Anahtar kelimeler: Mücadele Kaçakçılıkla Aracının Artırım Edenin Eşyanın Görüşü İadesi Nakil Başlığında
7. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçeli karar başlığında 19.11.2015 tarihli suç tarihinin yazılmaması mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/22. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Sanığın; hakkında kurulan 08.04.2016 tarihli hükümde 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz incelemesine konu 24.09.2021 tarihli hükümde ise daha lehe olacak şekilde 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1.540,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hâlde; adli para cezası yönünden cezada kazanılmış hak oluşturmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
hukuka aykırı bulunmuş ise de; bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;
1.Hükmün (7) numaralı fıkrasında yer alan "CMK'nın 307/4.maddesi uyarınca hüküm, sanık, malen sorumlu ve katılan kurum tarafından münhasıran müsadereye yönelik temyiz edildiğinden yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağından SONUÇ OLARAK SANIĞIN 1 YIL 6 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI ve 100,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ve "TCK'nun 52/4 maddesi gereğince hükmedilen netice ceza nazara alındığında taksitlendirilmesine yer olmadığına," ifadelerinin hükümden çıkartılması, yine hükmün (9) numaralı fıkrasının hükümden çıkartılması ve sonraki fıkra numaralarının düzeltmeye uygun olarak teselsül ettirilmesi,
2.Hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53/1-e bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi suretiyle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesine İlişkin Hüküm Yönünden
29.01.2016 tarihli iddianamede müsaderesi talep edilen 34... plakalı nakil aracının, sanığın eşi olan malen sorumlu ... adına kayıtlı olduğu gözetilerek; sanık tarafından 19.11.20 15... .11.2015 tarihli her iki eylemde de kaçakçılık suçunda kullanıldığı anlaşılan 34... plakalı nakil aracının müsaderesinin, 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince araç ve eşyanın değeri itibarıyla işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı, yine bahse konu nakil aracının malen sorumlu ...'in eşi olan sanık ... tarafından 19.11.20 15... .11.2015 tarihli her iki eylemde de kaçakçılık suçunda kullanılması sebebiyle malen sorumlunun iyiniyetinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, sanık tarafından suça konu kaçak sigaraların taşınmasında kullanılan ve müsaderesi talep edilen 34... plakalı nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!