Anahtar kelimeler: Sokulamayacağını Oluru Khkya Sicilden Ştinin İstendiğini Emri Khk Sanayi Terkin
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun ██████████ -18258-18259-18260-18261-18262 sayılı dosyalarında 670 sayılı KHK 5/3 madde gereği Milli Eğitim Bakanlığının 03.08.2016 tarihli oluru ile kapatılan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2016 7 ve 8. ay borçları sebebiyle ödeme emri düzenlenerek davacıdan toplam 66.361,12 TL'nin ödenmesinin istendiğini, şirketin sicilden terkin edildiğini, bu nedenle borç altına sokulamayacağını, KHK'ya göre kapatılan şirketlerden alacaklı olanların 60 gün içinde belge ile birlikte hazineye başvurması gerektiği, şirketin borçları ödenirken primlerin öncelikle ödeneceği düzenlemesinin bulunduğunun, hazineye yapılan devir sebebiyle öncelikle bu borçların ödenmesi gerektiğini, dolayısıyla davalının hazineye başvurması gerektiğini, oysa davacıdan talepte bulunulduğunu, ödeme emirlerinin iptali gerektiğini, yetkili ya da ortağa başvurmak için öncelikle şirketten tahsil edilmeyecek olması ya da edilemeyeceğinin anlaşılması gerektiği, hazineye yapılan devirde fazlasıyla borcu ödeyecek miktarın bulunduğunun ortada olduğunu, emsal davalarda iptal kararları verildiğini belirterek dava konusu, bahsi geçen dosyalardaki ödeme emirlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının şirket ortağı olduğunu, kanuna göre sorumluluğu bulunduğunu, Kurum işleminin doğru olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli 2020/ 83... /88 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2022 tarih ve ████████ E.,█████████ K. sayılı kararı ile davalı Kurum vekili istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; dava konusu ödeme emirlerinin davacının şirket ortağı olduğu dava dışı .... ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2016/7 ve 8. aylarına ait prim borcuna ilişkin olduğu, anılan şirketin MEB tarafından 03.08.2016 tarihli oluru ile kapatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının henüz tahakkuku ve ödeme süresi gerçekleşmemiş borç bakımından ödeme süresi dolmadan şirket ile ilişiği kesilmiş, şirket kapatılmış olmakla borçlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı limited şirket ortağı olup, şirketin kapatılma tarihine kadar ki tahsil edilemeyen prim borçlarından sermaye hissesi oranında sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedeni olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; konu hakkındaki idari dava sürecinin hala devam ettiğini, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, 2018 yılında, ...Ltd. Şti. sahibi ve yetkilileri olan ortak ... ve şirketin hem Genel Müdürü hem de ortağı olan ...’ın ceza beraat ettiklerini, bu haliyle tüzel kişilik olan şirketleri de beraat etmiş olduğunu, ödeme emirlerinin iptali gerektiğini, şirketin; 23.7.2016 Tarihli ve ... Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin KHK kapsamında 03.08.2016 tarih ve ... Sayılı Bakanlık Olur'u ile 06.09.2016 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Bu hususun 09.09.2016 tarihli ve 9155 sayılı Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde ilan edildiği, her türlü mal varlığı, alacak ve hakkı ile Hazineye devredildiği, 17.08.2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK 5. maddesinin 3. fıkrası gereğince re'sen terkin edildiğini, kapatılan şirketin amme borçlarının tahsili için öncelikle Kurumun Hazine’ye yönelmesi gerektiğini, müvekkilinin şirket temsil yetkisinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda, 670 Sayılı KHK'nın 5/4 maddesinde; kapatılan şirketlerden alacaklı olanların 60 gün içerisinde haklılıklarını tevsik edici belgelerle Hazine'ye başvurması gerektiği konusu üzerinde hiç durulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanunda yer alan bu hüküm nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarından şirket yöneticilerinin sorumluluğu konusundaki SGK uygulamaları 6183 sayılı Kanun Hükümlerinden farklı uygulandığını, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin yukarıda belirtilen yirminci fıkrası ile ███████ sayılı Genelge hükümleri uyarınca, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticileri ve kanuni temsilcilerinin, Sosyal Güvenlik Kurumunun tüm alacaklarından dolayı birlikte ve müştereken sorumlu olduğunu, bunların şirketteki sermaye hisselerine bakılmadığını, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilerin, bu görevlerinin sona erdiği tarihten sonra tahakkuk eden borçtan sorumlu tutulayacaklarını, dava konusu Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğinibelirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!