Anahtar kelimeler: Mesnet Sınai İbareli Fikri Yaptıkları Markalar Ret Haklar Marka Şartı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına 2015/... başvuru numaralı “dr. ... ...” ibareli marka başvurusuna, davalı şirket tarafından ████████ 19... /10220 sayılı ve "..." ve "..." ibareli markalar mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, itiraz sonucunda müvekkili başvurusunun kısmen reddedildiğini, söz konusu karara yaptıkları itirazın ise davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin markası ile kısmi ret kararına mesnet gösterilen davalı markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8. maddesi uyarınca aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, müvekkilinin ██████████ sayılı "... ..." ibareli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek 2016-M-5145 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olduğunu, markalarda "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığını, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresinin bilişim, teknoloji, bilgisayar sektörüne ilişkin emtialar yönünden zayıf bir ibare olarak kabul edilebileceği ve fakat dava konusu marka başvurusunda da markaların birbirlerinden ayırt edilmelerini sağlayacak başkaca ayırt ediciliği yüksek ek bir unsurun bulunmadığı, sair emtialar yönünden ise ... ibaresinin zaten ayırt ediciliğinin daha yüksek olmasından ötürü iltibas ihtimalinin kendiliğinden meydana geleceği, dolayısıyla izah olunan tüm bu hususlar çerçevesinde davalı yanın “...”, “...” markaları ile dava konusu “dr ... ...” markaları arasındaki benzerliğin, markaların birbirlerinin devamı, serisi, yeni bir versiyonu niteliğinde algılanmasına neden olabilecek, markalar arasında iktisadi-idari bir bağ kurulmasına yol açabilecek düzeyde olduğu ve bu durumun ise iltibas ihtimaline neden olabileceği, itiraza dayanak markaların kapsamında 35. sınıf “mağazacılık” hizmetlerinin genel olarak belirlendiği; Yargıtay'ın, 35. sınıfın 06. alt grubu (eski tarihli tebliğlere göre █████) ile mal sınıflarının benzerliği konusunda son dönemlerde verdiği kararlarda, mağazacılık hizmetleri ile 1-34. sınıf mallar arasında benzerlik bulunduğu yönünde doğrudan bir kabulün yanlış olacağı, yukarıda açıklanan benzerlik inceleme ve değerlendirmesinin yapılması gerektiğinin vurgulandığı, somut uyuşmazlıkta, esasen genel nitelikteki █████. sınıf perakende satış hizmetlerinin Tebliğdeki 1-34. sınıf malların tümü bakımından benzer tür mal ve hizmetler niteliğinde olacaklarından bahisle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendine göre tescil engeli olarak peşinen kabulünün de olanaksız olduğu; şu halde mal/hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğdeki değişiklik öncesinde mağazacılık hizmeti için elde edilmiş bir tescilin her hal ve şartta 1-34. sınıf malları kapsadığı yönünde bir kabulün mümkün olmayacağı, dolayısıyla davacı başvurusu kapsamından detaylı bir benzerlik araştırması yapılmaksızın 35. sınıfın 06. grup “mağazacılık” hizmetlerinin tamamının çıkarılmasının yerinde olmadığı; davalı muterizin itiraza mesnet markalarının kapsamında 6, 7, 9, 11, 21. sınıf malların yer aldığı, dolayısıyla, genel anlamdaki mağazacılık hizmetlerinin de bu sınıf mallara ilişkin olduğunun kabulünün uygun olacağı, bu sınıflar dışındaki mallar için de davalının “mağazacılık” hizmeti sunduğu ve hak kazandığı yönünde dosya kapsamında delil bulunmadığı, davacı yan ██████████ sayılı markası nedeniyle kazanılmış hak iddiasında bulunmuş ise de anılan markanın kazanılmış hak şartlarını karşılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 18.05.2016 tarih ve 2016-M-5145 sayılı kararının davalı markalarının kapsamlarında yer alan mallar ile ilişkilendirilemeyen 35/6. sınıf hizmetler bakımından iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının redde mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "..." ve "..." ibaresinden oluştuğu, davacının başvurusunda da asıl ve ayırt edici unsurun "..." ibaresi tarafından temsil olunduğu, başvuruda yer alan "dr" ibaresinin ise ayırt edici olmayıp markaları farklılaştırmaya yetmediği, taraf marka işaretlerinin yüksek benzerliği karşısında dava konusu markanın mesnet markaların serisi, yeni bir versiyonu gibi algılandığı; öte yandan iptali istenen YİDK kararıyla başvurunun 09, 11, 21... . sınıf (1 ilâ 5. alt sınıflar) mal ve hizmetler yönünden kısmen reddinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; mesnet markaların █████. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden genel olarak tescilli olduğu, bu durumda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları kapsamında başvuru kapsamındaki 1-34. sınıf malların perakendecilik hizmetleri ile doğrudan benzer kabul edilemeyeceği, davalı tarafça bu yönde de herhangi bir delil sunulmamış olduğu nazara alındığında, davacının dava konusu markası kapsamındaki 35/6. sınıf perakendecilik hizmetlerinin sadece davalı şirketin mesnet markaları kapsamındaki malların █████. sınıftaki perakendeciliği hizmeti yönünden benzer bulunması gerekirken, YİDK kararıyla başvurunun █████. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden tümden reddinin isabetli olmadığı; nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin aynı taraflar arasında görülen davaya ilişkin 12.02.2020 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, öte yandan, her ne kadar davacı vekilince, müvekkilinin ██████████ sayılı markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğu ileri sürülmüş ise de, İlk Derece Mahkemesi kararında tartışıldığı üzere, söz konusu markanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal 19.09.2008 tarih ve █████████ E.- ██████████ K. sayılı "..." ve 22.04.2021 tarih ve ████████ E.- █████████ K. sayılı kararlarında ortaya konulan müktesep hak şartlarını taşımadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.