Anahtar kelimeler: Sözde Akdini Sonlandırıp Ermesi Firmanın Fabrika Düşük Müdürü Sürede Bordrolarda
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı firmanın 13 yıl fabrika müdürü sıfatıyla çalışmakta olan davacının iş akdini 31.01.2012 tarihi itibari ile düzenlemiş olduğu sözde bir sözleşme ile sonlandırıp kendisine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ödediğini, işin sona ermesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalı tarafından davacının çalıştığı sürede 2 ayrı ücret düzenlemesi yapıldığını, bordrolarda ve ...'ya yapılan bildirimlerde düşük miktarda ücret gösterildiğini, ...'ya davacı adına yatırılan primlerin ele geçen ücretin üzerinden değil resmi kayıtta gösterilen ücret üzerinden hesaplanarak yatırıldığını, emekli maaşının asgari geçim şartlarının altında tahakkuk ettirildiğini, davalı firmanın noter ihtarnamesine rağmen hiçbir telafi işleminde bulunmadığını iddia ederek davalının işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belgeyle ispatlanabileceğini, 12 yıl boyunca kayıtlara yansıtılan ücret ile ödenen ücret arasındaki farkı bilmemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, fark olsa bile gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığını bildirme görevinin davacıda olduğunu, bundan dolayı Kurumun sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
2-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ücretinin kayıtlara geçen kadar olduğunu, çalışanların başarılı olması durumunda periyodik olmayan bir şekilde primle ödüllendirildiğini, müvekkilinin hatasının bu primleri bankaya ödememesi olduğunu, ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin tazminat niteliğinde olmadığını, davacının eğitimli bir kişi olarak attığı imzanın ne anlama geleceğini bilebilecek durumda olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli kararı ile açılan davanın kabulüne; davacının davalı ...Tük. Mal. Zücc. San. Tic. A.Ş.'ye ait işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin 16.08.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 471,95 TL, 01.01.2000 - 30.06.2000 tarihleri arasında 553,63 TL, 01.07.2000 - 31.12.2000 tarihleri arasında 599,01 TL, 01.01.2001 - 30.06.2001 tarihleri arasında 705,65 TL, 01.07.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında 846,79 TL, 01.01.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında 1.119,37 TL, 01.07.2002 - 31.12.2002 tarihleri arasında 1.264,93 TL, 01.01.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında 1.542,91 TL, 01.01.2004 - 30.06.2004 tarihleri arasında 2.132,85 TL, 01.07.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında 2.239,49 TL, 01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 2.464,12 TL, 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 2.677,40 TL, 01.01.2007 - 30.06.2007 tarihleri arasında 2.836,23 TL, 01.07.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 2.949,68 TL, 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 3.067,67 TL, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 3.220,45 TL, 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 3.358,10 TL, 01.07.2009- 31.12.2009 tarihleri arasında 3.494,24 TL, 01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 3.675,76 TL, 01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 3.834,58 TL, 01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında 4.016,10 TL, 01.07.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 4.220,31 TL ve 01.01.2012- 01.07.2012 tarihleri arasında 4.469,90 TL brüt olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli kararı ile "...tüm dosya kapsamı, ... kayıtları, bordro tanık beyanları, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan TÜİK'ten celp edilen emsal ücret kayıtları, Dairemizin 2016/5 Esas 5 Karar sayılı ve ███████ 79... Karar sayılı kaldırma kararları, belirtilen kararlarımız uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama ve yapılan bilirkişi raporları, davacıya fesih tarihinde yapılan ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan ihbar tazminatı bordrosu, Yargıtay 10. H.D.'nin ███████ 86... /12257 Karar ve Yargıtay 21. H.D.'nin 2018/7 Esas █████████ Karar sayılı ilamları, birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında 25.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen dönemler ve ücretler kapsamında çalıştığı anlaşılmakla bu doğrultuda verilen Sigorta Primine Esas Kazanç tespiti ve yaşlılık aylığı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücrete göre düzenlenmesine dair kararın usul ve kanuna uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine.." dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77... . maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2 00... . maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtlan, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve ███████-480 Esas - ████████ Karar, 20.10.2010 gün ve ███████-481 Esas - ████████ Karar, 20.10.2010 gün ve ███████-482 Esas - ████████ Karar, 19.10.2011 gün ve ███████-608 Esas - ████████ Karar, 19.06.2013 gün ve ███████-1617 Esas - ████████ Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Bunun yanında; 6100 sayılı ...nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201. maddesinde ise "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; Mahkemece, sigorta primine esas kazancın tespiti yönünde hükme esas kılınan bilirkişi kurulu raporunda, davacının mesleki konumu, 13 yıllık kıdemi, 2010 yılı TÜİK verisi ve tanık beyanları dikkate alınarak sigorta primine esas kazanç hesaplanmak suretiyle karar verildiği anlaşılmış olup dava konusu talep edilen gerçek ücret yazılı delil ispat sınırı üstünde olup salt tanık beyanıyla ispatlanamayıp; yazılı delille ispat sınırının altında dahi olsa ücretin ispatı için tanık beyanları yanında yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcının varlığı da gerekeceğinden sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli kararı ile "...Mahkememizce verilen 2020/5 Esas ███████ Karar numaralı 30.03.2021 tarihli karar her ne kadar Yargıtay ilgili 10. Hukuk dairesinde bozulmuş bu kararı davalılardan ...'nın temyiz ettiği davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabul edildiği belirlenmiş ise de diğer davalı şirketin Mahkememizce verilen bu kararı temyiz etmediği, davacı lehine davalı şirket yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durumda ... numaralı dosyası ile birleşen ... 2. İş Mahkemesinin ████████ Esas numaralı dosyası ile açılan davanın davalı ... Moliya Dayanıklı Tüketim Malları Züccaciye San. ve Tic. A.Ş. yönünden kabulü ile 1-Davacının davalı ...Tük. Mal. Zücc. San. Tic. A.Ş.'ye ait işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin 16.08.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 471,95 TL, 01.01.2000 - 30.06.2000 tarihleri arasında 553,63 TL, 01.07.2000 - 31.12.2000 tarihleri arasında 599,01 TL, 01.01.2001 - 30.06.2001 tarihleri arasında 705,65 TL, 01.07.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında 846,79 TL, 01.01.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında 1.119,37 TL, 01.07.2002 - 31.12.2002 tarihleri arasında 1.264,93 TL, 01.01.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında 1.542,91 TL, 01.01.2004 - 30.06.2004 tarihleri arasında 2.132,85 TL, 01.07.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında 2.239,49 TL, 01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 2.464,12 TL, 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 2.677,40 TL, 01.01.2007 - 30.06.2007 tarihleri arasında 2.836,23 TL, 01.07.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 2.949,68 TL, 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 3.067,67 TL, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 3.220,45 TL, 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 3.358,10 TL, 01.07.2009- 31.12.2009 tarihleri arasında 3.494,24 TL, 01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 3.675,76 TL, 01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 3.834,58 TL, 01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında 4.016,10 TL, 01.07.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 4.220,31 TL ve 01.01.2012 - 01.07.2012 tarihleri arasında 4.469,90 TL brüt olduğunun tespitine, davalı ...Tük. Mal. Zücc. San. Tic. A.Ş.'nin tespit olunan gerçek ücretler üzerinden hesaplanacak davacıya ait ... prim fark bedelini, gecikme faizleri ve ferii borçları ile birlikte ilgili Kuruma ödemesine ve ilgili ... tarafından davacıya ait emekli maaşı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücret üzerinden değiştirilerek devamına. ███████ Esas numaralı dosyası ile birleştirilen ... 2. İş Mahkemesinin ... numaralı dosyası ile ... aleyhine açılan davaların reddine.." dair karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin yerine getirilmediği gibi usulü kazanılmış hakka da yanlış anlam verildiği anlaşılmakta olup eldeki davada davacının istemi bakımından, uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hak, Mahkemece, davacının iddia ettiği prime esas kazançların alt sınırdan veyahut bildirilenlerden fazla olduğu iddiası bakımından yapılacak araştırma yükümlülüğü yönünden doğmuş olup, uyulan bozma ilamı çerçevesinde araştırma ve irdeleme yapılması gerekirken, kararı temyiz etmeyenler bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." denilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli kararı ile "Mahkememizin ███████ ve bu dosya ile birleşen yine ... 2. İş Mahkemesinin ... numaralı dosyası ile açılan davaların kısmen kabulüne;
A) Davalı ... Mobilya Dayanaklı Tüketim Malları Züccaciye San. Tic. A.Ş. yönünden,
1-Davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı en son ay olan 2012 Ocak ayındaki gerçek aylık ücretinin net 3.300,00 brüt ücretinin 4.609,58 TL olduğuna, 2012 Ocak ayına dair 2.966,46 TL prime esas kazancın ... ya bildirilmediğine,
2-20.09.1999 - 31.12.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının talebini herhangi bir yazılı delil ile ispatlayamadığı anlaşıldığından bu döneme ilişkin talebin reddine,
B) Davalı ... yönünden Mahkememiz dosyası ile birleştirilen ... 2. İş Mahkemesinin ... numaralı dosyası ile açılan davanın reddine" karar verilmiş, düzenlenen tashih şerhi ile "davalı firmanın tespit olunan gerçek ücret üzerinden hesaplanacak davacıya ait ... prim fark bedelini gecikme faizleri ve fer'i borçları ile birlikte ilgili Kuruma ödemesi gerektiğine, ... tarafından davacıya ait emekli maaşı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücret üzerinden değiştirilerek devamına" dair hüküm fıkrası eklenmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...prime esas kazançların tespitine ilişkin eldeki davada, Sosyal Güvenlik Kurumunun yasal hasım konumunda olduğu, buna göre elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumunda olduğu dikkate alındığında; davalı ... ile zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalı şirket yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. " denilerek karar bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kısmen kabulüne;
Mahkememizin ... numaralı ve bu dosya ile birleşen ... 2. İş Mahkemesinin ████████ Esas numaralı dosya ile açılan davaların kısmen kabulüne;
Davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı en son ay olan 2012 Ocak ayındaki gerçek aylık ücretinin net 3.300,00 TL, brüt ücretinin 4.609,58 TL olduğuna, 2012 Ocak ayına dair 2.966,46 TL prime esas kazancın ... ya bildirilmediğine, davalı firmanın tespit olunan gerçek ücret üzerinden hesaplanacak davacıya ait ...'ya ait prim fark bedelini, gecikme faizleri ve feri borçları ile birlikte ilgili Kuruma ödemesi gerektiğine, ... tarafından davacıya ait emekli maaşı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücret üzerinden değiştirilerek devamına,
20.09.1999 - 31.12.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının talebini herhangi bir yazılı delil ile ispatlayamadığı anlaşıldığından bu döneme ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararının sadece davalı Kurum ile davacı arasındaki ihtilaf yönünden verildiğini, önceki dönem yönünden kazanılmış haklarının gözetilmediğini, bozma gereğinin yerine getirilmediğini beyan etmektedir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı ile müvekkili Kurum arasında ihtilaf bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!