Anahtar kelimeler: Makineci İdava Kurs Şefi Başarı İşbirliği Yılının Usta Mayıs Ayı
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 1990 yılı ile 2002 yılının Mayıs ayı arasında usta makineci grup şefi olarak çalıştığını, 1990 yılında ... ile davalı şirket arasındaki işbirliği ile üç aylık bir kurs dönemi sonrasında davacıya başarı belgesi verildiğini, 1990-1994 yılları arasında hizmetlerinin Kuruma hiç bildirilmediğini, 1994-2000 yılları arasında ise davalı işveren tarafından kısmi süreli çalışan olarak Kuruma bildirildiğini, çalışmasının hafta içi 08.00-18.30, cumartesi günleri ise 08.00-13.00 saatleri arasında tam süreli çalıştığını, çalışmasının genel tatil günlerinde de devam ettiğini, ortalama haftalık çalışma süresinin 58-60 saat arasında olduğunu, yaptığı işin tam süreli çalışmayı gerektirir bir iş niteliği taşıdığını, davacının hizmetlerinin Kuruma tam süreli olarak bildirilmesini davalı işverenden defalarca talep etmesine rağmen davalı tarafça hizmetlerin Kuruma eksik bildirilmeye devam edildiğini, 2000 yılında fabrikaya geçilmediğini, ancak değişen herhangi bir durum olmadığını, ustabaşı ve davalı işveren tarafından mobbing uygulanmaya başlandığını, davacının ve eşinin de içinde bulunduğu bir grup işçinin davalı işverenle konuşmayı talep etmelerine rağmen davalı işverenin küfür ve hakaret ederek kovulduklarını, aradan 10 gün geçtikten sonra davacı ve eşi hakkında izinsiz işe gelmemeleri nedeniyle iş akitlerinin feshedileceğine dair ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine davacı ve eşinin işe devam etmek durumunda kaldıklarını, bu tarihten sonraki dönem olan 2000 yılı ile 2002 yılı Mayıs dönemi ve arasında hizmetlerinin Kuruma hiç bildirilmediğini, müvekkilinin davalı işyerinde tam süreli çalıştığının özlük dosyasında bulunan puantaj kayıtlarıyla ve tanık beyanlarıyla ispatlanabileceğini, bir kısım hizmetlerinin Kanunda hüküm altına alınan belgelerle Kuruma bildirilmiş olması nedeniyle hizmet tespit talebinin hak düşürücü süreye uğramayacağını ileri sürerek, müvekkilinin davalı iş yerinde 1990-2002/Mayıs dönemi arasında tam zamanlı olarak hizmet akdiyle çalıştığının tespit edilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının birtakım asılsız, mesnetsiz ve hukuk dışı iddialar ile kendini haklı göstermeye çalıştığını, hizmetlerin 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra tespit edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının 1990-1994 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını gösteren bordro kaydı, işe giriş bildirgesi vb. belge bulunmadığını, bu nedenle bordro kayıtlarında ismi bulunmayan davacının davalı işyerinde fiili olarak çalışmadığının kabul edilmesi gerektiğini, 1994-2000 yılları arasında tam süreli olarak çalıştığını gösteren herhangi bir kayda rastlanmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 06.12.2022 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Eldeki davada,  Mahkemenin hükmün gerekçesinin 5. paragrafında tespiti talep edilen 1990-1994 arası dönem için hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin 31.12.1999 tarihi itibarıyla sona erdiği, 1990-1994 arası hizmet tespit talebinin hak düşürücü süreye uğradığı şeklinde gerekçe oluşturulması ve akabinde hüküm fıkrasında hak düşürücü süreye uğradığı belirtilen bir kısım dönemi de içerecek şekilde davacının 01.02.1991-30.05.2002 tarihleri arasında çalışmasının tespitine ilişkin kabul kararı verilmesi gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.01.1995-30.05.2002 tarihleri arasında (23.06.1996-04.09.1996 tarihleri arası hariç) SGK’ya eksik bildirilen toplam 1.068 gün davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’de tam gün sigortalı olarak asgari prime esas kazanç ile çalışmış olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2025 tarihli tashih şerhi kararında; davacının 01.01.1995-30.05.2002 tarihleri arasında (23.06.1996-04.09.1996 tarihleri arası hariç) SGK’ya eksik bildirilen toplam 1.819 gün davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’de tam gün sigortalı olarak asgari prime esas kazanç ile çalışmış olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından davacının çalışmalarının gününde SGK'ya bildirildiği, bununla ilgili bordro ve belgeler de davacı işçi tarafından hiç bir ihtirazi kayıt konulmadan imzalandığı, ayrıca bu işçi veya diğer tanık olarak dinlenen işçilerin de gerek çalıştıkları dönemde, gerekse de işten çıktıktan sonra bu konuda her hangi bir şikayet ve başvuruları da olmadığı, bu durum dahi davacı işçinin imzalarının gerçek durumu ortaya koyduğu, gerçek çalışmaların müvekkilce beyan edildiği gibi olduğunu, en azından müvekkil işlemlerinin doğru ve haklı olduğunu ortaya koyan resmi belgeye karşı tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Mahkeme tarafından dosyada mevcut yazılı belgeler dikkate alınmadan davacının mevcut belgelerde bulunan imzalarının gerçek iradesini yansıtmadığı gerekçesiyle hüküm tesisinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi Kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Eldeki davanın, 21.10.2020 tarihinde açıldığı, hizmet tespiti istemine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince kararında Sosyal Güvenlik Kurumunun usule aykırı olarak ihbar olunan sıfatı ile yer aldığı anlaşılmakta olup, bu şekilde hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3.Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davalı şirket ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında ve karar başlığında yer alan “İhbar Olunan: SGK” ibaresinin çıkartılarak yerine “Fer'i Müdahil: SGK” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!