Anahtar kelimeler: Haddine Görülerek Dolduğu Eylemi Olağan Edenin Görüşü Eylem Üst Bendi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın 25.03.2015 tarihli eylemi hakkında açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ancak Dairemizin inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu görülerek yapılan incelemede;A. 21.04.2014 tarihli eylem yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.5237 sayılı TCK'nın 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 14.12.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 26.09.2024 tarihine kadar, durma kararının kesinleştiği 13.01.2023 tarihinden, durma kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 01.08.2023 tarihi arasında duran süre de eklendikten sonra 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle, ... 8. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki 21.04.2014 tarihli eyleme dair kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,B. 29.12.2022 tarihli eylem yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, KDAE kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir KDAE kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası KDAE kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonraaynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk KDAE kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda;Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği 10.02.2023 tarihinden önce, 06.10.2016 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 12.10.2017 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 1 91... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün 17.10.2019 tarihinde kesinleştiği, 22.12.2016 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 24.04.2017 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 1 91... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün 18.04.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından,06.10.20 16... .12.2016 tarihli eylemlere ilişkin kesinleşmiş dosyaların aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek, kesinleşen Mahkeme kararları yönünden gerektiğinde kanun yararına bozma yoluna ve 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi gereğince itiraz yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışıldıktan sonra, her bir eylem yönünden ayrı ayrı sübut da tartışılarak, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle, mükerrer dava olup olmadığının, suçların “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle eylem sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,Kanun'a aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.11.2025 tarihinde karar verildi.