Anahtar kelimeler: İtirazname Aranmaksızın İtiraza Görüşü Lehe Ret İhlali Suçlar Neticesinde Cümlesinde

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiİTİRAZNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaİTİRAZA KONU KARAR
: RetİTİRAZ EDEN
: Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıYargıtay 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KD-██████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİ5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma başlıklı 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; “İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,” (f) bendinde ise; “(Ek:█████/2019-███████ md.) soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,” hükümlerine yer verildiği, buna göre istinaf başvurusu üzerine inceleme yapan bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebilmesinin sadece 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin (g) ve (h) bentleri hariç anılan maddenin diğer bentlerinde yer alan hâller ve ayrıca soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlleri ile sınırlı olduğu, Bölge adliye mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi sonucu kanunda tahdidi olarak gösterilen bu hâller dışında BOZMA kararı verilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı; somut dosyada da İlk Derece Mahkemesince 13.04.2022 tarihinde, suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediği sabit olmadığından müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve bu karara karşı o yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve █████████ E. ████████ K. sayılı kararı ileOlayın görgü tanığı ...'ın bu beyanlarına mahkemece neden itibar edilmediği denetime olanak verecek şekilde ve somut olarak açıklanmadan,SSÇ ile katılan ... gerektiğinde duruşmada yüzleştirilerek olay günü gözcülük yapıp dışarıda bekleyen ve daha sonra kaçan kişinin SSÇ Alican olup olmadığı sorulmadan,Aynı olayda suça konu eşya ile yakalan ve davası İstanbul Anadolu 41.Asliye Ceza Mahkemesinde ████████ esas sırasında yargılaması bulunan sanık ...'na ilişkin bu dava ile birleştirilmesi, mümkün olmaması halinde anılan dava dosyasının bir sureti dosya arasına konularak deliller birlikte değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,Nedenlerine dayalı olarak 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e ve 289/1-e maddeleri uyarınca bozma kararı verildiği; ancak kararda yer verilen bozma sebepleri, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin (e) ve (f) bentleri ile aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin (g) ve (h) hariç diğer betlerinde yer alan bozma kararı verilmesini gerektirir tahdidi olarak gösterilen nedenler arasında yer almadığından, bozma kararının kanuna açıkça aykırılık hâli oluşturduğu, bu durumda bozma kararı verilemeyeceğine göre, bozmaya konu edilen hukuka aykırılıkların aslında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak giderilmesinde zorunluluk bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine Kanunda tahdidi olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilip, usûl hükümlerine aykırı şekilde dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak ilk hükümde tayin olunan ceza artırılıp yeniden hükümler kurulduğu, bu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE dair bölge adliye mahkemesi kararının CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olduğunun kabulünün, usûl hükümlerine açıkça riayetsizlik hâlinin kanun yolu başvuru hakkının ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağı, bir başka deyişle, bölge adliye mahkemesince verilmesi hâlinde temyizi kabil olacak hükümlerin, usûle aykırı bozma nedeniyle kesin hüküm niteliğini aldığı; bu bağlamda suça sürüklenen çocuk hakkındaki bozma sebeplerinin kanunda tahdidi olarak sayılan hâllere ilişkin olmaması nedeniyle usûl hükümlerine açıkça aykırı olduğu, kanun yolu başvuru hakkını ortadan kaldıracak mahiyetteki bu usûle aykırılığın temyizen incelemeye konu edilebileceği, hukuk düzeninde sonuç doğuran nihai karar olması itibarıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.05.2024 günlü ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararının bu nedenle temyizen incelenip, 14.03.2023 tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin bozma kararında yer verilen hukuka aykırılıklar ile ilgili olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre yeniden hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmadan, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı ve sonrasında da incelemeye konu esastan ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek; bu kapsamda, bölge adliye mahkemesinin bozma kararı sonrasında cezaları artan suça sürüklenen çocuk hakkında müdafiinin ve kendisinin temyiz istemlerinin esastan incelenmesi ve açıklanan nedenlerle istnaf kararının bozulması gerektiği gözetilmeden, istinaf bozması sonrası kurulan hükümdeki ceza miktarları dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemlerinin REDDİNE karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.II. GEREKÇEİstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verildiği; anılan karara yönelik o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 35/2, 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 116/1, 119/1-c, 31/3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu karara yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla;Dosya kapsamına göre; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 14.03.2023 tarihli kararında;"Olayın görgü tanığı olup soruşturma aşamasında alınan beyanında dışarıda gözcülük yapan şahsın yüzünü de gördüğünü ve ismini ... olduğunu öğrendiğini beyan eden ...'ın duruşmada mahkemece alınan beyanında da" Olay günü sabah saat 06:30 civarında annemin sesine uyandım. Hırsız var diye bağırdı. Bende kalktım ev içerisinde 17-18 yaşlarında bir erkek şahıs gördüm. Bu kişi camdan atlayarak kaçtı. Ben de peşinden camdan atladım. Dışarıda bir kişi daha içerideki şahsı bekliyordu. İkisi birlikte kaçtılar. Atladıktan sonra ikisinin yüzlerini görmüştüm. Yine eniştem ... eve giren şahsı evin bulunduğu mahallede yakaladı. Daha sonra bu olay sebebiyle karakola gittiğimizde karakolda diğer şahsı da gördüm ve teşhis ettim." şeklinde belirttiği gözetildiğinde ...'ın bu beyanlarına mahkemece neden itibar edilmediği denetime olanak verecek şekilde ve somut olarak açıklanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,SSÇ ile katılan ... gerektiğinde duruşmada yüzleştirilerek olay günü gözcülük yapıp dışarıda bekleyen ve daha sonra kaçan kişinin SSÇ Alican olup olmadığı sorulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,Aynı olayda suça konu eşya ile yakalan ve davası İstanbul Anadolu 41.Asliye Ceza Mahkemesinde ████████ esas sırasında yargılaması bulunan sanık ...'na ilişkin bu dava ile birleştirilmesi, mümkün olmaması halinde anılan dava dosyasının bir sureti dosya arasına konularak deliller birlikte değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi," şeklinde belirtilen nedenlere dayanılarak ilk derece mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de;7188 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (f) bendinde; "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup bu yasal düzenlemenin madde gerekçesinde; "Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen yeni (f) bendiyle, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma yetkisine yenisi eklenmektedir. İzin, talep veya karar ve uzlaştırma veya kovuşturma şartının gerçekleşmemesi yahut ceza ilişkisini sona erdiren önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmaması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hallerinde dairece hukuka aykırılığın giderilmesi amacıyla hükmün bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesine imkan tanınmaktadır. Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu olmasından amaç, bir dosyada verilecek kararın diğer dosyadaki kararı da etkileyecek olmasıdır." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.Anılan madde metni ve yasal düzenleme gerekçesi nazara alındığında; Bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği sınırlı hâllerden birisini düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 280/1-f maddesi uyarınca bozma kararı verilebilmesi için bir dosyada verilecek kararın diğer dosyadaki kararı da etkileyecek olduğunun ortaya konulması sonrası davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu görüldüğünün belirtilmesi gerekirken; somut dosyada, istinaf incelemesi yapılan dava ile birleştirilmesi gerektiğinden bahisle bozma gerekçesi olarak belirtilen -aynı olayın yaşı büyük faili ... hakkında İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı- yargılama dosyasında, 02.03.2023 tarihinde (istinaf karar tarihinden önce) karar verildiğinin, dolayısıyla istinafen incelenen dosyada, davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu görüldüğünden bahisle bozma kararı verilemeyeceğinin, zira ortada ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir davanın bulunmadığının, hâl böyle olunca eksik kovuşturma nedenlerine dayalı olarak verilen diğer bozma nedenleri bakımından da Bölge adliye mahkemesinin bozma kararı vermesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunun kabulünün gerektiğinin, böylelikle verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediğinin anlaşılması karşısında; bölge adliye mahkemesince Kanunun kendisine vermediği bir yetkiye dayanılarak verilen bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince hükmolunan ceza miktarları dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a ve 298. maddeleri gereği suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi durumunda, temyiz yoluna başvuru haklarının engellenmiş olacağı ve bu durumun mahkemeye erişim hakkının ihlâli olduğu değerlendirilmekle; suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararın temyizinin mümkün olduğunun kabulü gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmış; bu doğrultuda yapılan temyiz incelemesinde, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 14.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenmiş, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARAR1- Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,2- 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı -kararın temyizinin mümkün olmadığından bahisle verilen- ret ilâmının KALDIRILMASINA,3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.05.2024 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararının, Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle, İtirazname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.