Anahtar kelimeler: Bayiliği Erme Bitim Ereceğinin Mutabakatı Perakende Akdedildiğini Sunduğu Edebileceğinin Protokolünün

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında █████/2012 tarihinde "Perakende Satış Bayiliği Sözleşmesi" akdedildiğini, █████/2021 tarihinde imzalanan sözleşmenin 5.2. Maddesinde sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunun ve tarafların ortak mutabakatı ile sözleşme bitim tarihinden bir ay önce yeni sözleşme veya devam protokolünün imzalanarak sözleşmeye devam edebileceğinin aksi halde sözleşmenin sona ereceğinin yazılı olduğunu, sözleşmenin sona erme tarihinin █████/2017 olduğunu, taraflarca █████/2017 tarihinden önce yeni anlaşma sağlanmadığını ancak ilişkinin 2022 Kasım ayına kadar devam ettiğini, 2022 Kasım ayında davalının neden olmaksızın müvekkiline mal vermeyi kestiğini ve müvekkilinin sözleşme gereğince başka yerden mal alamadığından ticari faaliyetlerinin etkilendiğini, davalının sözleşmenin 25.2. Maddesi uyarınca .... Noterliği'nin ... yevmiye ve █████/2023 tarihli Fesih Bildirim İhbarnamesini müvekkiline gönderdiğini, müvekkilince davalıya .... Noterliği'nin ... yevmiye ve █████/2023 tarihli sözleşmenin feshinin kabul edilmeyeceğine ve mal tedarikine başlanılmaması halinde hukuki yollara başvurulacağını bildirir ihtarnamenin gönderildiğini, bunun üzerine davalının █████/2023 tarihinde 44 adet fatura kestiğini ve 44 koli gönderileceğinin bildirildiğini, fesihten sonra yapılan sevkiyatın hatalı olduklarını düşündükleri ancak gönderimin yapılmadığını, tüm bu nedenlerden müvekkilinin 2023 yılı Eylül ayında kapatmak zorunda kaldığını, diğer yandan müvekkili ile ... AVM arasında imzalanan █████/2011 tarihli kira sözleşmesinde bahse konu mağazanın ... markasının mağazası olarak kullanılacağı yazılı olduğundan, davalının bayilik sözleşmesini feshetmesi nedeniyle faaliyet gösterdiği markada kiracı olmasından kaynaklı haklarını kaybettiğini, müvekkilinin ... AVM'nin açılışından beri kiracı olarak bulunması nedeniyle kira bedelinin diğer kiracılara göre düşük olduğunu ve AVM'de boş mağaza bulunmasının imkansız olması nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararın büyük olduğunu, ayrıca davalının müvekkili şirket yetkilisi ... ... ... hakkında marka hakkının ihlali iddiası ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma sayılı dosyası üzerinden şikayette bulunduğunu ve ticari itibarını zedelediğini, işbu dosyanın ... Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2023/... E. sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini iddia ederek; davanın kabulünü, müvekkilinin uğradığı zararlara karşılık şimdilik 5.000-TL maddi tazminatın fesih ihbarnamesi tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, müvekkilinin yoksun kaldığı kar nazara alınarak şimdilik 5.000-TL maddi tazminatın fesih ihbarnamesi tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, müvekkilinin uğradığı manevi zararlara karşılık 500.000,00-TL manevi tazminatın fesih ihbarnamesi tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı Vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun sonlandırıldığını, tarafların sözleşme süresinin dolmasına rağmen aralarındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, davalının müvekkilinin yaptığı fesih bildiriminden sonra müvekkili marka haklarını ihlal ederek satış yapmaya devam ettiğini, bu nedenle taraflarınca suç duyurusunda bulunduklarını, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu ve bu nedenle sözleşmenin 25.8. Maddesi uyarınca davacıya ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme hükmüne uygun olarak bitiş tarihinden bir ay önce feshettiğini, fesih bildiriminden sonra bir ay süre ile taraflar arasındaki ticari ilişki devam ettiğinden █████/2023 tarihinde sözleşme gereği olarak sevkiyat yapıldığını ve fesih bildiriminden bir ay sonra ticari ilişkinin sonlandırıldığını, davacının bu hususu fesihten dönme olarak yorumladığını, diğer yandan davacının geçerli bayilik sözleşmesi bulunmadan seneler boyunca müvekkiline ait ürünleri sattığını, bu nedenle davacıdan tazminat talep edebileceklerini, davacının 5 yıllık süreden sonra sözleşmenin geçerli olmadığı iddiasından sonra sözleşme hükümlerine dayalı olarak talepte bulunmasının çelişki yarattığını ve haksız kazanç göstergesi olduğunu, davacının mağazayı kapatmak zorunda kaldığından maddi zararının oluştuğu iddiasının ispatlayamadığını, son olarak müvekkilinin █████/2018 yazılı bildiriminde Kasım 2018 tarihi itibariyle mağazada yenileme yapılmasını ihtar ettiğini ancak davacının yapmaması sebebiyle sevkiyatın kısıtlandığını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin; █████/2024 tarih, ... Esas ve 2024/... Karar sayılı gerekçeli kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin ████████ esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı tanığı ...'ın tanık olarak beyanının alınması amacıyla ... Asliye Ticaret Mahkemelerine talimat yazıldığı, talimatımızın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilerek ... Talimat sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat Sayılı Dosyasının █████/2025 Tarihli Duruşmasında Davacı Tanığı ...'ın (TCKN: ...) Dinlenildiği, Tanığın; "Davacı şirkette mağaza yetkilisi olarak çalışmaktayım, 2022 yılının Kasım-Aralık aylarında mevcut sevkiyatların bir anda davalı tarafça kesilmesi söz konusudur, █████/2023 tarihinde karşı taraf bize sözleşmenin fesih edildiğine dair bir evrak geldi, karşı tarafla iletişim kurmaya çalışsak da bir dönüş olmadı, █████/2023'de ay sonunda biranda 44 koli ürün geldi, halbuki bize sözleşmeyi feshettiklerini söylemişlerdi ve bu süreçte iletişime geçememiştik, markamıza bakan kordinatör ... ... beyle iletişime geçmeye çalıştık, ondan da herhangi bir dönüş alamadık, firma sahibimiz ... Bey karşı tarafla iletişim kurmaya çalıştı, ancak karşı taraftan bir yanıt alamadık, bize gelen 44 koli ile mevcut satışımıza devam ettik, fesihten sonra niçin bu kolilerin gönderildiğine dair bize yanıt vermemiştir, tam tarihini hatırlamamakla birlikte yine aynı yıl içerisinde mağazamıza karşı tarafın avukatları ve bilirkişi ekibiyle geldi, bir araştırma yapıldığını sanıyorum, yaklaşık 1 ay sonra da sahte ürün sattığımıza dair memurlarla iş yerimize geldiler, ürünler sahte değildir, tamamen elimizde olan ürünlerin satışını yapmaktaydık, Avm'nin baskısından sonra şirketin kapatma kararı verildi, daha sonra işten ayrıldık, sanırım bu olaylar Eylül ayında gerçekleşmişti, Bize geldiğini söylediğim memurlar sevil polis memurlar sivil polis memurlarıdır, tutanak tutulmuştur, evrakı ben gördüm, ... Holding'den gelmişti, evrakta sözleşmenin feshedildiği yazılıydı, ben ... ... döneminde çalışmaya başladım, öncesini bilemiyorum, gelen memurlar genelde o bölgedeki sahte ürün şikayetleri üzerine denetime çıkan memurlar olarak bildiğim için bize geldiğinde de bu tür şikayetten geldiğini anladım, zaten geldiklerinde de sadece ... ... markalı ürünlerin denetimini yapıp tutanak tutuldu, tutanakta imzam mevcuttur, Avm ile olan sözleşmemiz güncellenmişti, konsepti büyütme adına yeni girişimlerimiz fesihden önce de söz konusuydu, Avm ile girişimleri vardı, Avm içinde dükkan bakıyordu, ancak ... Tekstilde fesih sürecimiz gündeme gelince Avm ile ilişkilerimiz bence zora girdi, net bilgim yoktur, fesihe gerektirecek hiçbir olumsuz durum yaşanmamıştır, net bilmemekle birlikte patronumuz ... Holding'in kordinatörleriyle mağazanın değişikliği hususunda masaya oturmuşlardı ve süreçte konseptin mağaza metrekaresine uymadığı için daha da bekletilebileceği iletilmişti, mağaza sahibimiz de Avm'de yeni bir dükkan arayışı içerisindeydi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 Tarihli Duruşmasında Davalı Tanığı ... ... ... (TCKN: ...) Dinlenildiği, Tanığın; "Ben davalı şirkette bayiler koordinatörü olarak 2021 yılının Mart ayından beri çalışmaktayım, halen çalışmaya devam ediyorum, ben ...'in yaklaşık 10 yıl mağaza müdürlüğünü yaptım, ... davalının markasıdır, 2021'den beri koordinatörlük yapmaktayım, yaklaşık 3 yıldır yeni bayilik verilmiyor, bunun için kriterler katı hale geldi, davalı ... Merkez'de tek bayi idi ancak markanın kendine ait mağazaları da vardı, yine merkezde ...'de ...'de vardı (3 adet), ekstra ...'da davacı gibi bir bayi vardı, bayi açılan yer herhangi bir şekilde tek satıcı veya farklı mağaza açılmayacağına dair garanti verilmiyordu, davacı sadece ... markalarını satıyordu, bildiğim kadar ile sözleşme tarihin 2012'dir, davacı ... AVM'de çalışıyordu, kira sözleşmelerini tüm bayileri kendisi yapar bizim dahilimiz olmaz, öğrendiğim kadarı ile 2018'de davacıya renovasyon talebi iletildi ancak herhangi bir aksiyon alınmamış, benim bayilik koordinatörlüğüne geldiğim zaman fesih koşulları konuşulmuş vaziyetteydi, davacıya gönderilen renovasyon talepleri karşılık görmediğinden sözleşme feshedilecekti, her bayiden 5 yılda bir bu şekilde konseptin yenilenmesi istenir, davacı bunu kabul etmediğinden 2023'de sözleşmesi feshedildi, ... davacı ile çalışmaya başladıktan sonra 3. Kez konsept yaptı, davacı ilk konseptte kalmıştır, bunun üzerinde olan değişiklikleri yerine getirmemiştir, davacının bulunduğu konseptte başka bir mağaza kalmamıştır, hepsi renovasyon yapmıştır, son fesih ile birlikte ürün sevki gerçekleştiğini hatırlıyorum, yaklaşık 1 ay süre verildiğinden bu arada satış yapılır diye sevkiyat yapılmıştır, kendileri de bu sevkiyatı kabul ederek satışları gerçekleştirdi, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.Konu Uzmanı, Tekstil Mühendisi ve Mali Müşavir Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin █████/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2022-2023 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2022-2023 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı ile davalı arasında açık hesap yönünden herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacının 2023 yılında 808.687,59-TL kar elde ettiği bu rakamın son 3 yıla ait davacı kar ortalamasının (288.659,14-TL) üzerinde olduğu davalı tarafın fesih sonrası sözleşme bitene kadar ürün gönderdiği göz önüne alındığında davacı tarafın maddi zararının olmadığı, davacının talep ettiği denkleştirme tazminatı ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği itibarıyla atipik/sui generis bir bayilik sözleşmesi olduğu ve somut olaya uygulanacak hükümlerin bu sözleşme kapsamında tespit edileceği. taraflar arasındaki █████/2012 tarihli sözleşme her ne kadar 5 yıllık ise de sürenin sona ermesinden itibaren tarafların 2018–2023 arasında düzenli mal sevkiyatı, sipariş, mağaza tadilatı ve yeni sezon ürün gönderimleri gibi karşılıklı icap–kabul niteliğindeki davranışları nedeniyle sözleşmenin aynı şartlarla devam ettiğinin kabul edilebileceği,davalı tarafın █████/2023 tarihinde keşide ettiği ve .... Noterliği'nce gönderilen fesih ihbarnamesi ile sözleşme ilişkisinin, sözleşmenin 25.2. maddesi uyarınca █████/2023 tarihi itibarıyla geçerli şekilde sona erdiği, fesih bildirimi ile fesih tarihi arasında geçen süreçte yapılan ürün sevkiyatları ve faturaların, sözleşmenin olağan uygulanmasının devamı niteliğinde olup bir zımni uzatma iradesi olarak kabul edilemeyeceği, sözleşmede davalının 25.2. madde kapsamında feshi hâlinde davacı lehine herhangi bir tazminat hakkı öngörülmediği, aksine davacının feshe bağlı hak ve tazminat talep etmeyeceğini açıkça kabul ettiğinin görüldüğü, bu nedenle davacının ileri sürdüğü maddi zarar, kâr mahrumiyeti, portföy/denkleştirme tazminatı, kiracılık hakkı kaybı ve manevi tazminat gibi kalemlerin yerinde olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.DELİLLER
:-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası-... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma sayılı dosyası-... Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2023/... E. sayılı dosyası-Davacı vekili tarafından sunulan; █████/2012 tarihli Perakende Satış Bayiliği Sözleşmesi sureti, .... Noterliği'nin ... yevmiye ve █████/2023 tarihli Fesih Bildirim İhbarnamesi sureti, .... Noterliği'nin ... yevmiye ve █████/2023 tarihli cevabi ihtarname sureti ve tebliğ evrakı, 44 adet fatura sureti, mail yazışmaları-Davalı vekili tarafından sunulan; Marka Tescil Belgesi sureti, █████/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesi sureti, Marka Yenileme Belgesi sureti, Tasarım Yenileme Belgesi sureti, Tasarım Sicili, .... Noterliği'nin ... yevmiye ve █████/2023 tarihli Fesih Bildirim İhbarnamesi sureti ve tebliğ evrakı, mail yazışmaları-Türkiye Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı-... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait vergi beyannamelerini içerir müzekkere cevabı-... ... A.Ş. ... Avm Şubesi'den gelen kira sözleşmesinin █████/2023 tarihi itibariyle geçerli olacak şekilde feshedildiğini bildirir müzekkere cevabı-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tanık beyanı-Bilirkişi raporu-Arabuluculuk son tutanağı-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalının olağan feshi ile sona erip ermediği, fesih iradesinden eylemli olarak dönülüp dönülmediği, varsa bu durumun davacı bayi nezdinde güven doğurup doğurmadığı, varsa bu aşamadan sonraki feshin eylemli fesih olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının zarar edip etmediği, davalı feshinin haksız olup olmadığı, netice olarak sözleşmenin ayakta olduğu son dönem ve fesih sonrası için oluşan fiili zarar, yoksun kalınan kar ve manevi zararın davalıdan tahsili taleplerine yöneliktir.Bayilik sözleşmesi kanunlarımızda özel olarak düzenlenmediği gibi bayilik sözleşmesinin feshi de düzenlenmiş değildir. Öğretideki tanıma göre, bayilik sözleşmesi çerçeve niteliğinde, sürekli, üretici malların tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede satmak üzere bayiye göndermeyi, buna karşılık olarak bayi de, üreticinin dağıtım ağına dâhil olarak sözleşme konusu mal veya hizmeti kendi adına ve hesabına satmak ve bu mal ile hizmetlerin sürümünü arttıracak faaliyetlerde bulunmak yükümlülüğünü üstlenir.Fesih olağan fesih ve olağanüstü fesih olarak ikiye ayrılır. Olağan fesihte sözleşme, herhangi bir sebep gösterilmesine gerek olmaksızın fesih beyanının muhataba ulaştıktan belirli bir süre geçtikten sonra sona erer. Olağan üstü fesih ise haklı sebeplerin varlığı halinde mümkün olup, fesih beyanın muhatabına ulaşmasıyla birlikte sözleşme derhal sona erer.Kanunda düzenlenmiş olan sürekli borç ilişkilerinde tarafların her birine sözleşmeden tek taraflı olarak kurtulabilme imkânı tanınmıştır. Bu imkân, sürekli borç ilişkilerinin niteliği gereği sona erme düzenlerini yapılarında taşımamalarından kaynaklanır. Bu nedenle, kanunda düzenlenmemiş bütün belirsiz süreli sürekli borç ilişkileri bakımından da bu imkânın mümkün olduğunu kabul etmek gerekir.Bayilik sözleşmesi de, belirli veya belirsiz süreli olması fark etmeksizin, haklı sebeplerin ortaya çıkması halinde ileriye etkili olarak sona erdirilebilir. Buna göre haklı bir sebebin varlığı hâlinde taraflardan her biri belirli veya belirsiz süreli bir bayilik sözleşmesini, her zaman feshedebilir. Olağanüstü fesih olarak adlandırılan haklı sebeplerden dolayı fesih, sözleşmede kararlaştırılan bir sebebe dayalı olarak ya da tarafların şahsından veya taraflar dışında bir sebebe dayanarak bayilik sözleşmesini vaktinden önce ileriye etkili olarak sona erdirmektedir. Haklı sebep, fesih hakkını kullanan taraf bakımından bayilik sözleşmesini devam ettirmesini dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenemeyecek duruma sokan ve çekilmez bir hâle getiren olgu ve olayları ifade etmektedir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, haklı sebeple fesihte, fesih sebebinin karşı tarafa bildirilmesi zorunlu değildir. Fesih beyanı zamanında objektif olarak bir sebebin varlığı yeterlidir.Taraflar arasında █████/2012 tarihinde bayilik sözleşmesi imza edilmiştir. Sözleşmenin;5.2. maddesine göre sözleşme 5 yıl süreli olup davalı yan 30 gün önce bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilecektir. Yine 1 aylık süre 25.2. maddede de fesih hakkı olarak tekrarlanmıştır.6.1. maddesine göre sözleşme belirli bir bölge veya yer için davacıya münhasırlığa dayalı bir hak vermemektedir.6.2. maddesine göre davalı aynı yer veya bölgede başkaca bayilik ilişkileri kurabilecektir.6.3. maddesine göre davacı ürünleri perakende satma hakkına sahip olup toptan satış yapamaz.7.3. maddesine göre davacı bayi kendi adına ve hesabına hareket edecektir.Davacı yan ilk 5 yıllık süresinin dolması ile sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, bu nedenle 1 aylık feshi ihbar süresini içeren sözleşme hükmünün yürürlükte olmadığını, davalının fesih hakkına sahip olmadığını, feshin geçersiz olduğunu, fesihten sonra toplu mal gönderimi üzerine fesihten örülü olarak dönüldüğünü, bu durumun güven oluşturduğunu, sözleşmeye devam iradesinin bulunduğunu, aksinin kabulü halinde ilgili hükmün genel işlem koşulu mahiyetinde olup geçersiz olduğunu, sonrasındaki eylemli feshin haksız olduğunu, haksız fesihten dolayı yoksun kalınan kar, kiracılık hakkının boşa çıkması ve fiili zarara dayalı maddi zararlar ile denkleştirme tazminatının, manevi zararların tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Taraflar arasındaki sözleşme beş yıl süreli olup devam eden ilişki kapsamında belirsiz süreli hale gelmiştir. Davalı yan sözleşmenin 5.2 ve 25.2 maddeleri uyarınca 1 aylık önel kapsamında sözleşmeyi █████/2023 tarihli ihtarname ile tebliğden itibaren 1 aylık süre sonrasında geçerli olmak üzere feshetmiştir.Davacı yan █████/2023 tarihli yüklü gönderinin durumda bir değişiklik doğurup doğurmadığını mail yoluyla davalıdan sormuş ve talebin marka ekibinden geldiği cevabını almıştır. Fesih öneli içerisindeki sürede teslim edilen malın, fesihten dönme iradesine yönelik olup olmadığı davacı tarafça sorgulanmış ve olumlu bir cevap alınmamıştır. Dolayısıyla davacıda sözleşmenin devamına yönelik haklı bir güven oluşturulduğundan söz edilemeyecektir.Davacı, davalıya yana çektiği █████/2023 tarihli ihtarname ile fesih iradesini kabul etmediğini, █████/2021 tarihinde konsept değişikliği talebinin karşılandığını, Aralık 2022 itibariyle de mal tesliminin yapılmayıp tedarike son verildiğini bildirmiştir. Davalı yan her ne kadar ihtarnamesinde fesih sebeplerine dayanmasa da feshin temel manada sözleşmenin 8.4, 8.5 maddelerine dayalı şekilde davacının konsept değişikliği yükümlülüğünden daha önceden de uyarılmasına rağmen sonuç alınamadığını cevap dilekçesinde bildirmiştir. Yine Aralık 2022 tarihindeki mal tedarikine dair uyuşmazlık da tanık ve taraf beyanları ile sabittir. Bu tespit ve savunmalar önelli feshin denetimini ve yerindeliğini ortadan kaldırmasa da davalının sözleşme ile tanınan 1 ay süreli, tek taraflı fesih hakkının genel işlem şartı ve tek taraflı dengesizliğe sebep olup olmadığı, davacı için uygun zamanda yapılıp yapılmadığı noktasında dikkate alınmalıdır.Taraflar tacir olup, sözleşme imzalanırken basiretli davranıp, sözleşmede öngörülen edimlerin sonuçlarını düşünmek zorundadırlar. Sözleşme, tarafların adeta yasası hükmündedir. Ahde vefa ilkesi gereğince taraflar sözleşme hükümlerine uymakla yükümlüdürler. Sözleşmede tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenip feshin şartları kararlaştırılmıştır. Tacir olan davacının feshe ilişkin sözleşme hükmünün TBK'nın 25. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı olduğunu ileri sürme hakkı bulunmamaktadır. Kaldı ki; sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olsa bile TBK'nın 20 vd maddeleri uyarınca, genel işlem koşulu içeren sözleşme yapılması mümkündür. Bu tür sözleşmelerdeki hükümlerin geçersiz kabul edilebilmesi için aynı Kanun'un 25. maddesi uyarınca içerik denetimi yapılması gerekir. Tarafların her ikisi de tacir olup feshe ilişkin hükümlerin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. Bu itibarla sözleşmenin, feshe ilişkin hükümlerinin davacının durumunu dürüstlük kuralına göre ağırlaştıran haksız şart niteliğinde olduğundan da söz edilemez.Yukarıda değinildiği gibi taraflar esasında sözleşmeye devam edilip edilmeyeceğine dair kararı 5 yıllık uzama süreçlerinde konsept ve mal tedariki uyuşmazlıkları ile Aralık aylarında yaşamış ve sonuç alamamışlardır. Dolayısıyla davalıya tanınan tek taraflı fesih hakkının da bu süreçte gündeme geldiği, taraflar arasında uyuşmazlıklar doğduğu zaman kullanıldığı, 1 aylık sürenin makul ve yeterli bir süre olduğu, içinde bulunulan Aralık 2022 tarihi itibariyle gerçekleşen uyuşmazlık ve yaklaşık bir ay sonra gelen fesih iradesinin davacı için uygun olmayan bir zaman teşkil etmediği, fiilen zarara düşmemek için bu sürecin muhtemel sonuçları karşısında basiretli ve ihtiyatlı davranması gerektiği, dolayısıyla davalının olağan feshinin dayanağı sözleşme hükmünün geçerli olup davacı için zor durum yaratmadığı, salt buna dayalı olarak doğan bir maddi zararın tespit edilmediği, nitekim sözleşme süresi sonuna kadar mal tedarikinin devam ettiği ve elde kalan ürünlerin iadesi halinde satış bedellerinin ödeneceğinin davacıya fesih ihtarında bildirildiği, uyuşmazlıkların doğduğu bir süreçte basiretli hareket etmesi gereken davacının olağan fesih sürecinin sonuçlarını öngörmesi gerektiği, bir aylık sürenin makul ve yeterli olup dengesizliğe sebep olmayacağı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının herhangi bir neden belirtilmeksizin ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğine, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olmasına, davalının sözleşmeye göre fesih hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmamasına, hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte tespit edilen maddi zararın da ortaya çıkmadığı, ekonomik değeri bulunan kiracılık hakkının salt olağan fesihle sona ermesine dayalı somut ispat bulunmasa da bu ihtimalde dahi fesih hakkını sözleşmeye uygun kullanan davalıya kusur olarak yüklenemeyeceği görülmekle davacının maddi zarar taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının kişilik haklarının ihlal edildiğine dair bir tespit de bulunmadığından manevi tazminat talebi de reddedilmiştir.Davacının bir diğer talebi denkleştirme tazminatına yöneliktir. Sözleşme olağan fesih ile sona erdiğinden şartların bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Acentelik sözleşmesinin sona ermesi üst başlığı ve Denkleştirme istemi alt başlığı altında 122 nci maddesinde denkleştirme tazminatı düzenlenmiştir. Buna göre Kanun'un "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. (5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." hükmünü düzenlemektedir.Taraflar arasındaki █████/2012 tarihli "Perakende Satış Bayiiliği Sözleşmesi"nde taraflar arasındaki ilişki, bayilik olarak nitelendirilmiştir. Mahkememiz tarafların hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmasa da imza edilen sözleşmede bağımsız tacir yardımcısı konumunda olan acenteliğe dair herhangi bir atıf veya benzerlik bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre davacı, kendi adına ve hesabına hareket etmektedir. Oysa acente müvekkili adına ve hesabına hareket ederek aracılık yapar veya sözleşme imzalar.Tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinde de denkleştirme tazminatı talep edilebilir. Tekel hakkından bayilik verenin ürünlerini belirli bir yer veya bölgede pazarlama, dağıtma, satma yetkilerini sözleşme süresince münhasıran bayiye bırakması, o yerde bu ürünün pazarlanması, dağıtımı ve satışı için başka bir kişiyi tayin etmemesi anlaşılmalıdır. Oysa taraflar arasındaki sözleşme ile davacıya yer veya bölge bakımından münhasırlık avantajı da sağlanmamış, tekel hakkı verilmemiş, başka bayilik açılması da davalının inisiyatifine bırakılmıştır. Dolayısıyla sözleşmedeki bu hükümlerden davacıya bir inhisar hakkının verilmediği, TTK'nın 122/5. maddesinde belirlenen şartın oluşmadığı anlaşıldığından, denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 732,00-TL maktu harcın 8.709,53-TL peşin harçtan düşümü ile artan 7.977,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan toplam 580,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat yönünden 45.000,00-TL; maddi tazminat yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...e-imza e-imza