Anahtar kelimeler: Forumlarda Eticaret Boyutunda Onurunun Asılsız Sitelerinde Delile Mesnetsiz Kurduğunu Zedelendiğini

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA ve SAVUNMA
:
Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ile 18.12.2015 tarihinde e-ticaret sistemi sözleşmesi kurduğunu, davalının davacı şirketin borcunu gereği gibi ifa etmediğine yönelik eleştiri sınırlarını aşan şekilde asılsız ve mesnetsiz olarak farklı internet sitelerinde ve forumlarda paylaşımlar yaptığını, davacının ticari itibarının, onurunun, saygınlığının zedelendiğini, davalının hizmetin ayıplı olduğuna ilişkin bir tespit yaptırmadan, delile dayanmadan davacı aleyhine yorumlarda bulunduğunu, davacı şirketin sitesinde yayımlanan bilgilerin aldatmaca olduğunu belirttiğini, hakaret boyutunda beyanlara yer verildiğini, davalının bir yıl içinde 690 talebine cevap verildiğini, gereken desteğin sağlandığını, 18.12.2016 tarihinde hizmet süresi dolduğundan davalıya halihazırda hizmet de verilmediğini, hizmetin ayıplı olmadığını, davalının sürekli olarak davacıdan almış olduğu e-ticaret paketine ek ücretsiz olarak modüller yapmasını talep ettiğini, aksi halde internette olumsuz yorumlar yapacağını belirttiğini, davalının ihtarname göndererek sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini belirttiğini ve buna cevap verildiğini, davalının internet sitelerindeki yazılarının gerçeği yansıtmadığını, TMK m. 24 ve 5651 sayılı kanunun 9. Maddesi gereğince hukuka aykırılığın tespiti ve içeriğe erişimin engellenmesi istemiyle ---- Sulh Ceza Hakimliği'nin ----- sayılı dosyası ile hakaret içeren yayınlara erişimin engellenmesi yönünde karar verildiğini, davacının internette paylaşılan yorumlar sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, portföyünde azalma olduğunu, TBK m. 49, 50, 57, 58, TMK m. 24, 25, TTK m. 56, 61 hükümlerinin uygulama alanı bulduğunu, “yazılım yapmayan, taleplere karşılık vermeyen, sadece para alan ancak hizmet vermeyen” bir yazılım şirketi olarak yorumlanmanın gerçeğe aykırı olduğunu, ihtarname ile bu yorumların durdurulması talep edilmişse de düzeltme yapılmadığını belirtmiş ve davalının haksız fiili nedeniyle tedbiren davalının paylaşımlarının yayımının durdurulmasını, kaldırılmasını, haksız fiil nedeniyle ticari itibar ve kişilik hakkı zedelendiğinden 20.000TL'lik manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı/karşı davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile özetle; asıl dava bakımından görev ve yetki itirazında bulunmuş olup davacının tüzel kişi olması sehebiyle manevi zarara uğrayamayacağını, aktif husumet nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak davalının hakaret içerikli yorum yapmadığını, davacının projeyi ayıplı teslim ettiğini, bundan dolayı ----- sitesinin kapandığını, internetteki yorumlardan --- adlı sitedeki yazının davalıya ait olmadığını ve fakat ----, ---adlı sitedeki yazının davalıya ait olduğunu, bunlarda hakaret içeriği mevcut olmadığından haksız fiilin bulunmadığını, davacının mağdur ettiği pek çok firmanın bulunduğunu, davacıya 690 tane talebin gönderilmesinin sebebinin sorunların varlığı olduğunu, davacıya 708 TLlik yenileme bedeli yatırılmasına rağmen davacının bedeli iade ettiğini ve hizmetin verilmediğini, davacının sözleşme bedeli haricinde 4.760TL daha ödediğini, ancak ek modül hizmetinin verilmediğini, davacının talebi ile ---- Sulh Ceza Hakimliği'nin ---- sayılı dosyasında erişimin engellenmesi kararı verilmesine rağmen diğer tüm paylaşımların hakaret içeriğini barındırmadığının tespit edildiğini, davanın reddinin gerektiğini, karşı dava bakımından ise davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini, projenin 01.01.2016 tarihinde teslim edileceği belirtilmesine rağmen 14.03.2016 tarihinde teslim edildiğini, sözleşme görüşmelerinin yapıldığı esnada davalının/karşı davacının araç aldığını, ofis kiraladığını, davacının sözleşmenin 6.14. hükmüne göre bakım ve güncelleme gece yarısı ile saat 8:00 arasında yapılmasına özen gösterileceği belirtilmesine rağmen buna uymadığını, davacının sözleşmenin 8. Maddesine göre 7/24 destek hizmeti vereceğini taahhüt etmesine rağmen bunun defalarca ihlal edildiğini (davacının ihtarnamede bunu açıkça kabul ettiğini), davacının sitesindeki reklamda 14 kişilik uzman kadro ve 35 sunucudan oluşan donanım parkuru ile hizmet verildiğine ilişkin bilgilerin doğru olmadığını (davacının ihtarnamede bunu açıkça kabul ettiğini), davalı tarafından yapılan incelemeler ve müşterilerin bilgilendirmesi sonucunda site üzerindeki ödeme sayfasında pek çok hata ile karşılaşıldığını, sorun halledilemediğinden davacı tarafından tek çekim ile ödeme özelliğinin siteden kaldırılmasının çare olarak bulunduğunu, davacının sözleşmenin 9.2. hükmünün ihlal edildiğini, davalının taleplerinin süresinde yerine getirilmediğini, projenin tesliminden sonra xml servisinin sorunlu çalıştığının defalarca bildirildiğini ve fakat sorunun giderilmediğini, davalının başka firmalara ödenen xml bedelleri üzerinden zarara uğradığını, müşteri kaybının yaşandığını, ihtarnamenin 1.5.2. hükmünde arena xml satın alınmış ve davalının entegre etmesi istenmiş olmasına rağmen bu işlemin yapıldığını ve davacının/karşı davalının cevabi ihtarnamesinde bu hususu inkar etmediğini, sitenin hız sorunu ve genel sorunlar dile getirilmiş olmasına rağmen davacının/karşı davalının bununla ilgilenmediğini, buna dair e- mail yazışmalarının da yapıldığını, sözleşmede sunucunun davacı/karşı davalı tarafından sağlanacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen davalı/karşı davacının yeni bir sunucu kiralayarak masraf yapmak zorunda kaldığını, davacının mailinde bu sorunun devam ettiğini belirttiğini, sunucu firma ile yapılan yazışmalarda hız sorununun yazılımsal olduğunun anlaşıldığını, 17.10.2016 tarihinde karşı tarafa ihtarname gönderildiğini, ihtarname sonrasında davalıya/karşı davacıya hizmet verilmediğini, kendilerine e-mail gönderildiğini ve ----- hız sorununun devam ettiğini belirttiğini, 08.01.2017 tarihli e-mailde davalının/karşı davacının taleplerine kota getirildiğini, davacının sistemlerinin opencart olmadığını mailde beyan ettiğini, bunun alınmasının talep edilmesine rağmen bunun yerine getirilmediğini, davalının/karşı davacının marka değerinin ciddi zarar gördüğünü, bazı müşterilerin stokları kontrol etmek için öncesinde mail gönderdiklerini, dolayısıyla sözleşme ihlali ve ayıplı hizmet sebebiyle davalı/karşı davacının uğradığı tüm maddi zararlar için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000TL.lik belirsiz alacağın ve işleyecek avans faizinin davacıdan tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/karşı davalı vekilinin karşı davaya cevap dilekçesi ile özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, karşı dava açılamayacağını zira her iki davanın konusu farklı olup verilen hüküm diğerini etkileyecek cinsten olmadığından salt tarafların aynı olmasının farklı hukuki ilişkilerden kaynaklanan davalar arasında bağlantı olduğu olgusunu göstermeyeceğini, bu nedenle karşı tarafça açılan davanın tefrik edilmesi gerektiğini, sözleşmeye aykırılık bulunmadığını beyanla davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava manevi tazminat, karşı dava ise sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Asıl dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının sanal ortamda yaptığı paylaşım ve yorumlarıyla davacıyı küçük duruma düşürüp düşürmediği ve kişilik haklarını zedeleyip zedelemediği, bu kapsamda itibarını sarsıp sarmadığı, söz konusu yorumlarının eleştiri boyutunu aşıp aşmadığı, karalama ve yanıltıcı beyana dönüşüp dönüşmediği, hangi paylaşımın davalı tarafından yapıldığı, dava dilekçesinde iddia edilen tüm yorumların davalıya ait olmadığı, tüm bu hususlar dairesinde davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, birleşen dava yönünden ise davacının davalı ile yapmış olduğu web tasarımına ilişkin eser sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı, ayıplı hizmet verip vermediği, davalının zarara uğrayıp uğramadığı, uğradıysa miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 18.12.2015 tarihinde “ ----- E-Ticaret Sistemi Sözleşmesi” başlıklı TBK m. 12 hükmünce adi yazılı kurulmakla geçerli sözleşme kurulmuştur. Sözleşmede davacı/karşı davalı “sağlayıcı firma”, davalı/karşı davalı ise “müşteri” olarak anılmaktadır. Sözleşmenin konusu, tarafların davacı/karşı davalının bilgisayar yazılımının kiralanması, internet ortamında müşteriye ait bilgilerin barındırılması, servis sağlayıcılık hizmetleri ile kurulum ve satış sonrası verilen hizmetlerin niteliklerini, niceliklerini ve sınırlarını belirlemek şeklindedir---- Sulh Ceza Hakimliği'nin 21.02.2017 Tarihli ---- Kararı ile; 5651 sayılı kanunun 9.3. maddesi gereğince -----linkindeki içeriğin (yorumun) engellenmesine, ancak ----, ----, ---- link içeriklerindeki yorumun engellenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
------Noterliği'nden Gönderilen 17.10.2016 Tarihli İhtarname: Keşideci davalı/karşı davacı tarafından gönderilen işbu ihtarnamede sözleşmenin 6.12, 6.14, B, 9.2. hükümlerinin ihlal edildiğini, taahhüt edildiği üzere 14 kişilik uzman kadroyla ve de 35 sunucu ile hizmetin verilmiyor olması dolayısıyla büyük sorunların doğduğu, gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiği, aksi halde tazminat davası açılacağı ihtar edilmiştir.-------, Noterliği'nden Gönderilen 17.01.2017 Tarihli İhtarname: Keşideci davacı/karşı davalı tarafından gönderilen işbu ihtarnamede sözleşme ihlalinin bulunmadığı, paylaşımların kaldırılması gerektiği ihtar edilmiştir.Davalı karşı davacı cevap dilekçesi ile internetteki yorumlardan ----- adlı sitedeki yazının kendisine ait olmadığını ve fakat----- adlı sitedeki yazının kendisine ait olduğunu bildirmiştir. Yapılan tüm yazışmalar neticesinde ----- adlı sitedeki yazının davalı/karşı davacıya ait olduğu tespit edilememiştir.Davalı/karşı davacının kendisine ait olduğunu kabul ettiği paylaşım içerikleri şu şekildedir:
“-----” (ademaltan) BAKIMINDAN
: Gönderilen yorum olarak “-----” nick name'i ile yazan kişinin “Güzel yıkayıp yağlanmış, insanlara gerçekleri anlatın. Web sitesinde hakkımızda bölümünde bulunan “14 kişilik uzman kadro” ve “35 sunucudan oluşan donanım parkuru” bilgileri aldatmacadır. Taraflarına dava açacağım için bunu tasdik ettirdim noterde. Deneyimlerimi aktarmam gerekirse de bir projeyi 1 yılda ellerine yüzlerine bulaştırdılar. 260.000 lira param çöp oldu. En son talep açamayalım diye taleplerimize kota getirildi. Doğal olarak sistem boyuna sorun çıkartıyordu ve biz talep açamıyorduk siz düşünün karar verin.”-----” BAKIMINDAN: “Web sitesinde hakkımızda bölümünde bulunan "14 kişilik uzman kadro" ve "35 sunucudan oluşan donanım parkuru” bilgileri tamamen aldatmacadır. Taraflarına dava açacağım için bunu tasdik ettirdim noterde. Deneyimlerimi aktarmam gerekirse de bir projeyi 1 yılda ellerine yüzlerine bulaştırdılar. 260.000liram çöp oldu. En son talep açmayalım diye taleplerimize kota getirildi. Doğal olarak sistem boyuna sorun çıkartıyordu ve biz talep açamıyorduk siz düşünün karar verin,”
“------.” BAKIMINDAN
: “Web sitesinde hakkımızda bölümünde bulunan "14 kişilik uzman kadro” ve "35 sunucudan oluşan donanım parkuru" bilgileri tamamen uldatmacadır. Taraflarına dava açacağım için bunu tasdik ettirdim noterde. Projemizi 1,5 yılda hala doğru düzgün teslim edemediler. Çalışmaya başladıktan sonra başkalarına paket satabilmek için bizim işlerimi ileriye sallıyorlardı geçiştiriyorlardı ve yapmıyorlardı. Sunucu kaynaklı sitenize erişim sıkıntı yaşadığımızda taraflarına ulaşamıyorduk. Çalışmaya başladıktan 7-8 ay sonra artık dayanamayıp taraflarına ihtarname gönderdik. İhtarnamenin etkisiyle tekrar bir iki bir şey yaptılar ama sonrasında gene aynı tas aynı hamam, Talep açarsanız eğer taleplerinize kota getirirler ve talep açma yetkiniz elinizden alınır.”
Bu paylaşım içerikleri değerlendirildiğinde davacı karşı davalıyı küçük düşürücü incitici yorum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı karşı davacının şikayetlerini dile getirdiği,---- Sulh Ceza Hakimliği'nin 21.02.2017 Tarihli----- Kararı ile de bu paylaşımların talepte bulunan yönünden kişilik haklarını doğrudan hedef alan bir içerik bulunmadığı, içeriklerin eleştiri kapsamında kaldığı ve 5651 sayılı Yasa kapsamında kişilik haklarının ihlali oluşmadığı anlaşılmakla bu linkler yönünden talebin reddine karar verildiği anlaşıldığından asıl davanın reddine karar verilmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile davacının davalı ile yapmış olduğu web tasarımına ilişkin eser sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı, ayıplı hizmet verip vermediği bakımından işin ayıplı olup olmadığı, zararı bulunup bulunmadığı dava içerisindeki delil ve belgeler ışığında tespit edilememiş olup davalı karşı davacı bu haliyle iddiasını ispat edememiştir. Bu nedenle karşı davanın da reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın ve Karşı davanın ayrı ayrı Reddine,
Asıl Dava Yönünden;
a-Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 390,47-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
ç-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Karşı Dava Yönünden;
a-Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
ç-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!