Anahtar kelimeler: Davadavacı Durmasına Davalıborçlu Firmaya Faize Yan Oranına Borca Niyetli Kötü

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:█████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- tarafından davalı/borçlu ---- aleyhine haklı alacağının tahsili amacıyla ------ nolu dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu yan tarafından borca, faize ve yetkiye itiraz edildiğini, bu nedenle icra dosyası talebinin------- gönderildiğini, davalı borçlu tarafından; dosyaya ibraz edilen itiraz dilekçesi ile borca, faize, faiz oranına ve tüm dosya kapsamına itiraz edilmesi suretiyle kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet verildiğini, borçlu tarafından davacı müvekkil firmaya herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle, takibe itiraz edilmişse de, davalı borçlunun işbu itirazı her yönüyle haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu sebeple itirazın iptali davası açılmadan önce Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazlarından dolayı davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli ve haksız takip nedeniyle davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
---- müzekkere cevabı ve tüm dosya içeriği.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, davacı tarafça davalı taraf aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir."....ispat yükünün davacıda olduğu, mahkemece ------ tarihli celsede, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verildiği, davacı vekilinin de bulunduğu celsede, usûlüne uygun olarak kesin süreye uymamanın sonuçlarının ihtar edildiği, ancak delil avansının eksik olması sebebiyle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği, mevcut delil durumuna göre, davaya konu çeklerin avans olarak verildiğinin davacı tarafça başka yazılı delillerle de ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği,.." -----------Mahkememizin ------ tarihli celsesinin (3) numaralı ara kararı dahilinde tarafların ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesap uzmanı nezdinde incelenmesine karar verilmiş ve takdir olunan delil avansının aksi yöndeki ihtar açıkça yapılmak suretiyle iki haftalık kesin süre içerisinde depo edilmesi istenmiş, ancak gerekli bilirkişi ücretinin verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; yukarıda yer verilen yargıtay kararı ve yine ----- Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecek ise de ihtara rağmen kesin süre içerisinde mazeretsiz olarak avans ikame edilmemesi o delile dayanmaktan vazgeçilmesi sonucunu doğuracaktır.Dava konusu icra takibine dayanak fatura içeriğinin incelenmesinde faturanın yalnızca kapılara ilişkin olmadığı hakediş ifadesine de yer verildiği, davacı tarafça davalı tarafın kapıların teslim edildiğini cevap dilekçesi ile ikrar ettiği belirtilerek bilirkişi incelemesi için gerekli olan bilirkişi ücretini dosyaya yatırmadığı, davalı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşmenin dosyaya ibraz edildiği, sözleşmenin konusunun "...yangın ve sac kapılarının tedariği, montajı ve bunlara bağlı diğer hizmetler için gerekli olan ve bu Sözleşme'nin eklerinde detayları ve birim fiyatları bulunan işlerin YÜKLENİCİ'nin uygun gördüğü kısmı olup bu Sözleşme konusu işleri oluşturur. ALT YÜKLENİCİ.... YÜKLENİCİ'nin Ana Sözleşmesi ve bu bu Sözleşme'nin .....," şeklinde olduğu, buna göre taraf defter ve delillerin bilirkişi marifetiyle incelenerek ödemelerin neye ilişkin yapıldığının ve dava konusu sözleşme gereği işlerin ne kadarlık kısmının yerine getirildiğinin, sözleşmeye göre yapılması gereken kesintilerin yapılıp yapılmadığının, davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek işi teslim edip etmediğinin, bakiye alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği ancak davacı tarafça bunun için gerekli olan bilirkişi ücretinin dosyaya yatırılmadığı, bununla birlikte davacı tarafça ayrıca yemin deliline de dayanılmadığı görülmüştür.Bu minvalde bilirkişi incelemesi için gerekli delil avansı yatırılmadığından inceleme yapılmasından vazgeçildiğinin kabulü ile sunulan diğer deliller nazarında davacının yalnızca takip dayanağı alacağa dayanak faturaya dayandığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.878,53 TL harçtan mahsubuyla fazladan yatırılan bakiye 1.263,13 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
4-)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!