Anahtar kelimeler: Edeninin Binada Kiracının Katlı Kaymakamlık Etmeye Men Makamından Daireyi Kiraya

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalının dava konusu 27 40... parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olduklarını, taşınmaz üzerindeki 4 katlı binada bulunan 2 No.lu daireyi davalının kiraya verdiğini, kiracının bir süre sonra yeri tahliye ettiğini, sonrasında ise vekil edeninin dava konusu yerde ikamet etmeye başladığını, ancak davalının Kaymakamlık makamından men kararı aldığını belirterek, müvekkilinin 2 numaralı dairede üstün hak sahibi olması sebebi ile davalının dava konusu daireye el atmanın önlenmesini talep etmiş, karşı davanın ise reddini savunmuştur.II. CEVAPDavalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda rızai taksim yapıldığını, dava konusu dairenin müvekkiline ait olduğunu, karşı davalının dava konusu taşınmazda 2,97 m²'lik yer aldığını, bu hissesinin karşılığının da dava konusu daire olamayacağını, karşı davalının dava konusu daireyi haksız olarak işgal ettiğini, dava konusu daireyi kiraya verememekten dolayı 4 aylık kira geliri kaybı olduğunu belirterek, karşı davalının dava konusu yere el atmasının önlenmesini, 1.400,00 TL ecrimisil bedelinin 08.07.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile karşı davalıdan tahsilini talep etmiş, asıl davanın ise reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemece 22.12.2022 tarihli kararında; davacı ve davalının taşınmazda paydaş oldukları, dinlenen tanıkların paylaşımın ne şekilde yapıldığını detaylı olarak anlattıkları, tanıkların 2 No.lu dairenin ... tarafından diğer mirasçılardan satın alındığını ve kullanıldığını beyan ettikleri, beyanlarda davacı ...'e satılan 1/72 payın, malikler arasındaki taksiminde 2 No.lu daire üzerinde bırakılmadığı, ek bilirkişi raporunda da ...'in 1/72 payının zemindeki karşılığının 2,97 m² olup, dava konusu yerde kullanabileceği yerin bulunmadığı, ...'ın tapudaki 1/9 payına zeminde 23,97 m² yere isabet ettiği, bu payla ilgili uygun olarak kullanılabilecek yerin dava konusu 2 No.lu daire olduğu, ...'un paylaştırmada hissesinin hangi daire üzerinde bırakıldığının ıspat edilemediği, 7 No.lu parsel üzerinde inşa edilmiş olan 4 katlı kargir binanın inşaatı yapanlar tarafından daireler şeklinde paylaşılarak, paylaşıldığı tarihlerden beri kullanıldığı, davacı ...'in taşınmazdaki 1/72 payının önceki maliklerin taksimi nedeni ile 2 No.lu daire üzerinde bulunmadığı, ...'in ...'ın bilgisi dışında dairenin kapısını çilingir ile açtırarak içeriye girip kullanmaya başladığı anlaşıldığından asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, ...'in 2 No.lu daireye müdahalesinin önlenmesine, her iki tarafta taşınmazda paydaş olduğundan ecrimisil talebinin reddine verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 22.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı–karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı–karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 21.06.2023 tarih ve █████████ Karar sayılı ilâmında; tarafların dava konusu taşınmazın paydaş maliklerinden olduğu, taşınmazda tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçimi oluşmadığı ve davacı ...'in dava tarihi itibariyle taşınmazda kullandığı ya da kullanabileceği bir yer olmadığı anlaşıldığından karşı davaya ilişkin Mahkemece ...'in payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, dava konusu edilen dairenin tamamına yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı-karşı davalı ...'in dava konusu daireyi kendisi kullanmakta olduğu gözetildiğinde, ecrimisil istenebilmesi için ...'in ... tarafından intifadan men edilmiş olması koşulu aranacağından Mahkemece tarafların delilleri çerçevesinde araştırma yapılarak intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, gerçekleşmemiş ise ecrimisil isteminin reddi, gerçekleşmiş ise intifadan men tarihinden dava tarihine kadar (tarafların payları da dikkate alınmak suretiyle) belirlenecek ecrimisilin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; uyulan Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda davalı-karşı davacı vekilinin ecrimisil talebi yönünden dosyanın tefrik edilerek başka esasa kaydedilmesine, taşınmazda tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçimi oluşmadığı, davalı-karşı davacı ...'in dava tarihi itibariyle taşınmazda kullandığı ya da kullanabileceği bir yer olmadığı anlaşılmakla asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulü ile davacı-karşı davalı ...'ın, davalı-karşı davacı ...'in taşınmazdaki payı olan 1/9 payına vaki müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın temeli olan 08.11.2010 tarihli yazılı taksim sözleşmesinde müvekkilinin imzası olduğunu, davacı karşı davalının taksim sözleşmesinde imzası olmadığını çünkü davacının bu tarihten çok sonra 02.04.2014 tarihinde 1/72 hisseyi satın aldığını, dava konusu (2) No.lu dairenin fiilen müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl ve karşı davada el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.