Anahtar kelimeler: Maltepe Tipi Tutuklu Edenin Görüşü Kapalı Tefhim Edilebilir Kurumunda Mahkûmiyet
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
ŞİKÂYETÇİLER
: ..., ..., ...
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu (karar duruşmasında Maltepe 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanık ...'ye 09.02.2016 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi" nedeniyle yapılan tefhim işleminin usûlsüz olduğu, ayrıca tefhimden sonra gerekçeli karar sanığa 08.09.2016 tarihinde cezaevinde "okunup anlatılmak" suretiyle tebliğ edilmiş ise de; tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde ve Tebliğ-Tebellüğ Belgesi içeriğinde aynı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle usûlsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olmakla, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir.), aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tekerrür nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olması, tekerrür halinde cezanın infazından sonra mükerrir hakkında uygulanacak olan denetimli serbestlik tedbirinin, mükerrirliğin kanuni sonucu olduğundan infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın tamir için tanık M. E'ye ait iş yerine bırakılan 3 farklı şikâyetçiye ait olan 3 biçerdöverin mazot depo kapağını açmak ve hortum kullanmak suretiyle mazot çaldığı olayda, sanığın suçu işlediği esnada biçerdöverlerin farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olmaması nedeniyle, eylemin bir bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturacağı ve tek suçtan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında şikâyetçi sayısınca hırsızlık suçundan 3 kez mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2. Sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında, suçu gece işlediğinden bahisle artırım yapılırken, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uyarınca ceza en fazla üçte bire kadar artırılabilir olmakla birlikte, sanığın cezasının anılan madde uyarınca üst had olan 1/3 oranında arttırılmasına karar verilirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Şikâyetçiler ... ve ...'ın soruşturma aşamasında zararlarının giderildiğini beyan ettikleri, şikâyetçi ...'ın ise kovuşturma aşamasındaki beyanında, olay nedeniyle 100,00 TL zararının olduğunu, zararının giderilmediğini; ancak giderilmesini istediği maddî bir zararının olmadığını belirttiği anlaşılmakla; öncelikle şikâyetçi ... kısmî iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak; rızasının bulunması hâlinde, sanık hakkında 537 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin, rızasının bulunmaması hâlinde ise, Mahkemece şikayetçi ... belirttiği miktar üzerinden, sanığa tevdi mahalli gösterilip, zararı giderme olanağı sağlandıktan sonra sanığın zararı gidermesi hâlinde sanık hakkında aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanmasının gerekeceği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
4. Sanığın adlî sicil kaydına göre Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2012 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında yer alan hırsızlık suçundan verilip 25.04.2013 tarihinde kesinleşen 2 yıl 11 ay hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2012 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmına konu 11... gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
Kabule göre de;
5. Şikâyetçiler ... ve ...'ın soruşturma aşamasında zararlarının giderilmesi nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi gereğince 1/2 oranından fazla olacak şekilde etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle cezalarından indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi,
6. Mahkemece hüküm kısmında, etkin pişmanlığın kovuşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiği hâlde, uygulama maddesinin soruşturma aşamasına yönelik olan aynı Kanun'un 168/1. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle çelişki yaratılması,
7. Sanığın şikâyetçi .... yönelik eyleminde, şikâyetçinin beyanına göre sanığın 100,00 TL tutarında mazot çaldığının anlaşılması karşısında, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın tekerrür hükümleri bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!