Anahtar kelimeler: Yağların Ziyaına Madeni Defterdarlığı Satmak Tarh Aylarının Cezalı Yılının Aralık

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına, satın aldığı madeni yağların bir kısmını akaryakıt olarak satmak suretiyle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca müteselsil sorumluluk kapsamında vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2015 yılının Ocak ila Aralık aylarının( 1. ve 2.) dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacının 2015 yılında 68.148 teneke ile gerçekleştirdiği madeni yağ satışlarının faaliyeti karayolu ile yük taşımacılığı olan mükelleflere yani madeni yağı alım-satıma veya sahip oldukları araçlarının ve araç parçalarının yüksek yoğunlukta yağlanmasını gerektiren ağır hizmet araçlarına veya iş makinalarının yağlanması için kullanma durumuna konu edilemeyecek faaliyet alanları bulunan mükelleflere yapıldığı, karşıt tespit tutanağı düzenlenen mükelleflerin beyanları, yağ satışı sektörünün çalışma sistemi, faaliyet alanları taşımacılık olan mükelleflere yüksek miktarda yağ satışı yapılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının daha düşük oranda özel tüketim vergisine tabi madeni yağları daha yüksek oranda vergiye tabi motorin yerine ikame yakıt olarak sattığı sonucuna ulaşıldığı; ifadesine başvurulan faaliyet alanı karayolu ile yük taşımacılığı olan mükelleflerin beyanlarına istinaden, yapılan satışların % 20'lik kısmının yağlama amacıyla kullanıldığı kabul edilmek suretiyle davacı adına re'sen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren şartların olayda bir arada gerçekleşmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezasının ise iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, davacının, 2015 yılında hidrolik sistem yağı muhteviyatlı faturaları düzenlediği mükelleflerin şehirler arası ve şehiriçi yük taşımacılığı faaliyeti işi ile iştigal ettiğinin tespiti üzerine söz konusu mükelleflerden yüksek satış yapılan 4 mükellefin alınan beyanında, aldıkları madeni yağları motorine ikame yakıt olarak kullandıklarını ve davacının sattığı yağları yakıt olarak kullandıklarını bilmemesinin mümkün olmadığını belirtmeleri nedeniyle davacının teneke ile taşımacılık faaliyetinde bulunan şahıslara yaptığı satışların akaryakıt satışı olduğu ve beyanı alınan mükelleflerin aldıkları yağların genel olarak %10-%20'lik kısmını yağlama amacıyla kullandıklarını, satışı yapılan madeni yağların %80' ninin akaryakıt olarak kullanılmak amacıyla satıldığı kabul edilerek dava konusu vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatlarının yapıldığı, 4760 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, (I) sayılı listedeki malları teslim alanların, bu malları daha yüksek tutarda vergiye tâbi bir mal olarak kullandıklarının veya üçüncü kişilere sattıklarının tespiti halinde tarhiyat yapılabileceğinden, (I) sayılı listede yer alan madeni yağları teslim alan davacının, bu madeni yağları daha yüksek tutarda vergiye tabi bir mal olan akaryakıt olarak kullanılmak üzere 3. kişilere satıp satmadığının belirlenmesinin gerektiği, davacıdan madeni yağ satın alan mükelleflerin nakliyecilik faaliyetiyle iştigal ettiği, söz konusu mükelleflerden karşıt tespit yapılan ... Nak. Otom. Pet. Ür. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. temsilcisi, ..., ... ve ...'ın beyanları ile davacıdan satın aldıkları madeni yağları akaryakıt olarak kullandıklarının ortaya konulduğu, davacının söz konusu 4 mükellefe yaptığı satışlar nedeniyle tarh edilen dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık, nezdinde tespit yapılan 4 mükellef dışındaki mükelleflere yapılan satışlar nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde ise hukuka uyarlık bulunmadığı; mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile mahkeme kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ifadesine başvurulmayan mükelleflere yapılan satışlar nedeniyle resen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasına isabet eden kısmının kaldırılmasından sonra anılan kısmın iptaline; ifadesine başvurulan ve aldıkları madeni yağı akaryakıt olarak kullandıklarını beyan eden alıcılar tekabül eden kısım yönünden ise istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacının satış yaptığı ve ifadesine başvurulan yolcu ve yük taşımacılığı ile iştigal eden kişilerin aldıkları madeni yağları akaryakıt olarak kullandıklarını beyan ettikleri, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.