Anahtar kelimeler: Turgutlu Toplamda Anahtar Binanın İlçesi Yaptırmak İstinaden Mahallesinde Bedel Anlaşma

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Turgutlu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ilçesi, ... Mahallesinde kendisine ait 189 ada, 19 parsel no.lu taşınmaza ev yaptırmak amacıyla davalı ile inşaat sözleşmesi yaptığını, anahtar teslim şeklinde anlaşma yapıldığını, bedel olarak da 342.000,00 TL kararlaştırıldığını, binanın teslim tarihi 15... olarak belirlendiğini, müvekkilinin davalıya sözleşmeye istinaden toplamda 310.000,00 TL (220.000+90.000) ödeme yaptığını, ancak davalının işi yarım bıraktığını, Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda malzeme ve işçilik bedeli toplamının 111.000,00 TL olarak tespit edildiğini, sözleşme kapsamında binanın keşif tarihindeki mevcut hali ile tamamlanabilmesi için gereken işlere ilişkin malzeme ve işçilik bedelinin ise toplamda 56.350,00 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin davalının binayı teslim etmemesi nedeniyle kira ödemek zorunda kaldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL davalı tarafından eksik bırakılıp müvekkili tarafından tamamlanan işlerin bedeli ile 500,00 TL binanın geç teslimi nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı kira bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilinin altı depo, üstü konut 2 katlı bir bina inşa etmek için eser sözleşmesi imzaladıklarını, 2022 Nisan ayı içerisinde ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve kur yüksekliğinin müvekkilini de etkilediğini, işlerin durma noktasına geldiğini ve inşaatın yavaşladığını, davacının para karşılığında sözleşmenin feshedilerek geriye kalan kısmın kendisi tarafından yapılabileceği şeklinde anlaşma teklif ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini, anlaşma üzerine müvekkilinin 25.07.2023 tarihinde 50.000,00 TL'yi davacının banka hesabına gönderdiğini, bu sözleşme sonrasında tarafların anlaşarak eser sözleşmesini feshettiklerini beyan ederek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eksik işler bedeli ile evin geç teslimi nedeniyle kira bedellerini belirsiz alacak olarak talep ettiği, bir tarafın mesleki amaçlarla hareket eden satıcı diğer tarafın tüketici konumunda olduğu, taraflar arasındaki konut amaçlı ev inşa etme sözleşmesinin tüketici işlemi mahiyetinde bulunduğu, bu nedenle uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu uyarınca çözümlenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, davacının dava dilekçesinde belirsiz alacak olarak şimdilik 1.500,00 TL talep ettiği, talep tarihi itibariyle tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırı dâhilinde bir değerin gösterildiği, talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmüş olmasının tüketici hakem heyetine başvuru sınırını değiştirmeyeceği ve tüketici hakem heyetine başvuruda bulunulmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; delil tespiti raporu ile belirlenen zararın 167.350,00 TL olduğunu, dava aşamasında alınan bilirkişi raporlarında da bu bedelin üstünde değerin belirlendiğini, dava değerinin tüketici hakem heyetinin görev sınırının üstünde olduğunu, müvekkil ile davalının arasındaki işlemin tüketici işlemi olmadığını, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, eser sözleşmesi gereği iş sahibi davacının davalı yükleniciye karşı açtığı tazminat istemine ilişkindir.Kısmi dava, 6100 sayılı HMK 109. maddesinde tanımlanmıştır. 109/1. fıkrasına göre "Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağının tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir.Davacı, talebinin tümü için dava açmak zorunda olmayıp, şimdilik belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Bu bağlamda tasarruf ilkesi gereği, kural olarak hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya zorlanamaz (HMK. 24/2).Davacının kısmi dava mı, yoksa tam dava mı açtığı talep neticesinden anlaşılır. Davacı alacağının yalnız bir kesimi için dava açtığını bildirmemiş ise, dava tam dava sayılır. Davacının davasını açıkça kısmi dava olarak nitelendirmesi zorunlu değildir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan, davacının talebinin dava edilenden daha fazla olduğunun ve bunun yalnız bir bölümünün dava edildiğinin açıkça anlaşılması gerekli ve yeterlidir.Davacının kısmi dava açabilmesi için, bu davayı açmada korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması şarttır. Hukuki yarar; dava konusuna ilişkin dava şartlarından olup, dava açıldığı anda var olmalıdır.Somut olayda; davacı, alacağının Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ Değişik İş sayılı delil tespiti raporu ile belirlenen miktardan çok daha fazla olduğunu, mahkemece tekrar keşif yapılarak gerçek zararın tespiti gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL eksik iş bedeli ve 500,00 TL kira bedeli isteyerek kısmi dava açmış olup, bu davayı açmakta hukuki yararı olduğunun kabulü gerekirAlacağın bir kısmının dava edilmesi, başka bir ifade ile kısmi dava açılması durumunda, tüketici hakem heyeti kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Bu durumda, davacının alacağının Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan delil tespit raporu ve yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarında 2023 yılı tüketici hakem heyeti kesinlik sınırı olan 66.000,00 TL'nin çok üzerinde olduğu açıktır. Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görev alanında olduğu kabul edilerek ve mahkemece işin esasına girilerek oluşacak uygun sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.