Anahtar kelimeler: Lamine Edimi Cam Camı Tedarik Kasım Eylül Satım Getirmiş Kdv

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin █████/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 24.08.2020 tarihinde ... cam tedarik işleri sözleşmesi kapsamında Eylül 2020 tarihinde 3000 m2, Kasım 2020 tarihinde 3000 m2, Ocak 2021 tarihinde 3000 m2 olmak üzere 9000 m2 lamine cam ürün satın alma sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin 855.000,00 TL + KDV tutarında ödeme yaptığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği üzerine düşen edimi eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirketin yalnızca 7000 m2 cam teslim ettiğini, geriye kalan 2000 m2 camı teslim etmediğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen ... cam tedarik iş sözleşmesi gereğince, edimini zamanında yerine getirmesine rağmen davalının edimlerini yerine getirmemesi halinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin işin süresi başlıklı maddesinde, satıcının sözleşme konusu işe dair tüm malzemeleri 31.01.2021 tarihine kadar teslim etmiş olacağı, sözleşme konusu işe dair malzemelerin teslimlerinin gecikmesi halinde her gün için satıcıya işin teslim bedelinin % 2 tutarında ceza kesileceğinin, günlük ceza bedellerinin KDV eklenerek faturalandırılacağı ve satıcı alacağından mahsup edileceğinin hüküm altına alındığını ancak davalının davacı müvekkilinin sözleşme konusu ürünlerin teslimini talep etmesine rağmen kötü niyetli olarak sözleşmeye aykırı bir şekilde ürünlerin teslim edilmediğini, TBK’nın 112. maddesinde borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür denildiğini, Sayın mahkemeden davalı şirket tarafından müvekkiline teslim sözü verilen ancak herhangi bir suretle teslim edilmeyen 2000 m2 lamine cam ürünlerin teslimini, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile camların teslim edilmemesi halinde camların rayiç bedelinin tespit tarihinden itibaren şimdilik 1000,00 TL’nin davalı tarafın temerrüde düştüğü tarihten itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesini, dava konusu ürünlerin teslim edilmesi ve rayiç bedelinin müvekkiline ödenmesi taleplerinin kabul edilmemesi veya kabul edilmesinin mümkün olmaması halinde söz konusu sözleşme uyarınca davacı müvekkilince ödenen fazladan bedelin şimdilik 1000,00 TL’sinin davalı tarafın temerrüde düştüğü tarihten itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle:
; Davacının dava dilekçesinde camların teslim edilmemesi halinde camların rayiç bedelinin tespit tarihinden itibaren şimdilik 1000,00 TL bedelinin HMK.107. madde uyarınca belirsiz alacak olarak talep edildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının talep konusu yaptığı cam bedellerinin rayiç bedel üzerinden istemesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede sözleşme konusu işin bedeli olan camlar için m2 birim fiyatının 95,00 TL olaraksabitlendiğini, dolayısıyla bir an için davacının iddiası gerçek varsayıldığında davacının ancak eksik kaldığını iddia ettiği 2000 m2 camın 95,00 TL birim fiyat üzerinden talep edebileceğini, davacının talep edebileceği bedelin 2000 m2 x 95,00 TL = 190.000,00 TL olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konusunun sözleşmeye taraf olmayan ... İnşaat tarafından gerçekleştirilen ...Projesine cam tedariki olduğunu, davacı müvekkilinin camları ...’dan 95,00 TL üzerinden tedarik ederek teslim edileceğinin hüküm altına alındığını, sözleşme konusu camların müvekkilince tabaka halinde teslim edilmediğini, bu camların müvekkilii tarafından uygun şekilde işlenerek ve kesilmiş halde davacıya teslim edildiğini, 2020 yılı Mart ayı ile birlikte Pandemi dönemi ile birlikte üretim sıkıntısının baş gösterdiğini, 2021 yılı başlarına doğru ... tarafından imalat ve tedarikinin durdurduğunu, bu durumdan diğer cam tedarikçilerinde muzdarip olduğunu, dolayısı ile taraflarca teslim tarihi olarak kararlaştırılan 31.01.2021 tarih davacı müvekkilinden kaynaklanan sebepler ile değil mücbir sebep dolayısı ile sarkma zorunda kaldığını, davacı firmanın mücbir sebep dolayısı ile herhangi bir yaptırıma muhatap olmamak için ... firmasından Pandemi koşulları ve üretimin durdurulması ile alakalı resmi bir yazı talep ettiğini, müvekkilinin temin etmiş olduğu yazıyı davacının ... İnşaat’a ve diğer iş yaptığı firmalara ibraz ettiğini, davacı tarafından gecikme sebebi ile TTK’nın 18/3. maddesi uyarınca davalı müvekkiline her hangi bir ihtarnamenin gönderilmediğini ve davacının davalı müvekkilini temerrüde düşürmediğini ifade etmiştir. Davalının sırası gelen partileri herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan kabul ettiğini, projeden kaynaklanan teslim tarihinin mecburen kendiliğinden revize edildiğin, 02.08.2021 tarihinde davacı proje sorumlusu ... tarafından müvekkiline gönderilen mailde “... İnşaat’a ait cam siparişini işleme almanızı rica ederim. Şu an için eksik, kırık camlar hariç bu projeye ait başka cam siparişimiz olmayacaktır. Çekme katların ilk parti siparişinin 1,5-2 ay önce vermiştik. Bu ikinci kısmı fakat halen birinci kısmı ile ilgili cam siparişi elimize ulaşmadı, bu camlarla birlikte tamamının sevkini bekliyoruz. Proje zaten ciddi şekilde uzadı, daha fazla bekleyecek vaktimiz kalmadı, hızlı şekilde imalat ve sevk organizasyonu yapılsın” yazdığını, dava dışı ... İnşaat tarafından projenin revize edildiği, bazı bölümlerde cam kullanılmaktan vazgeçildiği bu nedenle sözleşmede ön görülen 9000 m2 cam tesliminin gerçekleşmesine gerek kalmadığı, davalı müvekkilinin proje kapsamında davacıya 7292,29 m2 cam teslim ettiğini, davacının da davalı müvekkiline 855.000,00 TL ödeme yaptığını, bu sözleşmeye istinaden cam tedariki sürerken davacının farklı cam siparişlerinin de bulunduğunu, taraflar arasında kararlaştırılan birim fiyatının 95,00 TL olarak 24.08.2020 tarihinde kararlaştırıldığını ancak davacının sözleşme sürecinde sözleşmeden farklı olarak sipariş ettiği camların sözleşmeye dahil olmadığına 95,00 TL birim fiyat üzerinden değil güncel birim fiyatı olan örneğin 400,00 TL üzerinden fiyatlandırdığını, davalı müvekkilinin de davacının sözleşme haricindeki diğer siparişlerini davacı tarafından ödenen 855.000,00 TL’den düştüğünü, 06.01.2022 tarihinde davalı müvekkili firmadan davacı firmaya mail atılarak projenin bittiği ve davacının cari hesabından uhdelerinde gözüken bakiyenin iadesi veya avans olarak kalması hususunda tercihlerinin bildirilmesini istendiği, 06.01.2022 tarihli mailde “... bey merhaba; ... İnşaat ...Projesini bitirmiş bulunmaktayız. Anlaşmamızın başındaki metrajda daha az bir metraj ile proje tamamlandığından çek’le önden yapmış olduğunuz ileri vadeli yaklaşık ödemelerden dolayı 122.332,70 TL’lik bir cari hesap bakiyesi alacağınız görülmektedir. Bu bakiyeyi bildireceğiniz herhangi bir hesap numarasına derhal iade edebileceğimiz gibi fiyat tercih çalışması yapılması muhtemel yeni iş ve çalışmalar için avans olarak hutemizde depo edebiliriz. Tercihinizi ivedilikle mail olarak tarafımıza bildirmenizi rica eder, iyi çalışmalar dileriz” Davacının bu maillere istinaden herhangi bir itirazda bulunmadığını, Davacı tarafından 03.01.2022 tarihli mail ile gelen siparişin işleme alındığını, 10.01.2022 tarihinde siparişin teslim edildiğini, ayrıca ... fatura içeriğinde belirlenen birim fiyatlarının teklifte anlaşılan tutardan düşük kesildiği fark edilerek 34.442,28 TL bir düzeltme faturası düzenlendiğini, davacı firmanın cari hesabında kalan 59.532,87 TL’nin 29.03.2022 tarihinde ... Bankasında bulunan davacıya ait hesaba gönderildiğini, bu tutarında gönderilmesi ile davacının davalı müvekkilinden hiç bir nam ve hesap altında bir alacağının kalmadığını, iş bu nedenle Sayın mahkemenin huzurundaki davanın ikamesi içinde hiçbir yasal dayanak bulunmadığını, Davacının dava dilekçesinde kısmi dava olarak cezai şart talep ettiğini, dava konusu 24.08.2020 tarihli sözleşmenin işin süresi başlıklı kısmında sözleşme konusu “işe dair tüm malzemeler 31.01.2021 tarihine kadar teslim edilmiş olacaktır, malzemenin tesliminin gecikmesi halinde her gün için satıcıya işin toplam bedelinin % 2 tutarında ceza kesilecek olup, günlük ceza bedelleri KDV eklenerek faturalandırılacak ve satıcının alacağından mahsup edilecektir” şeklinde cezai şart düzenlendiğini, TBK’nın 179/2 maddesinde ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmış ise alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasınında isteyebilir denildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ████████ sayılı kararında ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmadıkça gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerekir. Aksi halde cezai şartı isteme hakkı düşer. Gecikmiş ifada önce keşide edilen ihtarla gecikme cezası isteme hakkı saklı tutulmuş, sözleşmede cezai şart talep edebilmek için ihtirazi kayda gerek olmadığı kararlaştırılmış ise yada ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek davranışları mevcut ise sonradan yapılan teslimde çekince konulmamış olsa dahi cezai şart isteme hakkı düşmez. Talep edilebilir cezai isteme hakkının saklı tutulması ihtirazi kayıt yenilik doğuran bir irade beyanı olup, ifa anında açıkça yapılmalıdır. Saklı tutma teslim/ kabul tutanağına düşürülecek bir kayıt ile veya ifayı kabul edenden önce yapılacak yazılı bir bildirim ile yahut iş bedelinin ceza alacağı kesilerek ödenmesi gibi buna delalet eden bir eylem veya işlem ile gerçekleştirilebilir. Açık feragat ise borçluya yöneltilen ve varması gereken bir irade beyanı ile veya sözleşmeye önceden ifanın çekincesiz kabul edileceğine ilişkin bir hükmün konulması ile olur. Bazen de çekincenin varlığı bazı koşulların gerçekleşmesine bağlanabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık irdelendiğinde davaya konu taşınmazlar ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alınmış olduğundan alt yükleniciden cezai şart talep edilemez. Bu husus hakim tarafından resen dikkate alınır. Davalı vekili Sayın mahkeme huzurunda ikame edilen davanın tamamen kötü niyetli olduğunu, davalı müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, bakiye kalan ödemeyi de davacıya iade ettiğini, davacının farklı siparişlerinde birim fiyatı güncel fiyat üzerinden ödememek adına bu tür bir davayı ikame ettiğini davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, Taraflar arasında akdolunan sözleşmeye aykırılıktan bahisle açılan aynen ifa, olmadığı takdirde rayiç bedel ödenmesi, olmadığı takdirde bedel iadesi talepli terditli davadır,
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Tanık ...beyanında; davalı şirketin genel müdürü olduğunu, davacı şirkette cam alışverişi yapıldığı dönemde davalı işyerin mali işler müdürü olarak çalıştığını, davacı şirketin ... için cam alımı yapmak istediğini fakat davacının bu talebinin cam krizinin yaşandığı fiyatların oldukça yükseldiği döneme denk geldiğini, bunun üzerine davacıya fiyatta anlaşabilmek için projenin ... Projesi kapsamına alınmasını böylelikle ...’ın bir takım iskontalar uygulamasının mümkün olduğunu bildirdiklerini, bunun üzerine projenin hangi aşamada olduğunu, ne kadar cam gerektiğini bilmeksizin tahmini bir rakam olarak 9000 m2 cam satımı için davacıile anlaştıklarını, projenin 7200 m2 cam ile bittiğini, proje devamı boyunca davacı yana kestikleri tüm faturaları ...’a gönderdiklerini, ...’ında kendi hesaplamalarını yaparak fiyat farkını hesapladığını, bunun üzerine kendilerine fiyat farkı faturası keserek ...’a fatura ettiklerini, proje bittikten sonra davacı şirketin sözleşme gereği kalan diğer 1800 m2 camı sözleşmede belirlenen sabit fiyattan almak istediklerini söylediklerini fakat bunun mümkün olmadığını, projede belirlenen bedelin ...’ın desteği doğrultusunda belirlendiğini, proje bittikten sonra ...’ın destek vermesinin mümkün olmadığından bu camların sabit fiyattan verilmesinin de mümkün olmadığını, bu durumun o dönem ki genel müdür ... tarafından davacıya bildirildiğini, fakat davacının başka bir projesinin ...’a göstermek sureti ile 1800 m2 camı almak istediğini belirttiğini, bu taleplerinin usule uygun olmadığını, bu nedenle reddettiklerini, davacı vekilinin sorusu üzerine “sözleşme doğrultusunda kararlaştırılan 9000 m2 camın ücreti davacı yanca sözleşme başında peşin olarak ödenmiştir. Sözleşme bitince bu bedeli kendilerine iade etmek istediklerinifakat camı almak istediklerinin beyan edip bedeli almak istemediklerini, akabinde bedel iadesinin gerçekleştirdiklerini ifade etmiştir.
Tanık ... beyanında; Davalının satış temsilcisi olduğunu, proje bittiğinde ...’ın direkt Avrupark temsilcileri ile iletişime geçtiğini, ardından davacının başka bir projesi için kendilerinden yeni teklif aldığını, önceki sözleşme gereği sabitlenen 95,00 TL üzerinden sözleşme yapmak istediğini, kendilerinin bu fiyatın ...’ın desteği sayesinde olduğunu ifade ederek iskonto yaparak fiyat teklif ettiklerini, davacının bunu kabul etmediğini, sözleşme gereği almadığı camları almak istediklerini söylediğini fakat proje bittiğinden bu mümkün olmadığını, yeni proje içinde davacıya ...’a başvurmayı yada bu proje için temin edilecek camları önceki projeden ...’a sunmayı davacının teklif ettiğini, davacının teklifinin usulsüz olduğundan bu işlemi yapmadıklarını, ücreti iade ettiklerini ifade etmiştir.
Davacı tanığı ... beyanında; Davacı şirkete satın alma sorumlusu olarak çalıştığını, bir projelerinde davalı şirketle cam alım sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmede camların teslim edileceği tarihleri ile ödemenin yapılacağı tarihlerin açık bir şekilde belirtildiğini, davacı şirkette ödemelerin firma sahibi tarafından yapıldığını, davaya tüm ödemeler yapılmış olmasına rağmen sözleşme kapsamında kararlaştırılan 2000 m2 cam teslimi yapılmadığını, davalı şirketin projenin bitmiş olması sebebi ile davacı şirkete camları teslim etmek istemediğini, parasını iade edeceklerinin söylediğini ancak çalıştığı şirketin satın aldığı camların teslimini istediğini çünkü camlarda ciddi oranda bir fiyat artışı yaşandığını ifade etmiştir. Davacı vekilinin sorusu üzerine “cezai şart ve geç teslim hususunda bildirimi mail yolu ile yaptıklarını” davalı vekilinin sorusu üzerine ise “davalı şirket ile davacı şirketin 9000 m2 cam alımı için sözleşme yaptığını, projenin 7000 m2 civarında cam kullanıldığını, proje devam ederken kırılan camlara istinaden cama ihtiyaç olduğunu ancak yüklü bir alım yapılmayacağını” ifade etmiştir.
Tanık ... beyanında; Davacı şirkette proje sorumlusu olarak çalıştığını, taraflar arasında kararlaştırılan ödemenin sözleşmenin yapılmasına müteakiben hemen ödendiğini, cam teslimlerinin peyderpey olmasının kararlaştırıldığını, cam teslimine ilişkin sözleşmede kararlaştırılan tarihlerin davalı şirketçe uyulmadığını, camı süresinde teslim edemedikleri için projedeki bazı yapıları değiştirmek zorunda kaldıklarını, metraj azaltmasına gidildiğini, sözleşmenin 9000 m2 cam üzerinde yapılmasına rağmen davalı şirketin 7000-7200 m2 civarında cam teslimi yaptığını, sözleşmede kararlaştırılan kalan camların teslim etmediğini, davalıya sözleşme kapsamı dışında aldığımız ilave cam siparişinin mahsup edilerek geri iade etmek istediğini, ancak cam fiyatlarındaki aşırı artış sebebi ile sözleşme kapsamında kararlaştırılan cam miktarının şirkete verilmesini istediklerini ,12.12.2020 tarihi itibari ile davalı şirket ile cam teslimleri geciktiği için mail yazışmalarının yapıldığını, bu sözleşmede yaşanan gecikme sebebi ile projeden metraj azaltılmaya gidilmesinin davacı şirketin prestij kaybına yol açtığını, davacının bundan sonra iş alırken zorluk geçtiğini ifade etmiştir. Davalı vekilinin sorusu üzerine “sözleşmenin 2020 yılı Eylül ayında yapıldığını, pandemi şartları gözetilerek davalıya cam teslimi için 4 aylık bir süre verildiğini ancak bu sürede cam tesliminin sağlanamadığını, sözleşme kapsamında henüz teslimi yapılmayan yaklaşık 2000 m2 camın tamamen kendi stoklarımızda bulundurmak amacı ile davalı şirketten talep ettiklerini, projenin bittiğini, kendilerinin bu camı yalnızca kendi ellerinde bulundurmak ve sözleşme kapsamında ifayı sağlamak amacı ile istediklerini ifade etmiştir.
Mahkememizce seçilen mali müşavir bilirkişi ... ile inşaat mühendisi bilirkişi ..., nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ...,Metalurji ve Malzeme Yüksek Mühendisi bilirkişi ...hazırladığı bilirkişi raporunda; Davacının ekstre incelenmesinde 24.08.2020 tarihinde 8 adet çek karşılığında 1.008.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı ... Cam Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin ekstresi incelendiğinde ... .... Market Ltd.Şti.’ni 120.01.0063 cari kod ile takip ettiği, taraflar arasındaki cari hesap ekstreleri incelendiğinde 0,98 TL fark olduğu, tarafların defter bilgilerinin birbirini teyit ettiği, Dosya içerisinde aşağıda detayları verilen çeşitli tarihlerde düzenlenen ... firmasından ... ... LTD. ŞTİ. Müşteri ismine düzenlenmiş ... imzalı sipariş formları görüldüğü, Sipariş Formları Toplam Miktarının 4.553,776 m2 olduğu, ...’tan ...’a kesilen e-faturaların içeriklerinde 4.4/Tek Taraf Füme Lamine Cam Metraj Miktarı bu ürünün Birim Fiyatı 95,00 TL ve Cam Taşıma Sehpası Adet olarak verilmiş olduğu, toplam Toplam Metraj Miktarının 7.272,7528 m2 olduğu, ancak sözleşme tarihinin 24.08.2020 olduğu gözetildiğinde, bu tarihten önce teslim edilen malların bu sözleşme kapsamında değerlendirilemeyeceği ve dolayısıyla 10.07.2020 ve 24.07.2020 tarihlerinde yapılan 20,8059 m2 ce 18,1705 m2’lik toplam 38,9764 m2 ürün düşüldükten sonra toplam metraj miktarının 7.233,7764 m2 olarak kabul edilmesi gerekeceği, Sözleşmenin “... İşleri Sözleşmesi” olması ve satıcının bu sözleşme gereğince sözleşmede belirlenen fiyattan sözleşme konusu proje için cam tedariki yükümlülüğü altına olması ve 02.08.2021 tarihli epostada davacı tarafın bu proje için başka siparişinin olmayacağını belirtmesi karşısında güven ilkesi gereğince davalı tarafta haklı bir kanaatin oluştuğu ve bu projede artık 9.000 m2 cam tedarikinde bulunmak yükümlüğünün söz konusu olmadığı, Sözleşme kapsamında teslim edilen kısmın geç teslim edilmesi sebebiyle davalının temerrüde düştüğü, sözleşme tarihinin 24.08.2020 olması ve pandemi sürecinin etkilerinin sözleşme tarihi itibariyle öngörülebilir olması sebebiyle somut olayda ifada yaşanan gecikmenin mücbir sebepten kaynaklandığının söylenemeyeceği, Somut olayda belirli vadenin söz konusu olduğu, TBK m.117’ye göre borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle;… borçlu temerrüde düşmüş olacağı, buna göre belirli vadenin söz konusu olduğu durumlarda borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceği, TTK m.18 f.3’ün ancak temerrüt için ihtara gerek olan hallerde göz önünde bulundurulabilecek bir hüküm olduğu, Somut olayda zilyetliğin devri için belirli bir süre koyulmuş olan ticari bir satım olduğuna göre, satıcının temerrüde düşmesi sebebiyle alıcının borcun ifa edilmemesinden doğan zararını, bunu ispat etmek şartıyla talep edebileceği, Sözleşmede ifaya eklenen ceza koşul kararlaştırıldığı, ancak ürünleri çekincesiz olarak teslim alan davacının ceza koşuluna ilişkin hükümden faydalanamayacağı..” şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Mahkememizce görevlendirilen Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi ..., mali müşavir bilirkişi ... ve inşaat mühendisi bilirkişi ... hazırladığı 09.11.2024 tarihli raporda; Davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak 9000 m² yerine yalnızca 7386,90 m² cam teslim ettiği ve bu durumun eksik ifa teşkil ettiği, Sözleşmede belirli vade öngörüldüğünden, TBK m. 117 uyarınca davalının temerrüde düşmesi için ihtarın gerekmediği, bu durumda davacının TBK m. 125’ten doğan seçimlik haklarını kullanabileceği, Somut olayın gelişimi göz önüne alındığında, projenin bitmiş olması, taraflar arasında davalının 06.01.2022 tarihli e-maili sonrasında faturalandırma ve ödeme yapmış olmasının TMK m. 2 uyarınca aynen ifadan vazgeçtiği yönünde değerlendirilebileceği, 4. Davacının, teslim edilmeyen camlar için fazladan ödemiş olduğu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesinin talep edilebileceği, Davacının müspet zararına ilişkin taleplerinin, eksik ifadan kaynaklı olarak uğradığı fiili zarar ile somut olayda eksik teslim edilen camlar nedeniyle projede oluşan aksaklıklar ve bu kapsamda doğan zararları kapsadığı, ancak, bu zararların davacı tarafından net bir şekilde somutlaştırılmadığı ve bilirkişi heyetince de dosyada yapılan incelemeler neticesinde net olarak tespit edilemediği, Taraflar arasında imzalanan sözleşmede cezai şart hükmü bulunduğu, ancak bu hükmün uygulanabilirliği açısından, alacaklının sözleşmeye aykırı teslimat sırasında ihtirazi kayıt ileri sürüp sürmediği ya da cezai şart talebinde bulunma hakkını saklı tuttuğuna dair herhangi bir bildirimin bulunup bulunmadığının belirlenmesinin önem arz ettiği, dosya kapsamı incelendiğinde, davacının bu yönde bir ihtirazi kayıt ileri sürdüğüne veya hakkını saklı tuttuğuna dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, ayrıca, cezai şart talebinin teslim edilmeyen camlar için mi, geç teslim edilen camlar için mi talep edildiği ya da hangi tarih aralıklarında uygulanması gerektiği gibi hususlarda dosyada bir netlik bulunmadığından, sözleşmede yer alan cezai şart hükmünün somut olayda uygulanabilirliği konusunda kesin bir sonuca varılamadığı, Davalının mücbir sebep savunmasının, pandemi koşullarının sözleşmenin ifasını imkânsız hale getirdiği iddiasına dayandığı anlaşılmakla birlikte, pandemi sürecinin etkilerinin o dönemde taraflarca öngörülebilir nitelikte olduğu, bu durumun basiretli bir tacirden beklenen özeni ortadan kaldırmadığı, ayrıca somut olayda pandeminin sözleşmeden doğan borçların yerine getirilmesini mutlak surette imkânsız hale getirdiği yönünde yeterli bir delil veya açıklama sunulmadığı, dolayısıyla mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, “ şeklinde mütalaada bulunmuştur.
İtirazlar üzerine bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli ek raporda;Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 24.08.2020 tarihinde imzalanan sözleşmeden daha öncesine dayandığı, davacı kayıtlarındaki cari hesap hareketlerine bakıldığında 01.01.2019 tarihinde de kayıtların yer aldığı görülmüştür. 24.08.2020 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden davacının 24.08.2020 tarihinde davalıya 1.008.000 TL ödeme yaptığı, bu da sözleşmede belirtilen tutarın KDV dahil tutarına tekabül ettiği her iki tarafın da kayıtlarında iş bu ödemenin yer aldığı, sonrasında da davalının tanzim ettiği faturalar ile bu tutardan mahsup edildiği anlaşılmıştır. Sözleşme konusu iş 9.000 m2 cam temini olduğuna ve bunun karşılığında 855.0000-TL+KDV kararlaştırıldığına göre; eksik kalan 1.613,095 m2 işin karşılığı sözleşmede belirtilen tutar 95,00 TL üzerinden aynı ile hesaplanırsa 153.244,03 -TL (1.613,095 m2x 95 TL) olarak hesaplanmaktadır. Davalının davacıya ödemiş olduğu 59.532,87-TL'nin mahsup edilmesi ile davacının sözleşme konusu iş karşılığı ödemiş olduğu bakiye alacağı 93.711,16-TL 153.244,03 TL -59.532,87 TL ) olacaktır. İş bu tutara 01.02.2021 tarihinden dava tarihine (23.05.2022) kadar ticari temerrüt faizi hesabı yapıldığında 23.591,60 işlemiş faizi olacaktır..” şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmekle; taraflar arasında cam tedarikinin sağlanması amacıyla sözleşme akdedildiği, bu sözleşme kapsamında davalının davacıya projede kullanılmak üzere 9000 m² cam temin etmeyi taahhüt ettii, davacının ise davalıya 9000 m² cam için ücret ödediği anlaşılmış, davalının davacıya 7386,90 m² cam temin ettiği tarafların kabulünde olmakla taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının eksik ifada bulunup bulunmadığı, davacının aynen ifa talep edip edemeyeceği, şayet aynen ifa mümkün değil ise yaptığı ödemeyi geri alıp olamayacağı, müspet zararının olup olmadığı, cezai şart talep edip edemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılamada; tarafların ticari defter ve kayıtları, sözleşmeleri, yapılan işe ilişkin kayıtları incelenmiş, tanıkları dinlenmiş, sundukları deliller irdelenmiş ve sözleşme gereği davalının davacıya ... kapsamında cam tedariki sağlamayı üstlendiği, zira temin edilen indirimli cam ürünlerinin sözleşmede kararlaştırılan bedelden temin edilebilmesinin projede kullanılması şartına bağlı olduğu, davacının projede 7386,90 m² cam kullandığı, bu nedenle de davalının eksik ifada bulunmadığı anlaşılmış, davacının aynen ifa taleplerinin eksik ifa bulunmadığından kabulünün mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Sözleşmeye aykırı bir edim bulunmadığından davalının müsper zararından bahsedilemeyeceği gibi cezai şart talebinin de koşullarının oluşmadığı, tarafların sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdikleri anlaşılmış davacı yanın müspet zarar ve cezai şart taleplerinin de reddine karar verilmiştir. Ancak davacı yan davalıya yaptığı ödemenin 9000 m² cam için olduğu, proje kapsamında temini sağlanmayan 1.613,1‬0m² cam için fazladan 93.711,16TL ödeme yaptığı anlaşılarak ödenen bu bedelin iadesini talepte davacının haklı olduğu anlaşılmış Davacının fazladan yapmış olduğu ödeme olan 93.711,16TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; Davacının fazladan yapmış olduğu ödeme olan 93.711,16TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı yanın müspet zarar ve cezai şart taleplerinin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 6.401,41 TL karar harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile hesaplanan eksik 6.320,71TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırıldığı anlaşılan 80,70TL peşin harç, 80,70TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı 26.440,00TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 25.887,50TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 2.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL nin kabul red oranına göre 32,60 TL sinin davacıdan, 1.527,40 TL sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!