Anahtar kelimeler: Satımdan Kestiğini Alımsatımına Otomotiv Tevzi Yedek İçerikleri Parça İtirazda Noter

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirket ile davalı Şirket arasında otomotiv yedek parça alım-satımına ilişkin ticari faaliyet gerçekleştirilmiş olup işbu ticari faaliyet neticesinde davacı, davalı şirkete teslim etmiş olduğu ürünlere ilişkin faturaları süresi içerisinde kestiğini, davalı şirket tarafından ilgili faturalara karşı noter ihtarnamesi ile 8 gün içinde herhangi bir itirazda bulunulmamış olup TTK 21/2 gereği bu fatura içerikleri davalı şirket tarafından kabul edildiğini, davalı şirket, teslim almış olduğu ürünlere ilişkin kesilen fatura tutarlarını ödemediğinden davacıya, işlemiş faizi ile birlikte toplam 650.955,78 TL cari hesap borcu bulunduğunu, davalı şirket tarafından davacı şirketin cari hesap borcu faturaya rağmen ödenmediğinden, 10.10.2024 tarihinde tarafımızca davalı borçlu şirkete karşı .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu şirket, ödeme emrini tebliğ alır almaz, 17.10.2024 tarihinde icra takibine konu borcunu ödemek yerine, 09.10.2024 düzenleme tarihli ... numaralı ve 547.866,82-TL bedelli faturayı düzenlediğini, GİB sisteminde ilgili faturanın 17.10.2024 tarihinde oluşturulduğu, sistemin açığı veya verdiği imkân nedeniyle 09.10.2024 tarihinin düzenleme tarihi olarak girildiğini, davalı/borçlu şirket, geçmiş tarihli fatura düzenleyerek hem basiretli bir tacir olmanın yükümlülüklerine aykırı davranmış, hem de borçlu olduğunu bilmesine rağmen GİB sistemindeki açıklıktan yararlanarak davacının alacağına kavuşmasına engel olmaya çalıştığını, davalı/borçlu şirket, iade faturası ile aynı anda fatura muhteviyatı ürünleri teslim etmesi gerekir iken ürünleri de teslim etmemiş, sadece kaydi olarak fatura düzenlediğini, fatura muhteviyatı ürünlerin ayıplı olup olmadığı, davacının sattığı ürünler olup olmadığı, ürünlerin kullanılıp kullanılmadığı, adet, sayı, cins vs açıdan durum tespitleri yapılamadığını, davalı şirket, teslim almış olduğu ürünlere ilişkin kesilen fatura tutarlarını ödemediğinden ve 8 gün içinde herhangi bir itirazda bulunmadığından davacıya, işlemiş faizi ile birlikte toplam 650.955,78 TL borcu bulunduğunu, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takbin devamını, takip konusu bedelin 3095 sayılı yasa gereğince en yüksek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini, söz konusu alacak likit ve muayyen olduğundan davalının takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesi talep etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı takip talebinde dayandığı belgeler dışındaki belgelere dayanamayacağını, davacı tarafından takip talebinin ekinde sunulan cari hesap ekstresi geçersiz olduğunu, davacı faturaların davalı firmaya tebliğ edildiğini ispatlayamadığını, davacı, dosyaya sunduğu faturaya konu malları teslim ettiğini ispatlayamadığını, davacının sunmuş olduğu cari hesap ekstresi kendi içinde tutarsızlık içerdiğini, iade faturasındaki mallar davacı tarafından teslim alınmış olup davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmayıp kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı davayı açarken alacak iddiasını ispata yarar hiç bir delil sunamadığını, ne teslim evrakları sunabilmiş ne de delil listesinde ticari defterlere dayandığını, davalının iade faturasına konu malları teslim ettiği de delillerle de sabit olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle; davanın reddini, davacının kötüniyetli olarak icra takibine girişmiş olması sebebi ile alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir..... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 520.821,70 -TL asıl alacak ve 130.134,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 650.955,78-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür.SMMM bilirkişisinin █████/2025 tarihli raporunda özetle; Tarafların 2023-2024 yılları defter ve dayanak belgeleri yerinde incelenmiş olup, ibraz edilenyasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu,Tarafların 01.01.2023-31.12.2024 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde; Davacı ...Ş.’nin ile davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aralarında 22.03.2023 tarihinden başlayan hem ticari mal satımı hem de ticari mal alımı yaptıkları bir cari hesap ilişkisi olduğu, Davalının Davacıya 09.10.2024 tarihli ... nolu 547.866,82 TL tutarlı bir iade faturası düzenlemiş olduğu ve bu faturayı ticari defterlerinde Davacı cari hesabına kaydetmiş olduğu, Davacının işbu faturaya 18.10.2024 tarihinde .... Noterliğinden ... nolu ihtarname ile kanuni süresi içinde itiraz etmiş olup, ticari defter kayıtlarına almadığı, davalının davacıya düzenlemiş olduğu işbu iade faturada hangi faturalara istinaden iade yapılmış olduğu açıklamasının bulunmadığı, fakat fatura incelemesinde iadesi faturası kesilmiş olanürünlerin Davacıdan kabul edilmiş olan 22.03.2023 tarihli, ... nolu 8.632.329,44 TL tutarlı ve 08.12.2023 tarihli, ... nolu 3.751.200,00 TL tutarlıfaturalarda yer aldığı ve iade faturanın bu faturalara istinaden düzenmiş olduğu, Davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş işbu fatura e-fatura olup irsaliye yerine geçmekte olup ve fatura üzerinde ürünleri teslim alanın adı soyadı ve imzası bulunmamakla birlikte ... kaşesi ve “sayılmak üzere teslim alınmıştır” ibaresi bulunduğu,Davalının ayrıca bu teslimat ile ilgili olarak Zaman Taşımacılık ve Nakliye Hizmetlerinden almış olduğu 25.10.2024 tarihli ... nolu, “Taşıma Hizmeti” ve “Teslim adresi... Otomotiv ... Sok. ... Depo Hadımköy/İstanbul” açıklamalı bir fatura ibraz ederek, işbu iade faturasındaki ürünlerin bu nakliye firması ile teslim etmiş olduğunu beyanettiği, davacı ticari defterlerinde dava konusu iade faturasına itiraz ederek defterlerine kaydetmediği için, Davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 520.821,70 TL alacaklı olduğu, Davalı ticari defterlerinde, dava konusu iade faturasını düzenleyeyek defterlerine kaydetmiş olduğu için, Davacının cari hesap bakiyesi olarak 27.045,12 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.SMMM bilirkişisinin █████/2025 tarihli ek raporunda özetle; Ek Rapor için yeniden yapılmış olan mali incelemeye göre Kök rapordaki değerlendirme vekanaatin yerinde olduğu,tarafların 2023-2024 yılları defter ve dayanak belgeleri yerinde incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, tarafların 01.01.2023-31.12.2024 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde;davacı ...Ş.’nin ile davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aralarında 22.03.2023 tarihinden başlayan hem ticari mal satımı hem de ticari mal alımı yaptıkları bir cari hesap ilişkisi olduğu, Davalının Davacıya 09.10.2024 tarihli ... nolu 547.866,82 TL tutarlı bir iade faturası düzenlemiş olduğu ve bu faturayı ticari defterlerinde Davacı cari hesabına kaydetmiş olduğu, Davacının işbu faturaya 18.10.2024 tarihinde .... Noterliğinden ... nolu ihtarname ile kanuni süresi içinde itiraz etmiş olup, ticari defter kayıtlarına almadığı, Davalının Davacıya düzenlemiş olduğu işbu iade faturada hangi faturalara istinaden iade yapılmış olduğu açıklamasının bulunmadığı, fakat fatura incelemesinde iadesi faturası kesilmiş olan ürünlerin davacıdan kabul edilmiş olan 22.03.2023 tarihli, ... nolu 8.632.329,44 TL tutarlı ve 08.12.2023 tarihli, ... nolu 3.751.200,00 TL tutarlı faturalarda yer aldığı ve iade faturanın bu faturalara istinaden düzenmiş olduğu, Davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş işbu fatura e-fatura olup irsaliye yerine geçmekte olup ve fatura üzerinde ürünleri teslim alanın adı soyadı ve imzası bulunmamakla birlikte ... kaşesi ve “sayılmak üzere teslim alınmıştır” ibaresi bulunduğu, Davalının ayrıca bu teslimat ile ilgili olarak Zaman Taşımacılık ve Nakliye Hizmetlerinden almışolduğu 25.10.2024 tarihli ... nolu, “Taşıma Hizmeti” ve “Teslim adresi ... Otomotiv ... Sok. ... Depo Hadımköy/İstanbul” açıklamalı bir fatura ibraz ederek, işbu iade faturasındaki ürünlerin bu nakliye firması ile teslim etmiş olduğunu beyan ettiği, davacı ticari defterlerinde dava konusu iade faturasına itiraz ederek defterlerine kaydetmediği için, davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 520.821,70 TL alacaklı olduğu, Davalı ticari defterlerinde, dava konusu iade faturasını düzenleyeyek defterlerine kaydetmiş olduğu için, Davacının cari hesap bakiyesi olarak 27.045,12 TL borçlu olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, aradaki farkın sebebinin Davalının Davacıya 09.10.2024 tarihli ... nolu 547.866,82 TL tutarlı düzenlemiş olduğu iade faturasını Davacının faturaya itiraz ederek ticari defter kayıtlarına almamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.DELİLLER
:- .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyası-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu.-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, otomotiv yedek parça alım-satımından kaynaklı cari hesap ilişkisinin davalı aleyhine borç doğurup doğurmadığı, bu kapsamda başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.Yukarıda belirttilen emsal içtihat ve yasal düzenlemelerle birlikte somut olay değerlendirildiğinde;Davacı, davalının satın aldığı ürünlerin karşılığının ödenmediğini iddia etmiş, davalı mal teslim almadığını, iade fatura düzenlediğini, borcunun ve bu şekilde işleyen bir ticari ilişkinin bulunmadığını savunmuştur. Davalının savunduğu gibi, faturanın düzenlenmesi, tek başına alacak iddiasına veya sözleşmenin varlığına, malın teslim edildiğine ispat için yeterli değildir. Bu kapsamda malın teslim edildiğinin, ancak karşılığının ödenmediğinin davacı yanca ispatlanması gerekir. Bu kapsamda her iki tarafı tacir olan uyuşmazlıkta ticari defterler incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarınınbirbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, taraflar arasında 22.03.2023 tarihinden başlayan ticari mal alım-satımı yaptıkları bir cari hesap ilişkisi olduğu, davacı ticari defterlerinde davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 520.821,70 TL alacaklı olduğu,davalı ticari defterlerinde ise davacının cari hesap bakiyesi olarak 27.045,12 TL borçlu olduğu,tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, aradaki farkın sebebinin davalınındavacıya 09.10.2024 tarihli ... nolu 547.866,82 TL tutarlı düzenlemiş olduğuiade faturasından kaynaklandığı, her ne kadar iade faturasında belirtilmemiş ise de bilirkişi tarafından yapılan incelemede; iade faturasının daha önce davacıdan kabul edilmiş olan 22.03.2023 tarihli, ... nolu8.632.329,44 TL ve 08.12.2023 tarihli, ... nolu 3.751.200,00 TL tutarlıfaturalara istinaden düzenmiş olduğu,davacı tarafça iade faturasına; iade faturasının geçmişe dönük olarak 17.10.2024 tarihinde düzenlendiği, GİB sisteminde ilgili faturanın 17.10.2024 tarihinde oluşturulduğu ancak düzenleme tarihinin 09.10.2024 olarak girildiği, ürünlerin teslim edilmediği ileri sürülerek noter aracılığıyla 18.10.2024 tarihinde itiraz edildiği, bu nedenle iade faturasının davacı ticari defterlerinde yer almadığı, davalının kendisine teslim edilen ürünleri iade fatura ile karşı tarafa iade ettiğine dair fatura üzerinde ürünleri teslim alanın adı soyadı ve imzası bulunmamakla birlikte ... kaşesi ve “sayılmak üzere teslim alınmıştır” ibaresi bulunduğu, yetkili imzasının yer almadığı, davacı tarafın ürünlerin teslim edilmediği savunmasına karşılık iade faturasında yer alan kaşe ve ibrenin tek başına ürünlerin iade edildiğini ispatlamayacağı, davalı şirketin düzenlediği iade faturasının fiili duruma ve taraflar arasındaki alacak-borç durumuna aykırı olduğu, dolayısıyla davacının iade faturasına itirazı, ticari defterde yer alan ve daha önce davacıdan kabul edilmiş fatura miktarı dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 520.821,70 TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa, takip talebindeki oranı aşmamak kaydıyla, avans faiz uygulanmasına,-İşlemiş faize dair davalı itirazının iptali talebinin takipten önce temerrüt yokluğu nedeniyle Reddine,2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 104.164,34-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine3-Alınması gereken 35.577,33-TL harcın, peşin alınan 7.861,92-TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.715,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 7.861,92-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.895,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 83.331,47-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00 -TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır