Anahtar kelimeler: Ncü İtirazda Kambiyo İiknın Emrinin Senedine İflas Dönüştürüldüğünü Borcun Yolundan

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İflasKARAR TARİHİ
: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin alacaklı olduğu İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı kambiyo senedine dayalı takip genel haciz yolu ile başlatılan takibin İİK'nın 43. maddesine göre iflas yolu ile takibe dönüştürüldüğünü, ödeme emrinin tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini ve itirazda da bulunulmadığını, borçlu tarafından kambiyo senedine dayalı genel haciz yolu ile yapılan takip ile ilgili İcra Hukuk Mahkemesi'ne itiraz edilmesine rağmen itirazın esastan reddine dair kanun yolundan geçen karar uyarınca takibin kesinleşmesi nedeniyle iflas davasının açıldığını belirterek davalı şirketin iflasını talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava Müflis ... A.Ş. tarafından açılmış olmakla birlikte iflas idaresi tarafından davanın açılması hususunda bir karar alınmamış olmakla davanın usulden reddi gerektiğini, icra takip dosyasından çıkarılan tebligatların usule aykırı olduğunu, vekil ile takip edilen dosyalarda tüm tebligatların vekile çıkarılması gerektiğini, icra takip dosyasının dayanağını oluşturan kambiyo senedinin, gerçek bir borç için düzenlenen kambiyo senedi olmayıp, grup şirketleri arasında yaygın olarak kullanılan finansman bonosu olarak düzenlendiğini düşünüldüğünü zira söz konusu senedin düzenlenmesi için başka bir sebep de bulunmadığını, senedin tutarı olan 44.677.500 USD dikkate alındığında, ...A.Ş. hesaplarına böyle bir tutarın girmediğini, böyle bir tutar değerinde taşınır ya da taşınmazın da duran varlıklar hesabına dahil edilmediğinin görüleceğini, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açmak için gereken harç miktarını karşılayamadığından dava açamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...Anonim Şirketi'nin iflasına karar verilmesi istemine ilişkin davada, davalıların muamele merkezinin bulunduğu yer mahkememizin yargı yetkisinin bulunduğu idari sınırla dahilinde kaldığından, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin kesin yetkili olduğu, iflas avansının tamamlandığı, depo kararın davacı tarafa tebliğ edildiği, ancak belirtilen tutarın 7 günlük süre içerisinde tutarın ödenmediği, davaya dayanak ...A.Ş. tarafından keşide edilen, lehdarı ...Anonim Şirketi olan, █████/2007 tanzim tarihli, █████/2007 vade tarihli ve 44.677.500,00-USD bedelli bono nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı alacaklı tarafça İİK'nın 43. maddesine göre iflas yolu ile takibe dönüştürüldüğü, buna göre iflas yoluna dönüştürülmüş ilk takip çıkışına birebir uygun yeni takip talebi ve ödeme emri hazırlanarak borçlu şirkete 24.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak 5 günlük yasal süresi içerinde takip dosyasına dosya borcu ödenmediği gibi ödeme emrine itiraz da edilmediği sonrasında iflas istemli bu davanın açıldığı, davalı tarafa depo emri verildiği ancak İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. 2024906 K. sayılı dosyası kapsamında "davalı alacaklı Müflis ... A.Ş. tarafından takibe konu senede istinaden İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davacı borçlu aleyhine icra takibi başlatılmışsa da, takibe konu senetteki imzanın sahteliği ileri sürülmüş olup, mahkememizce yapılan tüm araştırmalara ve davalı alacaklı tarafa verilen sürelere rağmen senet aslının davalı alacaklı Müflis ... Anonim Şirketi tarafından dosyaya sunulamadığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile, davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiş olup ve bu kararın █████/2025 tarihinde kesinleşmiş olduğu nazara alındığında aynı icra dosyası nedeni ile iflas istemli açılan iş bu davanın da reddi gerektiği gerekçesiyle Davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde; kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla başlatılan takibe itiraz edilmediğinden takibin kesinleşmesi nedeniyle iflas talepli davanın açıldığını, mahkemenin sadece borçlunun süresinde itiraz edip etmediğini ve böylece kesinleşen ödeme emrine rağmen borcunu ödeyip ödemediğini tespit edeceğini, iflas davasına bakan mahkemenin borçlunun borçlu olmadığına ilişkin defi ve itirazları inceleyemeyeceğini, davalı şirketin İİK’nın 158. maddesi uyarınca depo emri tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapmaması nedeniyle mahkemece ilk duruşmada iflasa karar vermek zorunlu olduğunu, mahkemenin menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasına dair ara kararının usul ve yasaya ve emsal Yargıtay kararlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay iflas yoluyla takibin kesinleşmesinden sonra açılan menfi tespit davasının bekletici sorun yapılamayacağı istikrarlı olarak kararlarında belirttiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEDava, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte alacağın ödenmemesi sebebiyle takibin İİK'nın 43/2. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibe çevrilmesi neticesinde takibe borçlunun itiraz etmemesi sonucu İİK'nın 173. maddesi uyarınca açılan iflas davasıdır.2004 sayılı İİK'nun 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak, İİK'nun 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Davalının sicilde kayıtlı adresi "Şişli/İstanbul" olup iflas yoluyla takip yetkili icra dairesinde başlatılmış, dava yetkili ve görevli mahkemede açılmıştır.İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ... (Yenileme öncesi eski no:...) E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından, davalı borçlu ...A.Ş. hakkında 4.000.000,00 USD asıl alacak ve 1.216.522,22 USD geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 5.216.522,22 USD alacağın tahsili istemiyle 28.02.2017 tanzim tarihli 01.11.2017 vadeli 44.677.500,00 USD bedelli senet dayanak yapılarak █████/2010 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalı şirkete █████/2010 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekili tarafından 18.07.2014 tarihinde İİK'nın 43/2. maddesi uyarınca takip yolunun kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip olarak değiştirildiği beyan edilerek borçluya ödeme emrinin gönderilmesi talep edildiği, önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun olarak aynı alacak kalemleri üzerinden alacağın ödenmesi için kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibe ilişkin ödeme emrinin davalı şirkete 24.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrinin tebliğine rağmen davalı tarafından yasal süre içerisinde itiraz edilmediği, İİK'nın 156/son fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 29.08.2014 tarihinde iş bu iflas davasının açıldığı anlaşılmıştır.İİK'nın 158. maddesinde iflas yoluyla takip başlatılması halinde açılacak iflas davasının yargılama usulü belirlenmiştir. İflas davasına ilişkin yasal ilanlar Ticaret Sicil gazetesinde 20.11.2015, Milliyet gazetesinde de 20.11.2015 tarihlerinde ayrı ayrı yapılmış, İİK'nın 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı 25.09.2014 ve 20.11.2015 tarihlerinde yatırılmıştır.İlk Derece Mahkemesince 19.04.2016 tarihinde oluşturulan depo ara kararı davalı şirkete 03.05.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, aynı miktara yönelik 01.07.2016 tarihinde oluşturulan depo ara kararı ise davalı şirkete 12.08.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı şirket tarafından depo ara kararında bildirilen miktarın 7 günlük süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmediği anlaşılmıştır.İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin █████████ E. ████████ K. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ...A.Ş. tarafından davalı ... A.Ş.'ye karşı 10.11.2010 tarihinde açılan İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasına yönelik borca ve takibe itiraz davasında yapılan yargılama neticesinde 30.06.2011 tarihinde "Kambiyo niteliğine yönelik itirazın REDDİNE, Borca itirazının REDDİNE, Takibin durdurulmadığına karar verilmediği ve işin niteliği gereği davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına," şeklinde verilen karara karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2012 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı onama kararı verdiği, davacı tarafça karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine ise Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2013 tarihli ██████████ E. ██████████ K. sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ...A.Ş. tarafından davalı ... A.Ş.'ye karşı 07.06.2016 tarihinde açılan İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasında yapılan yargılama neticesinde 12.12.2024 tarihinde "Davacı tarafça açılan davanın KABULÜNE, davacının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ...(eski 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E.) Sayılı dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE," şeklinde verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurmaması üzerine 26.02.2025 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 27.06.2022 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"Dava, İİK'nın 155 ve devamı maddeleri uyarınca iflas yoluyla adi takipte davalının iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı şirket aleyhine 10.10.2014 tarihinde şirkete verilen ödünç paranın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin iflas takibine çevrildiği, yasal süresi içinde itiraz edilmediği için takibin kesinleştiği, tarafların 17.11.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi, senet bordrosu ve aynı tarihli toplantı tutanağı düzenledikleri, toplantı tutanağında davacının şirket üzerine koydurduğu hacizlerin kaldırılması ve davacının davalı şirketten olan 362.647,00 USD cari alacağına karşılık 12 adet senet düzenlendiği, İstanbul Anadolu 9. Ticaret Mahkemesi █████████ E. sayılı dava dosyasında, davacı şirket ve ortaklarının, toplantı tutanağına konu bonodan kaynaklı borcun bulunmadığına ilişkin menfi tespit davası açtıkları, mahkemenin █████████ K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. İflas davalarında menfi tespit davasının beklenmesi zorunlu değil ise de davalı şirketin ödeme def’i ile ilgili olarak dosyada alınan 22.01.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda taraflarca imzalanan 17.11.2014 tarihli protokolün 2. maddesine göre davacının takibe konu ödünç verdiği para miktarı ile davalı şirketin davacı lehine keşide etmiş olduğu senet bedelleri toplamı, kur farkları da dikkate alındığında birbirini karşılar nitelikte olduğu, 01.07.2016- 01.08.2016 vadeli toplam 60,000 USD'nin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanması halinde davacı yana herhangi bir borcunun olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece davalı şirketin ödeme def'i konusunda takipteki alacakla, senetlere konu alacağın aynı olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılarak gerektiği takdirde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak henüz kesinleşmemiş İstanbul Anadolu 9. Ticaret Mahkemesinin █████████ sayılı dosyası da nazara alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür."şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta, iş bu iflas davası sonrası iflas dosyası nedeniyle açılan ve yukarıda incelenen menfi tespit davasının kesinleşen dava konusu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik hüküm uyarınca İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verildiği, davacı tarafça da dava sonrası açılan menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasına dair ara karar ve neticeten davanın reddine yönelik kararın usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İş bu davada taraf şirketlerin grup şirketler olması ile davacı şirketin iflası nedeniyle yönetimin iflas idaresine geçmesi ile ilgili süreçte birçok dava bulunması da dikkate alındığında grup şirketler arasındaki yönetimsel ayrılıklar neticesinde birbirlerine karşı birçok davalarının bulunduğu, davalı vekilinin de cevap dilekçesinde davalı şirketin davacı şirkete bu miktarda bono verilmesine gerektirecek bir ticari ilişkisinin bulunmadığını savunduğu sonrasında da İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında da iş bu davadaki iflas takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu iddiasını da bononun sahteliğine dayandırdığı, bono aslının incelemeye esas olacak şekilde ibraz edilmemesi nedeniyle davanın kabulüne dair verilen kararın da kesinleştiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nunda iflas davası sonrası açılan menfi tespit davasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağına dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay içtihatlarında ise yukarıda yer verilen karardaki gibi bekletici mesele yapılmasının zorunlu olmadığına dair açıklamalar yer almakla birlikte İlk Derece Mahkemeleri'nin sonradan açılan menfi tespit davalarının iflas davaları için bekletici mesele yapılmamasına dair uygulamasına cevaz verilmektedir. Davalı tarafın cevap dilekçesindeki savunmasının devamı mahiyetinde olan menfi tespit davasında varılacak neticenin dosyayı etkileyecek mahiyette olması ve davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeniyle İİK'nın 175. maddesinin işletilemeyecek olması nedenleriyle iş bu dosya özelinde değerlendirme yapıldığında İlk Derece Mahkemesince bekletici mesele yapılmasına dair kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İş bu iflas yoluyla takipteki dayanak bononun sahteliğine ve iş bu davadaki davalı şirketin borçlu olmadığına dair verilen kararın kuvvetli delil mahiyetinde olması dikkate alındığında takip dayanağı senet nedeniyle davacının alacaklı olmadığının tespiti karşısında iflas davasının reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 164 maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026