Anahtar kelimeler: Makinaları Ödenerek Blok Mah Kiralama Parselde Bakırköy İli Bölüm İlçesi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İFLAS İDAREİHBAR OLUNAN
:İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 5. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve İş Makinaları San. ve .... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu olan davalı ....'den bedeli tamamen ödenerek satın alınan müvekkili ... adına kayıtlı olan İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. 3 82... Parselde yer alan A Blok 24. Kat 387 nolu bağımsız bölüm (sözleşmede 20. Kat) üzerinde yer alan davalılar ... A. Ş ve ... Kiralama A.Ş tarafından konulan ipoteklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile konulan tüm ipoteklerin ve keza diğer davalılar tarafından konulan müvekkilinin taraf olmadığı hacizlerin fek ve terkin edilmesine karar verilmesini, ipotek ve haciz kayıtlarının terkin edildiğinin ilgili Tapu Müdürlüğü'ne bildirilmesini karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekilleri cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın tapuda davalı (iflas nedeniyle tasfiye halindeki) .... üzerine kayıtlı iken, dava konusu ipotek ve hacizlerin konulduğunu, bu nedenle de bu konuda kendilerine bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi talep etmişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 06.02.2024 tarih ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili 20.08.2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 27.08.2024 tarihli, ███████ Esas, ███████ Karar sayılı "Ek Kararı" ile bu kez davanın feragat nedeniyle reddine; davacı tüketici harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, bir kısım davalılar vekillerinin kendi beyanları doğrultusunda lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, bir kısım davalılar ..., ..., ... .... A.Ş., ... A.Ş. ve .... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 27.08.2024 tarihli Ek Kararı'na karşı süresi içinde davalı ... San. .... A.Ş. ve ... A.Ş. vekilleri tarafından lehlerine maktu değil, nispi vekalet ücretinin takdir edilmesi ve haciz alacaklıları arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... A.Ş. vekili 27.8.2024 tarihli ek karara karşı yapmış olduğu temyiz başvuru dilekçesinde özetle, AAÜT’nin 3/2 maddesinde anlatılmak istenenin bir davada birden fazla davalı aynı vekille temsil ediliyor ve red sebebi ortaksa (feragat/konusuz kalma ve sair gibi) davalıların vekili aynı kişi olduğu için (yani ortak vekille temsil edildikleri için) birden fazla vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin olduğunu, nitekim yasada "...davalılar vekili lehine tek..." denildiğini, vekil kelimesinin çoğul değil, tekil kullanıldığını, tarifede "...davalılar vekilleri lehine tek... yada "...davalı vekilleri lehine tek..." denilmediğini, huzurdaki davada davalıların vekillerinin ayrı olduğunu, bu nedenle her bir davalı vekili lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hatalı yorumlandığını ve hatalı karar verildiğini, ihtiyari dava arkadaşları hakkında hüküm kurulurken vekalet ücretine de ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak haciz alacaklıları arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davaların bağımsızlığı ilkesi gereği de her bir dava birbirinden bağımsız olduğundan, her bir icra takip dosyasının birbirinden farklı olmasından, dava konusu taşınmazın değeri ile haciz alacağının değerinden hangisinin değeri daha az ise, az olan değer üzerinden feragat nedeniyle müvekkili şirket lehine diğer davalılardan ayrı olarak ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, davacının, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiş olması 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olup, reddedilen istemlerin her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden, davacı taleplerine konu icra takip dosyalarının farklı icra takip dosyaları olması nedeniyle; İstanbul 1. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı icra takip dosyasındaki takyidatın fekki talebi için ayrı, İstanbul 6. İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı icra takip dosyasındaki takyidatın fekki talebi için ayrı olmak üzere talep sayısınca (fekki istenen icra takibi sayısınca) davalı müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini, İlk Derece Mahkemesi ek kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, taşınmaz satım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ve taşınmaz üzerindeki ipotek ve haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir.Eldeki davada, ilk derece mahkemesince █████/2024 tarihli ek karar ile feragat nedeni ile davanın reddine karar verilerek kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek maktu vekalet ücretine hükmedilmiş, mahkemenin kararına karşı davalı ... A.Ş ile ... A.Ş vekili vekalet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Yasanın 312.maddesine göre, feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi uyarınca, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca, anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.Somut uyuşmazlıkta, dava konusu olan ipotek ve hacizlerin hukuki ayıp niteliğinde olması nedeniyle kaldırılmasının istenildiği, ipotek ve hacizlerin kaynağı olan borcun varlığı ve tutarı konusunda bir yargılama yapılmadığı bu haliyle ayıbın giderilmesine ilişkin istemin değerinin parayla ölçülemeyeceği ve davalı ipotek/haciz lehtarı için ancak maktu avukatlık ücreti takdir edilebileceği, ayrıca feragat nedeni ile reddine karar verilen eldeki davada AAÜT 3/2 madde uyarınca ret sebebinin ortak olması nedeni ile davalılar lehine tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşılmıştır.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı .... San. ve .... A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.