Anahtar kelimeler: Virajı Devrildiğini Hızla Geçirecek Alamayarak Sürücülüğünü Ödemekle Traktörün Traktörde Traktör
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın trafik kazasında sürücülüğünü ...'in yapmış olduğunu, traktörün aşırı hızla girmiş olduğu virajı alamayarak devrildiğini, traktörde yolcu konumunda olan müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, traktör sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin daimi şekilde malul kaldığını, kaza tarihi itibariyle davalının ödemekle sorumlu olduğu teminat limitinin 225.000,00 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 225.000,00 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 10.03.2016 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.04.2019 tarih ve █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile; ''...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece ibranamenin davacı ...'nin eli ürünü olduğu kabul edilmekle, ibraname tarihi olan 18.09.2012 tarihi ile dava tarihi arasında, KTK'nın 111 inci maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin de geçirilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddi gerekmiştir. Mahkemece, her ne kadar hüküm fıkrasının dördüncü bendinde ihbar olunanlar lehine 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, ihbar olunanların davada taraf sıfatı olmadığından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar düzeltilerek onanmıştır.
Karara karşı davacı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'in 10.06.2020 tarih ve █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile; ''...KTK'nun 111 inci maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda yolcu olan davacı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanmış, aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığından bahisle ...’ndan maddi tazminat talep etmiştir. Davacı taraf ihbar olunanlar ile 18.9.2012 tarihinde ibraname imzalamıştır. İbraname içeriğinde davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı ... ve dava dışı çocuklarının araç maliki ... ve araç sürücüsü ...’ten herhangi bir alacağı bulunmadığı, uğradıkları zararın ... tarafından karşılandığı, ileride doğacak her türlü ceza ve hukuk dava hakkından feragat ettikleri hususları yazılıdır. Mahkemece bu ibraname gereğince zararın karşılanması ve tazminat davası hakkında müteselsil borçlulardan birinin ibra edilerek davalardan feragat edilmesinin diğer müteselsil borçlu yönünden de sonuç doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce davacının temyizi üzerine hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, gerekçede 18.9.2012 tarihli ibraname ve dava tarihi arasında KTK'nın 111 inci maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin de geçirilmiş olduğundan bahsedilmiş ise de, esasen dava tarihi gerekçeli karar başlığında yazılı olan 29.9.2014 değil, 21.02.2013 tarihi olup KTK'nın 111 inci maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçirilmemiştir. Ayrıca ibranamede herhangi bir miktar yazılmamış olup, ibranamenin de davacı ile ... ve ... arasında düzenlendiği, davalı ...’nın ibranamenin tarafı olmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, yine kabule göre de mahkemece her ne kadar hüküm fıkrasının dördüncü bendinde ihbar olunanlar lehine 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, ihbar olunanların davada taraf sıfatı olmadığından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde olmakla, Dairemiz’in 09.04.2019 gün ve █████████-█████████ sayılı düzelterek onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekili karar düzeltme talebinden sonra yerel mahkemeden dava tarihinin 21.02.2013 olarak tavzihini talep etmiş, mahkemece 12.07.2019 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiş ve davacı vekili ek kararı da temyiz etmiş ise de, aynı hususta karar düzeltme dilekçesinde de talepte bulunduğundan ek kararı temyizde hukuki yararı olmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.' gerekçesiyle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile düzelterek onama ilamı kaldırılarak hüküm bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan mahkemece davanın kabulü ile 225.000,00 TL maddi tazminatın 21.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 12.02.20 24... /15402-█████████ sayılı kararı ile; "1.Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (BK 163/2).
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (BK163/1).
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.
Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (BK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur. (BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer.
Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 inci maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 inci maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1 inci maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1 inci maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan 2918 sayılı Kanun hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3 ünci kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; ihbar olunanlar ... aracın işleteni, ... ise aracın sürücüsü olup aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmadığından dava ...'na yöneltilmiştir. Davacı ... ile ihbar olunanlar işleten ve sürücü olan ... ve ... arasında düzenlenen 18.09.2012 tarihli ibraname içeriğinde; 22.08.2012 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından dolayı araç sahibi ... ve sürücü ...'ten herhangi bir alacağının bulunmadığının, uğramış oldukları zararın ... tarafından karşılandığını, doğmuş ve ileride doğacak her türlü ceza ve hukuk dava hakkından feragat edildiğinin belirtildiği anlaşıldığından; ibraname tarihinden itibaren sürücü ve işletene karşı iki yıl içinde açılmış bir dava olduğuna yönelik de beyan veya bilgi bulunmadığı, müşterek ve müteselsil sorumlu olan sürücü ve işleten yönünden davacı tarafından her türlü hakkından feragat edildiğinden ibranın müşterek ve müteselsil borçlu davalı ...'na da sirayet edeceğinin gözardı edilerek yazılı şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;söz konusu ibranamenin şekil, içerik, düzenlenme koşulu, irade fesadı yönünden hukuka uygun olmadığını, dolayısı ile geçersiz - boş hükmünde olan bir belgenin iptal edilmesinin de gerekliliği bulunmadığını bu nedenle bu belgenin hükme esas alınamayacağını, kabul etmemekle birlikte, ibranamenin geçerli olduğu varsayılsa dahi 2 yıl içerisinde ceza dosyasındaki beyanların ve iş bu davanın açılmış olmasının ibranamenin iptali yönünde açık ve kesin bir irade açıklaması olduğunu, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ E - █████████ K sayılı ilamına ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ██████████ E - █████████ K sayılı ilamında bulunan karşı oya itibar edilmesi gerektiğini, müteselsil borçluluk gereği, açılmış iş bu davanın tüm müteselsil borçlulara sirayet etmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!