Anahtar kelimeler: Dişine Dişinin Dişlerinde Kliniği Ağız Dolgu Hekimi Dikkatsizlik Operasyon Kanal
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Diş Kliniği ... Şubesi'ne 2010 yılında kontrol amaçlı başvurduğunu, muayene sonucunda diş hekimi ... tarafından davacının dişlerinde ve ağız sağlığında bir takım rahatsızlıklar olduğu belirtilerek operasyon yapılacağının söylediğini, operasyon sonucunda 2 dişinin çekildiğini, 1 dişine kanal tedavisi ve 1 dişine de dolgu yapıldığını, bu operasyonların, dikkatsizlik ve ihmâl sonucu davacıya zarar verdiğini, 2 dişinin çekilmek zorunda kalındığı, diğer 2 dişinin ise artık işlevsiz hale gelecek dereceye ulaştığını, bu gelişmeler sonucu hastanenin ... Şubesine yönlendirildiğini, burada davalı ... ... tarafından yapılan muayene ile hatanın örtbas edilmesi amaçlanarak yeni operasyonlara maruz kaldığını, bunların da başarısız olup, operasyon sırasında alet kırıklarının ağız içerisinde unutulduğunu, klinik yönetiminin de bu olaylara ilgisiz davrandığını, müvekkilinin ...Hekimleri Odası'na başvurarak aldığı raporda iki diş hekimi ve klinik şefi ...(...) hakkında kınama cezası verildiğini, manevi yönden de zarar gördüğünü ileri sürerek, toplam 7.500,00 TL maddi zararlarından şimdilik 1.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan tıbbi müdahalede herhangi bir kusurlarının olmadığını, davacının tedavisinde gerekli dikkat ve özenin gösterildiğini, fakat davacının zamanında tedavi randevularına gelmediğini, yapılan işlemleri beğenmediğini, vekillik sözleşmesi esas alındığında, davalının yöneldiği sonucun elde edilememesi değil sonuca ulaşmak için verilen uğraşlarda özen gösterme sorumluluğunun esas alınacağı, manevi tazminat koşullarının; kişilik haklarının hukuka aykırı şekilde haksız saldırıya maruz kalması ve bedensel bütünlüğün bozulması olduğunu, davaya konu olayda bu iki durumun söz konusu olmadığını belirterek davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 30.12.2015 tarihli ilk kararda, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu'nca yapılan inceleme neticesince dosyaya sunulan 27.08.2015 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde; mevcut adli ve tıbbi belgelere göre 14 no.lu ve 16 no.lu dişlerle ilgili, kanal tedavilerinden sonra, özellikle ağız hijyeni, kök yapısı, kontrol muayenelerinin aksatılması, geciktirilmesi gibi pek çok nedenden dolayı, çekim endikasyonunun doğabildiği ve bunun ilgili diş hekiminin insiyatifinde olduğu, 15 no.lu ve 26 no.lu dişteki çürük tespiti üzerine, dişe yapılan kanal tedavisinin, tıp kuralları dahilinde olduğu, 26 no.lu dişin kök kısmının düzensiz anatomik yapısından dolayı kanal tedavisi sırasında kullanılan eğenin kırılabileceği, bunun herhangi bir tıbbi kusur veya ihmale izafe edilemeyen komplikasyon olarak nitelendirildiği, kırılan eğe konusunda hastanın bilgilendirilmemesinin eksiklik olarak nitelendirilebildiği tespit edilmiş olmakla, bu tespitler karşısında davalı doktorlar ve davalı hastaneye atfı kabil tıbbi bir kusur veya ihmal olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 30.12.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 16.04.2018 tarihli ve ████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile aralarında diş tedavisi ve protez konusunda uzman akademik kariyere sahip üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu oluşturmak suretiyle, davacı ile davalılar arasında kurulan sözleşmede BK'nın 386. ve devamı maddelerinde düzenlenen vekalet hükümlerinin uygulanacağı ve en hafif kusurdan dahi davalıların sorumlu olacağı (BK'nın 321. md.) gözetilip değerlendirilmek suretiyle, Diş Hekimleri Odası'ndan alınan rapordaki bulgular da tartışılmak suretiyle, davacıya uygulanan tedavi ile uygulanması gereken tedavinin ne olduğunun karşılaştırılarak, yapılan tedavide hekimlerin kendi alanlarıyla ilgili sorumlulukları belirlenmeli ve adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında hastanenin de tüm zararların tamamından sorumlu olduğu gözetilmeli, dişinde alet parçası bırakılan hastaya yönelik eylemde kusurlu olduğu saptanan ...'nun zarardan sorumluluğu bulunduğu da nazara alınıp, yapılan işlemlerde komplikasyon olduğu kanısına varıldığı takdirde aydınlatma yükümlülüğünün hastane ve hekimde olduğundan davacının istek kalemleri karşılanıp, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birden fazla heyet tarafından düzenlenen raporlarda planlanan kanal tedavisinin tıp kurallarına uygun olduğunun, 26 no.lu dişin kök kısmının düzensiz anatomik yapısından dolayı kanal tedavisi esnasında kullanılan eğenin kırılabileceğinin, bunun herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmal içermeyen "komplikasyon" olarak nitelendirildiğinin, bu tür kanal aleti kırıkları gibi istenmeyen komplikasyonlara kanal tedavileri sırasında meydana gelebildiğinin, meslek hatası (malpraktis) olarak kabul edilmediğinin vurgulandığı, söz konusu komplikasyona karşı müdahalenin davacının sonraki seansa katılmaması nedeniyle yapılamadığı, maddi tazminat taleplerinin ve aksi yöndeki iddialarının davacı tarafından ispatlanması gerekirken dava konusu olan klinik şikayetlerin şu anki klinik ve radyografik muayene bulguları ile geçmişe yönelik biçimde değerlendirilmesi mümkün olmadığından bilirkişiler tarafından belirlenemediği dikkate alındığında yukarıda belirtilen unsurların ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından ispatlanamadığı kanaatine varılarak maddi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hekimlerin kusurlu olduğu hususunun dosya kapsamından sabit olduğunu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, aydınlatılmış onamın alınmadığını, eksik raporla alınan kararın maddi tazminat yönünden bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, diş tedavisinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece bozmaya uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, usulî kazanılmış hak ilkesi uyarınca bozma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılıp karar verilmelidir. 09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK uyarınca, bozmaya uyulmakla bozmada belirtilen hususlar yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca inceleme yapılarak karar verilmesi zorunludur.
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 16.04.2018 tarihli, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamında açık bir şekilde Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar ile Diş Hekimleri Odası tarafından alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu, bu çelişkinin giderilmesi ve ... tarafından düzenlenen 12.11.2020 tarihli raporun da değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, ... tarafından düzenlenen 12.11.2020 tarihli raporun değerlendirilmediği, inceleme için gerekli olan tüm tedavi evraklarının temin edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının öncelikle uyuşmazlık konusu yıla ilişkin tüm tedavi evrakları, özellikle işlem yapılan dişler ile ilgili diş röntgenlerinin getirtilerek ve davalılar hakkında açılmış ceza soruşturması var ise tüm ceza dosyası temin edilerek, 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca gerçeğin ortaya çıkarılması için aralarında diş tedavisi ve protez konusunda uzman akademik kariyere sahip üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulundan, davacıya uygulanan tedavi ile uygulanması gereken tedavinin ne olduğunun karşılaştırılması, yapılan tedavide hekimlerin kendi alanlarıyla ilgili sorumluluklarının belirlenmesi, ... tarafından düzenlenen 12.11.2020 tarihli rapor, Diş Hekimleri Odası tarafından alınan rapor ile yargılama aşamasında alınan raporlar arasındaki çelişki de giderilecek şekilde gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Bu kapsamda eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!