Anahtar kelimeler: Aracıyla Manevra Caddesi İstikametinde İstikamette Seyir Esnada Hasarlı Kaçırmasından Eylemden

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 06.09.2024 günü saat 08:00 sıralarında sürücü ------- sevk ve idaresindeki ------- plaka sayılı aracıyla -------,-------- caddesi istikametinde seyir halindeyken aynı istikamette seyir halinde olan esnada sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracıyla yolu kaçırmasından kaynaklı kontrolsüz şekilde geri manevra yapması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ---------- plakalı araç sürücüsünün bu trafik kazasının oluşumunda ASLİ ve TAM KUSURLU (%100) olduğu,--------- plakalı araç sürücüsünün bu trafik kazasının oluşumunda KUSURSUZ (%0) olduğunun anlaşıldığını, 4 Aralık 2021 CUMARTESİ tarihinde yapılan resmi gazete yayınlanan değişikliğe istinaden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlığı ile Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile araç hasarlarının onarımında öncelikle orijinal parça kullanımı şartı düzenlemesinin mevcut olduğunu, yani orjinal parça zorunlu olup hasar bedelinin orjinal parça olma zorunluluğu göz önünde bulundurulmalısı zorunlu olduğunu, Yapılacak yargılamada müvekkilinin alacağının semeresiz kalmaması ve alacağının güvence altına alınması için trafik kazasına sebebiyet veren davalılar adına başkaca taşınır ve taşınmaz olması durumunda taşınırların tescil kaydına, taşınmazların ise tapu kayıtlarına , 3. Kişilerdeki hak ve alacağına İhtiyati Haciz Şerhi konulmasını, Davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 10,00 TL alacağının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkilline ödenmesini, Davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilinin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince ŞİMDİLİK, 3.000,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkilline ödenmesini, Müvekkilinin temlik alınan araçtadaki meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkilline ödenmesini, Müvekkilinin temlik alınan araçtaki meydana gelen hasarın sorumluluğu ve kusur tespiti yapılması amacıyla kusur bilirkişisine ödenen kusur rapor hizmeti ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkilline ödenmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ---------- Şirketi Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının temliğe ilişkin belgeleri ibraz etmeksizin işbu davayı ikame etmesi mümkün olmadığını bu nedenle işbu davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, zarar verenin aracını Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumlu olduğunu, Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren hem de davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta yapan sorumlu olduğunu, Dava konusu araca ilişkin görsellerden anlaşılacağı üzere söz konusu Kaza kapsamında araç zarar görmemiş sadece plakalık kısmı kırıldığını, Buna rağmen haksız olarak gerçek olmayan daha önceden araçta bulunan hasarların tazmini talep edildiğini, İşbu Dava'nın "aktif husumet ehliyeti yokluğundan" esastan reddini, HMK aykırı olarak "belirsiz alacak" olarak ikame edilen işbu Dava'nın reddini, Haksız ve mesnetsiz Dava'nın esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, Haksız ve kötüniyetli olarak işbu davayı ikame eden Davacı'ya HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, -------- Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Vergi Dairesi,-------- müzekkere cevapları, hasar ve poliçe sureti, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, █████/2024 tarihli kaza nedeni ile hasar tazminat ve değer kaybı tazminatı talebi ile birlikte istenilen araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın, █████/2024 tarihinde sürücü Şamil Karadağ 'ın sevk ve idaresindeki -------- plakalı araç ile sürücü -------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı araç arasında meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, -------- plakalı araçta hasar ve değer kaybı bulunup bulunmadığı, davacının ilgili araç için araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, -------- Esas, --------- Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Eldeki davada, davacı şirket temlik alanın yerine geçerek dava açmış bulunduğundan temlik verenin sıfatı görevin belirlenmesinde önem taşıyacaktır. Somut olaya bakıldığında; temlik veren kişinin gerçek kişi olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı, temlik verenin gerçek kişi olup tacir sıfatının bulunmadığı, davanın TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesinden doğan ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşılmıştır. Davaya konu araç her ne kadar ticari taksi ise de, temlik verenin gerçek kişi olduğuna, aracın ticari olması davanın ticari dava olduğu sonucunu doğurmayacağına göre 6102 sayılı TTK' nın 4/1ve 5. maddesi gereğince ihtilafın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli değildir. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaati ile mahkememizce görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli --------- Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere -------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. █████/2026