Anahtar kelimeler: Sebze Devirden Aşkın Zilyet Süredir Babalarının Mevkiinde Harici Devrettiğini Mlik
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ................... (.............) mevkiinde bulunan ve dava dilekçesinde sınırları belirtilen yaklaşık 17.000,00 m²'lik yerin kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, müvekkillerinin dava konusu bu taşınmaza 100 yılı aşkın bir süredir malik sıfatı ile zilyet olduklarını, taşınmazın öncesinde uzun bir süre babalarının zilyet ve tasarrufu altında olduğunu, sonrasında müvekkillerine devrettiğini, devirden sonra 40 yılı aşkın süredir müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğunu, müvekkillerinin taşınmazda sebze ve tahıl üretimi yaptığını ileri sürerek sınırları belirtilen dava konusu taşınmazın müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir. Davacılar vekili 27.11.2017 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; tescil talebini, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların Hazine adına tescil edilmiş olması nedeniyle tapu iptal ve tescil olarak ıslah ettiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını, kaldı ki niteliği itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerin zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalı Köy Tüzel Kişiliğine tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2014 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile fen bilirkişilerinin 10.11.2014 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen yer yönünden davacıların bu yere ilişkin herhangi bir zilyetlik durumlarının olmadığı, ekilip biçilmediği gerekçesiyle davanın reddine; (A) harfi ile gösterilen 11.230,77 m²'lik yer yönünden ise taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA KARARI VE SONRASINDAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.04.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanması üzerine, davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.12.2016 tarih ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; kadastro sırasında tescil harici bırakılan dava konusu yer hakkında 4721 sayılı TMK'nın 713/4-5 maddeleri uyarınca gerekli yerel ve gazete ilanlarının yapılmadığı, Mahkemece hava fotoğraflarının getirtilerek bilirkişi marifetiyle yorumlatılmadığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğunun hava fotoğrafları ile denetlenmediği, Kadastro Müdürlüğünün 20.08.2013 tarihli yazı cevabında dava konusu yere 677 parsel numarası verildiği ancak hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği belirtildiği halde mahallinde yapılan keşif sonucu ziraatçı bilirkişi tarafından, dava konusu olmayan 162 parsel sayılı taşınmaz hakkında rapor düzenlendiği, bu rapor esas alınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.05.2018 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının dava tarihi itibariyle oluştuğu, her ne kadar davacı taraf fen bilirkişi raporunda (A), (B), (B1), (C) ve (C1) harfleriyle belirtilen taşınmazların tamamının adlarına tescilini talep etmiş ise de Mahkemece verilen ilk kararda davacının davasının fen bilirkişisinin 28.09.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda (B) ve (B1) harfleriyle gösterilen kısımda kalan taşınmaza ilişkin olarak kabul edildiği, diğer kısımlara ilişkin talebin ise reddedildiği ve verilen karara karşı sadece davalı Hazinenin temyiz yoluna başvurduğu, dolayısıyla davalı Hazine lehine kazanılmış hak doğduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile ..................... köyü 2 89... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 28.09.2017 havale tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.077,10 m²'lik kısmı ile 2 89... parsel sayılı taşınmazın (B1) harfi ile gösterilen 8153,67 m²'lik kısmının Maliye Hazinesi adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına eşit hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi krokisinde (B) ve (B1) harfleri ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümlerinde, davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı; şöyle ki, hükme esas alınan ziraatçi bilirkişi raporunun değerlendirme kısmında taşınmazların uzun yıllardan beri işlenmediği belirtilmesine karşın, raporun sonuç kısmında 40-45 yıldan beri imar-ihya edilen özel mülkiyete konu olabilecek 2. sınıf tarım arazisi oldukları tespit edilmek suretiyle raporun kendi içerisinde çelişki oluşturduğu, öte yandan jeodezi ve fotogrametri mühendisinin 1984 tarihli hava fotoğrafları üzerinde yaptığı incelemenin taşınmaz bölümünün evveliyatını, kullanım süresini, niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını değerlendirmekten uzak ve yetersiz olduğu, bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemeyeceği; hâl böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi ve 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisleri kurulu ile daha önce keşfe götürülmeyen 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulundukları, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandıkları, imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri, imar-ihyaya konu edilmişlerse ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait oldukları kimden nasıl intikal ettikleri hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasındaki doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmeye çalışılması; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulundan stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmaz bölümlerinin sınırını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınması, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarının değerlendirilmesi, dava konusu taşınmaz bölümlerinin konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesinin istenmesi; ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını bitki örtüsünü ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazların imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, önceki raporları irdeler, çelişkileri giderir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; HMK'nın 290/2. maddesi uyarınca keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla çekişmeli taşınmaz bölümlerinin ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip Mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması; fen bilirkişisinden ise keşfi takibe ve bilirkişi beyanlarını denetlemeye elverişli, komşu parselleri de gösterir şekilde krokili rapor alınması; bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle dava tarihine kadar davacılar yararına imar-ihyaya dayalı zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazların davacıların zilyetliğinde olduğu ve davacılar tarafından ekilip biçildiği ve kullandıkları yönünde beyanda bulunmuş iseler de jeodezi ve fotogrametri bilirkişileri ve ziraat bilirkişilerinin raporlarında dava konusu taşınmazlarda imar-ihya işleminin olmadığı ve zilyetliğe dayalı özel mülkiyete konu olabilecek alanlardan olmadığına dair rapor tanzim ettikleri, tanzim edilen raporların açık ve denetime elverişli olduğu, davacıların dava konusu taşınmazlarda imar-ihya işlemlerini tamamlamadıkları, TMK'nın 713. maddesi gereğince zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ortada iki çelişkili jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporu olduğunu, ilk bozma kararı sonrasında alınan jeodezi ve fotogrametri raporunda bilirkişinin imar-ihyanın tamamlanmış olduğu ve dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olabileceği yönünde raporu mevcut iken, temyizi talep edilen son karara esas dosyada alınan jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda ve bu raporu esas alan ziraatçi bilirkişi raporunda hiç bir zaman imar-ihyanın yapılmadığı yönünde görüş bildirdiklerini, bu durumun hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını, Mahkemenin bu raporlara itibar ederek davanın reddine karar verdiğini, yargılama sırasında bu çelişkinin giderilmesi için talepte bulunmalarına rağmen Mahkemece taleplerinin kabul edilmediğini, son bilirkişi raporlarının mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla da çeliştiğini, bu nedenlerle Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin iken taşınmazların tapulu hale gelmesi neticesinde tapu iptali ve tescil istemine dönüşmüştür.
....................köyünde bulunan ve 18.09.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) ve (B1) harfleri ile gösterilen taşınmazların 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığı, (B) harfi ile gösterilen alanın toplulaştırma çalışmalarında tescil edilen 2 89... parsel nolu parsel içerisinde kaldığı, sonrasında 2 89... parsel sayılı taşınmazın ifrazen 2 89... , 16... parsellere ayrıldığı ve (B) harfi ile gösterilen alanın Hazine adına kayıtlı 2 89... parsel içerisinde kaldığı, yine dava konusu (B1) harfi ile gösterilen alanın Hazine adına kayıtlı 2 89... parsel içerisinde kaldığı, davacının irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescili isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!