Anahtar kelimeler: Yolucu Metreye Çarpma Yolunu Ktknın Arkadan Takiben Kamyonun İstikametinden İstikametine

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2008 tarihinde ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile .... ilçesi istikametinden ... yolunu takiben ... istikametine seyir halinde iken 29 km. 600 metreye geldiği sırada motosikletin ön kısımları ile kendisi ile yanı istikamete önünde seyir etmekte olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı kamyonun sağ arka kısımlara çarpması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı motosiklette yolucu olarak bulunan müvekkillerin çocuğu ...'in hayatını kaybettiğini, kaza sonrasında düzenlenen trafik tespit tutanağına göre ... plakalı motosikletin sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nın 84. Maddesinde yer alan kusurlardan No:4 (arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kazayla ilgili evrakların ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında bulunduğunu, söz konusu kazadan ötürü müvekkillerin çocuğunun vefat ettiğinden müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMSS poliçe şirketi davalı şirket olup, sigorta poliçe numarasının ... olduğunu, poliçenin güvence altına aldığı riskin gerçekleştiğini, bu nedenle davalı şirketin tam tazminata mükellef olduğunu beyan ederek davalarının kabulü ile fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili için ayrı ayrı olmak üzere şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplamda 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı'nın davalı sigorta şirketine başvuru tarihini müteakip 8. İş günü bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, artan gider avansının taraflarına iadesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'in vefatının dava konusu trafik kazası ile illiyet bağının araştırılması gerektiğini, ...'in vefatının dava konusu trafik kazası ile illiyet bağının olduğu tespit edilirse █████/2008 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı █████/2007-█████/2008 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, mezkur poliçedeki ölüm halinin tazminatı teminat limiti 100.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın █████/2017 tarihinde müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, bu sebeple temerrüt başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrası olan █████/2017 tarihinden itibaren söz konusu olacağını, ... için Sosyal Güvenlik Kurumlarından çeşitli neviden rücuya tabi tazminat alınmış ise bunların araştırılıp tespiti ve mahsubunun yasal zorunluluk olduğunu beyan ederek ...’in vefatı ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu tarafından araştırılmasını ve illiyet bağı saptanamazsa huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, ...’in vefatının dava konusu trafik kazası ile illiyet bağının olduğu tespit edilirse belirtirler ki ; Sorumluluklarının, sigortalımızın kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, Kusur incelemesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ya da İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsüne gönderilmesini; Açık kanun hükmü gereğince tazminat hesaplamasının poliçe genel şartları ekinde yer alan destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama yöntemine göre yapılmasını, Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere haksız ticari faiz talebinin reddine karar verilmesini, Temerrütün başvuru tarihinden sekiz işgünü sonrası olan 02.10.2017 tarihinden itibaren söz konusu olacağını, ... için Sosyal Güvenlik Kurumlarından çeşitli nevi’den (Ölüm, Emeklilik gibi) rücuya tabi tazminat alınmış ise bunların araştırılıp tespiti ve mahsubunu, Müvekkil şirket dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığından, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına, vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen █████/2020 tarih ve ... Esas ... karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince karar istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ...Esas ... Karar sayılı ilamıyla, "...Eş, çocuklar ile anne ve babanın desteklenen olduğu durumlarda destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir miktarını kedisine bir miktarını eşine, bir miktarını çocuklarına bir miktarını da anne ve babasına ayıracağı kabul edilmektedir. Desteğin gelirinden kendisine ayıracağı pay kadar eşine de ayıracağı, bu durumun Türk Medeni Kanun'unda ki eşitlik ilkelerine de uygun düşeceği, kendisine ayırdığı paydan daha fazla payı eşine ayırması hayatın olağan akışına uygun düşmeyecektir.
Yargıtay'ın kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumunda ise desteğin gelirden eşi ile birlikte ikişer pay alırken çocuklara birer pay verileceği yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay eşe 2 pay çocukların her birine 1 pay ana ve babaya birer pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay eşe 2 pay esasına göre %50 desteğe %50 eşe pay verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. (Bknz. Yargıtay 17.HD'nin... E.... K. Sayılı ilamı)
Eldeki davada, dosyada mevcut nüfus kayıtları, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı kararı, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, destek ... vefat ettiğinde evlilik dışı oğlu 2007 doğumlu ...'in bulunduğu, ...'ın destek tarafından tanındığı, ancak ...'ın annesi dava dışı ...'ın velayeti altında bulunduğu, ...'ın kendi adına asaleten, ...'e velayeten ...'a verdiği vekaletame ile avukatı tarafından davadan önce, desteğin nikahsız eşi ... 'dan olma oğlu olduğu belirtilerek davalı sigorta şirketine başvurulduğu, davalı sigorta şirketince bu başvuruya istinaden ölenin oğlu yaşı küçük ... için ...'a 11.498,37-TL'nin 26.03.2010 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında alınan rapor ve ek raporda, bekar ve 1 çocuklu olarak vefat eden desteğin anne ve babası için yapılan destek tazminatı hesaplamasında; destek, davacı anne ve babası ile evlilik dışı doğup tanınan oğlu ... için destek payı ayrıldığı, ... için davadan önce yapılan ödemenin sigorta poliçesi limiti 100.000-TL'den düşülüp, bakiyesi ( davacı anne ve baba için hesaplanan toplam destek tazminatı poliçe limitini aştığından) garame hesabı yapılarak davacı anne ve baba için yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür.
Ancak; müşterek çocukları bulunduğuna göre, yerel mahkemece desteğin sağlığında dava dışı ... ile imam nikahlı eş olarak yaşayıp yaşamadığı, sağlığında ...'a destek olup olmadığı araştırılmadan, desteğin tüm geliri destek, davacı anne-baba ve çocuk arasında paylaştırılmıştır. Bu halde, yerel mahkemece, öncelikle davacılar murisi ...'in sağlığında oğlunun annesi ...'a destek olup olmadığının araştırılması, bu hususta taraf delillerinin toplanması, destek olduğunun anlaşılması halinde yapılacak aktüer hesabında onun için de desteğin gelirinden yukarıda açıklandığı şekilde imam nikahlı eş olarak pay ayrılması ( ... sonradan başkası ile evlenmiş ise evlendiği tarihe kadar) ve davacıların payının da buna göre belirlenmesi ve kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususta süresinde yaptığı itiraz dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." bahisle kaldırılmıştır.
İstinaf ilamı gereğince muris ...'in sağlığında dava dışı ... ile imam nikahlı eş olarak yaşayıp yaşamadığı ve sağlığında ...'a destek olup olmadığı hususlarında yapılan araştırmada, ... isimli şahsın sağlığında ... isimli şahıs ile imam nikahlı olarak yaşadığı ve bu birliktelikten ... isimli çocukları olduğu, ... isimli şahsın sağlığında ... isimli şahsa destek olduğu ...'in annesi olan ...'ın yanında bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
İstinaf ilamı gereğince muris ...'in sağlığında dava dışı ... ile imam nikahlı eş olarak yaşayıp yaşamadığı ve sağlığında ...'a destek olup olmadığı hususlarının tespiti bakımından talimat marifeti ile dinlenen davacı tanığı ..., "Benim dava dilekçesinde bahsi geçen kazanın oluşumu ile ilgili görgüye dayalı bilgim bulunmamaktadır, ancak söz konusu kazayı yaşadığım Mersindere köyünde etraftan duydum, duyduğum kadarıyla davacıların oğlu ... kazada hayatını kaybetmişti, ... ölmeden önce benim bildiğim kadarıyla çiftçilik işi ile uğraşıyordu, ... evli idi ancak anne babası ve eşi ile aynı hane içerisinde yaşıyorlardı, ...'nın anne ve babası da çiftçilik işi ile iştigal ediyordu, davacıların atalarından kalma adlarına kayıtlı taşınmazlar vardı, bildiğim kadarıyla...'nın da adına kayıtlı taşınmaz vardı ve bu şahısların hepsi çiftçilik ile iştigal edip geçiniyorlardı,...'nın ölümünden sonra geriye mirasçı olarak eşi ... ile özürlü bir çocuğu kalmıştı, ...'nın eşi ...'nın ölümünden sonra çocuğu kayınvalidesine bırakarak gitti, ...'nın çocuğuna anne ve babası .... ile ... bakmaya devam ettiler, benim bildiğim kadarıyla ...'nın çocuğu zihinsel engelli idi. ...'nın eşi ayrıldıktan 1-1,5 sene sonra tekrar geriye döndü ve özürlü oğlunu alarak bildiğim kadarıyla İzmir'e geldi, benim bilgilerim bunlardan ibarettir."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdii ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih... Esas ...karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda hazırlanan █████/2026 tarihli ek raporda; İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğu arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda kök rapordaki kusur değerlendirmesinin geçerliliğini koruduğu, bozma kararındaki “Ancak; müşterek çocukları bulunduğuna göre, yerel mahkemece desteğin sağlığında dava dışı ... ile imam nikahlı eş olarak yaşayıp yaşamadığı, sağlığında ...'a destek olup olmadığı araştırılmadan, desteğin tüm geliri destek, davacı anne-baba ve çocuk arasında paylaştırıldığı, bu halde, yerel mahkemece, öncelikle davacılar murisi ...'in sağlığında oğlunun annesi ...'a destek olup olmadığının araştırılması, bu hususta taraf delillerinin toplanması, destek olduğunun anlaşılması halinde yapılacak aktüer hesabında onun için de desteğin gelirinden yukarıda açıklandığı şekilde imam nikahlı eş olarak pay ayrılması (... sonradan başkası ile evlenmiş ise evlendiği tarihe kadar) ve davacıların payının da buna göre belirlenmesi ve kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususta süresinde yaptığı itiraz dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” şeklindeki kararı dikkate alınarak kök raporda yapıldığı üzere yaşam tablosu olarak PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre ilk rapor tarihi olan 06.09.2019'daki veriler esas alınarak hesaplama yapıldığı, dosya kapsamında dava dışı SGK tarafından paydaşlara rücuya tabi ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge tespit edilememiş olup, paydaşların hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 26.03.2010 'da dava dışı paydaş ...'e yapılan ödemenin ilk rapor/hesap tarihi itibariyle hesaplanan zararından güncellenerek tenzil edildiği bildirilmiştir.
İddia, savunma, yukarıdaki yasal düzenlemeler, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih .... Esas ... Karar sayılı ilamı bilirkişi raporu, tanık beyanları, emniyet araştırması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; murisin sağlığında dava dışı ... ile imam nikahlı eş olarak yaşadığı, sağlığında oğlunun annesi ...'a destek olduğu istinaf ilamı çerçevesinde yapılan araştırmalar sonucunda anlaşılmış olup müteveffanın oğlu ... ve imam nikahlı eşi ... için de pay ayrılarak garame hesabın hususunda hazırlanan aktüer raporunda imam nikahlı eş olarak pay ayrılması ve davacıların payının da buna göre belirlenmesi kanaati ile hükme esas alınan █████/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda Davacı ... yönünden; tazminat miktarı 32.623,49 TL olarak belirlenmiş ise de istinaf ilamı ile kaldırılmasına karar verilen mahkememizin ...Esas ve ... Karar sayılı dosyası kapsamında 30.233,64 TL tazminata hükmedildiği ve anılan karara karşı yalnızca davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğundan aleyhe bozma yasağı ile kazanılmış hakların korunması ilkeleri uyarınca 30.233,64 TL üzerinden hüküm verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacı ... yönünden ise; hükme esas alınan █████/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ile tespit edilen sonuç bedel olan 47.255,68 TL'nin istinaf ilamı ile kaldırılmasına karar verilen mahkememizin ...Esas ve... Karar sayılı dosyası nezdinde hükmedilen 48.655,87 TL'den miktar itibariyle düşük olduğu ve bu hususun davalı açısından aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatiyle adı geçen davacı yönünden 47.255,68 TL maddi tazminatın uygun olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
A)Davacı ...'in lehine davalı sigorta şirketinin sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla 30.233,64 TL'nin (Hükme esas alınan █████/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda tazminat miktarı 32.623,49 TL olarak belirlenmiş ise de istinaf ilamı ile kaldırılmasına karar verilen mahkememizin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası kapsamında 30.233,64 TL tazminata hükmedildiği ve anılan karara karşı yalnızca davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğundan aleyhe bozma yasağı ile kazanılmış hakların korunması ilkeleri uyarınca 30.233,64 TL üzerinden karar verilmiştir.) temerrüt tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davacı ...'e verilmesine,
B)Davacı ... lehine davalı sigorta şirketinin sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla 47.255,68 TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.293,30-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 31,40-TL peşin harç ile 268,00-Tl ıslah harcı olmak üzere toplam 299,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.993,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan 31,40-TL peşin harç, 31,40-TL başvurma harcı, 268,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 330,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 13.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.551,10-TL posta giderleri olmak üzere toplam 15.551,10-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %98'inin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, %2'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 99,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %2'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine, %98'sinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 1.200,19-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!