Anahtar kelimeler: Özetledosya Çeke Yapmaması Talebe Şubesi Rakam Zamanda İbraz Eylemi Bankası

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş ... Şubesi çalışanının kanuni ibraz tarihinde ibraz edilen çeke; 5941 sayılı Çek Kanunu 7/4 maddesine göre talebe rağmen karşılıksızdır işlemi yapmaması ve aynı zamanda suç teşkil eden bu eylemi sebebiyle müvekkilinin uğradığı maddi zararlara ilişkin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve rakam bilirkişi incelemesi ile belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere kusurlu davranışın gerçekleştiği ibraz tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte şimdilik kısmi dava niteliğinde olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat talebine ilişkin olarak dava açıldığı görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dosya kapsamına göre; davalı banka aleyhine açılan davada, bankaya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, davalı bankanın öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 814. maddesi uyarınca çeke ilişkin zamanaşımı süresinin ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl olduğu, somut olayda çekin muhatap bankaya ibraz tarihine göre zamanaşımının 05.04.2020 tarihinde dolduğu ve zamanaşımını kesen herhangi bir sebebin bulunmadığı, ayrıca talep edilen tazminat yönünden Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında iki yıllık zamanaşımı süresinin de çekin ibraz tarihi itibarıyla 05.04.2019 tarihinde sona erdiği, bu nedenlerle davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı banka, esasa ilişkin olarak ise, Türk Ticaret Kanunu’nun 801, 812 ve 781. maddeleri ile bankacılık mevzuatı ve çek sözleşmesi hükümleri gereğince, kendisine ibraz edilen çekin çek vasfını taşıyıp taşımadığını, zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığını ve keşideci imzasının geçerliliğini inceleme yükümlülüğü bulunduğunu, bu kapsamda 05.04.2017 tarihinde ibraz edilen çekin, keşidecinin imza sirkülerindeki imza ile çek üzerindeki imzanın uyuşmaması nedeniyle sahte olabileceği şüphesiyle arkasına şerh düşülerek herhangi bir ödeme veya işlem yapılmadığını, bankanın bu suretle kanundan doğan inceleme ve ödemeden kaçınma yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunmuştur. Banka tarafından, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, sahte veya tahrif edilmiş çeklerin ödenmemesinin hukuka uygun olduğu, aksi halde bankanın kendi zararına ödeme yapmış olacağı, somut olayda çekin sahte veya tahrif edilmiş olabileceğine dair ciddi emareler bulunduğu, bu nedenle davacının zarara uğradığından ve bankanın kusurundan söz edilemeyeceği, davacının dayandığı ceza yargılaması kararları ile bankanın fiili arasında nedensellik bağı bulunmadığı belirtilmiştir. Bu gerekçelerle davalı banka, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle, bu mümkün görülmez ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;Davacının dava dışı ... Ltd. Şti'nin keşidecisi olduğu █████/2017 düzenleme tarihli 32.000,00 TL bedelli çeki davalı bankaya ibraz etmesine rağmen imzanın keşideciye ait olmadığı kuşkusu doğduğundan karşılıksızdır işlemi yapılmadığından bahisle tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, davalı bankanın bu hususta kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarından ibaret olduğu görüldü.DELİLLER;.... 4. İcra Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ...Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.... 28. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasından Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına gönderilen ... Bankasına ait, keşide yeri ..., Keşide tarihi █████/2017 tarihli, ... seri numaralı, 32.000,00 TL bedelli 1 adet çek aslı celp edilmiştir.... 10. Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ...Talimat sayılı yazısı ekinde gönderilen... tarihli, ... yevmiye numaralı imza sirküleri aslı celp edilmiştir.Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 812. maddesi gereğince, sahte veya tahrif dilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zararın muhataba ait olacağı, bu nedenle, muhatap banka kendisine ödenmek için ibraz edilmiş çeki ödemeden ince; çekin TTK.796, maddesinde düzenlenen süresi içinde ibraz edilip edilmediğini, düzenleyen ile banka arasında bir çek anlaşması olup olmadığını, çekin geçerli olup olmadığını, şekil şartlarını taşıyıp taşımadığını, sahte veya tahrif edilmiş bir çek olup olmadığını, çeki ibraz edenin yetkili hamil olup olmadığını, düzenleyenin çekten cayma beyanı olup olmadığı ve çek hesabında ödemeyi ngelleyen bir tedbir kararı, haciz, rehin olup olmadığı gibi hususlarda inceleme yaparak, onucuna göre işlem yaptığı, aksi halde muhatap bankanın; düzenleyen, lehtar veya hamile karşı uğranılan arardan sorumlu olabileceği, somut olayımızda muhatap bankanın kendisine ibraz edilen çekteki keşideci mzasının, kendi kayıtlarındaki imza ile uyumsuz olduğunu görerek; çekin arkasına; “Bu çek 05.04.2017 tarihinde ibraz edilmiş; ancak Bankamızca yapılan inceleme onucunda söz konusu çekteki imzanın keşideciye ait olmadığı kuşkusu doğduğundan, izerinden herhangi bir işlem yapılmamıştır. 10.04.2017” yazarak imzaladığı, çeki ibraz eden etkili hamil ...'ya iade ettiği, sunulan kayıtlara nazaran Bankanın, bu çeke karşılıksız çek işlemi yapmamış İmasının bir bankacılık işlem kusuru değil, aksine yasaların kendisine yüklediği sorumluluğun erine getirilmesi olduğu, çek lehdarı davacı ...'nın, Bankanın kendisine ibraz edilen çekteki eşideci imzasının, kendi kayıtlarındaki imza ile uyumsuz olduğunu görerek, yazdığı şerh edeniyle çek keşidecisine karşı başvuru haklarını kaybetmediği, nitekim, çek lehdarı ..., ... Ltd. Şti. hakkında ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından haciz yolu ile cra takibi başlattığı, bu çeke dayalı olarak yapılan takibin kesinleştiği, kesinleşmiş icra takibinde, lehdarın keşideciden alacağını tahsil edememesinin orumluluğunun Banka'ya yüklenemeyeceği, zira, davacının dava konusu çekte lehtar olduğu dikkate alındığında, ticari ilişkide bulunduğu kişiyi iyi seçmeyen ve ticari ilişkiye girdiği kişileri yeterince araştırmayan davacının zararının meydana gelmesinde kendi kusurunun bulunduğu, çekteki ciro silsilesinden davacı ... ile, çek keşidecisi şirketin tek ortağı ve temsilcisi olan ... arasındaki ticari ilişkinin oldukça sıkı olduğu anlaşıldığı, zira çekin, lehdar davacı ... tarafından çek keşidecisi şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'a ciro edildiği, çek keşidecisi şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'ın da çeki ...'ya ciro ve teslim ettiği, davacı çek lehdarının kendi kusurundan kaynaklanan zararını, muhatap bankadan tazmin edilmesini isteyemeyeceği, aksinin kabulü, bir kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşeceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında; inceleme konusu imza sirkülerindeki imzalar ile inceleme konusu çekteki keşideci imzası arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile ... Bankası ... Şubesine ait, alacaklısı ... olan, 30.03.2017 keşide tarihli, ... nolu, 32.000 (otuz iki bin) TL bedelli çekteki keşideci imzası ile ... 1. Noterliğinin... tarihli, ... nolu İmza Sirkülerindeki imzaların aynı el ürünü olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, davacının dava dışı ...Tic. Ltd. Şti'nin keşidecisi olduğu █████/2017 düzenleme tarihli 32.000,00 TL bedelli çeki davalı bankaya ibraz etmesine rağmen imzanın keşideciye ait olmadığı kuşkusu doğduğundan karşılıksızdır işlemi yapılmadığından bahisle tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda, davacının hamili olduğu dava dışı ...Tic. Ltd. Şti'nin keşidecisi olduğu █████/2017 düzenleme tarihli 32.000,00 TL bedelli çekin, davacı tarafından davalı ... Bankası A.Ş ... Şubesi'ne █████/2017 tarihinde ibraz edildiği, banka tarafından çekteki imzanın keşideciye ait olmadığı kuşkusu doğduğundan üzerinde herhangi bir işlem yapılmamıştır şerhi düşüldüğü, çek üzerine karşılıksızdır yazılmadığı görülmüştür.Davacı tarafça ... 4. İcra Ceza Mahkemesi'ne ... E. karşılıksız çek vermek/bankada çekin karşılığını bulundurmamak suçundan çek keşidecisi hakkında şikayette bulunulduğu, mahkemece çekin karşılıksız olduğuna dair bir şerh olmadığı anlaşılmakla beraat hükmü kurulduğu, davacının istinaf isteminin de reddine karar verildiği görülmüş olup, davacının keşideci aleyhine başlattığı ... 28. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında da borçluya ait hacze kabil mal tespit edilemediğinden tahsilat yapamadığı ve neticeten davacının alacağını bu sebeple tahsil edemediği iddiasıyla banka aleyhine işbu tazminat davasını açtığı anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de davacı ile davalı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davalının karşılıksızdır işlemi yapmaması sebebiyle tazminat talebinde bulunulduğu buna göre uygulanması gereken Türk Borçlar Kanununun 72/1 maddesinde "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." hükmü gereği eylem █████/2017 tarihli çekin ibrazı tarihinde gerçekleşmiş ise de davacının zararı öğrendiği tarihin davacı tarafça keşidecisi hakkında yapılan haciz işlemi sonucu tahsilat yapamadığı işlem tarihi olan █████/2022 olduğu, buna göre █████/2023 tarihinde açılan davada henüz zamanaşımı süresinin dolmadığı mahkememizce kabul edilerek davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.Türk Ticaret Kanunu'nun 812. maddesine göre; "Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğerki, senette düzenleyen olarak gösterilen kişiye, kendisine verilen çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun yüklenmesi mümkün olsun." şeklinde denilerek, sahte olan veya tahrif edilmiş olan bir çeki ödeyen veya işlem yapan muhatap bankanın, doğacak olan zarar nedeniyle sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Bu nedenle, kendilerine ibraz edilen çek ile ilgili işlem yapmadan önce bankaların çekin şekil şartlarını, çekin unsurlarının tamam olup olmadığını, özellikle keşideci imzası olarak çek üzerinde görülen imzanın, keşidecinin imzası olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü vardır. Şayet çek üzerindeki imzanın keşideciye ait çıkmaması halinde, çeki ödeyen veya karşılıksız işlemi yapan muhatap bankanın, keşideci şirket veya şahsa karşı sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Bankanın bu objektif özen yükümlülüğü karşısında; sahte veya tahrif olmuş çeki ödeyen bankanın, çek hesabı sahibi olan keşideciye karşı hukuki sorumluluğu gündeme gelecektir. Sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyen banka, ödenen çek bedeli nedeniyle çek hesabı sahibine yani keşideciye karşı rücu edemeyebilecektir. Nitekim; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı İlamı da aynı doğrultudadır. Bu nedenlerle davacı bankanın kanundan doğan özen yükümlülüğünü yerine getirirken uyguladığı işlem nedeniyle sorumlu tutulması düşünülemez. Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda da aynı yönde görüş bildirilmiştir.Mahkememizce dava konusu çek aslı ve imza incelemesine esas teşkil edecek şekilde ... 1. Noterliğinin .. tarihli ... yevmiye nolu imza sirküleri celp edilmiş ve yapılan imza incelemesi sonucu düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, inceleme konusu imza sirkülerindeki imzaların çapraz “U” harfi benzeri bir yapı ile başlayıp ardından alçak gramalarla devam edildikten sonra tekli yüksek bir grama ve yukarıya doğru çizgisel bir hareketle tamamlanmış, sağa eğimli, yukarı doğrultulu, işlek özellikte bir imza olduğu, inceleme konusu çekteki keşideci imzasının “C” harfi benzeri bir yapının devamında oluşturulan çizgisel yapılarla tamamlanmış, sağa eğimli, yukarı doğrultulu, işlek özellikte bir imza olup bu imza ile imza sirkülerindeki imzalar arasında tersim tarzı başta olmak üzere, yapıların oluşturulma şekli, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, yapılar arası bağlantılar, doğrultu, ritm, işleklik gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından yüksek derecede uyumsuzluk ve benzemezlikler bulunduğu, bu sebeple çekteki keşideci imzası ile imza sirkülerindeki imzanın aynı el ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı tarafça çekteki imzanın keşideciye ait olduğuna ilişkin █████/2025 tarihli uzman mütalaası sunarak bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de banka çalışanları kriminal uzmanı olmadığı için kendilerinden beklenenin ilk bakışta veya herhangi bir teknik destek almadan yaptıkları incelemeyle senedin sahte olup olmadığını belirlemeleridir. Dolayısıyla davacı vekili tarafından çekteki imzanın keşideciye ait olduğuna ilişkin uzman mütalaası sunulmuş ise de mahkememizce alınan bilirkişi raporunda çekteki imzanın keşideciye ait olmadığı tespit edildiğinden banka çalışanının dava konusu çekteki imzanın keşideci yetkilisine ait olmadığına ilişkin ilk bakışta yaptığı incelemeyle imza aidiyetine ilişkin kuşkusunun doğmasının ve bu sebeple dava konusu işlemi yapmasının doğal ve görevinin gereği olduğu kanaatine varılarak yeniden imza incelemesi yapılmasına mahkememizce lüzum görülmemiştir.Mahkememiz dosyası ile benzer mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı dosyasında;"Somut olayda; davalı banka şubesine ait, keşidecisi dava dışı ... Şti. olan 30.04.2018 keşide tarihli 31.000-TL bedelli çekin, davacı tarafından davalı bankaya ibraz edildiğinde, banka görevlisince çekin karşılıksız olup olmadığı açıkça belirtilmeyerek çek arkasına "çek 30.04.2018 tarih 15.50 saatte ibraz edildi, yasal garanti kapsamında 1.600-TL hamile ödenmiştir."şerhi düşüldüğü, davacı tarafından keşideci hakkında çeke dayalı olarak 03.07.2018 tarihinde ... 6. İcra Dairesinin ...esas sayılı (eski ... 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı) dosyasında 29.400-TL asıl alacak ile ferileri toplamı 32.937,36-TL alacak için kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, davacının şikayeti üzerine davalı şirket yetkilisi hakkında çekle ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçundan açılan davada, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinafı üzerine İstanbul BAM 31. Ceza Dairesinin... esas ... karar sayılı ilamıyla, bankaca çekin karşılığının bulunup bulunmadığına ilişkin tespit yapılmadığı,usulünce yapılmış karşılıksızdır işlemi bulunmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafça; çekin arkasına açıkça "karşılıksızdır" şerhi düşülmemesi nedeniyle şirket yetkilisinin beraat etmesi sonucunda, şirket yetkilisinin cezalandırılma olasılığı ortadan kalktığı için, bankanın kusurlu eylemi nedeniyle çek bedelinin tahsil edilme olasılığının ortadan kalktığı ileri sürülerek, çek bedelinin tahsili istenilmektedir.Çek nedeniyle alacaklının çek bedelini çek borçlularından tahsil edemediği halde, davalıya başvurabilmesi için öncelikle çek borçlularına müracaat etmesi gerektiği yerleşik yargı uygulamasıdır. Davacının açtığı işbu davanın görülebilmesi için, öncelikle zararının gerçekleşmesi gerekir. Bankanın çek borçlusunun ödemekle yükümlü olduğu çek bedelinden sorumlu tutulabilmesi için çeke dayalı takip hakkının davalı bankanın kusuruyla ortadan kaldırılması gerekir. Somut olayda da davacı tarafça keşideci şirket aleyhine takip başlatılmış olup, takibin kesinleştiği, borçlu şirket ile şirket yetkilisi .... adına kayıtlı araçlar ile taşınmazların haczedildiği, ancak tüm araçlar ve taşınmazlar üzerinde davacı dışında onlarca icra dosyasında konulmuş hacizler ile vergi borçları nedeniyle konulmuş kamu hacizleri bulunduğu, davacıdan önceki haciz sayıları dikkate alındığında davacı bakımından alacağın keşideciden tahsil imkanının bulunmadığı anlaşılmaktadır.Çek borçlusu keşidecinin ödeme güçlüğü içinde olduğu anlaşılmaktadır.Ancak çekin ibraz anında karşılığının bulunmadığı, mahkemece yazılan yazıya bankaca verilen cevaptan anlaşılmaktadır. Davalı banka görevlisince hatalı olarak çekin ibrazında arkasına açıkça "karşılıksızdır" şerhi düşülmemiş ise de çekin zorunlu sorumluluk tutarının ödenmiş olması, çekin karşılıksız olduğunu göstermektedir. Davacı tarafça ise açıkça "karşılıksızdır" şerhi yazılmamış olması nedeniyle, keşideci şirket yetkilisinin karşılıksız çek suçundan beraat ettiği, bu şerh konulmuş olsaydı şirket yetkilisinin mahkumiyetine karar verileceği ve bu nedenle çek bedelini ödeyeceği varsayımına dayanılmaktadır. Cezalandırılma baskısı altında çek bedeli ödenebileceği gibi ödenmeme ihtimali de bulunmaktadır. Bu haliyle bankanın hatalı işlemi ile davacının çek bedelini tahsil edemeyerek davacının zarara uğraması arasında doğrudan illiyet bağı kurulamamaktadır. Davacının zararı çek borçlusunun çek bedelini ödememesi olup şirket yetkilisi hakkında verilen beraat kararı değildir.Açıklanan nedenlerle, davacının çek bedelini tahsil edememesi çek borçlusunun çeki ödeme gücü olmaması nedeniyle gerçekleştiği ,davacının çeki alır iken borçlunun durumun dikkate alması gerektiği zararı ile bankanın kusurlu eylemi arasında doğrudan bağ kurulamadığından davalı banka hakkında ki çek bedeline ilişkin maddi ve davacının malvarlığı zararına sebeb olan kusurun kişilik haklarına saldırı kabul edilemeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış ,istinaf nedeni yerinde görülmeyen davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir."Yukarıda bahsi geçen istinaf ilamında özetle davacı hamil tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinde banka görevlisi tarafından karşılıksız olup olmadığı belirtilmeksizin yalnızca yasal garanti tutarının ödendiğinin yazıldığı, hamil tarafından İcra Mahkemesine şikayette bulunulmasına karşın karşılıksız işlemi bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davacı tarafça ise açıkça "karşılıksızdır" şerhi yazılmamış olması nedeniyle, keşideci şirket yetkilisinin karşılıksız çek suçundan beraat ettiği, bu şerh konulmuş olsaydı şirket yetkilisinin mahkumiyetine karar verileceği ve bu nedenle çek bedelini ödeyeceği varsayımına dayanıldığı, cezalandırılma baskısı altında çek bedeli ödenebileceği gibi ödenmeme ihtimali de bulunduğu, bu haliyle bankanın hatalı işlemi ile davacının çek bedelini tahsil edemeyerek davacının zarara uğraması arasında doğrudan illiyet bağı kurulamadığı, davacının zararının çek borçlusunun çek bedelini ödememesi olup şirket yetkilisi hakkında verilen beraat kararı olmadığı, zararın çek borçlusunun çeki ödeme gücü olmaması nedeniyle gerçekleştiği, davacının çeki alır iken borçlunun durumun dikkate alması gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; davacı banka çalışanın çek ibraz edildiğinde keşideci imzasının keşideciye ait olup olmadığına yönelik kuşku doğduğundan herhangi bir işlem yapmaksızın karşılıksızdır şerhi düşmemesinde ağır bir kusuru ya da kötüniyeti dosya kapsamında ispatlanamadığı gibi yukarıda özetlenen istinaf ilamında da belirtildiği gibi davacı tarafça açıkça "karşılıksızdır" şerhi yazılmamış olması nedeniyle, keşideci şirket yetkilisinin karşılıksız çek suçundan beraat ettiği, bu şerh konulmuş olsaydı şirket yetkilisinin mahkumiyetine karar verileceği ve bu nedenle çek bedelini ödeyeceği varsayımına dayanıldığı, cezalandırılma baskısı altında çek bedeli ödenebileceği gibi ödenmeme ihtimali de bulunduğu, bu haliyle bankanın dava konusu işlemi ile davacının çek bedelini tahsil edemeyerek zarara uğraması arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı mahkememizce değerlendirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır