Anahtar kelimeler: Edirne Süreç Edenin Görüşü Hukukî Teşebbüs Öldürmeye Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.12.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile suç vasfı nedeniyle bozulmasına, sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53... . maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi uyarınca hapis cezasının 6 yıl 18 ay üzerinden infazına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, meşru savumaya, eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir.III. GEREKÇESanık hakkında 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde de infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinden tebliğnamedeki düzeltmeye ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, olayda meşru savunma hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.KARŞI OYOlay tarihinde saat 03
:00 sıralarında ... isimli eğlence mekanında, sanık ...'in arkadaşları olan tanıklar ... ve ...'la birlikte aynı masada oturdukları sırada, mekana inceleme dışı katılan ... ve tanık ... ile birlikte geldikleri, arkadaşları olan tanıklar ... ve ...'u görünce selam vermek için onların oturduğu masaya gittikleri ve masada oturanlara selam verdikleri, bu sırada sanık ...'in, katılan ...'in kulağına yaklaşarak dışarıdan duyulmayacak şekilde bir şeyler söylediği, sonrasında katılan ... ile sanık ...'in aralarında itiş kakış olduğu, bu sırada mekanı işleten kişinin arkadaşı olması nedeni ile mekana gelen daha önce aynı mekanda garson olarak çalışan katılan ...'ın, mekan sahibi olan tanık ... ile birlikte tartışan tarafların yanına gittikleri, tarafların arasındaki tartışmayı sonlandırmaya çalıştıkları, katılan ...'in görüşmek için sanık ...'i mekanın dışına çağırdığı, katılan ...'in mekanın dışına çıkmasından sonra, sanık ...'in üzerinden çıkardığı tabanca ile mekanın içinde yere doğru bir el ateş ettiği, katılan ...'ın dışarı çıkmak için kapıya yöneldiği, sanık ...'in bir el daha ateş ederek kapıdan dışarı çıkmaya çalışan katılan ...'ı göğsünden girip sağ paralomber çıkan kurşunla sağ akciğer orta ve alt lobda tam kat laserasyon ve diyafragma laserasyonu nedeniyle hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda;Sanığın suçta kullandığı silahın öldürmeye elverişli olması, atış sayısı, hedef alınan vücut bölgesinin hayati önem arz etmesi, katılanda meydana gelen yaralanmanın boyutu, meydana gelen tehlike ve zarar birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında eyleme bağlı ortaya çıkan kastının kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş ise de;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun manevi unsurun tespitine ilişkin yerleşik içtihadı uyarınca;"Sonuçlarını bilerek ve isteyerek fiili işleme iradesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir.Öldürme kastının varlığı ise;a) Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı,b) Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı,c) Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti,d) Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı,e) Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği,f) Olay sonrası mağdura yönelik davranışları, başka bir anlatımla olayın kendine özgü tüm özellikleri dikkate alınarak saptanmalıdır." şeklindeki ilkelere göreSanık hakkında katılan ...'e yönelik dava ile ilgili olarak; İlk Derece Mahkemesince isabetli belirlendiği üzere,Somut olayda, katılan ...'ın, sanık ile katılan ... arasında çıkan tartışmayı ayırmak için arkadaşı olan mekan sahibi ile olaya müdahale etmiş olması karşısında sanık ile katılan ... arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, aniden gelişen, tartışmanın hareketli ortamında yaralanmanın gerçekleşmiş olması, olaydan sonra sanığın fiiline devam etmesi mümkün olduğu halde fiiline kendiğilinden son vermiş olması ve herşeyden önemlisi sanık ...'in katılan ...'le daha önceden herhangi bir sorun yaşamadığı, katılan ...'ın sanığa saldırmadığı, sanık ...'in asıl sorun yaşadığı mağdur ...'i de sadece ayağından yaraladığı, katılan ...'in kavganın hareketli ortamında araya girdiği sırada yaralandığı göz önüne alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olmayıp yaralamaya yönelik olduğunu kabul etmek gerektiğinden sanığın silahla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği görüşündeyim.