Anahtar kelimeler: Botun Şişme Davaitirazın Üretildiğini Üretilen Kütüğüne Muafiyet Model Metre Standartlarına

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:███████
DAVA
:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 12.06.2018 tarihli sözleşme imzalandığını ve sözleşme kapsamında 9.50 metre Vampiro model şişme botun üretimi ve tesliminin taahhüt edildiğini, müvekkilinin KDV muafiyet belgesi aldığını ve sözleşme uyarınca ödeme yaptığını, üretilen botun dava dışı üçüncü kişiye satıldığını ve bağlama kütüğüne kaydedildiğini, ancak botun ayıplı olarak üretildiğini ve teslim edildiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile botun sözleşmeye, teknik şartlara ve CE standartlarına uygun olmadığının, onarım ile dahi uygun hale getirilemeyeceğinin, seyir ve can güvenliğinin bulunmadığının tespit edildiğini, botta ikinci el malzeme kullanıldığını, teknik özelliklerin taahhüt edilene uygun olmadığını, güvenlik ekipmanlarının eksik ve standart dışı olduğunu, ciddi üretim ve montaj hataları bulunduğunu, botun kullanılamaz ve tehlikeli durumda olduğunu, bu nedenle müvekkilinin botu üçüncü kişiden iade aldığını ve satış bedelini geri ödediğini, buna rağmen botun daha sonra tekrar satıcı şirket adına kaydedildiğini ve bu devrin kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında sözleşme ve faturalara dayalı borç ilişkisi bulunduğunu, 30.12.2023 tarihli 26.655,60 USD bedelli faturaya dayanılarak .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız şekilde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, borcun açık ve muaccel olduğunu, davalının mallarını kaçırma ve yurt dışına çıkma ihtimali bulunduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptaline, icra takibinin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu satış işlemlerinin davacı ile ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında gerçekleştirildiğini ancak icra takibi ve davanın hatalı şekilde müvekkili aleyhine açıldığını, müvekkilinin davacıya karşı kişisel bir borcu bulunmadığını ve ticari faaliyetin tarafı olmadığını, dava dilekçesinde dahi borç ilişkisinin ... Ltd. Şti. ile kurulduğunun belirtildiğini buna rağmen davanın müvekkiline yöneltildiğini, bu nedenle husumet bulunmadığını ve davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının botu dava dışı ...’ya sattığını ve bedelin iade edildiğini beyan ettiğini ancak botun teslim edilmediğini ileri sürdüğünü, böyle bir iddia kabul edilse dahi muhatabın ... olduğunu ve müvekkiline yöneltilemeyeceğini, bağlama kütüğü kayıtlarının mülkiyetin ...’dan ... ... Ltd. Şti.’ye geçtiğini gösterdiğini ve mülkiyetin müvekkiline ait olmadığını, davacının mülkiyeti kendisinde olmayan bot ve 250 HP Yamaha motor için müvekkili adına 30.12.2023 tarihli fatura düzenlediğini, bu faturaya karşı Seferihisar Noterliği’nin 08.01.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresinde itiraz edildiğini, müvekkilinin ticari ilişkinin hiçbir tarafında yer almadığını buna rağmen gerçeği yansıtmayan fatura düzenlenerek icra takibi başlatıldığını ve bu takibe yasal süresinde itiraz edildiğini, davacının iddia ettiği ayıpları tacirler arasındaki satışlarda uygulanması gereken TTK m.23 ve TBK m.223 hükümleri uyarınca süresinde ihbar etmediğini ve bu nedenle satılanı kabul etmiş sayılacağını, basiretli tacir olarak ayıpları süresinde bildirmediğini, davacının mülkiyeti kendisine ait olmayan bir malın bedelini ticari ilişkinin tarafı olmayan müvekkilinden talep ettiğini belirterek davanın öncelikle husumet yokluğundan usulden reddine, aksi halde esastan reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava; .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itiraz üzerine İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Mali Müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 21.12.2025 tarihli raporda; davacı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre (envanter defterleri sunulmadığından) sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, ... Vergi Dairesinin 25.03.2025 tarihli yazısına istinaden davalının defter tutmadığının anlaşıldığı, davacının düzenlediği 30.12.2023 tarihli faturanın davalıya 05.01.2024 tarihinde tebliğ olduğunun fatura üzerinde var olan (5.01.2024-09:25) tarih ve saatten anlaşıldığı, davalı tarafından ... Noterliği 08.01.2024 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile dava konusu fatura iade edildiği, dolayısıyla, davalının yasal süre olan 8 gün içinde faturaya noterden itiraz ederek iade ettiği ve davacı şirketin dava konusu fatura muhteviyatı tekneyi davalıya teslim ettiğine dair fatura haricinde yasal ve kabul edilebilir herhangi bir bilgi yada belge olmadığından dolayı davalının davacı şirkete 26.655,60 EURO karşılığı 803.511,73 TL borçlu olmadığının değerlendirildiği, ... Liman Başkanlığının 28.10.2025 tarihli yazı ekindeki belgelerden dava konusu tekne davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... adına 16.07.2018 tarih ... nolu 237.350 TL tutarlı fatura düzenlendiği ve 16.07.2018 tarihinde .../... numara ile ... adına Bağlama Kütüğüne kayıt edildiğinin görüldüğü, sonrasında 18.03.2019 tarihinde ... tarafından 90.000 TL bedelle ... ... Ltd Şti' ne satış yapıldığı, 30.03.2022 tarihinde ... ... Ltd Şti tarafından ... ... Ltd Şti' ne 400.000,00 TL bedelle şirket yetkilisi davalı ..., ... isim ve imzasına satıldığı ve ... bağlama kütük numarasına kayıt edildiğinin görüldüğü, İcra takibinin davalıya tebliğinin 16.02.2024 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 16.02.2024 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, davalının taraf sıfatının olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; yapılan mali incelemelerde davacı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre (envanter defterleri sunulmadığından) sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, ... Vergi Dairesinden gelen yazı cevabı uyarınca davalının defter tutmadığının anlaşıldığı ,davaya ve takibe konu davacının düzenlediği 30.12.2023 tarihli faturanın davalıya 05.01.2024 tarihinde tebliğ olduğunun fatura üzerinde var olan (5.01.2024-09:25) tarih ve saatten anlaşıldığı, davalı tarafından ... Noterliği 08.01.2024 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile dava konusu fatura iade edildiği, dolayısıyla, davalının yasal süre olan 8 gün içinde faturaya noterden itiraz ederek iade ettiği anlaşıldığı , ... Liman Başkanlığının 28.10.2025 tarihli yazı ekindeki belgelerden dava konusu bot davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... adına 16.07.2018 tarih ... nolu 237.350 TL tutarlı fatura düzenlendiği ve 16.07.2018 tarihinde .../... numara ile ... adına Bağlama Kütüğüne kayıt edildiğinin görüldüğü, sonrasında 18.03.2019 tarihinde ... tarafından 90.000 TL bedelle ... ... Ltd Şti' ne satış yapıldığı, 2022 tarihinde ... ... Ltd Şti tarafından ... ... Ltd Şti' ne 400.000,00 TL bedelle şirket yetkilisi davalı ...,... imzasına satıldığı ve ... bağlama kütük numarasına kayıt edildiğinin görüldüğü, davalı botu dava dışı ...'dan satın alan kişi olmadığı , bot ... adlı şahıs tarafından ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne satıldığı , satışın yapıldığı şirket limited şirket olup ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu ,
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-d maddesi hükmüne göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları bir dava şartıdır. Aynı maddenin 2.fıkrasına göre dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilir.
Somut olayda yukarıda anlatılan gerekçelerle, davacı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile kendisi arasında sözleşme, fatura ve sair belgelere dayalı olarak doğmuş bir borç-alacak ilişkisi bulunduğu ve davalının kötüniyetli zilyet olduğu gerekçesiyle ona karşı icra takibine giriştiği , davalının takibe itiraz etmesi üzerine işbu itirazın iptali davasını açtığı , davalı, botu dava dışı ...'dan satın alan kişi olmayıp, bot ... adlı şahıs tarafından ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne satıldığı , satışın yapıldığı şirket limited şirket olup ve tüzel kişiliği bulunduğu , buna göre, davalı sözleşmenin tarafı olmayıp ve taraf sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
:
1-)Davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 12.595,37 TL peşin harçtan düşümü ile artan 11.863,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
3-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7/2 maddesi uyarınca 45.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzünde; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!