Anahtar kelimeler: Süpürme Esenyurt Bulvarı Harçlandırma Üzeri Uyarıları Durdurduğunu Dikkatsizce Çarptığını Çevredekilerin

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:
Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu █████/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; █████/2022 günü saat 16:00 sıralarında İstanbul İli Esenyurt İlçesi ..... Mahallesi ..... Bulvarı üzeri .... Sitesi karşısında yaya vaziyette olan müvekkiline, davalılardan ....... tarafından sevk ve idare ettiği ....... plaka sayılı yol süpürme aracının arka kısmı ile çarptığını, .......'in dikkatsizce aracı kullandığını ve müvekkiline çarptığını dahi fark edemediğini ve çevredekilerin uyarıları neticesinde aracı durdurduğunu, müvekkilinin söz konusu araç durana kadar uzun süre aracın altında ezildiğini ve sürüklendiğini, haksız fiil nedeniyle müvekkilinin bir bacağının kesildiğini, bu şekilde uzuv kaybına maruz kaldığını ve diğer bacağının da kesilme ihtimalinin bulunduğunu, vücut bütünlüğünün haksız fiil nedeni ile bozulduğunu, bu nedenlerle kusuru bulunan tarafların maddi ve manevi tazminata mahkum edilmesinin gerekir olduğunu beyan ederek, anılan sebeplerle davanın kabulü ile; haksız fiilden kaynaklanan (ölüm ve cismani zarar nedeni ile) maddi tazminat alacağı, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezliğe bağlı alacaklar, tedavi giderlerinden doğan alacaklar, geçici ve kalıcı bakıcı giderlerinden doğan alacaklar, rapor ücretlerinden doğan alacaklar, medikal giderlere bağlı maddi tazminat alacağına karşılık ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ileride arttırılmak üzere ve şimdilik bildirilen değer her bir zarar kalemi için olarak ayrı ayrı 2.000TL'den toplam 12.000TL maddi tazminat alacağının ve asıl alacağa kaza tarihinden itibaren işletilecek bu alacak kalemleri için yasada öngörülen en yüksek faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava konusu haksız fiil nedeni ile 1.000.000,00TL manevi tazminat asıl alacağının ve bu asıl alacağa kaza tarihinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek reeskont avans faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, yargılama giderleri, harçlar, masraflar ve ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı ..... Sigorta Şirketi vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ..... plakalı aracın ..... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ve ..... numaralı Birleşik Kasko Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalı olduğunu, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarı gerektiğini, zira davacı taraf herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde taraflarından tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, bu nedenle ihbar dilekçesinin ayrıca sunulacağını, ayrıca zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesinin gerekir olduğunu, dava açma süresinin 2 yıllık süre zarfı içerisinde geçtiğini, bu haliyle zamanaşımı iddialarının bulunduğunu, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğundan ilgili teminatın dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, KTK hükmü ve Yargıtay uygulamalarını göz önüne alarak tazminatı hesaplamasında Mortalite Tablosu olarak TRH-2010 Tablosunun ve ZMMS Genel Şartları'nda belirtilen %1,8 teknik faizin uygulanmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının ve daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesinin gerektiğini ayrıca davacı yanın manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu beyan ederek, anılan sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, davanın ihbarına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; müvekkilinin bir kamu kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı ..... Çevre Yön. San. Ve Tic. A.Ş.'de şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin 27.12.2022 tarihinde kendisine tahsis edilmiş olan ..... plaka sayılı süpürme aracı ile hız limitlerine ve kurallara uygun bir şekilde yola devam ederken davaya konu kazanın gerçekleştiğini, davanın müvekkili yönünden öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin kamu görevini ifa ederken kazanın meydana geldiğini, hizmet kusuru nedeniyle kusuru ağır olsa dahi kamu görevlisi aleyhine adli yargıda dava açılamayacağını, davada İ.B.B.'nin T.B.K. gereğince davada kusursuz sorumlu sıfatına haiz olduğunu ve ayrıca aracı sigortalayan ..... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun bulunduğunu beyan ederek, anılan sebeplerle davanın öncelikle husumet yönünden reddine, müvekkilinin olayda kusurunun belirtilmiş olduğu kadar bulunmaması nedeni ile davanın esastan reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacı uhdesine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Çevre Yönetimi San. ve Tic. A.Ş. vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin kazaya konu aracı kullanan personel ....... ile ilgili üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğinden müvekkili şirketin kazadan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ‘şoför’ olarak istihdam edilen ....... M-B1-B-C-C1-D-D1-F-G sınıfı sürücü ehliyeti ve Sürücü Psikoteknik Yeterlilik belgesi ile Mesleki yeterlilik belgesine sahip olduğunu, müvekkili şirket tarafından sürücü .......’e Temel İSG (Genel), Temel İSG (Teknik), İleri Sürüş, MSDS, Yeni Mekanik Araçları Kullanma, Kiralık Süpürge Araçların Kullanımı ve 18.05.2022,19.04.2022, 31.10.2022 tarihli İşbaşı toolbox (Mekanik Süpürme Şoför Eğitim Konuları) eğitimleri verildiğini, ayrıca arcın yapılan işe uygun teknik özelliklere sahip olduğu gibi temizlik faaliyeti esnasında trafik güvenliğinin sağlanması ile trafikte bulunan diğer araç ve sürücülerin uyarılması bakımından gerekli olan işaret ve lambalara sahip bir araç olduğunu, müvekkili şirketin tüm faaliyet alanlarında ve işyerlerinde sorumluluğunun bilincinde bir işveren olarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerine azami özen gösterdiğini, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hizmet ve süreçleri organizasyonel yapısında ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Şefliği’ ve ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları’ ile ‘İşyeri Hekimliği’ vasıtasıyla yürütmekte, bu kapsamda yeterli sayıda İSG uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırdığını, sonuç olarak profesyonel bir organizasyon yapısı içinde, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığı çalışma düzeninde, işle ilgili gerekli bilgi, beceri ve eğitim seviyesine sahip yeterli personel ve uygun araç gereçle faaliyet göstermek suretiyle yasanın kendisine yüklediği objektif özen sorumluluğunu yerine getiren müvekkili şirketin somut olayda sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca davacının kaldırım olmasına rağmen neredeyse yolun orta kısmında ve temizlik aracının baya gerisinde olduğu, ardından gerekli kontrolleri yapmadan araç yolundan temizlik aracına doğru yürüdüğü, temizlik aracının arka kısmında yanıp sönen uyarı ikaz ve geri vites ötme sesine rağmen yürümeye devam ettiğinin anlaşıldığını, kamera kaydı incelendiğinde olay yerinde tutulan trafik kaza tutanağının usulsüz olduğunun anlaşıldığını, davacının taşıt yolunda trafiği engelleyecek ve tehlikeye düşürecek şekilde davranışta bulunması ve burayı saygısızca kullanması nedeniyle kural ihlali yaptığını, davacı kurallara uymadığından oluşan kazada asli kusurlu olduğunu beyan ederek, anılan sebeplerle profesyonel bir organizasyon yapısı içinde, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığı çalışma düzeninde, işle ilgili gerekli bilgi, beceri ve eğitim seviyesine sahip yeterli personel ve uygun araç gereçle faaliyet göstermek suretiyle yasanın kendisine yüklediği objektif özen sorumluluğunu yerine getiren müvekkili şirket yönünden haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..... Yapı Sanayi ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ile ..... Ayrıştırma ve Geri Kazanım Lojistik Anonim Şirketi mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; kazaya konu ..... plaka sayılı süpürme aracının, Müvekkili ....Şti. tarafından diğer müvekkili ...Şti.'ne kiralandığını, . Şirketi tarafından da davalılardan .... firmasına 36 ay süreli olarak kiralandığını, kazanın diğer davalı .... Şti. firması personeli sevk ve idaresindeyken meydana geldiğini, bu haliyle araç üzerindeki fiili hakimiyetin müvekkili şirketlerde olmadığını, müvekkili şirketlerin KTK gereğince işleten sıfatına haiz olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin fahiş miktarda olduğunu, talep edilen bu tazminat miktarının manevi ezanın giderilmesinden ziyade zenginleşme aracı haline getirildiğini beyan ederek, öncelikle görevsizlik nedeniyle dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi ..... tarafından sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; .... plaka sayılı aynı zamanda yol temizleme ve süpürme aracı olan kamyon sürücüsü davalı ....... davacı yayanın yaralanmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 80 oranında asli düzeyde kusurlu olduğunu, davacı yaya ..... kendisinin yaralanmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 20 oranında tali düzeyde kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı yönünde görüş ve beyanda bulunmuştur.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından sunulan █████/2025 adli tıp raporunda ; her ne kadar kişide olay tarihinde herhangi bir yüz/kafa travması tarif edilmemiş ve dosyada mevcut sağ GA (Görme Alanı) tetkikinin güvenilirlik kriterlerini karşılamadığı anlaşılmış ise de E-nabız sistemi üzerinden yapılan incelemede, olay tarihinden 1,5 yıl önce görmelerinin tam olduğunun anlaşıldığı, aradan geçen sürede kişinin başka bir travmaya maruz kalmadığının Mahkemece kabulü halinde, kişinin dava konusu olay nedeniyle travmatik optik nöropati geçirdiğinin kabulü gerektiği, yeni çekilecek olan 60-4 programında GA (Görme Alanı) tetkikinin temini halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği cihetle;
Mevcut belgelere göre;
Ghanoum kızı, █████/1965 doğumlu .....’in █████/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, SOL diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %10, II.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, SOL ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %7, Balthazard formülüne göre SOL alt ekstremite özürlülük oranı %16, Tablo 3.2’ye göre %8, III.Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları, 3.7 Amputasyonlar, Tablo 3.30 Ampütasyona bağlı bozuklukların değerlendirilmesi, SAĞ diz üstü, orta ve distal için kişinin engellilik oranı %48, IV.Görme Sistemi, İşlevsel Görme Puanı 47,2, kişinin özürlülük oranı %52, V.Deri, hipertrofik skar ve keloid, hafif, engel oranı %5, Balthazard formülüne göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %78 (yüzdeyetmişsekiz) olduğu, kişide gelişen komplikasyonlar nedeniyle tedavisinin uzaması cihetiyle iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 6 (altı) ay süreyle bakıcı ihtiyacının olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi ..... tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 176.253,82-TL olduğu, davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.877.173,61-TL olduğu, ancak bu zararın 1.000.000,00-TL sakatlık teminat limiti kadar davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 47.755,44-TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 13.04.2023 dava tarihi; davalı işleten yönünden 27.12.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararların tazmini, Türk hukukunda hem tehlike sorumluluğu esasına dayanan özel düzenlemeler hem de genel haksız fiil sorumluluğu hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren karma nitelikli bir sorumluluk rejimi içinde ele alınmaktadır; bu bağlamda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi, motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlar bakımından işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibine kusurdan bağımsız, objektif nitelikte bir sorumluluk yükleyerek klasik kusur sorumluluğundan ayrılmakta ve modern risk teorisinin bir yansıması olarak zarar görenin korunmasını esas almaktadır; öğretide de kabul edildiği üzere motorlu araçların toplumsal hayata kattığı risk yoğunluğu, zararın doğrudan doğruya işletene yüklenmesini haklı kılan bir “tehlike sorumluluğu” modelini zorunlu kılmıştır ve bu nedenle işletenin sorumluluğu ancak mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru gibi sınırlı kurtuluş sebepleri ile bertaraf edilebilmektedir; aynı Kanun’un 88. maddesi ise birden fazla kişinin aynı zarardan sorumlu olduğu hâllerde müteselsil sorumluluğu öngörerek zarar gören lehine güçlü bir teminat mekanizması kurmakta ve bu hüküm TBK m.61 ile birlikte değerlendirildiğinde sorumlular arasındaki iç ilişkiyi değil, zarar görenin alacağını güvence altına alan bir dış ilişki düzenlemesi olarak anlaşılmaktadır; zira zarar görenin her bir sorumludan zararın tamamını talep edebilmesi, sigorta hukukunun temel amacı olan riskin yayılması ve mağdurun etkin korunması ilkesine hizmet eder; 2918 sayılı Kanun’un 90. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerinin uygulanacağını belirterek özel hukuk ile genel borçlar hukuku arasındaki bağlantıyı kurmakta, böylece bedensel zararın kapsamı, zarar kalemlerinin belirlenmesi ve tazminatın hesaplanması bakımından TBK’nın 49, 51, 52 ve 54. maddelerine başvurulmasını zorunlu kılmaktadır; TBK m.49 hükmü, hukuka aykırı ve kusurlu bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu belirterek haksız fiil sorumluluğunun genel çerçevesini çizerken, trafik kazalarında sürücünün kusuruna dayanan sorumluluğu ile işletenin tehlike sorumluluğu birlikte değerlendirilmektedir; TBK m.51 ve 52 ise tazminatın belirlenmesinde hâkime takdir yetkisi tanımakta ve özellikle zarar görenin müterafik kusuru ile olayın özelliklerinin göz önünde bulundurulmasını öngörmekte olup, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da kusur oranına göre indirime gidilmesi ve zarar görenin davranışlarının tazminat miktarına etkisinin dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır; bedensel zarar kavramı TBK m.54’te ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olup, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan zararlar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bu kapsamda değerlendirilir ve aktüeryal hesaplamalarda esas olan “tam tazmin” ilkesi gereğince zarar görenin malvarlığındaki eksilmenin objektif ölçütlerle giderilmesi amaçlanır; bu noktada sigorta hukukunun teknik boyutu devreye girmekte ve zorunlu mali sorumluluk sigortası, işletenin hukuki sorumluluğunu poliçe limiti dahilinde teminat altına alarak zararın ekonomik yükünü bireysel sorumludan sigorta havuzuna aktarmaktadır; 2918 sayılı Kanun’un 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, sigortacının sorumluluğunu poliçede belirlenen teminat limitleri ile sınırlandırmakta ve sigortacının sorumluluğunun sigortalının hukuki sorumluluğu ile paralel olduğunu kabul etmektedir; bu bağlamda sigortacının sorumluluğu, işletenin hukuki sorumluluğunun varlığına bağlı olup kusur oranı ve poliçe limiti çerçevesinde belirlenir, ancak sigortacının sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olduğundan aşan kısım işleten ve sürücüye yöneltilir; TBK m.56 ise bedensel zarar hâlinde manevi tazminat talebini düzenleyerek hâkime geniş bir takdir alanı tanımakta ve öğretide manevi tazminatın cezalandırıcı değil, telafi edici bir işlev gördüğü kabul edilmektedir; Yargıtay uygulamasında manevi tazminat miktarı belirlenirken olayın oluş şekli, kusur oranı, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirilmektedir; bu çerçevede bedensel zararın ağır ve kalıcı olması, özellikle yüksek oranlı maluliyet, uzuv kaybı veya duyusal kayıplar gibi durumlar manevi tazminatın miktarını artıran unsurlar arasında sayılmaktadır; ayrıca aktüeryal hesaplama bakımından TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz oranları esas alınarak yapılan hesaplamalar, zarar görenin çalışma gücü kaybını objektif biçimde ortaya koymakta ve tazminatın bilimsel temellere dayanmasını sağlamaktadır; doktrinde de vurgulandığı üzere, trafik kazalarından doğan bedensel zararların tazmini yalnızca klasik haksız fiil kuralları ile açıklanamayacak derecede teknik ve sigorta hukukuyla iç içe geçmiş bir alandır ve bu nedenle mahkemelerin karar verirken hem aktüeryal bilimden hem de sigorta hukukunun koruyucu yaklaşımından yararlanması gerekmektedir; sonuç olarak KTK m.85, 88, 90 ve 91 hükümleri ile TBK m.49, 51, 52, 54, 56 ve 61 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan kişinin maddi ve manevi zararlarının tazmini bakımından işleten, sürücü ve sigortacı arasında kurulan çok katmanlı sorumluluk yapısı; riskin topluma yayılması, zarar görenin etkin korunması ve hakkaniyet ilkesi doğrultusunda tazminatın belirlenmesi esaslarına dayanmaktadır; bu sistem, modern sorumluluk hukukunun temel amacı olan mağdurun korunması ile ekonomik risklerin sigorta mekanizması aracılığıyla dengelenmesi arasında bir denge kurarak hem bireysel hem toplumsal adaletin sağlanmasını hedeflemektedir.
Dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı, tanık anlatımları ve bilirkişi ..... tarafından düzenlenen kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı ....... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın yaya konumundaki davacıya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, sürücünün %80 oranında asli kusurlu, davacı yayanın ise %20 oranında tali kusurlu olduğu sabit görülmüştür. Kusur raporunun teknik açıklamaları ve olayın oluşuna uygunluğu dikkate alınarak hükme esas alınmıştır. Yargıtay uygulamasında da vurgulandığı üzere, kusur raporunun denetime elverişli ve olayın somut verileri ile uyumlu olması hâlinde mahkemece benimsenmesi mümkündür.
Bedensel zarar kavramı TBK m.54’te düzenlenmiş olup, zarar görenin çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi, ekonomik geleceğinin sarsılması ve tedavi giderleri gibi kalemleri kapsar. Doktrinde bedensel zararın hesaplanmasında “tam tazmin” ilkesi benimsenmiş olup zarar görenin malvarlığında meydana gelen eksilmenin mümkün olduğunca giderilmesi amaçlanır. Bu kapsamda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli rapor ile dosyaya sunulan tüm tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının sağ diz üstü amputasyon, alt ekstremite hareket kısıtlılıkları, görme sistemine ilişkin travmatik optik nöropati ve cilt lezyonları geliştirdiği, erişkin engellilik değerlendirmesi hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %78 olduğu, iyileşme süresinin 18 aya kadar uzadığı ve bu süreçte 6 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğu kesin olarak tespit edilmiştir. Mahkememizce, Adli Tıp raporunda belirtilen tespitler aynen benimsenmiş; özellikle davacının kazadan önce ve ATK tarafından yapılan muayeneye kadar görme sistemine ilişkin travmatik optik nöropatisine ilişkin bir tespitin yapılmamış olması bunun aksinin davalılar tarafından ispat edilememiş olması dikkate alınarak travmatik optik nöropati ile kaza arasında uygun illiyet bağının bulunduğu kabul edilmiştir.
Maddi zarar hesabı yönünden ...... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; davacının geçici iş göremezlik zararının 176.253,82 TL, sürekli iş göremezlik zararının 2.877.173,61 TL ve bakıcı gideri zararının 47.755,44 TL olduğu belirlenmiştir. Aktüeryal hesaplamaların TRH 2010 yaşam tablosu ve yerleşik hesaplama yöntemlerine uygun olduğu görülmüş olup rapor hükme esas alınmıştır. TBK m.51 ve 52 hükümleri gereğince tazminatın belirlenmesinde kusur oranı ve somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede davalı sürücünün %80 kusuru esas alınarak hesaplanan zarar miktarı üzerinden değerlendirme yapılmış; sigorta şirketi tarafından poliçe limiti dahilinde yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye maddi zararın işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası bakımından ise KTK m.91 ve Genel Şartlar uyarınca sigortacının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu açıktır. Dosyada mevcut ibra ve sulh sözleşmesi dikkate alındığında sigorta şirketi yönünden uyuşmazlığın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Pasif husumet yönünden yapılan değerlendirmede; davalı .... Yapı Sanayi ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. ile .... Ayrıştırma ve Geri Kazanım Lojistik A.Ş.’nin işleten sıfatı bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan bu şirketler yönünden açılan davanın reddi gerekmiştir. Zira haksız fiil sorumluluğunda sorumluluğun belirlenmesinde fiil ile zarar arasındaki illiyet bağı ve işleten sıfatı belirleyici olup, bu sıfatı taşımayan kişilere sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; █████/2022 günü saat 16:00 sıralarında İstanbul İli Esenyurt İlçesi ..... Mahallesi ..... Bulvarı üzeri Mobilyacılar Sanayi Sitesi karşısında yaya vaziyette olan davacıya, davalılardan ....... tarafından sevk ve idare ettiği ....... plaka sayılı araç ile çarpması neticesi yayaya çarpmalı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, akabinde davacının hastanede tedavi altına alındığı, meydana gelen kazada araç sürücüsü davalı .......'in %80 kusurlu olduğu, Mahkememizce alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ile uyumlu olup hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, Mahkememizce tekniğine uygun olup yargısal denetime elverişli olduğu belirlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacı .....'in geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının 176.253,82-TL olduğu, sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının 2.877.173,61-TL olduğu, davacının bakıcı gideri maddi zararının ise 47.755,44.-TL olduğu, meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketi, ....Yönetimi San. ve Tic. A.Ş. ile sürücü .......'in müteselsilen sorumlu olduğu ve sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu davalı .... Yönetimi San. ve Tic. A.Ş. ile sürücü .......'in haksız fiil hükümleri, çerçevesinde, diğer davalı sigorta şirketinin ise ZMMS poliçesi kapsamında davacının uğradığı zararı gidermekle yükümlü oldukları anlaşıldığından maddi tazminata ilişkin davanın ıslah edilmiş haliyle davalılar ....... ve ..... Yönetimi San. ve Tic. A.Ş. yönünden kabulüne ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 1.050.000,00.-TL'nin ödeme davadan sonra olması nedeniyle güncelleme yapılmadan belirlenen maddi tazminattan düşülmesine,davacı vekili ıslah dilekçesinde ıslah edilen kısım yönünden faize ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesini talep ettiğinden ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine,davacının sürekli ve geçici işgöremezlik ile bakıcı gideri dışındaki alacak kalemlerine ilişkin zararları ispat edemediğinden bu zararlardan kaynaklanan ve ispat edilemeyen davanın reddine, davalı .... Yapı Sanayi ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. ile ...... Ayrıştırma ve Geri Kazanım Lojistik A.Ş.’nin işleten sıfatı bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan bu şirketler yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı sigorta şirketi ile davacı taraf arasında imzalanan ibra ve sulh sözleşmesi uyarınca belirlenen tazminatın davacıya ödendiği ve sigorta şirketi aleyhine açılan davanın konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerekmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Manevi tazminat yönünden TBK m.56 hükmü gereğince hâkim, bedensel zarara uğrayan kişinin duyduğu acı ve ızdırabı kısmen giderecek uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Doktrinde manevi tazminatın amacı zenginleşme değil, bozulan ruhsal dengenin bir ölçüde giderilmesi olarak kabul edilmektedir. Yargıtay uygulamasında da manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranları, olayın oluş şekli, zararın ağırlığı ve maluliyet oranı birlikte değerlendirilir. Somut olayda davacının sağ diz üstü amputasyon ve görme kaybı gibi ağır ve kalıcı bedensel zararlar yaşadığı, %78 oranında malul kaldığı, yaşam kalitesinin ciddi biçimde azaldığı ve davalı sürücünün asli kusurlu olduğu dikkate alındığında 600.000,00 TL manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından manevi tazminatın kısmen kabulü ile, davacı lehine 600.000,00.-TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-)1-)Davacının,davalılar ..... San.Tic.A.Ş. İle ..... Geri Kazanım Lojistik A.Ş. Aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davalarının, bu şirketlerin işleten sıfatlarının bulunmamasından dolayı pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
B-)1- Davacının,davalı ..... Sigorta A.Ş. Aleyhine açtığı davada ,taraflar arasında imzalanan ibra ve sulh sözleşmesi uyarınca belirlenen tazminatın davacıya ödendiği ve bu şirket aleyhine açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
C-)Davacının,davalılar ...... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle ....... aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasının ıslah edilmiş haliyle kısmen KABUL kısmen REDDİNE;
a-)176.253,82.-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 47.755,44.-TL bakıcı gideri ve 2.877.173,61.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.101.182,87 TL.maddi tazminattan davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 1.050.000,00.-TL ödemenin mahsubu ile bakiye 2.051.182,87 TL maddi tazminatının, 6.000,00-TL'sine kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden, geri kalan 2.045.182,87-TL'sine ise ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... Çevre Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
b-)600.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden, itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... Çevre Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
c-)Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
D-)Alınması gerekli 140.116,30-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.456,49-TL, 2.642,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.094,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 134.017,81-TL harcın davalılar ..... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
E-)-Davacı tarafından ödenen 179,90-TL başvuru harcı, 3.456,49-TL peşin harç, 2.642,00-TL ıslah harcı ve 25,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.303,99-TL'nin davalılar ..... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
F-)-Davacı tarafından yapılan 56 adet tebligat+posta ücreti 1.137,00-TL ve iki bilirkişi inceleme ücreti 13.000,00-TL olmak üzere toplam 14.137,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap edilen 9.350,21-TL'nin davalılar ..... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
G-)-Davacı,kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 305.165,60.-TL ücreti vekaletin davalılar ..... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,(Maddi tazminat ile ilgili olarak)
H-)Davalılar ..... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle ....... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 6.000,00- TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile bu davalılara VERİLMESİNE,(Maddi Tazminat ile ilgili olarak)
I-)Davalı ..... Sigorta Şirketi ile davacı arasında imzalanan sulh ve ibra anlaşmasına göre tarafların birbirinden vekâlet ücreti talepleri bulunmadığından taraflara vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
J-)-Davacı,kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 96.000,00.-TL ücreti vekaletin davalılar ...... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,(Manevi tazminat ile ilgili olarak)
K-)Davalılar İstaç ..... Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle ....... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 96.000,00- TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile bu davalılara VERİLMESİNE,(Manevi Tazminat ile ilgili olarak)
L-)Davalılar ..... SAN.TİC.A.Ş. ile ...... GERİ KAZANIM LOJİSTİK A.Ş. her ne kadar kendilerini vekil ile temsil ettirmişler ise de, davacının bu davalılar aleyhine dava açmasında bir kusuru bulunmadığından bu davalılar yararına vekâlet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
M-)6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.280,00-TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 2.169,39-TL'sinin davalılar ..... Çevre Yön.San.ve Tic. A.Ş. İle .......'den müştereken ve müteselsilen, 1.110,61-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
N-)Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılardan .... Yapı San.Tic.A.Ş. ile ...... Geri Kazanım Lojistik A.Ş. vekili ve ....... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalılar vekillerinin yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!