Anahtar kelimeler: Hisseli Numara Ekte Veraset Birakan Murisin Vefat Noterliğince Murisinin Yevmiye

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.MİRAS BIRAKAN
:İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisinin 22.02.2018 tarihinde vefat ettiğini, ekte sunulan veraset ilâmına göre müvekkilinin murisin tam hisseli tek mirasçısı olduğunu, murisin 17.04.2018 tarihindeki ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasının duruşmasında açıklanan ... Noterliğince 29.09.2016 tarih ve ... yevmiye numara ile düzenlenen vasiyetnamesinden mirasının yarısını kardeşi ...'na bıraktığının anlaşıldığını, müvekkilinin annesinin vasiyeti düzenlediği tarihte hem temyiz kudretinden yoksun olduğunu, hem de baskı, korkutma ve zulüm altında olduğunu; sürekli alkol alan bir insan olup hiçbir zaman ayık gezmediğini, murisin bu durumundan hep yararlandığını, müvekkili ile arasını açıp onu evden atmasını sağladığını, müvekkilinin annesinin alkol almasına her zaman engel olmaya çalıştığını ve hatta tedavi ettirmek istediğini, fakat davalının buna engel olduğunu; müvekkilinin murisi her ne kadar yalnız yaşasa da üst katında davalının yıllarca oturduğunu, onun yaşlılığından ve yalnızlığından, sarhoşluğundan yararlandığını; murisin vasiyetname düzenlendiği tarihlerde temyiz kudretinden de yoksun olduğunu; sağlık ocağından alınma bir rapor olsa bile bu raporun geçerliliğinin olamayacağını, tam teşekküllü bir hastaneden alınan heyet raporu olması gerekirken bu raporla yetinilerek vasiyetname düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, murisin vasiyetname düzenlendiği tarihte 76 yaşında olduğunu, murisin fiil ehliyeti bulunmadığını belirterek Kanun'a aykırı vasiyetnamenin öncelikle iptaline, eğer vasiyetnamenin iptali mümkün olmaz ise müvekkilinin mahfuz hissesini aşan vasiyetmamenin müvekkilinin mahfuz hissesi oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın murisin 2011 yılında davalı müvekkiline bankadan havale yoluyla 130.000,00 TL gönderdiğini belirterek tenkis talebinde bulunduğunu, murisin yaptığı bu tasarrufun bir sağlararası kazandırma niteliğinde olduğunu, tenkise tâbi sağlararası kazandırmaların MK m. 565'de sınırlı olarak sayıldığını, anılan maddeye göre mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamaların tenkise tabi tutulduğunu; dava konusu tasarrufun 2011 yılında gerçekleştiğini, murisin ise 22.02.2018 tarihinde vefat ettiğini, tasarruf tarihi ile mirasbırakanın ölüm tarihi arasında bir yıldan fazla bir süre geçmiş olduğunu, mirasbırakanın yaptığı tasarrufun mutlak tenkise tâbi tasarruflardan olmadığını, ayrıca yapılacak hesaplamalar sonucu murisin yapmış olduğu işlem miktarının yasal mirasçı olan davacının saklı payını ihlal etmeyecek ölçüde sağlar arası kazandırma olduğunun da tespit edileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile vasiyetnamenin iptali ve terditli tenkis taleplerinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. İlk Derece Mahkemesince gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığını,2. Murisin vasiyetname tarihinde ehliyetsiz olup Adli Tıp Kurumunun hatalı değerlendirme yaptığını, murisin vasiyetname düzenlendiğinde baskı, zulüm ve zorlama altında olduğunun dinlenen tanık anlatımları ile kanıtlandığını,3. Müvekkilinin murise ait ...'da bulunan eve yaptığı tadilat masraflarının kanıtlanmasına rağmen bilirkişi tarafından göz ardı edildiğini, müvekkilinin bu masraflar kadar terekeden alacaklı olup bu alacağının da tenkise tâbi olduğunu, muris tarafından 2011 yılında davalıya havaleyle gönderilen 130.000 TL’nin de tenkise tâbi olması gerekirken aksi yönde karar verildiğini, verilen kararın yasaya aykırı olduğunu,4. Murisin vasiyetname tarihinde ehliyetsiz olduğunu ileri sürmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vasiyetnamenin ehliyetsizlik, baskı ve korkutma, zorlama ile yapıldığı iddiasına dayalı iptali; terditli tenkis istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.