Anahtar kelimeler: Kararret Pasif Eskişehir Husumet Yokluğundan Sayisi Atılan Ankara Adliye Derece

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar/RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/5 Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalılar ... ile ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Kararın davacı ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalılar ... ile ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 33 56... parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazın davalı idareler tarafından imar planında "sağlık tesis alanı" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada idari yargının görevli olduğunu, kamulaştırmasız el atmanın gerçekleşmediğini, Sağlık Bakanlığının davacıya ait taşınmazın sağlık alanı olması yolunda herhangi bir teklifi olmadığı gibi ilgili belediyece imar planları yapılmadan veya kesinleşmeden evvel gerekli koordinasyon sağlanarak Bakanlıktan görüş de alınmadığı; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca sağlık alanı olarak ayrılan taşınmazı da kapsayacak imar programının yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğunu ve varsa bu programın görüşülmesi sırasında Bakanlığın temsilcilerinin iştirak ve görüşlerinin alınmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalılar ... ile ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, dava açılırken hangi idarenin sorumlu olacağı bilinemediğinden reddedilen idareler lehine vekâlet ücretine karar verilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki beyanlarını tekrar ile dava konusu taşınmaza iadece el atılmadığı, imar planı hazırlama işlemi sırasında bakanlığın hiçbir katkısı olmadığını, sorumluluğun planı hazırlayan ve onaylayan belediyeye ait olduğunu, davanın idareleri yönünden reddedilmesi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiği ve emsal incelemesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmaz ilk olarak 2006 yılında yapılan imar planında Sağlık Tesisi Alanı olarak ayrıldığı, imar planının ilan edildiği, ilan süresi içinde var ise itirazlar alınarak değerlendirildiği ve sonuçta davadan yaklaşık 17 yıl önce kesinleştiğine göre davalı idarece plana itiraz edilmediği idare mahkemesinde iptal davası açılmadığı, bedel yönünden dava açıldığında plana itiraz edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... Bakanlığının husumete ilişkin itirazı yerinde görülmediği belirtilerek taşınmazın arsa olarak kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde ve bedelin davalı ... Bakanlığından tahsiline, davalı belediyelerin sağlık tesis alanından sorumlu olmayacağı dava açarken bilinebilecek bir husus olmasına rağmen bu idareler aleyhine de dava açıldığından bunlar lehine vekâlet ücretine karar verilmesine dair kararda, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediği, ancak davalı ... harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca karar verilmesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalılar ... ile ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 2006 tarihli imar planında '' sağlık tesisi alanı '' olarak planladığı sonrasında halen yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında da "sağlık tesisi alanı " kullanımına isabet ettiği ve dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü doğru görülmüştür.3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.4. Hukuken el atılan dava konusu taşınmaza davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek 4 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de bu husus davalı idare vekili tarafından açık temyiz sebebi yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.