Anahtar kelimeler: Karaman Senetsizden Tapunun Mera Tapuda Vasfı İli Konya Mahallesi Yüzölçümlü
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Karaman ili, Merkez ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve tapunun 1347 ada (eski 388 ada) 92 parsel numarasında kayıtlı 98.783,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 28.02.1979 tarihinde yapılan kadastro tespiti ile mera vasfı ile senetsizden ... adına tapuda tescil edildiğini, Karaman Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/1984 tarihli ve ████████ Esas sayılı ilâmı ile dava konusu taşınmazın 20.000 m²'lik kısmının tapusunun iptali ile dosya davacısı ... adına geriye kalan kısmının ise kadastro tespitinde olduğu gibi ... Mahallesi 46 14... parsel numarasında 78.653,02 m² yüzölçümü ve mera vasfı ile ... adına tescil edildiğini, dava konusu 46 14... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile, taşınmazın mera vasfı ile Kamu Orta Malları Siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 28.02.1979 tarihinde tapuda müvekkili olan Belediye adına tescil olduğunu, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun ise 28.02.1998 tarihli ve 23272 sayılı Resmî Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, tescil tarihinden daha sonra yürürlüğe giren kanunun esas alınarak taşınmazın tescil işleminin usulsüz olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmü uyarınca hak düşürücü süre yönünden davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tedavüllü tapu kaydı, mahallinde harita mühendisi, ziraat mühendisi, şehir plancısı bilirkişiler eşliğinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları, hava fotoğrafları ve 4742 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; dava konusu edilen taşınmazın evveliyatında kadastro tespiti ile "mera" vasfı ile davalı ... adına tespit edildiği, mera komisyonu tarafından herhangi bir vasıf değişikliği yapılmadığı, taşınmazın 03.05.2005 tarihi itibariyle belediye sınırları içerisinde kaldığı, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planı dışında kaldığı, taşınmazın meradan açılan yerlerden olduğu, ada bütününde incelendiğinde taşınmazı çevreleyen ve aynı adada bulunan diğer parseller üzerinde mera bitkileri bulunduğu, yerleşim yeri olarak işgal edilmediği, 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinde yazılı koşulların davalı yararına gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği ve toplanan delillere göre kamu malı iddiasıyla açılacak davalarda 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilerek 3402 sayılı Kanun'un 36/A hükmü uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında hukuka aykırı yön görülmediği anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, dava konusu taşınmazın mera vasfı taşımadığını, taşınmazın evveliyatında da mera olarak kullanıldığının ispat edilemediğini, husumet itirazları hakkında gerekçeli bir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuki sebebine dayalı tapu kaydının iptali ile taşınmazın "mera" niteliği ile özel siciline yazılması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!