Anahtar kelimeler: Sineması Led Faliyet Davaitirazın Önde Ekran Montaj Satımdan Ödemeyi İşinde

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:█████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2020
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, LED ekran üretim ve montaj işinde faliyet gösteren Türkiyenin önde gelen firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 26.02.2018 tarihinde ... Sineması Satış Sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin 84.960,00 USD ödemeyi taahhüt ettiğini, yine 14.08.2018 tarihinde taraflar arasında ... Sineması ... Satış Sözleşmesinin düzenlendiğini ve bu sözleşme kapsamında da davalı şirketin KDV hariç 30.000 USD ve KDV (%18) tutarı 5.400 USD ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirket tarafından ödenecek tutarlara ilişkin 15.03.2018 tarihli 84.960,00 USD bedelli faturanın, 21.11.2018 tarihli 35.400,00 USD bedelli fatura, 31.05.2019 tarihli 24.684,42 USD bedelli faturaların kesildiğini, davalı şirketin edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkilerinden kaynaklanan edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı yan ile 04.09.2020 tarihinde uyuşmazlığa ilişkin indirim de uygulanarak sulh görüşmesinin yapıldığını ve e-imzalı protokol tanzim edildiğini, protokol gereği bedeli ödeme hususunda anlaşıldığını, ancak çeklerin teslim edilmediğini, davalı yanın, işbu sulh protokolü ile birlikte borcunu açıkça ikrar etmesine rağmen edimini yerine getirmediğini, Borçlu tarafın, müvekkili şirket ile arasında yapılan ticaret sonucu müvekkili şirkete, ödeme emrinde belirtilen fazlaya ilişkin haklarıının saklı kalması kaydıyla şimdilik, cari hesaptan kaynaklı bakiye 35.278,42 USD+1.180,00 TL'lik bir borcunun bulunduğunu, müvekkili firmanın ticari ilişki içerisinde olduğu davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2020/... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalı tarafça icra takibine yapılan itiraz sebebi ile takibin haksız ve mesnetsiz bir şekilde durdurulduğunu gerçekleşen ticari iş sonucu ortaya çıkan borcun açıkça belli iken borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurmasının açıkça kötü niyet barındırdığını, nitekim borçlu tarafından icra dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde de şirketler arasında ki ticari ilişkinin ve borcun varlığının kabul edildiğini belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, davalının taşınır ve taşınmaz mallarıyla 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığını fakat açık hesap ilişkisi bulunduğunu, açık hesap ilişkisinin önceki borçların tahsil edilememesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğunu, davacının hukuki bakımdan geçersiz bir takip yaptığını, müvekkili şirkete herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, temerrüdün oluşmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının █████/2021 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda takdir tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
1-) Davacı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu,
2-) Davalı ticari defter ve belgeleri inceleme günü ibraz edilmediğinden incelenemediğini,
3-) Taraflar arasında düzenlenen 04.09.2020 tarihli Protokol” de 221.300,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını
4-) Rapor içerisinde belirttiğimiz üzere;
-yapılan işlemler sonucunda, davalı yanın davacı yana 31.12.2020 tarihi itibariyle 210.740,87 TL borçlu olduğu görüldüğünü,
-icra takip talebinde 231.366,70 TL talep ettiğini, talebinin yerinde olmadığını,
-davacı tarafından davalının usulüne uygun olarak temerrüde düştüğüne ilişkin delil dosyaya ibraz edilmediğinden temerrüt oluşmadığını, temerrüt icra takip tarihi olan 03.07.2020 tarihinde oluştuğunu, bu nedenle faiz hesaplaması yapılmadığını,
-icra takip tarihinden itibaren davacının talepleri doğrultusunda faiz uygulanması gerektiği,
5-) Talep edilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkındaki takdir Sayın Mahkemenize ait olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda takdir ve karar Sayın Hakimliği'nize ait olmak üzere;
1-) Davacı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu,
2-) Davalı ticari defter ve belgeleri inceleme günü ibraz edilmediğinden incelenemediğini,
3-) Taraflar arasında düzenlenen 04.09.2020 tarihli Protokol” de 221.300,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, anlaşma sağlanan 221.300,00 TL' nin karşılığı 35R 275,42 EURO olduğu ve 1.180,00 TL Hizmet Bedeli üzerinde takip başlatıldığını, :
Takip tarihinden itibaren Asıl Alacağa işleyecek 4 2,5 ve 13,75 TL üzerinden faiz talep edebileceği,
4-) Talep edilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkındaki takdir Sayın Mahkemenize ait olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2022 tarihli celsesinde davacı vekilinin mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı ve davalı vekilinin beyanında davayı takip etmediklerini bildirdiği görüldüğünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin █████/2022 tarihli dosyanın yeniden işleme konulması talepli dilekçesi ile yargılamaya devamına karar verilmesini talep ettiği, █████/2022 tarihli yenileme tensip zaptı ile yargılamanın kaldığı yerden devamına karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda takdir ve karar Sayın Hakimliği'nize ait olmak üzere;
1-) Davacı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu,
2-) Davalı ticari defter ve belgeleri inceleme günü ibraz edilmediğinden incelenemediğini,
3-) Taraflar arasında düzenlenen 04.09.2020 tarihli Protokol” de 221.300,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, anlaşma sağlanan 221.300,00 TL” nin karşılığı 35.275,42 EURO olduğu ve 1.180,00 TL Hizmet Bedeli üzerinde takip başlatıldığını,
Takip tarihinden itibaren Asıl Alacağa işleyecek 4 2,5 ve 413,75 TL üzerinden faiz talep edebileceği,
4-) Talep edilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkındaki takdir Sayın Mahkemenize ait olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda takdir ve karar Sayın Hakimliği'nize ait olmak üzere;
1-) Davacı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu,
2-) Davalı ticari defter ve belgeleri inceleme günü ibraz edilmediğinden incelenemediğini,
3-) Taraflar arasında düzenlenen 04.09.2020 tarihli Protokol” de 221.300,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, anlaşma sağlanan 221.300,00 TL” nin karşılığı 35.275142 USD olduğu ve 1.180,00TL Hizmet Bedeli üzerinde takip başlatıldığını,
Takip tarihinden itibaren Asıl Alacağa işleyecek 4 2,5 ve 413,75 TL üzefinden faiz talep edebileceği, Buna göre;
Protokol gereği anlaşılan bedel 221.300,00 TL karşılığı 35.278,42 USD
İşlemiş Faiz 720,35 USD
35.998,77 USD
Cari hesap alacağı 1.180,00 TL
İşlemiş Faiz 140,45 TL
1.320,45 TL
Bu durumda 35.998,77 USD ve 1320,45 TL davacının alacağı olduğu,
4-) Talep edilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkındaki takdir Sayın Mahkemenize ait olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Dava dosyasında davacı taraf davalı tarafı temerrüde düşürdüğünü gösteren bir ihtarname ya da sözleşme maddesine rastlanmadığından davacı tarafın takipte işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının kararı Sayın Mahkemenize ait olduğu, Diğer yandan Sayın Mahkeme 02.10.2024 tarihli celse kararında; davacı tarafın işlemiş faiz hesaplanmasına ilişkin açıklama istemiş, davacı 16.10.2024 tarihli dilekçesi ile her iki asıl alacak talebini 20.03.2020 tarihini baz alarak işlemiş faiz hesabı yapıldığını beyan etmiş ise de dava dosyası içeriğinden söz konusu tarihin dayanağı anlaşılamamıştır. Bu nedenle herhangi bir hesaplama yapılmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın yeni bir mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı şirket tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas Sayılı dosyasında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, takipte talep edilen faizin yerinde olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;
Cari hesaba konu edilen ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların e- ticari fatura olduğu, e-ticari faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, mal hizmet teslim fiilinin gerçekleştiği ve bu konuda ihtilaf olmadığı belirlenen davada;
Davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağını tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine 18.03.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas Sayılı dosyası ile 35.278,42.-USD cari hesap alacağı, 757,05.USD cari hesap alacağına 27.06.2019 cari hesap tarihinden takip tarihine kadar işleyen Kamu Bankalarınca EUR mevduatına 1 yıl üzerinden uygulanan %2,5 oranında Faiz, 1.180,00.-TL cari hesap alacağı, 143,47.-TL cari hesap alacağına 11.07.2019 tarihinden takip tarihine kadar uygulanan *013,75 oranında (değişik oranlarda) ticari faiz olmak üzere toplam 36.035,47.-USD ve 1.323,47.-TL üzerinden takip başlatıldığı, takibin .... İcra Dairesi 2025/... Esas dosyası ile yenilendiği,
İş bu davadan önce taraflar arasında 04.09.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi kapsamında davacıya 221.300,00- TL (ikiyüz yirmi bir bin üçyüz lira) asıl alacak, faiz ve masraf bedeli, vekiline ise 22.000,00- TL (yirmiikibinlira) vekalet ücreti olmak üzere 243.300,00-TL (ikiyüzkırküçbinüçyüzlira) toplam ödeme yapmasıyla sulh bedeli ödeyeceği, yönünde bir protokol yapıldığı, bu protokol kapsamında davalı şirketin davacı şirkete;
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi'nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44 260.00- TL bedelli,
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi'nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260.00- TL bedelli.
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi'nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260,00- TL bedelli,
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi'nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260,00- TL bedelli,
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi'nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260,00- TL bedelli, beş adet çeki keşide etmesi gerektiği,
Bu protokolün İBRA, FERAGAT VE TAAHHÜTLER başlıklı 4. Maddesinde;
..., sulh bedelini tahsil etmesi halinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyasını takipsiz bırakacaktır.
Taraflar, sulh bedelinin işbu protokolde belirlenen tarih ve miktarlarda ödenmesi halinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosya kapsamındaki alacak yönünden birbirlerini karşılıklı olarak ibra etmiş olacaklarını gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederler. Hükmü olduğu, ancak davalı şirket tarafından bu protokol kapsamında davacıya herhangi bir çek keşide edilmediği,
Taraflar arasında bir sözleşme olsa da; sözleşmede temerrüt şartları ve temerrüt faizi oranlarının net olarak belirlenmediği, TBK 117 maddesi kapsamında davacının davalıya herhangi bir ihtarname de keşide etmediği, davacının takip ile belirlediği, temerrüt tarihi ve faiz oranları üzerinden takip tarihinde 448,23.-USD ile 139,01.-TL faiz hesaplandığı, (Bkz:4.4 Temerrüdün tartışılması ve temerrüt faizi hesaplamaları)
Tüm bu nedenlerle;
Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine (Eski .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas ( sayılı dosyası ile başlatılan takibin; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin, 18.03.2020 takip tarihinden itibaren 35.278,42.-USD, 1.180,00.-TL cari he: lacağı, 448,23.-USD ve 139,01.-TL faiz üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hük Yüce Mahkemeniz takdirinde olacağı sonucun ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında yapılan satış ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve alacağın miktarı noktasındadır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davaların süresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmaları için süre ve imkan tanınmış, akabinde taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, BA-BS formlarının celbi için vergi dairesine müzekkere yazılmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; " Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda takdir tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
1-) Davacı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu,
2-) Davalı ticari defter ve belgeleri inceleme günü ibraz edilmediğinden incelenemediğini,
3-) Taraflar arasında düzenlenen 04.09.2020 tarihli Protokol” de 221.300,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını
4-) Rapor içerisinde belirttiğimiz üzere;
e yapılan işlemler sonucunda, davalı yanın davacı yana 31.12.2020 tarihi itibariyle 210.740,87 TL borçlu olduğu görüldüğünü,
« icra takip talebinde 231.366,70 TL talep ettiğini, talebinin yerinde olmadığını, * davacı tarafından davalının usulüne uygun olarak temerrüde düştüğüne ilişkin delil dosyaya ibraz edilmediğinden temerrüt oluşmadığını, temerrüt icra takip tarihi olan 03.07.2020 tarihinde oluştuğunu, bu nedenle faiz hesaplaması yapılmadığını,
* icra takip tarihinden itibaren davacının talepleri doğrultusunda faiz uygulanması gerektiği,
5-) Talep edilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkındaki takdir Sayın Mahkemenize ait olacağı,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dosya kapsamında bulunan belge ve delillerin değerlendirilmesine esas olmak üzere davalı tarafa, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan e imzalı olduğu belirtilen protokol başlıklı belgeye karşı beyanlarını sunmak üzere 2 hafta süre verilmesine, verilen süre içerisinde beyanda bulunulmadığında bu hususta beyanda bulunma hakkından vazgeçilmiş sayılacağının davalı vekiline ihtarına karar verilmiş ayrıca dava dışı ... Bankasına müzekkere yazılarak dava dilekçesi ekinde sunulan protokol başlıklı belgede yer alan çeklere ilişkin olarak banka nezdinde bulunan kayıtların be çeklerin davalı tarafça davacı adına düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise karşılığının ödenip ödenmediğinin sorulmasına karar verilmiş ayrıca davalı tarafa da bu hususta beyanlarını sunması için süre verilmiş akabinde dosya ek rapora tevdi edilmiştir.
Dosya kapsamında birden fazla kez ek rapor alındığı ancak dosyaya sunulan bilirkişi ek raporunda detaylı açıklamalara yer verilmediği, birden fazla kez ek rapor alınmasına rağmen takdir mahkememize ait olmak üzere faiz hususunda hesaplama da yapılmadığı dikkate alınmakla dosyanın yeni bir mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş ve █████/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " Davacı şirket tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas Sayılı dosyasında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, takipte talep edilen faizin yerinde olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;
Cari hesaba konu edilen ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların e- ticari fatura olduğu, e-ticari faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, mal hizmet teslim fiilinin gerçekleştiği ve bu konuda ihtilaf olmadığı belirlenen davada;
Davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağını tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine 18.03.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas Sayılı dosyası ile 35.278,42.-USD cari hesap alacağı, 757,05.USD cari hesap alacağına 27.06.2019 cari hesap tarihinden takip tarihine kadar işleyen Kamu Bankalarınca EUR mevduatına 1 yıl üzerinden uygulanan %2,5 oranında Faiz, 1.180,00.-TL cari hesap alacağı, 143,47.-TL cari hesap alacağına 11.07.2019 tarihinden takip tarihine kadar uygulanan %13,75 oranında (değişik oranlarda) ticari faiz olmak üzere toplam 36.035,47.-USD ve 1.323,47.-TL üzerinden takip başlatıldığı, takibin .... İcra Dairesi 2025/... Esas dosyası ile yenilendiği,
İş bu davadan önce taraflar arasında 04.09.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi kapsamında davacıya 221.300,00-TL(ikiyüzyirmibirbinüçyüzlira) asıl alacak, faiz ve masraf bedeli, vekiline ise 22.000,00- TL (yirmiikibinlira) vekalet ücreti olmak üzere 243.300,00-TL (ikiyüzkırküçbinüçyüzlira) toplam ödeme yapmasıyla sulh bedeli ödeyeceği, yönünde bir protokol yapıldığı, bu protokol kapsamında davalı şirketin davacı şirkete;
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi’nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260,00- TL bedelli,
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi’nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260,00- TL bedelli,
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi’nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260,00- TL bedelli,
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi’nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260,00- TL bedelli,
... Bankası A.Ş .../İstanbul Şubesi’nin █████/2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 44.260,00- TL bedelli, beş adet çeki keşide etmesi gerektiği,
Bu protokolün İBRA, FERAGAT VE TAAHHÜTLER başlıklı 4. Maddesinde;
..., sulh bedelini tahsil etmesi halinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... E. sayılı dosyasını takipsiz bırakacaktır.
Taraflar, sulh bedelinin işbu protokolde belirlenen tarih ve miktarlarda ödenmesi halinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... Esas sayılı dosya kapsamındaki alacak yönünden birbirlerini karşılıklı olarak ibra etmiş olacaklarını gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederler. Hükmü olduğu, ancak davalı şirket tarafından bu protokol kapsamında davacıya herhangi bir çek keşide edilmediği,
Davacı şirketin 2018 ve 2019 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapılarak dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davacı şirket ait 2018 ve 2019 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirketin Yüce Mahkemeniz tarafından verilen kesin süre içerisinde defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı bu nedenle davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten 27.06.2019 tarihinden itibaren 35.278,42.-USD ve 11.07.2019 tarihinden itibaren 1.180,00.-TL cari hesap alacağının olduğu,
Taraflar arasında bir sözleşme olsa da; sözleşmede temerrüt şartları ve temerrüt faizi oranlarının net olarak belirlenmediği, TBK 117 maddesi kapsamında davacının davalıya herhangi bir ihtarname de keşide etmediği, davacının takip ile belirlediği, temerrüt tarihi ve faiz oranları üzerinden takip tarihinde 448,23.-USD ile 139,01.-TL faiz hesaplandığı, (Bkz:4.4 Temerrüdün tartışılması ve temerrüt faizi hesaplamaları)
Tüm bu nedenlerle;
Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine (Eski .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... Esas ( sayılı dosyası ile başlatılan takibin; .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin, 18.03.2020 takip tarihinden itibaren 35.278,42.-USD, 1.180,00.-TL cari hesap alacağı, 448,23.-USD ve 139,01.-TL faiz üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemeniz takdirinde olacağı sonucun ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda yapılan değerlendirmede; davacının ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; asıl davaya konu ödeme emri tarihinde , davacının davalı şirketten 35.278,42 -USD ve 1.180,00-TL alacağının olduğu, bu miktarın davacının icra takibinde talep ettiği asıl alacak tutarı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, davalı tarafın kendisine süre verilmesine rağmen defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, bilirkişi raporu içeriğinden cari hesaba konu edilen ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların e- ticari fatura olduğu, e-ticari faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, mal hizmet teslim fiilinin gerçekleştiği ve bu konuda ihtilaf olmadığının belirlendiği, bu hali ile davacı tarafından cari hesap alacağına konu edilen ve davalı aleyhine düzenlenen faturanın e fatura portalı üzerinden davalıya tebliğ ve teslim edildiğinin tespit edildiği,, TTK 21/2 maddesi hükümleri doğrultusunda davalının 8 gün içerisinde davacının talebine konu fatura ile ilgili herhangi bir itirazın bulunmamasının davalının davacı tarafından düzenlenen fatura içeriğini kabul etmiş olduğu anlamına geleceği, aksi durumun davalı tarafça ispatlanması gerekeceği, öte yandan dava öncesinde taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli protokol de ile de davalının davaya konu icra dosyasına ilişkin olarak ödeme yapmayı kabul ettiği görüldüğünden davacının fatura konusuna ilişkin edimlerini yerine getirdiğinin anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle davacının takip konusu asıl alacak tutarınca alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafından her ne kadar takip öncesi işlemiş faiz talebinde de bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşme içeriğinden temerrüt şartları ve temerrüt faizi oranlarının net olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı kanaatine varıldığı ve TBK 117 maddesi kapsamında davacının davalıya herhangi bir ihtarname de keşide etmediği dikkate alınmakla takip talebinde bulunulması ile davalının temerrüde düşürüldüğünün değerlendirildiği, yine taraflar arasında dava öncesi imzalanan sulh protokolünde de anlaşılan tutarlara ilişkin alacak kalemlerinden faizin ne kadar olduğu, hangi tarihler için hangi oran üzerinden ne tutarda faiz ödenmesi konusunda anlaşıldığının açık olmadığı gibi prokotol gerekleri yerine getirilmediğinden ve protokole uyulmaması halinde her türlü yasal yolu müracaat edilebileceği hüküm altına alındığından artık salt protokol hükümleri esas alınarak uyuşmazlığın çözümünün mümkün olmayacağı kanaatine varıldığı bu nedenlerle takip öncesi faiz isteminin reddine karar vermek gerektiği, açıklanan nedenlerle davanın asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının İTİRAZIN İPTALİ davasının KISMEN KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 35.278,42 USD asıl alacak ve 1.180,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte gösterilen faiz oranları uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen (35.278,42 USD x 6,4741 TL=) 228.396,01 TL + 1.180,00-TL = toplam 229.576,01-TL nin %20'si oranında olan 45.915,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 15.682,34 TL harçtan peşin alınan 4.662,76 TL harcın ( 2.775,66 TL dava açılırken + 1.887,10 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 11.019,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 4.662,76 TL harcın ( 2.775,66 TL dava açılırken + 1.887,10 TL ıslah harcı olmak üzere) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.649,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 240,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.250,00 TL bilirkişi ücreti ile 62,20 TL ilk masraf (54,40 TL başvurma harcı + 7,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 7.552,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 7.498,81 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 9,70 TL'sinin davacıdan, 1.350,30 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!