Anahtar kelimeler: Oyalanmış Defaatle Ödememiş Edimi Beyoğlu Satımdan Yazildiği Hile Düşen Noterliği

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında 09.06.2022 tarihli, .... yevmiye numaralı, Beyoğlu ...... Noterliği tarafından Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi yapılmış olduğunu, aracın 09.06.2022 tarihinde davalı tarafa teslim edilmiş ve aynı tarihte davalı taraf adına tescil işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu, ancak davalı tarafın üzerine düşen edimi yerine getirmeyerek araç bedelini müvekkiline ödememiş olduğunu, müvekkilinin, araç bedelini talep ettiğinde davalı tarafça defaatle oyalanmış olduğunu, ayrıca müvekkilinin iradesinin hile ile sakatlanmış olduğunu, 25.10.2023 tarihinde tarafların harici satış sözleşmesi yapmış ve davalı tarafın hileli davranışlarla müvekkiline ödemenin daha sonra yapılacağını beyan etmiş olduğunu, harici satış sözleşmesinin tek amacının müvekkilinin iradesini hile ile sakatlayarak süreci uzatmak olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirerek aracın tescilini ve zilyetliğini davalı tarafa devretmiş, ancak davalı tarafın üzerine düşen asli edimi yerine getirmeyerek herhangi bir ödemede bulunmamış olduğunu, müvekkilinin 09.06.2022 tarihinde noter huzurunda yapılan mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi neticesinde aynı tarihte aracın tescilini ve zilyetliğini davalı tarafa devrederek üzerine düşen asli edimi yerine getirmiş olduğunu, sözleşmeye göre araç bedeli olarak peşin 200.000 TL ve kalan 150.000 TL için de vadeli senet aldığını beyan etmiş, ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığını, bu hususun gerek davalı tarafın sözleşmenin yapıldığı tarihte imzaya yetkili temsilcisi ...... ile yapılan ...... yazışmalarında gerek tanık ifadeleri ile açıkça ispat edilecek olduğunu, müvekkilinin araç bedelini daha sonra alacağı inancıyla aracını bedelsiz olarak devretmiş olduğunu, davalı tarafın, araç bedelinin ödenmesi konusunda noter huzurunda yapılan sözleşmeden sonra müvekkilini sürekli olarak oyalamış, hatta müvekkilini inandırmak için 25.10.2023 tarihinde, davalı tarafça harici satış sözleşmesi hazırlanmış ve taraflarca imza altına alınmış olduğunu, bu sözleşme geçersiz olmasına rağmen cezai şart gibi hükümler de eklenerek sanki geçerli bir sözleşmeymiş gibi müvekkiline yansıtılmış olduğunu, öyle ki hile ile iradesinin sakatlandığını tahmin dahi edemeyen müvekkilinin, davalı tarafa güvenerek harici araç satış sözleşmesini de imzalamış olduğunu, sözleşmeye göre araç bedelinin 770.000 TL olarak kararlaştırmış olduğunu, yine aynı sözleşmeye göre, söz konusu bedelin 12 ay sonra, yani 25.10.2024 tarihinde ödenmesi ve bu 12 aylık süre zarfında aylık 8.500 TL kira bedeli ödenmesinin kararlaştırılmış olduğunu, kararlaştırılan kira bedellerinin davalı tarafça eksik ve düzensiz bir şekilde de olsa ödenmiş olduğunu, ne var ki, araç için belirlenen 770.000 TL tutarındaki bedelin davalı tarafça bugüne kadar ödenmemiş olduğunu, dolayısıyla sözleşmede üzerine düşen asli edimi yerine getirmeyen davalı tarafın aracı 09.06.2022 tarihindeki hali ile teslim etmesi gerektiğini, somut olayda yarışan sebepler mevcut olduğunu, davalı tarafın, hem mülkiyeti saklı tutma sözleşmesine aykırı hareket etmiş hem de harici satış sözleşmesi ile müvekkilinin iradesini hile yoluyla sakatlamış olduğunu, mezkur aracın müvekkiline iadesi taleplerinin birden çok haklı nedeni bulunduğunu, öncelikle davalı tarafın mülkiyeti saklı tutma sözleşmesinde üzerine düşen asli edimi yerine getirmemiş olduunu, sözleşmenin 7. maddesinin feshedilme şartlarını düzenlemiş olduğunu, ilgili maddenin "Bu sözleşmede belirtilen borç taksitlerinden herhangi biri günüde ödenmediği takdirde, taşıtın mülkiyetinin geri istenme veya satışın feshetme hakkının doğduğunu taraflar kabul ederler." hükmüne haiz olduğunu, müvekkilinin herhangi bir taksit ya da bedel almadığının açıkça ortada olduğunu, o halde sözleşmede yazılı hüküm gereği sözleşmenin feshi ve aracın müvekkiline iadesi gerektiğini, ayrıca tek neden sözleşmeye aykırılık hali olmadığını, müvekkilinin, 25.10.2023 tarihli harici araç satış sözleşmesi ile hileye maruz bırakılmış olduğunu, gerçekten de müvekkilinin iradesinin hile ile sakatlanmış olduğunu, bu sözleşmede ödemenin 25.10.2024 tarihinde gerçekleştirileceği beyan edilmiş ancak bu tarihte de ödemenin gerçekleşmemiş olduğunu, son olarak müvekkili ile davalı taraf temsilcisi arasında sürekli olarak mesajlaşmalar gerçekleşmiş, bu mesajlaşmalarda müvekkiline aynı nitelikte farklı araç taahhüt edilerek ya da çeşitli bahaneler öne sürülerek oyalama ve aldatma eylemlerine devam edilmiş olduğunu, taraflarınca yapılan araştırmada araç üzerinde birden çok haciz işlemi uygulandığının görülmüş olduğunu, aracın halihazırda ne durumda olduğunun taraflarınca bilinmediğini, ancak araç üzerinde yer alan hacizlerden, vergi borçlarından, sigortasının olmamasından ve muayenesi yapılmadığından aracın terk edilmiş olabileceğinden endişe duyulmakta olduğunu, müvekkilinin tek geçim kaynağının mezkur araç olduğunu, öyle ki ömrü boyunca tüm birikimini bu araç için harcamış olduğunu, o nedenle asli taleplerinin aracın bizzat ve sözleşme tarihindeki şekliyle müvekkiline aynen iadesi olduğunu, dava sonunda aracın müvekkiline zilyetliğin devir anındaki gibi sağlam bir şekilde teslim edilmesi için aracın yerinin tespit edilmesi, aracın yediemine çekilmesi ve araçta hasar ve kusur tespiti yapılmasını talep ediyor olduklarını, zira dava sonucunda aracın iadesine hükmedilmiş olmasının tek başına müvekkilinin zararını gidermeyecek olduğunu, araç şayet yürür vaziyette değilse davanın konusuz kalacağını, dolayısıyla usul ekonomisi ilkesi gereğince öncelikle aracın yerinin tespiti, yediemine çekilmesi ve hasar/kusur tespiti yapılmasını talep ediyor olduklarını beyanla; mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi ve harici satış sözleşmesine göre müvekkili üzerine düşen edimi yerini getirmiş olmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir şekilde araç bedelinin ödenmemiş olması, davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesi, müvekkilinin iradesinin hile ile sakatlanmış olması ve mahkememizce resen göz önünde bulunduracak sebepler ile; davanın kabulüne, öncelikle ve ivedilikle araç hakkında ihtiyati tedbir koyularak yakalanıp yediemine çekilmesi ve akabinde araç üzerinde hasar ve kusur tespiti yapılması için bilirkişi görevlendirilmesine, 09.06.2022 tarihli, ..... yevmiye numaralı, Beyoğlu ...... Noterliği tarafından Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Muhafaza Kaydıyla Satış Sözleşmesinin ve 25.10.2023 tarihli sözleşmelerin feshi ile aracın müvekkili adına tescili ile müvekkiline teslimine, araç üzerinde yer alan tüm haciz, yakalama ve rehinlerin kaldırılmasına, eğer araç devre konu olamayacak kadar ağır hasarlı ve kusurluysa aracın rayiç bedelinin arabuluculuk anlaşamama son tutanağından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline iadesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış sözleşmesinin ve harici araç satış sözleşmesinin feshi ile satıma konu aracın davacı adına tescili ve davacıya teslimi, mümkün olmaması halinde aracın rayiç bedelinin davacıya iadesine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının sözleşmelerin imzalanması aşamasında iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı, araç bedelinin davacı tarafa ödenip ödenmediği, aracın bedelsiz olarak devredilip devredilmediği, ödemelerin bir kısmının kira bedeli şeklinde yapılıp yapılmadığı, buna göre davacının talepleri uyarınca tescil veya olmadığı takdirde aracın rayiç bedelinin davacı tarafa verilebilip verilemeyeceği hususlarındadır.Davacının feshini talep ettiği 09.06.2022 tarihli, ...... yevmiye numaralı, Beyoğlu ..... Noterliği tarafından Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Muhafaza Kaydıyla Satış Sözleşmesinin onaylı bir örneğinin celp edilmesi üzerine yapılan incelemede sözleşmenin tarafları olarak satıcının davacı, alıcının davalı şirket olduğu, satış sözleşmesine konu aracın davacının belirttiği araç olduğu, satış bedelinin bir kısmının peşin ödendiği ve arta kalan tutar karşılığında senet alındığı, satışı yapılan aracın alıcı adına tescilinin bu sözleşme ile birlikte Noterde yapıldığı ve alıcı adına düzenlenen tescil belgesinin teslim alındığını alıcının kabul edeceği belirtilmiştir.Dosya arasında yer alan araç tescil kaydının incelenmesinde 09.06.2022 tarihli, ..... yevmiye numaralı, Beyoğlu ..... Noterliği tarafından Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Muhafaza Kaydıyla Satış Sözleşmesi ile aynı tarihte aracın davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davacı taraf işbu davayı, araç bedelinini tarafına ödenmediği, sözleşmede belirtilmiş olmasına rağmen senet alınmadığı, sonrasında yapılan harici araç satış sözleşmesi uyarınca taraflarına araç mülkiyeti halen davacına olduğundan eksik ve düzensiz olarak kira bedeli ödendiği iddiaları ile açmıştır. Davacının feshini talep ettiği ve tarafın sözleşme kapsamında ödeme yapılmadığını ve senet verilmediğini iddia ettiği 09.06.2022 tarihli, ..... yevmiye numaralı, Beyoğlu ..... Noterliği tarafından Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Muhafaza Kaydıyla Satış Sözleşmesi resmi senet niteliğinde olup aksinin aynı mahiyette yazılı delil ile ispatı gerekmektedir. Ne var ki davacı tarafça bu mahiyette delil dosyaya sunulabilmiş değildir. Yine davacı vekilince iradesinin sakatlandığı belirtilmiş ise de irade sakatlığı hallerinde olan hata, hile ve tehdide ilişkin bir iddia ve ispat da dosyada bulunmamaktadır. Yine fesih talep edilen █████/2023 tarihli araç satış sözleşmesi yönünden yapılan incelemede ise sözleşmenin adi yazılı nitelikte olduğu, 2918 Sayılı KTK 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların noter dışında satış ve devirleri geçersiz olması nedeni ile belirtilen talep yerinde görülmemiştir. Açılanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Açılan davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip....Hakim .....