Anahtar kelimeler: Geçmeyen Atfıyla Kalması Kesinlik Nihai Sınırını Sınırının Değeri Tarafça Şartı
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 35. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının hüküm altına alınan ve davalı tarafça 11.08.2025 tarihli temyiz dilekçesi ile temyize konu edilen toplam alacak miktarı 21.733,22 TL olup belirtilen miktarın, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin 11.08.2025 tarihli temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 09.08.2025 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmesi üzerine davalı vekilinin süresinde sunduğu 25.08.2025 tarihli temyize cevap dilekçesinde, daha önce sunulan temyiz itirazları doğrultusunda kararın bozulması talebinin de yer aldığı görülmekle söz konusu dilekçenin katılma yoluyla temyiz talebi mahiyetinde olup olmadığı yönünde tereddüt hasıl olmuştur. Buna göre davalı vekiline 25.08.2025 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi mahiyetinde olup olmadığı sorularak öncelikle bu hususun netleştirilmesi gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edildiğinin anlaşılması hâlinde ise temyiz eden tarafın yargı harçlarından istisna veya muafiyetinin bulunmadığı anlaşıldığından 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmayacaktır.
Bu itibarla;
1. Kararı veren Mahkeme tarafından 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca;
a. Katılma yolu ile temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi,
b. Verilen kesin süre içinde katılma yolu ile temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvurana tebliğ edilmesi,
2. Verilen kesin süre içinde;
a. Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde,
b. Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra,
dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalının 11.08.2025 Tarihli Asıl Temyiz Talebi Yönünden;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davalının 25.08.2025 Tarihli Dilekçesi Yönünden;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!