Anahtar kelimeler: Bam Başkan Yazim Katip Üye Yüklenilen İhale Birleşen Neticesinde Karara

T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ../...
KARAR NO
: ../...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: ...
NUMARASI
: ../..Esas, .../..Karar
DAVACI
: ... -
...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2014
BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ../... ESAS SAYILI DOSYA
DAVACI
: ... -
...
VEKİLİ
: Av. ... - .
VEKİLİ
: Av. ... .
DAVA
: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: ...
KARAR YAZIM TARİHİ
:...
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, dava dışı ... tarafından ihale edilen ve davalı şirket tarafından yüklenilen “.........” inşaa işlerinin davalı ile imzalanan 19.08.2013 tarihli ve █████/2013 tarihli sözleşmeler kapsamında alt yapı işleri ile kilitli parke, bordür, ve oluk işleri davacı şirket tarafından yapıldığını, işin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, dava dışı idarenin yapılan işlerin geçici kabulünü de yaptığını, davalı tarfça düzenlenen cari hesaplar ile kendilerinin düzenlediği cari hesapların örtüştüğünü, █████/2014 tarihinde idarenin geçici kabulleri onayladığını, davalı ile aşama aşama hak ediş hesapları yapıldığını, idarece onaylanan ve mutabık kalınan hak edişlere fatura düzenlendiğini, bu suretle davacının davalı ile mutabakata varılmış 224.277,30.TL alacağı oluştuğunu, bundan sözleşme uyarınca %2’lik teminat kesintisi dikkate alınarak 168.082,57.TL’lik kısmının .... .... İcra Dairesi’nin .../...sayılı dosyasıyla ilamsız takibe konu edildiğini, davalı tarafın haksız biçimde takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl Davada Davalı vekili, taraflar arasındaki alt yüklenicilik sözleşmesini doğrulamakla birlikte davacının yaptığı alt yapı imalatlarının kabulünü sağlaması gerektiğini, imalatın henüz idareye, kontrollük teşkilatına, davalı yükleniciye kabul işlemlerinin tamamlanmadığını, yerel yönetime bildirim ve geçici kabul işleminin de yapılmadığını, davalıya kabul evrakları sunulmadan işin tamamlanmış sayılamayacağını, işin tam ve eksiksiz yapılmaması sebebiyle bu kabul işlemlerinin de bitirilemediğini, davacının sorumluluğunun .... tarafından yapılacak kesin kabule kadar süreceğini, davacının eksik ve ayıplı imalatı giderme taahhüdünü de yerine getirmediğini, davacının idare tarafından yapılacak kesin kabule kadar işçilik ve malzeme için ayıp ve eksik ifalara garanti verdiğini, davacının sözleşmenin 3.45 maddesi uyarınca personele ait işçi ücretlerini ödediğine dair yazıyı işverene sunmadan ödeme alamayacağını, eksik imalat ile ilgili davacı tarafa ihtarname gönderdiklerini ancak davacı tarafın .... .... Noterliğinin ....yevmiye numaralı █████/2014 tarihli ihtarnamesinden eksikliklerin tamamlanmak istenmediğini anladıklarını, daha sonra da davalı tarafından .... .... Noterliğinin ..... tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Toki tarafından tespit edilerek onarımı istenen eksikliklere ilişkin yazılı hiçbir belge sunulmadan davacı taraftan talep edilen eksiklik ve ayıp iddialarını kabul etmedikleri yönünde ihtarname gönderildiğini, ayıplı ve eksik işlerin kendileri tarafından imalatına devam edildiğini, bu ayıplı olan ve eksik bırakılan işlerin faturalandırılarak davacı şirketten rücu edileceğini, .... tarafından kesin kabul tutanağı düzenlenene kadar eksik ve ayıplı işlerin listesi cari hesaba işlenecek ve faturalandırılarak davacı tarafa gönderileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava dışı .... tarafından ihale edilen .... ilçesi ... Mahallesi’nde bulunan 1244 adet konut, lise ve aile sağlık merkezlerinin, altyapı ve çevre düzenleme inşaatının davacı tarafından yapıldığını, bu konuda taraflar arasında 19.08.2013 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacının üstlendiği “kanalizasyon, içme suyu, yağmur suyu, tüm yeşil alan ve yolların yapımı, peyzaj işleri, drenajlar, bina çevresinin altyapı ve dolgu işleri ile 03.12.2013 tarihli ek sözleşme kapsamındaki kilitli parke taşlar, bordür ve su olukları işlerinin” davacı şirket tarafından yapıldığını, davacının tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı tarafın istinat duvarı yapılmaması nedeniyle oluşan toprak kayması sonucu teslimden sonra davacı tarafından tam 3 kez bordür ve parke imalatları yapıldığını, elektrik işlerini yapan taşeron firma tarafından ve peyzaj işini yapan taşeron tarafından bordür ve parkelere hasar verildiğini, ancak taraflarına hasar ödemesi davalı tarafından yapılmadığını, davacının tüm imalatları yapmasına rağmen davalının ödemeleri yapmadığını, yapılan ek imalat ve zarar kalemleri için yansıtma faturası kesildiğini, üstlendikleri alt yapı ve kanalizasyon işlerinin ... tarafından, yaya ve araç yolları işlerinin de ....Belediyesi tarafından teslim alındığını, kabulleri yapıldığını, tüm bu nedenlerle davalı taraf kesin hak ediş düzenlemekten kaçındığı için tek taraflı olarak hesaplanan 1.789.316,16 TL son hak ediş bedelinin ihtarname ile davalıdan talep edildiğini, .......tarafından tespit edilmiş sözleşme konusuna ilişkin eksik ya da ayıba ilişkin bir belge bulunmadığını, sözleşmelerle kararlaştırılan %2 lik teminat bedelinin zaten sonradan ortaya çıkabilecek eksiklik ya da ayıp bedellerinin davalı yönünden teminat altına alınması olduğunu, beyan ederek ihtarname ile davalı tarafa bildirilen son hak ediş alacaklarının hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.TL’nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı █████/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, birleşen davasını 3.285.812,24 TL arttırarak talebini birleşen dosya yönünden 3.295.812,24 TL olarak belirlemiştir.
Birleşen Davada Davalı vekili, dava konusunun eser sözleşmesi olduğunu, davacının hatalı olarak ticari satımdan kaynaklanan alacak talep ettiğini, bu taleplerin mahkemenin .../... esas sayılı dosyası ile süren davada da ileri sürüldüğünü, derdestlik sebebiyle davanın reddi gerektiğini, aksi halde her iki davanın birleştirilmesini istediklerini, müteahhitlik sözleşmelerinin feshedilmediğini, Toki tarafından alt-yapı ve inşaat işleri ile eksiklik ve kusurların 10 sayfa olacak şekilde tespit edildiğini, kendilerine 105 günlük süre verildiğini, ancak davacı tarafın ihtarnameleri dikkate almaması nedeniyle bu süre zarfında eksik ve ayıpları şantiye toplantı tutanağında davacı tarafın taahhüdünde bulunan eksik ve ayıplı imalatların giderilmesi için █████/2014 tarihinin belirlendiği, ancak davacı şirket yetkilisinin tutanağı imzalamadığını, eksik ve ayıplı imalat yapıldığını, işlerin idareye ve kontrollük teşkilatına kabul işlemlerinin tamamlanmadığını, .... tarafından tutulan eksik ve ayıplı imalatın bir tutanakla belirlendiğini, eksik işler için 105 gün ek süre verilmesine rağmen tamamlanmayan işler bulunduğunu, ayıplı ve eksik işlerin kendileri tarafından imalatına devam edildiğini, bu ayıplı olan ve eksik bırakılan işlerin faturalandırılarak davacı şirketten rücu edileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece, kısmi geçici kabulün yapıldığı ve bunun idarece onaylandığı, alt yapı ve kanalizasyon işlerinin de kullanılmaya başlandığı, davacının bilirkişi raporu uyarınca imal ve inşaa ettiği işlerin toplam bedelinin 2.636.338,90.TL olduğu, davacı kendi defterine göre 224.277,30.TL alacaklı göründüğü, davalı da kendi defterine göre 224.297,47.TL borçlu göründüğü, yani davalı kendi defterine göre dahi borçlu olduğundan asıl davanın kabulüne, birleşen dosya yönünden ise 31.08.2018 tarihli ek raporda birleşen dava da dikkate alınırsa davacının yaptığı imalat toplamının KDV hariç 5.140.971,60.TL olduğu, davalının yaptığı ödemelerin toplamı ise sadece 2.585.459,27.TL tutarında olduğu, davacının kalan işin tamamını faturalandırmadığı, davalı tarafın rapora itirazlarında geçici kabullerin kendisi tarafından yapıldığını ve davacının eksik bıraktığı imalatın kendileri tarafından tamamlandığını ileri sürdüğünü, ancak ne kadarlık işin eksik kaldığı, eksik işin kime, nasıl ve ne fiyatla tamamlatıldığının belirsiz olduğu, somut gerekçeler içermeyen itiraz üzerine yeni rapor alınmasının uygun olmadığı, geçici kabulü kim yaptırmış olursa olsun sonuç değişmeyeceği, davacının üstlendiği alt yapı işleri de dahil olmak üzere inşaat ve imalat sürecinin bittiği, geçici kabul aşamasının tamamlandığı ve hatta yapıların kullanılmaya başlandığı dikkate alınırsa davacı tarafın işi tamamladığına dair iddiasını ispat etmiş sayılması gerekeceği, soyut biçimde eksik imalat savunması kabule şayan olmayacağı, açık biçimde ve kalem kalem eksikler gösterilmeli, hangi eksik yüzünden ne kadar ücret ödenerek tamamlama yapıldığı ispat edilmesi gerekeceği değerlendirilerek davalının itirazlarına itibar edilmediği gerekçesi ile davacının yaptığı imalatlar toplamı 5.881.271,51.TL olduğu, davalının yaptığı ödeme toplamı ise 2.585.459,27.TL’ye ulaştığı, davacının bakiye alacağı 3.295.812,24.TL olacağı, bunun 168.082,57.TL’si asıl dosya ile istenerek kabul edildiği, o halde davacı taraf birleşen davada en fazla 3.127.729,67.TL talep edebileceği, daha önce temerrüt söz konusu olmadığından bu alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili, taraflar arasında alt yapı işinden 5 adet hak ediş, kilit parke işinden dolayı 4 adet hak ediş düzenlendiği ve imzalandığı, alt Yapı işinde 5 nolu son hakediş raporuna göre davacının 18.09.2014 tarihi itibariyle tüm hak ediş alacak net miktarı, 1.200.479,36 TL olduğu, kilitli Parke işinde 4 nolu son hakediş raporuna göre davacının 18.09.2014 tarihi itibariyle tüm hakediş alacak miktarı net 1.191.191,00 TL olduğu, sözleşmeler sonucunda davacı yükleniciye ödenmesi öngörülen toplam ücret 1.066.235,41 + 1.200.000,00 = 2.266,235,41 TL + KDV olduğu, davalı davacıya, 2013 / 2014 yıllarında toplam 2.585.459,27 TL ödeme yaptığı, davacının kendi ticari defterlerine göre, davalıdan alacağı 224.277,30 TL olarak gözüktüğü, geçici hak edişe herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan imzalayan yüklenicinin, bu hak ediş cetvellerinden kaynaklı olarak alacak iddiasında bulunması hukuken mümkün olmadığı, bilirkişilerin taraflar arasında düzenlenmiş her iki işe ait tüm hak ediş icmal cetvellerini hiç incelemediğini ve değerlendirmediğini, davacı tarafından yapıldığı belirtilen imalatların toplamının ilk bilirkişi raporunda KDV hariç 2.636.338,99 TL olduğu belirlenmişken, ek raporda davacının düzenlemesi gereken toplam fatura bedelinin KDV hariç 5.140.971,60 TL olarak belirlenmiş olması açık bir maddi hatayı gösterdiğini, götürü bedelli düzenlenmiş sözleşmelerde ek ücret istenemeyeceği ve karşılıklı mutabakatla imzalanmış hak edişler dışı ek ücret talep edilemeyeceği gerçeğine aykırı bir sonuca ulaşıldığını, davacının asıl davada 168.082.57 TL, birleşen davada dava dilekçesinde ise 1.788.000,00 TL alacak talebi olmasına rağmen birleşen davada da 3.127.729,67 TL alacaklı olduğunun kabulü, dayanaksız, açıkça maddi hata içeren, talepten fazla kabul içeren bir karar olduğunu, dosya içinde mevcut her iki bilirkişi raporun ekinde, raporun denetimini sağlayabilecek ataşman ve metrajlar mevcut olmadığını, 19.08.2013 tarihli sözleşme " Götürü Bedel" karşılığı sözleşme olduğunu, bu sözleşmenin 3.45 maddesinde: "Toprak hareketlerinde saha dışı ve saha içi tüm taşımalar sözleşme konusu işe dahildir " düzenlemesi mevcut olduğunu, ek rapor ekinde mevcut icmalde 462.960,31 TL toprak taşıma bedeli hesaplaması raporların, taraflar arasında ki çekişmeyi gidermekten uzaklığını ortaya koyduğunu, harita mühendisinin zeminde kontrol yapılmadan rapor hazırlamasının doğru olmadığını, davacı yüklenici sözleşmeye uygun olarak geçici kabul tutanağı düzenlenmediği ve hak ediş cetveli hazırlanmaması nedeniyle taraflar arasında imzalanmış dokuz adet hakediş cetveline konu alacaktan başka alacak talep edemeyeceğini, davalı tarafın cevaplarında bildirdiği ayıp ve eksik iş miktarı tam ve gerçek miktarda hesaplanmamış olup, bu miktarların da dikkate alınması halinde davacının gerçekte hiç alacağının çıkmayacağı beyanı ile istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Asıl dava eser sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan itirazın iptalini ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, birleşen dava davacının ödenmeyen son hakkediş hesabının tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı asıl dava ile hak edişleri yapılmış, taraflarca karşılıklı olarak faturaları kesilmiş alacaklarını dava konusu ettiği, birleşen dava ile ise henüz hak edişleri kesilmemiş kabulleri yapılmamış alacakları ile diğer müteahhit firmalar tarafından imalatlara verilen zararlar nedeniyle oluşan hasar bedelleri, sözleşmeye ilave iş bedelleri ile sözleşme dışı işlere ilişkin bedelleri talep etmiştir. Davacı taraf imalatların eksiksiz olarak yapıldığını, TOKİ geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerin kendileri tarafından giderildiğini, bir kısım hasarların diğer taşeron firmalar tarafından verildiğini açıkladığı, davalının ise imalatların eksik ve ayıplı yapıldığını, söz konusu eksiklikleri davacının tamamlamadığını, davacı nam ve hesabına kendileri tarafından ikmal edildiğini, sözleşmelerin götürü bedele göre düzenlendiğini belirttiği, saptanmıştır.
TBK’nın 472. maddesi uyarınca; yüklenici işin ehli olup bedele hak kazanabilmesi için, eseri fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi zorunludur. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye teknik ve sanatsal kurallara ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftir. TBK 472/son maddesinde eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek bir durum ortaya çıkarsa yüklenicinin iş sahibine bu durumu hemen bildirmek zorunda olduğu aksi takdirde bunun sonuçlarından sorumlu olcağı kabul edilmiştir.
Sözleşme ilişkisi bulunduğu ispatlanmış ise yapılan veya yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı; konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bu nedenle senetle ispat kuralına tâbi bulunmadığından tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Genel ilke teslimin tanıkla veya diğer takdiri delillerle ispatı olmakla birlikte "kesin delillerin takdiri delillerle bertaraf edilebilemeyeceği" kuralının da gözetilmesi gerekir. Bu nedenle eserin eksik teslim edildiğine dair yükleniciyi bağlayan kesin delillerden olan yazılı belge var ise, yüklenici eksiklikleri daha sonra kendisinin tamamladığını yani bu belgenin aksini aynı güçte delillerle ispatlamak durumunda olduğundan, tanık beyanları veya diğer takdiri delillerle bu belgenin aksini yani eksiklikleri kendisinin tamamladığını ispatlayamayacaktır. (Muammer Öztürk, Zeki Gözütok Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi sayfa 995-996)
Kural olarak sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalâtın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunması durumunda işi üstlenen yüklenicinin, işe hiç başlamadığı ya da işi terk ederek yarım bıraktığı iş sahibi tarafından yasal delillerle kanıtlanmadığı sürece sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilen imalatın bu işi üstlenmiş olan yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Bununla birlikte sözleşme dışı fazla iş yapıldığı hususunda ispat yükü yüklenicidedir. Eksik işlerin varlığı teslim tutanağı ile belirlenmiş ise iş sahibi eksik işlerin varlığı yazılı delil olan bu tutanak ile ispatlanmış olacaktır. Sonrasında eksik işlerin tamamlandığını yüklenici ispatlamalıdır. Sonrasında eksik işler tamamlanmış ancak hem yüklenici hem de iş sahibi bu eksiklikleri kendilerinin giderdiğini iddia ediyorsa kural olarak bu eksiklikleri iş sahibinin giderdiği kabul edilecek ancak aksini yüklenici ispatlayacaktır. Bu nedenledir ki geçici kabul tutanağındaki eksikliklerin kendisi tarafından giderildiğini yüklenici kanıtlamalıdır. (Muammer Öztürk, Zeki Gözütok Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi sayfa 1004)
Ayıplı işlerde de kural olarak ayıbın varlığını iş sahibi kanıtlamalıdır. Ancak ayıbın varlığının tutanak, delil tespiti ve benzeri belgeler ile tespiti halinde ise ayıpların kendisi tarafından giderildiğini yüklenici ispatlamalıdır. Yani ayıplar giderilmiş ancak hem yüklenici hem de iş sahibi bu ayıpların kendilerinin giderdiğini iddia ediyorsa kural olarak bu ayıpları iş sahibinin giderdiği kabul edilecek ancak aksini yüklenici ispatlayacaktır. Bu nedenledir ki geçici kabul tutanağında belirtilen ayıpların kendisi tarafından giderildiğini de yüklenici kanıtlamalıdır. (Muammer Öztürk, Zeki Gözütok Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi sayfa 999-1001)
Somut olayda, davalı ile TOKİ arasında ....., ...., ... Mahallesi .... adet konut, lise binası, aile sağlık merkezi, alt yapı ve çevre düzenlemesi konusunda ihale yapıldığı, davacı ile davalı arasında ise 19.08.2013 tarihli sözleşme ile kanalizasyon, içme suyu, yağmur suyu, yolların ve arazinin peyzajı, tünel tipi drenaj borusu, bina etrafı dolgu işlerinin silindir ile sıkıştırılarak trotuar koduna getirilmesi, kanal görüntüleme, kısacası ada içerisinde alt yapı işleri adı altında yer alsın veya almasın tüm alt yapı işlerinin konu edinildiği, ek olarak imzalanan 03.12.2013 tarihli sözleşme ile kilitli parke, bordür ve oluk işlerinin davalı tarafından yapımının üstlenildiği, anlaşılmaktadır.
Ne var ki, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl ve birleşen dosyaya konu taleplerin hangi sözleşmeye ilişkin olduğu, hangi işin sözleşme kapsamında fazla iş veya sözleşme dışı ilave iş olduğu, eksik ve ayıplı işlerin hangi sözleşme kapsamında olduğu belirlenmeden, ....tarafından düzenlenen geçici kabul tutanakları, ihtarnameler, eksik işlere ilişkin tutanaklar, yansıtma faturaları, değerlendirilmeden, sözleşme bedelinin denetime tabi olmayacak şekilde hesaplanması suretiyle tespitte bulunulması doğru görülmemiş, aynı zamanda kök raporda hesaplanan iş bedeli 2.636.338,90 TL( KDV hariç) tespit edilmesine rağmen ek raporda toplam iş bedelinin 5.186.671,60 TL( KDV hariç) gibi bir rakama nasıl çıktığı ve birleşen dava dilekçesinde her bir alacak kalemi için talep edilen bedellerin çok üzeride rakamların nasıl tespit edildiği anlaşılamamış olup, bu anlamda kök ve ek raporun birbiri ile çeliştiği, aynı zamanda raporların denetlenemeyecek şekilde olduğu ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.
Bununla birlikte, ek bilirkişi raporunda davalının iddiasında olan eksik ve ayıplı işler toplamının idarece onanan kabul tutanakları incelenerek 45.700,00 TL olarak hesaplandığı ve bu bedelin toplam iş bedelinden düşülerek hesaplama yapılmış olup, mahkeme davalı tarafın eksik ve ayıplı iş bedeli talebinin soyut iddiadan ibaret olduğundan dikkate alınmadığını gerekçesinde belirtse de hüküm kısmında ek bilirkişi raporunu hükme esas alarak aslında davalının eksik ve ayıplı işler toplamını toplam iş bedelinden mahsubu ile hesaplanarak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu, hükümde mahkemece aslında davalının talep ettiği eksik ve ayıplı iş bedeli toplam iş bedelinden mahsup edilmiş olduğu, böylece gerekçe ile hükümde çelişki oluşturulduğu görülmüş, bu şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Öte yandan, birleşen dosyada davacı diğer müteahhitlerin imalatlara verdiği hasar bedelini talep ettiği, ancak taraflar arasında düzenlenen █████/2013 tarihli sözleşmenin 3.37 maddesinde diğer müteahhit firmalar tarafından yapılan imalatlara zarar verilmesi durumunda müteahhitten gerekli kesintilerin yapılacağı, tutanakların esas olduğu, tutanakların ilgili taşeronlarca kendi aralarında mutakabat sağlayarak düzenleneceği, tek taraflı tutanaklar için iş verenin herhangi bir işlem yapmayacağı düzenlemesi bulunmakta olup, mahkemece bu hükmü değerlendirilmeden karar verilmesi de isabetsizdir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar ve sözleşmelerdeki ilgili maddeler de göz önünde bulundurularak asıl ve birleşen davaya konu taleplerin ayrı ayrı değerlendirilmesi için eser konusunda uzman, inşaat mühendisi ve mali müşavirden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden, mümkünse zeminde kontrolü sağlanarak denetime açık olacak, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-a/6 maddesine göre kaldırılarak dosyanın yukarıda açıklanan şekilde yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... tarih ve .../... esas ..../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-İstinaf başvurusu için davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g hükmü uyarınca KESİN olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan ...
e-imza
...
Üye ...
e-imza
...
Üye ...
e-imza
...
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!