Anahtar kelimeler: Durma Görülerek Dolduğu Eylemi Erteleme Edenin Görüşü İlamına Uyularak Neticesinde
10. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın 04.11.2014 tarihli eylemi hakkında açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ancak Dairemizin inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu görülerek yapılan incelemede;
Dairemizin 28.01.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamına uyularak, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak sadece erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında ikinci kez 29.03.2022 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tebliğe çıkarıldığı, ancak "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik/tedavi tedbiri uygulanmasına" dair kararın, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan şüpheliye tebliği sırasında, 5271 sayılı CMK'nın 263/1. maddesinde yer alan kanun yoluna başvuru ile ilgili ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle kullanabileceği şeklindeki ihtaratın yapılmadığı, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 29.03.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın 30.09.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği ancak sanığın, 30.09.2022 tarihli eylemi işlediğinin bildirilmesi üzerine ikinci kez 16.11.2023 tarihinde düzenlenen iddianame ile ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer kamu davası açıldığı, bu dosyanın durma kararının ihlal edilmesi üzerine ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ sayılı Esasına kaydedilen dosya ile birleştirildiği ancak 12.09.2014 tarihli eyleme dair birleşen mükerrer dava yönünden bir karar verilmediği, yine sanığın 21.03.2021, 17.05.20 21... .07.2021 tarihli eylemleri yönünden ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli ve ███████ Esas, 2023/4 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma numaralı dosyasının, 29.03.2022 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin ... numaralı soruşturma dosyası ile birleştirildiği ve 16.11.2023 tarihinde düzenlenen iddianame ile 21.03.2021, 17.05.20 21... .07.2021 tarihli eylemlere dair mükerrer kamu davası açıldığı, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2023 tarihli durma kararına ilişkin ███████ Esas sayılı dosyasının incelemeye konu dosya ile birleştirilmediği anlaşılmakla,
A. 12.09.2014 tarihli eylem yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 25.05.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 24.05.2024 tarihine kadar, durma kararının kesinleştiği 23.12.2021 tarihinden, durma kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 30.09.2022 tarihi arasında duran süre de eklendikten sonra 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki 12.09.2014 tarihli eyleme dair kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. 21.03.2021, 17.05.20 21... .07.2021 tarihli eylemler yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1. Sanık hakkında 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan şüpheliye tebliği sırasında, 5271 sayılı CMK'nın 263/1. maddesinde yer alan kanun yoluna başvuru ile ilgili ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle kullanabileceği şeklindeki ihtaratın yapılmadığı dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 29.03.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın 30.09.2022 tarihli tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince; 21.03.2021, 17.05.20 21... .07.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarına ilişkin sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli ve ███████ Esas, 2023/4 Karar sayılı durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, her bir eylem yönünden ayrı ayrı sübut da tartışılarak tüm delillerin birleşen dosya üzerinden birlikte değerlendirilmesi, 16.11.2023 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi,
3. Sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek, bu kapsamda 06.03.2016 tarihli eyleme ilişkin ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2017 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı, 30.05.2017 tarihli eyleme ilişkin ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı, 24.06.2017 tarihli eyleme ilişkin ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı, kararı kesinleşen diğer Mahkeme kararları yönünden gerektiğinde kanun yararına bozma yoluna veya 5271 sayılı CMK'nın 308/a maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışıldıktan sonra, her bir eylem yönünden ayrı ayrı sübut da tartışılarak, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle, mükerrer dava olup olmadığının, suçların “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanun'a aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!