Anahtar kelimeler: İdava İhya Başvurduğu Borcu Konya Durdurulan Prim Kuruma Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 4. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Kanun'un geçici 17. maddesi ve 14.01.2009 tarihli 27110 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren tebliğ hükmüne göre prim borcu nedeniyle durdurulan 01.07.1999 tarihli sigortalılığına ilişkin 6552 sayılı Kanun kapsamında ihya ederek yararlanmak için davalı Kuruma başvurduğu, davacının prim borcu hesaplanarak yasadan faydalandığı, davalı Kurum tarafından davacıya bağlanması gereken emekli aylığı 1.221,99 TL olduğu beyan edilmiş ise de 559,92 TL yani vad edilenin yarısının bağlandığı, davacı Kuruma yazılı müracaat etmesine rağmen davalı Kurumca herhangi bir yanlışlığın olmadığının belirtildiği iddiasıyla tahsis talep tarihindeki emeklilik maaşının yargılama yoluyla tespitine, aksi kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açtığı, yetkili mahkemelerin Akşehir Nöbetçi İş Mahkemesi olduğu, davacı kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığı, davacı 27.09.2016 tarihli banka protokol müracaatıyla 6736 sayılı Kanunun Ek-1 talebinde bulunmuş ve aylık miktarı bildirdiği 6736 sayılı Kanunun Ek-2 belgesinde, davacının alacağı yaklaşık aylık miktarının 1479 sayılı Kanunun 1. basamak kısmi yaşlılık aylığı olan 820,61 TL yazılacağı yere sehven 1. basamak tam yaşlılık aylığı olan 1.221,99 TL yazıldığı, bu bakımdan davacıya maaş talebini takip eden aybaşı itibari ile 699,83 TL kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla her ne kadar davacı tarafça 17.10.2016 tarihli tahsis talebi üzerine kendisinin 20.10.2016 tarihli karar ile bağlanan net 699,83 TL'lik yaşlılık aylığının kendisine vaad edilen yaşlılık aylığından düşük olduğundan bahisle yaşlılık aylığının tespitini talep etmiş ise de davacının 3179 günlük ihya ettiği sigortalılık süresine göre basamak yükselme seyrinin 31.12.19 90... olarak kabul edilmesi 30.09.20 08... olarak kabul edilmesi sonucu, basamak intibakından doğan fark primlerinin ödendiği 14.04.2018 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2018 tarihindeki aylığının (ek ödeme hariç) 781,20 TL olduğu ve Kurumca da bu tarihten itibaren ödenen aylığın 781,20 TL olduğu bu nedenle de davanın konusu kalmadığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA.Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yaşlılık aylığının 1.221,99 TL olması gerektiği, fark aylıklar bulunmasına rağmen eksik inceleme yapıldığı, aylık miktarının tespitinin gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından bağlanan aylıklar elektronik ortamda hesaplanmakta olduğu, sistem tarafından aylık hesabı yapılırken parametreleri değiştirmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla maaş hesabında herhangi bir hata olmadığı, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yaşlılık aylığının tespitine ilişkindir.1. Hukuk yargılamasında davanın açılmasındaki amaç, taraflar arasında mevcut olan uyuşmazlığın Mahkeme kararıyla kesin biçimde çözüme kavuşturulmasıdır. Ancak bazı durumlarda, davanın açılmasından sonra meydana gelen gelişmeler neticesinde, artık mahkemenin esas hakkında karar vermesine gerek kalmayabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesi uyarınca, mahkeme bu gibi hâllerde davanın esası hakkında hüküm vermeksizin karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Davanın konusunun kalmadığından bahsedebilmek için tüm tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gerekir.2.Somut uyuşmazlıkta davacı; 5510 sayılı Kanun'un Geçici 17. maddesi ve ilgili tebliğ hükümleri çerçevesinde durdurulan sigortalılığını ihya ederek yaşlılık aylığına hak kazandığını, ancak hak ettiği aylık tutarının 1.221,99 TL olması gerekirken hukuka aykırı şekilde 559,92 TL olarak bağlandığını iddia etmektedir. Yargılama süreci devam ederken davalı Kurum, davacının aylık basamağında düzeltme yaparak aylık tutarını 781,20 TL’ye yükseltmiştir.3. İlk Derece Mahkemesi; Kurumca tesis edilen bu işlem nedeniyle davanın tamamen konusuz kaldığı gerekçesiyle 'esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına' hükmetmiştir. Oysa ki; davacının talebi aylığın 1.221,99 TL’ye yükseltilmesi olup, Kurumun yaptığı güncelleme (781,20 TL) davacının talebini yalnızca kısmen karşılamaktadır. Dava, ancak Kurumca kabul edilen 781,20 TL’lik kısım yönünden ihtilafsız hale gelmiş olup; davacının talep ettiği 1.221,99 TL ile Kurumca belirlenen miktar arasındaki bakiye tutar yönünden uyuşmazlık ve hukuki yarar halen devam etmektedir. Bu durumda Mahkemece; uyuşmazlığın devam ettiği bakiye kısım yönünden işin esasına girilmesi, uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir hüküm tesisi gerekirken usulden red kararı verilmesi bozma nedenidir.4. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.