça, tamir ve servis hizmetlerini de sözleşmeli yetkili servisler aracılığıyla yaptığını, taraflar arasında akdedilen 30.04.2008 tarihli Yetkili Satış Bayilik Sözleşmesi ve ayrıca 09.07.2007 tarihli Yetkili Tamirci Sözleşmesi kapsamında ... Yetkili Tamircisi olarak hizmet verdiğini, 18.10.2012 tarihinde ise Satış Bayiliği Fesih ve Tasfiye Protokolünün 4. maddesi ile karşılıklı bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, ancak yetkili tamirci sözleşmesi devam etmekte iken davalının, tek taraflı olarak tanzim ve imza ettiği 27.02.2013 tarihli bir başka protokolü davacıya göndererek imzalanmasını istediğini ve baskı yaptığını, davacının bu ikinci protokolü kabul etmediğini, ancak davalının davacıyı internetteki yetkili servisleri listesinden çıkararak davacının statüsünü ortadan kaldırdığını, ... .Noterliğinin 13.03.2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete davacıya yönelik haksız işlemlerin düzeltilmesinin ihtar edildiğini, davalının gönderdiği cevabi yazıda 18.10.2012 tarihli Protokolle karşılıklı mutabakatla taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, sözleşmesin davalı tarafından tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini, bu haksız feshin Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne de aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik, 10.000,00 TL garanti kapsamındaki araçlara hizmet verilememesi nedeniyle mahrum kalınan kazanç kaybı, 10.000,00 TL yetkili tamirci hizmeti verilemediği için uğranılan müşteri kaybı sebebiyle mahrum kalınan 2 yıllık kazanç kaybı, 5.000,00 TL yetkili tamirci ile servis arasındaki yedek parça ve işçilik ücretleri yönünden özel servis aleyhine mevcut fark nedeniyle mahrum kalınan 2 yıllık kazanç kaybı, 5.000,00 TL elde kalan yedek parça ve stok maliyetleri, 5.000,00 TL davacının amorti edemediği her türlü yatırımları, 5.000,00 TL kurumsal görseller olmak üzere 40.000,00 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fesih tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında davacı şirketin sorumluluklarını yerine getirememesi ve müvekkiline olan borçlarını ödeyememesi üzerine sözleşmelerin tarafların karşılıklı mutakabatı ile sonlandırıldığını, bu hususun taraflar arasında akdedilen 18.10.2012 tarihli protokol ile sabit olduğunu, davacı şirket gerek araç satışı, gerekse yedek parça satışı ile ilgili olarak ödemelerini gerçekleştiremediğini ve ödeme aczine düştüğünü, bu itibarla da taraflar arasındaki 18.10.2012 tarihli protokol ile davacı şirketin müvekkili şirkete olan borçlarının taksitlendirildiğini ve aynı protokol ile taraflar arasındaki sözleşmelerin karşılıklı anlaşma ile sonlandırıldığını, protokolün akabinde davacı şirketin yedek parça sipariş talebinin olmamasının da taraflar arasındaki sözleşmelerin fiili olarak sona erdiğini açıkça ortaya koyduğunu, bu tarihten sonra davacı tarafın sessiz kalmasının sözleşmelerin sonlandırıldığını teyit ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin mutabakat ile sonuçlanması çerçevesinde motorlu taşıtlar sektöründeki dikey anlaşmalar ve uyumlu eylemlere ilişkin grup muafiyeti tebliğine aykırılıktan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 24.04.2008 tarihli belirsiz süreli " ... Satış Bayiliği Sözleşmesi" ile 09.07.2007 tarihli belirsiz süreli ''... Yetkili Tamirci Sözleşmesi'' imzalandığı, taraflar arasında imzalanan 18.10.2012 tarihli protokol ile 24.04.2008 tarihli belirsiz süreli "... Satış Bayiliği Sözleşmesi"nin sona erdiği, yetkili tamirci sözleşmesini kapsamadığı, yetkili tamirci sözleşmesindeki fesih sürelerine uyulmadan davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği, buna göre davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinden davacının müspet zarar kapsamında kâr kaybını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporu kapsamında davacının, sözleşmenin feshinden sonra aynı nitelikte bir sözleşme yaptığına dair somut bir delil bulunmadığından nmakul sürenin 6 ay olacağının belirlendiği, davacının sözleşmenin feshinden önce yetkili bayi olarak çalıştığı dönemle, yetki sonrasıfaaliyetine devam ettiği özel servis olarak çalıştığı dönem arasındaki kazancın 20 11... yılları esas alındığında 6 aylık yetkili Bayi olarak verilen hizmet süresi net kazancı: 8.140,06 TL - özel servis hizmet süresi net kazancı: 2.634,68 TL = 5.505,39 TL kazanç kaybı olduğu, buna göre garanti kapsamındaki araçlara hizmet verilmemesi, yetkili tamirci hizmeti verilmemesi nedeniyle, yetkili tamirci ile özel servis arasındaki yedek parça ve işçilik ücretleri yönünden özel servis aleyhine mevcut fark nedeniyle mahrum kalınan karın 5.505,39 TL olduğu, yatırım maliyetleri olarak 101.106,94 TL, davacının görsel maliyetler için 7.138,91 TL olmak üzere toplam 113.751,24 TL olduğu, davacı elinde kalan yedek stok ve yedek parçalar nedeniyle alacak talebinde bulunduğu ve bilirkişi tarafından bu malzemelerin 73 adedinin fiyatları belirlendiğinden, fiyatları belirlenen malzemelerin sözleşmenin fesih tarihindeki bedeli olan 19.343,19 TL'nin malzemelerin davalıya teslim tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve hükümde belirtilen 73 adet malzemelerin davacı tarafından davalıya iadesine, davacı her ne kadar manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; sadece sözleşmenin fesih nedeniyle manevi tazminat talep edilemeyeceği, davacının uğramış olduğu zararlar var ise bunları maddi tazminat olarak talep edebileceği ve davacının manevi zararlarının bulunduğunu ispat edemediğinden koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 18.10.2012 tarihli prorokolün 4. maddesinin bayilik satış sözleşmesini kapsadığı, yetkili tamirci sözleşmesini kapsamadığı, yetkili tamirci sözleşmesindeki fesih sürelerine uyulmadan davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği anlaşılmakla, buna göre davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu, taraflar arasında 09.07.2007 tarihli yetkili tamircilik sözleşmesi kurulmuş olduğu, belirsiz süreli bu sözleşme, her iki taraf bakımından sürekli edimleri içeren bir sözleşme olduğundan, sözleşmenin feshinin etkilerini ileriye yönelik doğuracağı, davacının sürekli edim niteliğindeki ... marka araçların yetkili servis sıfatıyla, onarım işlemlerini gerçekleştirebilmesi için, bedelini davalıdan talep ettiği tamir ekipmanlarını bulundurmasının ve kullanmasının zorunlu olduğu, diğer ifade ile davacının borcunu ifa için bu ekipmanları zaten bulundurmasının gerektiği, bu masraflar sözleşmenin kurulabilmesi için veya kurulması aşamasında değil, sözleşme kurulduktan sonra borcun ifası için yapılan masraflar olduğundan maddi zarar altında davalıya yansıtılamayacağı, sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenebileceği, davalının karşılamakla sorumlu olduğu zararın, alacaklının müspet zararı olduğundan davacı menfi zararını isteyemeyeceği, dolayısıyla sözleşmenin kurulması için yapılan giderlerden olan yatırım maliyetleri, görsel maliyetler ve yedek parça maliyeti davacının menfi zararı kapsamında olup talep edilmesi yerinde olmadığından, mahkemece, bu yöndeki tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinden davacının müspet zarar kapsamında kar kaybını talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, taraflar arasında imzalanan yetkili tamirci sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.