Anahtar kelimeler: Boru Hatları Emir İlçesinde Değişen Değişmeksizin Talimatları Nezdinde İşi Adana
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Boru Hatları ile ... Şirketine (...) bağlı olarak ... ilçesinde bulunan işyerinde değişen alt işverenler nezdinde işyeri ve işi değişmeksizin kesintisiz şekilde 01.08.1998-31.12.2020 tarihleri arasında çalıştığını, davacının emir ve talimatları ... yetkililerinden aldığını, buna rağmen muvazaalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında alt işveren işçisi olarak gösterildiğini, başka firmalar üzerinden SGK kayıtlarının yaptırıldığını, iş sözleşmesinin işin sona ermesi gerekçe gösterilerek sonlandırıldığını, usta gemici olarak çalışan davacının son olarak net 4.900,00 TL ücret aldığını, 3 öğün yemek, yol ve konaklama imkânı sağlandığını, bunun giydirilmiş brüt ücrete eklenmesi gerektiğini, davalı işyerinde yedi gün çalışma yedi gün dinlenme şeklinde görev yaptığını, yedi günlük süreçte yirmi dört saat kesintisiz çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını, yaptığı fazla çalışma ve hafta tatili çalışmaları karşılığının ödenmediğini, çalıştığı dönemlere denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de aynı şekilde çalışmasını sürdürdüğünü, yıllık izinlerini kullanmadığını ve asgari geçim indirimi alacaklarının da ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının 854 sayılı Deniz İş Kanunu (854 sayılı Kanun) kapsamında çalıştığını ve 854 sayılı Kanun'da asıl işveren alt işveren ilişkisinin tanımlanmadığını, asıl işveren olduğu iddiasıyla müvekkili ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın ihale makamı konumunda olan müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının yıllık izin kullandığını, bunun pauntaj kayıtlarının incelenmesi hâlinde anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının alacaklarından asıl işveren olan ...'ın sorumlu olduğunu, davalı müvekkili Şirketin diğer davalıya işçi temin ettiğini, çalışanlara emir ve talimat verme yetkisinin de olmadığını, bu sebeplerle işveren olarak kabul edilemeyeceklerini, iş sözleşmesi devirle sonlandığından gerçek bir fesih olmadığını ve feshe bağlı alacakların talep edilemeyeceğini, aksi kabulde dahi sadece devreden işveren sıfatında olmaları nedeniyle kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, davacının çalışma yapmadığını ve fazla çalışma ücretinin aylık ücretin içinde olduğunu, imzalı ücret bordrolarının aksinin yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, bordrolarda ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının da tahakkuk etmiş olduğunu, ayrıca davacının her tatil günü değil vardiyasına denk gelmesi hâlinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ve bu yönde bir alacağının da olmadığını, asgari geçim indirimi tahakkuklarının yapılarak banka hesabına ödendiğini, davacının Şirket nezdinde 01.02.2020-31.12.2020 tarihleri arasında çalıştığı ve bir hizmet yılını doldurmadığından kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde işveren ...'a ait gemilerin 854 sayılı Kanun'da belirtilen şartları sağladığı anlaşıldığından uygulanacak mevzuatın 854 sayılı Kanun olduğu, usta gemici olarak çalışan davacının mülkiyeti ...'a ait olan deniz vasıtalarında görevini ifa ettiği, gemilerin yanaştığı rıhtımdaki iskelenin ...'a ait olduğu, davalılar arasında akdedilen sözleşmenin hizmet alım amacı olmaksızın ve sadece görünüşte hizmet alım sözleşmesi gibi aksettirilerek düzenlendiği, tüm bu hususların muvazaanın varlığına karine teşkil ettiği anlaşıldığından davalıların işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, isticvap davetine icabet etmeyen davacının imzaladığı ibranameye itibar edildiği, kıdem tazminatına esas hizmet süresinin toplam 28... ay 17 gün, ücretin aylık çıplak brüt 4.267,35 TL olduğu, davalıların feshin haklılığını ispatlayamadığı anlaşıldığından davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildiği, davacının hizmet süresine göre 960 günlük yıllık izin hakkının bulunduğu, yıllık izin formlarına göre 338 gün yıllık izin kullandığı görülmüş ise de puantaj kayıtlarında izin formlarında belirtilen tarihlerde çalışma yaptığı, bu sebeple söz konusu formlara itibar edilemeyeceği, isticvap beyanı ve puantaj kayıtlarına göre sonuca gidilmesi gerektiği, bu durumda davacının 154 gün yıllık izin kullandığı, geriye 806 gün yıllık izninin kaldığı, gemi adamı olan davacı gelir vergisinden muaf olduğundan asgari geçim indirimi alacağına hak kazanmadığı, davacının iddiası, tanık anlatımları, ücret bordroları, puantaj ve jurnal kayıtları, banka hesap dökümleri ve yapılan işin niteliği birlikte değerlendirildiğinde; davacının on beş gün iş görme, on beş gün istirahat düzeninde çalışma yaptığı, bu çalışma düzeninde günlük altı, aylık ortalama doksan saat fazla çalışma yaptığı ancak bu alacakları karşılığının bordrolarda tahakkuk yapılarak ödendiği, ayda iki hafta tatilinde çalıştığı, karşılığı ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil alacağına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş hukukumuzda 854 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) arasında özel kanun genel kanun ilişkisinin bulunmadığı, bu kanunların tümü için sadece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun genel kanun niteliğinde olduğu, 854 sayılı Kanun kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisinin düzenlenmediği, gemi adamı davacının yaptığı işin asıl iş değil, yardımcı iş olduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı bir ilişki olmadığı, bu nedenle davalı ...'ın dava konusu işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı,davacıya ait ücret bordroları, tanık anlatımları, emsal ücret bordroları, banka hesap dökümleri ve SGK bildirimleri birlikte ele alındığında, davacının son ücret tutarının brüt 4.267,35 TL olduğu, ispat yükü üzerinde olan davalı işverence davacının iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak ve ihbar öneli verilerek feshedildiği ispatlanamamış olup İlk Derece Mahkemesince iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiğinin kabulü ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, hükme esas alınan raporda; davacıya günlük altı saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek buna ilişkin zamlı ücretin ödendiğinin anlaşıldığı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ve hafta tatilinin kayıtlar uyarınca belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davacı ve davalı ... Şirketinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın ... yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı müvekkilinin, çalışma süresinin tamamı boyunca davalı ... bünyesinde tüm emir ve talimatları ... yetkililerinden alarak çalışmasına rağmen kayden muvazaalı olarak alt işverenler nezdinde sigorta bildirimlerinin yapıldığını, işverenler arasında muvazaalı hizmet alımı olması ve davacı müvekkilinin işçi teminine yönelik hukuki ilişki çerçevesinde istihdam edilmesi nedeniyle ...'ın dava konusu işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini,
b. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre de davalı ...'ın gemi işleteni ve maliki konumunda olduğundan müvekkilinin işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, 854 sayılı Kanun gereğince, asıl işveren alt işveren ayrımı olmadığından talep edilen alacaklardan sorumlu olmadığı yönündeki gerekçenin hukuka ve gerçekliğe uygun olmadığını,
c. Davacının ücreti hatalı tespit edildiğinden tüm alacak kalemlerinin de eksik ve de hatalı hesaplandığını, davacının çalıştığı yedi günlük dönemde yirmi dört saat esası üzerinden çalıştırıldığını, müvekkilin tecrübesizliğinden ve daha zayıf konumda olmasından faydalanarak fazla çalışma ücretlerini de asıl ücret içerisinde gösterilmek suretiyle müvekkilin olası hak talebinin önüne geçilmek istenildiğini,
d. Hüküm altına alınan alacaklara uygulanan faiz oranının hatalı belirlendiğini, her ne kadar 854 sayılı Kanun'da kıdem tazminatı ve diğer alacak kalemlerine uygulanacak faiz konusunda bir değerlendirme bulunmamakta ise de mülga 1475 Sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, kıdem tazminatına, mevduata uygulanan en yüksek faiz işletileceğinin belirtildiğini beyanla kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili Şirketin dava konusu yapılan işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını, zira geminin maliki hiçbir zaman olmadığı gibi liman sahibi olmadığını,
b. 854 sayılı Kanun gereği alt işverenlik müessesesinin düzenlenmemiş olması ve davacı tarafından herhangi bir muvazaa iddiasına dair ispat vasıtası ileri sürülmemiş olması neticesinde müvekkilinin sadece kendi nezdinde çalıştırdığı süre kadar sorumluluğu bulunduğunu, kaldı ki müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen hizmet alım sözleşmelerinde dahi çalıştırılacak personelin kıdem tazminatından ve işçilik alacaklarından ...'ın sorumlu olduğunun düzenlendiğini, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğunu,
c. Davacının da hizmet süresi kesintili olduğundan dönem ayrıştırması yapılması gerekmesine rağmen bu yönde bir ayrıştırma yapılmaksızın toplam hizmet süresi üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu,
d. Davacının bir hafta çalışma bir hafta dinlenme şeklindeki çalışma düzeninde görev yaptığının kabul edilmesine rağmen hafta tatili alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayda dört hafta tatili kullanması gereken davacının iki hafta olan izin süresinin zaten hafta tatilini kapsadığını,
e. Davacının fazla çalışma yapmadığını, çalışma sürelerinin tespitinde vardiya tuttuğu sürelerin dikkate alınması gerektiğini, davacının yirmi dört saat emre hazır beklemesinin mümkün olmadığını, aksi kabulde dahi zamlı ücret üzerinden değil bir günlük ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini,
f. Kıdem tazminatı yönünden faiz başlangıç tarihlerinin dava ve ıslah tarihlerine göre ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini,
g. Ücret bordroların hatalı okunması, ücret ve eklerinin ayrıştırılmaması neticesinde kıdem tazminatına esas ücret ve aylık ücretin hatalı tespit edildiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, palamarcı olarak çalışan davacının 854 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı ile dava konusu alacaklardan davalı ...'ın sorumlu olup olmadığı, davalı Şirketin sorumluluğu, hizmet süresi, ücret, dava konusu tazminat ve alacakların ispatı ve hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediği konularına ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde usta gemici olarak çalıştığını iddia etmiş, yargılama aşamasında dinlenen tanıklar ... . ve ... . ise davacının palamarcı olarak görev yaptığını beyan etmişlerdir. Dosya kapsamında yer alan işe giriş bildirgelerinin incelenmesinde davacının palamarcı olarak işe alındığı görülmektedir. Bu durumda dosya içeriğine göre palamarcı olarak çalıştığı anlaşılan davacının, görevi itibarıyla 854 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, 4857 sayılı Kanun'un 4/1-(a) hükmünde yer alan "Deniz ve Hava Taşıma İşleri"  istisna hükmü kapsamında da kalmadığı ve yaptığı iş deniz taşıma işi olmadığından, 4857 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalıştığının kabulü gerekmektedir. Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Şu hâlde somut uyuşmazlığa 854 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmayıp uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!