Anahtar kelimeler: İmms Sola Manevralarını Ktknın Ani Dönüş Mesuliyet Seyir İhtiyari Fiilden

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - 2026/5

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: 2026/5
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
...
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde, █████/2022 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halindeyken, davalı... nezdinde kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası (İMMS) bulunan ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın, park yapmak amacıyla usulsüz ve ani bir şekilde sola dönüş yapması neticesinde müvekkilinin yaralanmasıyla sonuçlanan bir trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda karşı taraf sürücüsünün KTK'nın 84/f maddesi uyarınca "doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak" suretiyle asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin sol klavikula bölgesinden yaralandığını,...tedavi gördüğünü, bu süreçte fiziksel ve psikolojik olarak büyük sıkıntılar yaşadığını, kurye olarak çalıştığı işine iki hafta gidemediğini ve altı ay boyunca ağrıları nedeniyle işini tam olarak yapamadığını, bu durumun hem kendisini hem de ailesini manevi olarak yıprattığını ve maddi zorluklara yol açtığını, davalı sigorta şirketinin... poliçesinin manevi tazminat taleplerini teminat altına aldığını, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, davalının tacir olması sebebiyle avans faizi talep etme haklarının bulunduğunu belirterek, müvekkilinin yaşadığı acı, elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi amacıyla 15.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığını, kazanın █████/2022 tarihinde meydana geldiğini ve davanın █████/2025 tarihinde, KTK'nın 109. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunduğunu, ayrıca davacının KTK'nın 97. maddesi uyarınca dava açmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun ve eksiksiz bir başvuru yapma dava şartını yerine getirmediğini, esasa ilişkin olarak ise sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının kabul edilmediğini, talep edilen 15.000,00 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu ve zenginleşme aracına dönüşmemesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen 62.500,00 TL manevi tazminat teminat limiti ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyet durumunun ... alınacak bir raporla tespit edilmesi gerektiğini, faiz talebinin ise ancak ihbar tarihinden itibaren ve yasal faiz oranı üzerinden kabul edilebileceğini savunarak davanın reddini
DELİLLER
: ... sayılı soruşturma dosyası, sürücü beyanları, kaza yeri kamera görüntüleri, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2025 tarihli kusur bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan cismani zarar dolayısıyla manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, yaralanma halinde yaralanmanın kaza sonucu meydana gelmiş olması, maluliyet varsa oranı, iyileşme süresi, tedavi süresi ve tedavi süresince yapılan işlemler, varsa ameliyatlar, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacı için zenginleşme, davalı için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkimin manevi tazminat tutarını somutlaştırabilmesi için zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise ... gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce ... 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.
... alınan raporda davacının geçici ix göremezlik süresinin 45 gün olarak belirlendiği görülmüştür.
Dosyada, mahkememizce atanan Yüksek Makine Mühendisi ve Adli Trafik Uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli kusur raporunda: kaza tespit tutanağı, sürücü ifadeleri ve özellikle kaza anına ilişkin kamera görüntüleri incelenerek yapılan değerlendirmede, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın, kendi seyrindeki motosikletin geçişini beklemeden, trafiği tehlikeye düşürecek şekilde ve hatalı bir zamanlamayla sola dönüş manevrası yaptığı, bu suretle KTK'nın 46, 67 ve 84. maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ...plakalı motosiklet sürücüsü davacı ... ise kendi şeridinde normal seyrinde ilerlediği, herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı ve kazanın kendisi açısından kaçınılmaz olduğu belirtilerek %0 oranında kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, █████/2022 tarihli ... sayılı soruşturma dosyası, sürücü beyanları, kaza yeri kamera görüntüleri, mahkememizce dosyaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan █████/2025 tarihli kusur bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; █████/2022 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile davalı şirkete İMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığı sabit olduğu, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin, olayın aynı zamanda taksirle yaralama suçunu oluşturması ve bu suç için TCK'da öngörülen uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden yerinde olmadığı, davacının dava açmadan önce █████/2025 tarihli e-posta ve ekindeki dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesindeki dava şartının yerine getirildiği,... alınan raporda davacının geçici ix göremezlik süresinin 45 gün olarak belirlendiği, dosya kapsamında alınan ve kamera kayıtlarının analizi ile desteklenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında asli kusurlu, davacı sürücünün ise kusursuz olduğu, raporun dosya kapsamına, maddi vakıalara ve özellikle kaza anı görüntülerine uygun, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, bu durumda davalı sigorta şirketinin, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde davacının zararından sorumlu olduğu, kaza nedeniyle yaralanan, tedavi gören, bu süreçte bedensel ve ruhsal olarak acı ve elem duyan davacının TBK'nın 56. maddesi uyarınca manevi tazminat talep etme hakkının doğduğu, talep edilen 15.000,00 TL manevi tazminatın, olayın oluş şekli, sürücünün tam kusurlu olması, davacının yaralanmasının niteliği, yaşadığı sıkıntılar ve tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında, davacının zenginleşmesine yol açmayacak ancak manevi tatmin sağlayacak düzeyde makul ve hakkaniyete uygun olduğu, davacının █████/2025 tarihinde davalıya başvurduğu ve KTK'nın 97. maddesi uyarınca davalının █████/2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından faizin bu tarihten başlatılması gerektiği, ancak davacının avans faizi talebine karşın, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarında yasal faize hükmedilmesinin yerleşik uygulama ve hakkaniyet gereği olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi (taleple bağlılık ilkesi uyarınca) olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 15.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.024,65 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 409,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 142,50 TL tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.642,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ...bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 15.000,00 TL üzerinden takdir edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. █████/2026
...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!