Anahtar kelimeler: Azline Karından Amcası Sistematik İstifade Kağıt Uğrattığını Üstünde Sakarya Müdürün

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20....Esas - 20...
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 20...KARAR NO
: 20...BAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
:VEKİLLERİ
:DAVA
: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı taraf; Davacının ........ Şti.'nin ortağı olduğunu, amcası olan davalının ise aynı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, davalı müdürün hukuka aykırı eylemleri ile sistematik ve muvazaalı bir şekilde şirketi zarara uğrattığını, davacının murisi -önceki ortak- ...'ın hastalığından istifade ederek kağıt üstünde genel kurul yaparak şirket karından sermaye arttırımı yoluna gittiğini ve bu suretle hakim ortak konumuna geldiğini, şirketin malvarlığının davalı tarafça kendi menfaatine kullanıldığını ve eksiltildiğini, davalının kayıt dışı işlemler yaparak şirket karını kendisine aktardığını, şirketin sebepsiz yere borçlandırıldığını, davacının şirket üzerinde sahip olduğu denetim ve inceleme haklarının davalı tarafça engellendiğini, şirkete alınmadığını, davacının Bakırköy ... Noterliği’nin 33365 yevmiye numaralı ve 30.12.2022 tarihli ihtarnamesi ile bilgi ve inceleme talep etmesine rağmen davalı tarafça hukuksuz şekilde kabul edilmediğini, ortaklara kar payı ödenmediğini, şirketin işleyişi ile ilgili bilgi vermediğini, davalının 75 yaşında olduğunu ve şirketin işleyişi ile fiilen ilgilenmediğini, Şirketle ilgili tüm önemli kararların fiilen davalının oğlu ....tarafından alındığını, davalının şirketi yönetemediğini, akıl sağlığının şüpheli olduğunu belirterek davalının şirket müdürlüğünden azlini talep etmiştir.Davalı taraf; Davalının şirketin kuruluşundan bu yana müdürlük görevini şirketin menfaatlerine ve yasaya uygun şekilde özenle yaptığını, davalının kendi şahsi malvarlığını şirketin kredileri için teminat dahi gösterdiğini, davalının şirketten müdürlük sebebiyle ücret de almadığını, davacının kötüniyetle hareket ettiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının şirket işleyişine katkısının olmadığını, davacının önceki alışkanlıklarını devam ettirme gayretinde olduğunu ve şirketten sürekli haksız para talebinde bulunduğunu, davacının noter ihtarnamesine konu -şirket ticari kayıtların onaylı suretlerinin kendisine gönderilmesi- talebine şirkette inceleme yapabileceği şeklinde cevap verilmesine rağmen davacının bu yola başvurmadığını, kar payı dağıtılması yönünde alınmış bir karar bulunmadığını, davalının akıl sağlığının yerinde olduğunu ve fiilen müdürlük görevini yürütüğünü, davacının iddialarının soyut olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: Davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği sebeplerin vaki olup olmadığı ve bu sebeple davalının şirket müdürlüğünden haklı sebeple azli koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının şirket müdürlüğü görevinin şirketin ve ortakların menfaatine özen yükümlülüğüne uygun olarak yerine getirip getirmediği hususlarındadır.Dava şirket yöneticisinin haklı sebeple azli talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın "Görevden Alma, Yönetim Ve Temsil Yetkisinin Geri Alınması Ve Sınırlandırılması " başlıklı 630.maddesinde; genel kurulun, müdürü veya müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabileceği, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı, görevden alınan yöneticinin tazminat haklarının saklı olduğu, düzenlenmiştir.TTK.'nun 625. ve 626. maddelerine göre; müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler.Ticaret sicil kayıtları incelenmiş, şirketin dört ortağının bulunduğu, davacının 3200 pay davalının 10400 pay sahibi olduğu, dava dışı diğer iki ortağın da 3200 er payının bulunduğu, davalının █████/2022 tarihinden bu yana şirketin tek müdürü olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık hususunda şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi Prof. Dr. .... █████/2024 tarihli raporunu ve itirazlar üzerine █████/2025 tarihli ek raporunu sunmuştur.Şirketin kullandığı krediler yönüyle ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmış. Bankacı Bilirkişi █████/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.Bilirkişi ....'ın kök raporu sonrasında Mahkememizin █████/2024 tarihli ara karar ile tedbir mahiyetinde davalının müdürü olduğu şirkete onay ve denetim kayyımı olarak iç denetçi muhasebe bilirkişisi ....atanmıştır.Kayyım 08.12.2024 ve 04.03.2025 tarihli raporlarını dosyaya sunmuştur.Dosyaya kayyım tarafından sunulan raporlar ile bankacı bilirkişi raporu nazara alınarak dava konusu şirket hakkında mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile verilmiş olan onay ve denetim kayyımlığı tedbiri █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile kaldırılmıştır.İlk bilirkişi raporu ile kayyım raporu arasında çelişki oluşması sebebiyle son olarak muhasebe alanında uzman ve akademisyenlerin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetinden (Prof. Dr. ...., YMM ..., Doç. Dr....) önceki raporlardaki tespitleri de değerlendirir şekilde uyuşmazlığa ilişkin █████/2025 tarihli rapor alınmıştır.Heyetten alınan bilirkişi raporunun kayyım raporu ve bankacı bilirkişi raporu ile uyuşması ve denetime elverişli olması ve ilk bilirkişi raporundaki tespit ve görüşlerden ayrılma gerekçelerinin ayrıntılı olarak açıklanması sebebiyle; bu son rapor üstün tutularak hükme esas alınmış, davacı tarafın lehine gördüğü ilk raporu önceleyerek yapmış olduğu itirazlar kabul görmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, özellikle kayyımın ve bankacı bilirkişinin raporu ile örtüşen bilirkişi heyet raporuna göre; davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü hususların sabit olmadığı, şirket müdürü olan davalının şirketin ve ortakların menfaatine ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden ticari teamüllere aykırı iş ve işlemlerinin bulunmadığı, şirketin kullandığı krediler ve yapmış olduğu borçlanmaların piyasa koşullarına ve ekonomik gereklere uygun olduğu, davacının usulsüzlüğünü ileri sürdüğü sermaye arttırımı konulu genel kurul kararına karşı yasal yollara başvurmamış olması itibariyle kesinleşen bu karara karşı iddialarının dinlenebilir olmadığı, davacının şirket ortağı sıfatıyla denetim ve bilgi alma hakkını yasanın kendisine tanıdığı imkan ve yetkiler çerçevesinde kullanmasının mümkün olduğu, bu haliyle engelleme iddiasının dayanaksız bulunduğu, şirketin birikmiş karlarının sermayeye katıldığı ve sonrasında dağıtılacak bir kar bulunmadığı gibi kar dağıtımı hakkında alınmış bir karar da olmadığı, davalı müdürün yaşının müdürlükten azli için haklı sebep olarak ileri sürülemeyeceği gibi akıl sağlığının yerinde bulunmadığı iddiasının da dayanaksız olduğu, süreçte kayyım tarafından yapılan denetimlerde bu yönde bir tespitin de bulunmadığı, davacının haklı sebep olarak iddia ettiği vakıaların mevcut olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan önceden yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, ,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 42.318,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine,6-Tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, (davacı gider avansı kalmamıştır, mevcut gider avansı davalı tarafından yatırılmıştır)Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır