Anahtar kelimeler: Nitril Eldiven Eldivenleri Efatura Satımdan Ödeyeceğini Anlaştığını Tıbbi Gönderdiği Edip

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin tıbbi eldiven ihtiyacını temin etmek amacı ile davalı ile sözlü olarak anlaştığını, anlaşmaya göre davalının nitril eldivenleri temin ve teslim edip karşılığında da müvekkiline ücret ödeyeceğini, davalının anlaşma uyarınca 3 adet e-fatura gönderdiği ve ödemelerin aynı gün yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin de piyasada ciddi eldiven sıkıntısı bulunduğundan henüz mal teslimi yapılmadan e-faturada belirtilen tutarları 85.924,50 TL eksik şekilde ödediğini, davalı tarafından gönderilen toplamda KDV dahil 4.942.080,00 TL fatura bedeli için müvekkilinin 4.856.155,50 TL ödeme yaptığını, ödemeye rağmen eldivenlerin müvekkiline teslim edilmediğini, bunun üzerine davalıdan TBK'nın 123. Maddesi uyarınca Bakırköy 3. Noterliği'nin 22.02.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile edimi yerine getirmesi veya bedeli iade etmesinin istendiğini, davalının ihtarnameyi tebliğ almasına rağmen edimi ifa etmediği gibi bedeli de iade etmediğini, davanın konusunun 30.12.2020 tarihli -... numaralı, 2.695.680,00 TL'lik fatura olduğunu, 86.400 TL'lik fatura açısından müvekkilinin talebi üzerine İstanbul 13. İcra dairesinin ... dosyası ile ilamsız takip başlatılmış, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, bu kez itirazın iptali için Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 31.12.2020 tarihli -... numaralı fatura için ise Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ödemeye rağmen dava tarihine kadar eldivenlerin teslim edilmediğini ve herhangi bir sebep de bildirilmediğini, ayrıca gönderilen paranın da müvekkiline iade edilmediğini bu zamana kadar paranın haksız bir şekilde davalı tarafından kullanıldığını, sözleşmeden dönülerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, alacağa karşılık davalı borçlunun borca yetecek miktara menkul, gayrımenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve bilirkişi raporu içeriğine göre, taraflar arasında sözlü olarak tıbbi eldiven temini amacıyla sözleşme yapıldığı ve sözleşme kapsamında davalı tarafça düzenlenen e-faturaların davacı defterlerine kaydedildiği, davalı tarafça faturalara istinaden bir kısım ödeme yapıldığı ve davacı tarafça ödemeye istinaden mal teslimi yapılmamış olması nedeniyle davalıya ihtar gönderildiği, davalının mal teslimi ya da bedel iadesi konusunda ihtarnamenin tebliğ tarihi olan █████/2021 tarihine verilen 8 günlük süre eklendiğinde █████/2021 tarihinde temerrüde düşürüldüğü anlaşılmıştır. Davacı her ne kadar, davalı ile olan sözlü anlaşmaları sonucu verdiği sipariş konusu eldivenlerin teslim edilmediğinden bahisle dava konusu fatura bedelinin tarafına iadesi talepli iş bu davayı ikame etmiş ise de, tarafların ticari defter ve belgeleri ile, bağlı bulundukları vergi dairelerinden dava konusu ticari ilişkiye dair sundukları beyannameleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalının, söz konusu ticari ilişkiye istinaden davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaları ticari defterlerine kaydettikleri yine bu ticari ilişkiye dair beyanname sundukları bu hususların birbirini doğrular nitelikte olduğu, yine davacının söz konusu faturaya ilişkin bir itirazının olmadığı ve herhangi bir iade faturası da düzenlemediği görülmekle, her ne kadar tek başına fatura düzenlemek alacağı ve malların teslimini ispatlamaz ise de bir tacirin basiretli olması gerektiği sonucu olarak ve yine yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda davacının bu faturayı vergi mükellefiyeti gereği beyan ettiğinden bahisle davacının davalı ile olan ticari ilişkisi sonucu dava konusu ürünleri teslim aldığı sabit görülmüş olup davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından gönderilen toplamda KDV dahil 4.942.080,00 TL e-fatura bedeli için davacı şirketin davalıya 4.856.155,50 TL ödeme yaptığını, ödemeye rağmen faturalarda belirtilen eldivenlerin davacıya teslim edilmediğini, davalının davaya konu eldivenleri davacıya teslim ettiğine dair ortada somut yada soyut hiç bir delil yokken, hatta davalının da böyle bir savunması da yokken yerel mahkemenin "davacının davalı ile olan ticari ilişkisi sonucu dava konusu ürünleri teslim aldığı sabit görülmüştür şeklindeki kanaatine nasıl ulaştığını anlamanın mümkün olmadığını, yerel mahkemenin red gerekçesinin kendi içinde tutarlı olmadığını, tarafları, konusu aynı, sadece e- fatura numaraları farklı olan dosyalarda bir birine tamamen aykırı kararlar verildiğini, iki ayrı karar çıkmasının tek sebebinin ve iki dosya arasındaki en önemli farkın dosyaları karara bağlayan hakimlerin farklı olması olduğunu, hukuka, dosya kapsamına ve somut delillere uygun olan kararın ████████ esas sayılı dosyada verilen kabul kararı olduğunu, istinaf konusu edilen işbu ████████ esas sayılı dosyada verilen davanın reddi kararının dosya kapsamına, bilirkişi raporuna aykırı olduğunu, somut hiç bir delile de dayanmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı alacaklı davalı ile pandemi döneminde eldiven satışı konusunda anlaştıklarını davalının 3 ayrı fatura düzenleyerek kendisine gönderdiğini, kendisininde fatura bedellerini ödediğini ancak eldivenlerin kendisine teslim edilmediğini, davalının kendisine düzennleyip bedelini ödediği 3 adet faturadan 2.695.680,00 TL tutarlı █████/2022 tarihli fatura içeriği yönünden davalıya █████/2021 tarihli ihtar keşide ederek 5 gün içerisinde ürünlerin teslimini, teslim edilmediği takdirde teslim süresine takip eden 3 gün içinde ödenen 2.695.680,00 TL nin nakten ödenmesi ihtar edildiğini ancak bedelin ödenmediğini iddia ederek kısmi dava olarak 100.000 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini istemektedir. Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamış olmakla HMK 128 maddesi gereği davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılır. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliğine olduğu belirlenmiştir. Davacı ticari defterlerine göre davalının tanzim ettiği faturalar ticari defterlerde kayıtlı değildir. Ayrıca davacı tarafça davalıya banka aracılığıyla █████/2020 tarihinde 2.703.000,00 TL EFT yoluyla ödeme yapıldığı, davacının bu miktar alacaklı oluğu bilirkişi raporunda belirtilmektedir. Davacını kendi beyanı ile davalının düzenlediği faturalar kendisine tebliğ edilip bedelleri ciddi eldiven sıkıntısı nedeniyle aynı gün ödenmiştir. Bu durumda eldeki dava konusu 2.695.680,00 TL tutarlı █████/2022 tarihli faturanın bu tarihte davacıya tebliğ edildiği, davacının fatura içeriğine TTK'nun 21/2. Maddesi geriği 8 günlük sürede itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Yine davacı ve davalının BA-BS formları dosya arasına alınmış, her iki tarafın birbirine uyumlu bildirimleri ile önce davalı tarafça davacıya yapılan satışa ilişkin bildirimler her iki tarafça da yapılmış, bilahare tam tersi olarak davacı tarafça davalıya satış, davalı tarafça da davacıdan alış bildirimi ile uyuşamazlık konusu faturaya ilişkin bildirimlerin birbirine uyumlu olarak yapıldığı belirlenmiştir. Bu durumda TTK 21/2 hükmünce fatura içeriklerine davacı tarafça süresi içinde itiraz edilmediği anlaşılmakta ise de; her iki tarafın BA-BS formları ile yapılan bildirimlerin bihalere aksi bildirimlerin yapılması, davalının düzenlediği faturalarını davacı ticari defterlerine kaydedilmemiş olması, malların davacıya teslimine dair teslim belgesi, alıcı imzalı sevk irsaliyesi gibi bir belge sunulmamış olmakla satıma konu malların davacıya teslim edildiğinin ispatlanmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda davacını keşide ettiği ihtarnamenin tebliğ tarihine göre davalının █████/2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla bu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair verilen karar isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜ ile; 100.000 TL nin █████/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.707,75 TL harcın alınması gerekli olan 6.831,00TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.707,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 59,30 TL, posta ve tebligat gideri 69,00 TL, bilirkişi ücreti 1.250,00 TL, olmak üzere toplam 1.378,30 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 69,60 TL posta ve tebligat gideri toplam 290,30 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026